Nesnelerin gizlenmesi için zaman basamağı eşik değeri (saniye olarak)天体を隠すタイムステップのしきい値 (秒)
Parçalanmış en yüksek aydınlık değeri olarak; eşik, fark miktarını uygulamalı.El umbral, como fracción del valor de luminosidad máxima, necesario para aplicar la diferencia.
Parçalanmış en yüksek aydınlık değeri olarak; eşik, fark miktarını uygulamalı.La soglia, come frazione del massimo valore di luminosità, necessaria per applicare la quantità di differenza.
Parçalanmış en yüksek aydınlık değeri olarak; eşik, fark miktarını uygulamalı.Ngưỡng này là phân số của giá trị độ trưng tối đa cần thiết để áp dụng số lượng hiệu.
Parçalanmış en yüksek aydınlık değeri olarak; eşik, fark miktarını uygulamalı.O limiar, como fracção do valor de luminosidade máximo, necessário para aplicar a quantidade de diferença.
Parçalanmış en yüksek aydınlık değeri olarak; eşik, fark miktarını uygulamalı.Prah ako zlomok maximálnej hodnoty jasu, potrebný na aplikáciu hodnoty rozdielu.
Parçalanmış en yüksek aydınlık değeri olarak; eşik, fark miktarını uygulamalı.Práh, daný jako zlomek maximální hodnoty jasu, potřebný pro to, aby se přičetla hodnota rozdílu.
Parçalanmış en yüksek aydınlık değeri olarak; eşik, fark miktarını uygulamalı.Próg (jako ułamek maksymalnej jasności) potrzebny, żeby nałożyć różnicę.
Parçalanmış en yüksek aydınlık değeri olarak; eşik, fark miktarını uygulamalı.Tærsklen, som en del af værdien for maksimale lysstyrke, skal bruges for at anvende mængden af forskelle.
Parçalanmış en yüksek aydınlık değeri olarak; eşik, fark miktarını uygulamalı.Tröskeln, som en bråkdel av maximalt ljusstyrkevärde, som behövs för att tillämpa skillnadsvärdet.
Parçalanmış en yüksek aydınlık değeri olarak; eşik, fark miktarını uygulamalı.Το κατώφλι ως κλάσμα της μέγιστης τιμής φωτεινότητας, που θα εφαρμοστεί στη ποσότητα διαφοράς.
Parçalanmış en yüksek aydınlık değeri olarak; eşik, fark miktarını uygulamalı.Порог — доля от максимальной величины яркости, необходимая для применения величины разницы.
Parçalanmış en yüksek aydınlık değeri olarak; eşik, fark miktarını uygulamalı.الـ a من الأقصى قيمة إلى تطبيق اختلاف قَدْر.
Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum.- A bátyám. Már hallgatni órákon át neki, hogy jöjjön az emeletre.
Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum.Am fost de ascultare pentru oră pentru el să vină la etaj.
Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum.Ik ben al luisteren uur voor hem om boven te komen.
Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum.Poslouchala jsem několik hodin, až přijde nahoru.
Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum.Sem poslušal ure in ure za njega, da pride gor.
Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum.- Wegen meines Bruders. Ich warte schon seit Stunden, dass er endlich nach oben kommt.
Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum.Съм слушал в продължение на часове за него да дойде на горния етаж.
Sadece bu eşikleri kıyaslamak adına, 1980'larin ortalarındaki Portekiz'in yönetim seviyesine bakın.그 한계점에 대해 생각해보자면 1980년대 중반의 포르투갈의 정치 수준이 그 예일 겁니다
Sadece bu eşikleri kıyaslamak adına, 1980'larin ortalarındaki Portekiz'in yönetim seviyesine bakın.1980年代中頃のポルトガルの統治レベルです さて問題は最底辺10億人は しきい値の上か下か?
Sadece bu eşikleri kıyaslamak adına, 1980'larin ortalarındaki Portekiz'in yönetim seviyesine bakın.Een maatstaf voor dat niveau: het is ongeveer het bestuursniveau van Portugal in het midden van de jaren '80.
Sadece bu eşikleri kıyaslamak adına, 1980'larin ortalarındaki Portekiz'in yönetim seviyesine bakın.Giusto per fissare l'asticella, è più o meno la governance del Portogallo a metà degli anni '80.
Sadece bu eşikleri kıyaslamak adına, 1980'larin ortalarındaki Portekiz'in yönetim seviyesine bakın.Jenom abych otestoval tento práh, je to zhruba úroveň vládnutí v Portugalsku v polovině 80. let.
Sadece bu eşikleri kıyaslamak adına, 1980'larin ortalarındaki Portekiz'in yönetim seviyesine bakın.Można porównać ten próg z poziomem zarządzania w Portugalii w połowie lat 80.
Sadece bu eşikleri kıyaslamak adına, 1980'larin ortalarındaki Portekiz'in yönetim seviyesine bakın.Sólo para referenciar este umbral, está entorno al nivel de gobierno de Portugal a mediados de los 80.
Sadece bu eşikleri kıyaslamak adına, 1980'larin ortalarındaki Portekiz'in yönetim seviyesine bakın.Как пример этого порога — управленческий уровень Португалии в середине 1980-х.
Sadece bu eşikleri kıyaslamak adına, 1980'larin ortalarındaki Portekiz'in yönetim seviyesine bakın.Само за сравнение тази граница има нивото на управление на Португалия през средата на 80-те.
Sadece bu eşikleri kıyaslamak adına, 1980'larin ortalarındaki Portekiz'in yönetim seviyesine bakın.רק כאמת-מידה לסף הזה, זו בערך רמת הממשל בפורטוגל באמצע שנות ה-80.
Sadece bu eşikleri kıyaslamak adına, 1980'larin ortalarındaki Portekiz'in yönetim seviyesine bakın.فقط لتمثيل ذلك المعيار، إنه تقريباً مستوى الحكم دولة البرتغال في منتصف الثمانينات.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.A pohly sa základy prahov od hlasu volajúceho, a dom sa naplnil dymom.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.A pohnuly se podvoje veřejí od hlasu volajícího, a dům plný byl dymu.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.daß die Überschwellen bebten von der Stimme ihres Rufens, und das Haus ward voll Rauch.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.E as bases dos limiares moveram-se � voz do que clamava, e a casa se enchia de fumaça.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Een machtig koor was het! De tempel trilde op zijn grondvesten en het heiligdom vulde zich met rook.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.És megrendülének az ajtó küszöbei a kiáltónak szavától, és a ház betelt füsttel.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.In tresle so se podstave pragov od glasu kličočih in hiša se je napolnila z dimom.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.I poruszyły się podwoje u drzwi od głosu wołającego, a dom pełny był dymu.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Ja kynnysten perustukset vapisivat heidän huutonsa äänestä, ja huone täyttyi savulla.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.이 같이 창화하는 자의 소리로 인하여 문지방의 터가 요동하며 집에 연기가 충만한지라
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Los umbrales de las puertas se estremecieron con la voz del que proclamaba, y el templo se llenó de humo
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Nhơn tiếng kêu đó , các nền ngạch cửa rúng_động , và đền đầy những khói .
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Nhơn tiếng kêu đó, các nền ngạch cửa rúng động, và đền đầy những khói.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Och dörrtrösklarnas fästen darrade, när ropet ljöd; och huset blev uppfyllt av rök.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Og Dørstolpernes Hængsler rystede ved Råbet, medens Templet fyldtes af Røg.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Og tresklenes poster bevet ved de ropendes røst, og huset blev fylt med røk.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Şi se zguduiau uşiorii uşii de glasul care răsuna, şi casa s'a umplut de fum.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Suara mereka membuat alas Rumah TUHAN bergetar, dan Rumah TUHAN itu sendiri penuh asap
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Vibravano gli stipiti delle porte alla voce di colui che gridava, mentre il tempio si riempiva di fumo
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Και οι παρασταται της θυρας εσεισθησαν εκ της φωνης του κραζοντος, και ο οικος επλησθη καπνου.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.И основите на праговете се поклатиха от гласа на оня, който викаше, и домът се напълни с дим.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.И поколебались верхи врат от гласа восклицающих, и дом наполнился курениями.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.וינעו אמות הספים מקול הקורא והבית ימלא עשן׃
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.فاهتزت اساسات العتب من صوت الصارخ وامتلأ البيت دخانا
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.因 呼 喊 者 的 聲 音 、 門 檻 的 根 基 震 動 、 殿 充 滿 了 煙 雲
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.因 呼喊者 的 聲音 、 門檻 的 根基 震動 、 殿 充滿 了 煙雲
Şu köpekler mi? - Kardeşim. Saatlerdir kulağım eşikte yukarı gelmesini bekliyorum.Mon frère, ça fait des heures que je l'attends
Uyabilen EşikAdaptieve drempelwaardeimage effect
Uyabilen EşikAdaptiver Schwellwertimage effect