esir ile cümle

esir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Esirleri bindirip enkaz alanına sizi almaya geleceğim!Naložím väzňov a stretneme sa pri troskách.
Esirleri bindirip enkaz alanına sizi almaya geleceğim!Naložim vězně a setkáme se v místě dopadu.
Esirleri bindirip enkaz alanına sizi almaya geleceğim!Ok, vi tager af sted nu!
Esirleri bindirip enkaz alanına sizi almaya geleceğim!Regu yang lain akan menyusul. Kau dengar, 25?
Esirleri bindirip enkaz alanına sizi almaya geleceğim!Termin de încărcat prizonierii şi vă ridic de la locul accidentului, ok?
Esirleri bindirip enkaz alanına sizi almaya geleceğim!Tuolla on black hawk maassa
Esirleri bindirip enkaz alanına sizi almaya geleceğim!Θα φορτώσω τους αιχμαλώτους και θα έρθω να σας πάρω!
Esirleri bindirip enkaz alanına sizi almaya geleceğim!Ще приключа с натоварването на затворниците и отиваме до мястото на катастрофата! Да се нахаме!
Esirleri bindirip enkaz alanına sizi almaya geleceğim!אסיים את העמסת השבויים .ואאסוף אתכם במקום ההתרסקות
Esirleri bindirip enkaz alanına sizi almaya geleceğim!تومبلي، نيلسن، ابقوا هنا. امنوا هذه المنطقه وبعد ذلك الحقوا بالهومفيز
Esir olarak alındı, bu bir darbe.Er wurde gefangen genommen, dies ist ein Putsch.
Esir olarak alındı, bu bir darbe.E' stato preso prigioniero, questo è un colpo di stato.
Esir olarak alındı, bu bir darbe.Foglyul ejtették a puccs során.
Esir olarak alındı, bu bir darbe.Han avgick inte. Han har tillfångatagits.
Esir olarak alındı, bu bir darbe.He is being taken prisoner, this is a coup.
Esir olarak alındı, bu bir darbe.Ia ditawan, ini kudeta
Esir olarak alındı, bu bir darbe.Que fique claro! Não renunciou. Irão prendê-lo.
Esir olarak alındı, bu bir darbe.Został uwięziony, to zamach stanu.
Esir olarak alındı, bu bir darbe.Τον έχουν συλλάβει, είναι πραξικόπημα.
Esir olarak alındı, bu bir darbe.Он захвачен в плен, это переворот,
Esir olarak alındı, bu bir darbe.Той е задържан насилствено, а това е държавен преврат.
Esir olarak alındı, bu bir darbe..הוא נלקח למאסר - זוהי הפיכה
Esir olarak alındı, bu bir darbe.世界に知らせましょう
Esir olsa daha iyi!Ela pode bem estar... refém!
Esir olsa daha iyi!Hän on käytännössä panttivanki!
Esir olsa daha iyi!Hon kan lika gärna vara gisslan!
Esir olsa daha iyi!Hun kunne lige så godt være et gidsel.
Esir olsa daha iyi!Praticamente è suo ostaggio.
Esir olsa daha iyi!¡Puede que la hayan tomado como rehén!
Esir olsa daha iyi!To tak, jakby była zakładnikiem.
Esir olsa daha iyi!Ουσιαστικά είναι όμηρος!
Esir olsa daha iyi!Возможно, она - заложница!
Evinde göz hapsinde... Trablus esir düşmüş...Trípoli está encarcelada, bajo arresto domiciliario
Evinde göz hapsinde... Trablus esir düşmüş...Tripoli est emprisonnée, assignée à résidence !
Evinde göz hapsinde... Trablus esir düşmüş...Tripoli zit gevangen, onder huisarrest
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.Dos cosas te he pedido; no me las niegues antes que muera
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.Două lucruri Îţi cer; nu mi le opri, înainte de moarte!
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.Duas coisas te peço; não mas negues, antes que morra:
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.Dvojega te prosim, ne odrekaj mi tega, dokler živim:
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.Dvoje si žiadam od teba, neodriekni mi toho, prv ako zomriem:
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.Dvou věcí žádám od tebe, neoslýchejž mne, prvé než umru:
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.Dwóch rzecz żądam od ciebie, nie odmawiajże mi pierwej niż umrę.
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.God, ik heb twee dingen aan U gevraagd en geef mij die alstublieft voordat ik sterf:
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.Io ti domando due cose, non negarmele prima che io muoia
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.Je te demande deux choses: Ne me les refuse pas, avant que je meure!
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.Kahta minä sinulta pyydän, älä niitä minulta koskaan kiellä, kuolemaani saakka:
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.Kettõt kérek tõled; ne tartsd meg én tõlem, mielõtt meghalnék.
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.내가 두 가지 일을 주께 구하였사오니 나의 죽기 전에 주시옵소서
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.Om två ting beder jag dig, vägra mig dem icke, intill min död:
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.Tôi có cầu Chúa hai điều ; Xin chớ từ_chối trước khi tôi thác :
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.Tôi có cầu Chúa hai điều; Xin chớ từ chối trước khi tôi thác:
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.To ting beder jeg dig om, nekt mig dem ikke, før jeg dør:
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.Tvende Ting har jeg bedet dig om, nægt mig dem ej, før jeg dør:
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden."Ya Allah, aku mohon sebelum aku mati, berikanlah kepadaku dua hal ini
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.Zweierlei bitte ich von dir; das wollest du mir nicht weigern, ehe ich denn sterbe:
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.Δυο ζητω παρα σου μη αρνηθης ταυτα εις εμε πριν αποθανω.
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.Две неща прося от Тебе: Не ми ги отказвай преди да умра: -
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.Двух вещей я прошу у Тебя, не откажи мне, прежде нежели я умру:
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.שתים שאלתי מאתך אל תמנע ממני בטרם אמות׃
Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.اثنتين سألت منك فلا تمنعهما عني قبل ان اموت.

İlgili Sayfalar