1888'de piyano için Trois Gymnopédies adlı eserini besteledi.En 1888, il compose ses trois Gymnopédies pour piano.
20 yıldan uzun bir süre çalıştığı bu eserindeki açıklamalar günümüzde biyografik olarak addediliyor.Pendant vingt ans elle travailla sur cette œuvre qui est aujourd’hui considérée comme biographique.
Eserin Raphael'e ait olması alışılmadık bir durum olarak kabul ediliyordu.L'attribution à Raphaël est unanime.
Ivan Turgenev ise, Babalar ve Oğullar adlı eserini bitirdi.Tourgueniev, admiratif, lui dédiera Pères et Fils.
Bu eserin ilk seslendirilişi 2013'te İsrail'de gerçekleşmiştir.La première représentation de l'opéra a eu lieu en Israël en 2013.
Bazı tarihçilere göre eserin kaynağı gerçek bir olaya dayanmaktadır.Nombre de sociétés traditionnelles croient que le pouvoir d’une chose réside dans son origine.
Yazıları pek çok mimari eserin duvarlarını süsler.Des tapisseries de grande facture ornent les murs.
Bu, eserin Fransa’daki ilk temsiliydi.Ce fut la première du genre en France.
Don Giovanni eserinden alınan birçok müzik parçaları birçok filmde müzik olarak kullanılmıştır.Il y a dans Les Amours de Don Perlimplín de nombreuses interventions musicales.
Ragueneau, Cyrano de Bergerac isimli tiyatro eserinin kahramanlarındandır.Ragueneau, personnage de Cyrano de Bergerac.
Bu manevra şeklinden kabaca Sun Tzu'nun Savaş Sanatı eserinde de bahsedilir.Le titre de l'épisode fait référence au livre The Art of War de Sun Tzu.
Bu dönemdeki yazılarını daha sonra “Ergenekon” adlı eserinde kitaplaştırdı (1929).Il donna donc le nom de Dorset à cette nouvelle culture encore inconnue à cette époque (1924).
1930'da Paris'te "Jeanne Bucher Galerisi"nde bir solo sergide 100 eserini gösterdi.1930 : exposition de 100 œuvres à la galerie Jeanne Bucher.
Bu çalışma, yedi hikâyeden oluşan eserin üç hikâyesinin sadeleştirilmiş metinlerini içermektedir.Elle comprend l'histoire des trois Ordres.
Eserin ilk sahnelenmesi büyük bir başarı oldu.La première représentation de la pièce fut un échec total.
Bu eserin baş kahramanı.Garrett : c'est le héros principal.
Saray birçok önemli sanat eserine sahiptir.L'édifice abrite plusieurs objets d'art de grande valeur.
En sonunda büyük tepkiyle karşılaşan eserini bitirdi.Il dépeint enfin sa réaction.
Aynı dönem Ken Follett'in tarihi romanı The Pillars of the Earth adlı eserinde anlatılmıştır.Tirée du roman du même nom de Ken Follett, elle est la suite des Piliers de la terre.
Eserin orijinal partisyon notaları "Biblioteca Marciana" Venedik'te bulunmaktadır.La marcienne est une des appellations de la Bibliothèque marcienne (Biblioteca Marciana) à Venise.
Bu konu özeti bu eserin 1737 versiyonunu temel alınarak hazırlanmıştır.On dispose de peu d'informations sur l'accueil réservé à cette version de 1727 dans son ensemble.
Eserin orijinal ismi A Clockwork Orange'dir.Le nom du label fait référence à l'ouvrage A Clockwork Orange.
Eldeki bilgilerin hemen hepsi kendi eserinden bildiklerimizden ibarettir.Ils connaissent tout ce qui peut s'avérer (ou est) important pour eux.
Salih Gülerer 1988 yılında eserin bir nüshasını transkript etmiştir.Cher sort le single dans une nouvelle version en 1988.
(Üstteki eserin Fransızcasıdır).(Trésor de la langue française).
Eski köprünün yüksekliği, kalıntıları üzerine yapılan Selçuklu eserinden yakl.Barrage de l'ancien moulin sur le Sesserant Saut du Sesserant au niveau des Cuves de Bléfond.
Daha sonra birçok konserde farklı orkestralarla sergilenen eserin konserleri devam etmektedir.Suivront de nombreux concerts à travers le monde avec des orchestres de plus en plus importants.
Daha sonra Schopenhauer'in bu eserini oldukça genişlettiği varsayılmaktadır.La théorie de Schopenhauer prétend être plus explicative.
Faustu hazırlandıktan sonra Gounod eserini Paris Operası'na sunmuştu.Dès sa prise de fonction, Nicolas Joel fait entrer l'œuvre de Gounod au répertoire de l'Opéra de Paris.
Adını J.D. Salinger'ın "Franny ve Zooey" adlı eserindeki Zooey karakterinden almıştır.Le concept de « starets » fut répandu en Occident par J. D. Salinger dans Franny et Zooey.
Toplam 30'dan fazla eserin sahibidir.Il en composera au total plus de trente.
Eserin güftesi de bestekâra aittir.Toute autre invention appartient au salarié.
Eserin bir kopyası Meudon'daki mezarı başına yerleştirilmiştir.Une statue a été érigée en son honneur à Meudon.
Yine de bu tatil onun edebi eserini etkilemiştir.Cette expérience aura une grande influence sur son œuvre littéraire.
1900 - Sigmund Freud, The Interpretation of Dreams, (Rüyaların Yorumlanması) adlı eserini yayınladı.Sigmund Freud, L'Interprétation des rêves, 1900.
Bu kilisede Nisan 1472'de basımı yapılmış "Dante"'nin İlahi Komedya eserinin kopyası da sergilenir.Il va éditer la Divine Comédie en 1472.
Sezar'ın Galya Savaşı Üstüne Yorumlar adli eserinde kendilerinden sıklıkla bahsedilmiştir.Dans son récit de la Guerre des Gaules, César les cite plusieurs fois.
Eserin çevirisi ise Mallarmé tarafından yapıldı.Le « morning » est assuré par Malher.
Grup, ismini Goethe'nin Urfaust eserinden almıştır.Le personnage est tiré du manga du même nom, Gon.
Aynı yıl içerisinde, ‘Faust’ eserinin ikinci bölümünü tamamlamıştır.La même année, elle tourne la saison 2 de Fauda.
Bu eserinin ikinci baskısı ertesi yıl Paris'te yapıldı.Ce violent incendie est le troisième en deux semaines dans Paris.
Bu eserin tek yazma nüshası değildir.Ce n'est pas qu'un livre de témoignage.
Eserin 142 cilt olduğu düşünülmektedir, bugüne sadece 35 cildi ulaşabilmiştir.Ford a réalisé 142 films, à ce jour 53 semblent définitivement perdus.
Eserin tam adı İki Mekteb-i Musîbetin Şehâdetnâmesi yâhûd Dîvân-ı Harb-i Örfî ve Saîd-i Kürdî şeklindedir.Quant aux infidèles, on lit dans l'histoire de Joseph : « Deux jeunes gens entrèrent dans la prison. » (sur.
Eserin heykel dışındaki sanat alanlarında da etkisi olmuştur.Le style a aussi eu un impact hors des zones mentionnées.
Gazavâtnâme tarzında yazdığı üç manzum eserin nüshaları günümüze kadar ulaşmıştır.Trois manuscrits de sa chronique sont arrivés jusqu’à nous.
Bu eserin, sanatçının hayattayken satabildiği tek resim olduğu düşünülmektedir.C'est le seul tableau qu'il a vendu publiquement de son vivant.
"Light Speed", Boogie Down Productions'ın "I'm Still #1" adlı eserinden samplelar içermektedir.2 ; la chanson They Down with Us est une reprise de I'm Still #1 de Boogie Down Productions.
1994 Coşkun Irmak'ın Soytarı adlı eserinde rol aldı.En 1994, il obtient le rôle d'Éric dans L'Appât.
Pascal, De l'Esprit géométrique eserini bir tanım teorisi geliştirmek için de kullanmıştır.Pascal développe enfin, dans De l’Esprit géométrique…, une théorie de la définition.
Bazı bilim adamları ise eserin 5. asırda yazıldığını savunurlar.Les héros l'affrontent lors de la légende 5.
Ancak eserin asıl konusu Moğol İmparatorluğu'nun nasıl kurulduğu ile ilgilidir.Elle tire son origine de la fondation de l'empire mongol.
Offenbach bu eserini tamamlayamadan ölmüştür.Malheureusement, Offenbach ne peut terminer la pièce.
Eserin konusu tarihsel gerçeklere dayanmaktadir.Le récit est fidèle aux faits historiques.
Yılmaz Öztuna onun bestelediği 15 eserinin listesini vermiştir.Dès sa création, il se classe 15e assureur de personnes.
Eserini 405 yılında tamamladı.Il achève son œuvre vers 405.
Eserin librettosu Lorenzo da Ponte yazılmıştır.Le texte a été longtemps attribué à Lorenzo da Ponte.
Fransızca ve Wolof (İngilizce) seslendirilen eserin orijinal adı Karmen Gei.Dans la version française Olive et Tom, il s'appelle Thomas Price.
Eserin tek yazma nüshası vardır.La série ne possède qu'un seul ouvrage.
Eserin diğer parçaları Yeryüzü Cenneti, Der Abstieg der Verdammten in die Hölle ve Cehennem adlı eserlerdir.Il est borgne et il viendra avec ce qui ressemblera au Paradis et à l'Enfer.