Eserin çok sayıda uyarlamaları yapılmıştır.Pilnas įrodymas pateiktas darbu.
Fakat bu eserin ilk sahnelenmesi 1602'de olmuştu.Näidend ilmus trükis esimest korda 1602.
Eserin librettosu Lorenzo da Ponte yazılmıştır.Ooperi itaaliakeelse libreto kirjutas Lorenzo Da Ponte.
Eserin ne müziği ne de librettosu günümüze gelebildi.Selle teose muusika ega libreto pole säilinud.
Friday'in adı Daniel Defoe'nin Robinson Crusoe eserindeki "Friday"den gelmektedir.Reede (ingliskeelses originaalis Friday) on tegelane Daniel Defoe raamatust "Robinson Crusoe".
Eserin uvertüründe de bulunmaktadır.Anti ka sisustuseks vajalikku.
Bu eserin yayımlanması tüm dünyada buzul fenomeninin araştırılmasına yeni bir hız kazandırmıştır.See teos andis uut hoogu liustike uurimisele üle maailma.
Bunu 1610 yılında "Fiderous Nuncious" adlı eserinde yayımlamıştır.Need avastused avaldas ta 1610 raamatus "Siderius nuntius".
Pek çok klasik Shakespeare eserini çağdaş bir yorumla sahneye koymuştur.Paljud orkestripillid omandasid tänapäevase kuju.
Eserin birinci bölümü ancak 1839 yılında yayımlandı ve eser 1842’de tamamlandı.Teose esimene osa ilmus alles 1839 ja teine osa 1842.
Eserin promiyeri sahnelenmesi 19 Ekim 1845'te Dresden'de Krallik Tiyatrosu'nda yapıldı.Esiettekanne toimus 19. oktoobril 1845 Dresdeni Königliches Hoftheateris.
Eserin prömiyeri 10 Aralık 1910'da ABD'nin New York şehrindeki Metropolitan Opera evinde verilmiştir.Esmaettekanne toimus 10. detsembril 1910 New Yorgi Metropolitan Operas.
Bu marşın melodisi Pyotr Çaykovski'nin 1812 Uvertürü adlı eserinde de kullanıldı.Hümni meloodiat on kasutatud Pjotr Tšaikovski avamängus "1812. aasta" ja "Slaavi marsis".
Eserin çeşitli kütüphanelerde yüzlerce yazması bulunur.Ta avaldas Berliini erinevates väljaannetes sadu artikleid.
Dünya çapında eserin birebir boyutta kopyaları mevcuttur.Lõvidest on üle maailma tehtud palju eri täpsusega koopiaid.
1650li ve 1660li yıllarda Kral için birçok bale eserinin müziğini ve dansların keografisini hazırladı.1650. ja 1660. aastatel lõi Lully mitmeid ballette, kus koos autoriga astus üles ka kuningas ise.
Bir saat 20 dakika süren oyun, tek perde olarak sahnelenmekte olup, eserin filmi de çevrilmiştir.Iga käigu jaoks kulus tal pool tundi ja mängu käik salvestati.
Bu eserin ilk seslendirilişi 2013'te İsrail'de gerçekleşmiştir.See oli üks kõige oodatumaid mänge 2013. aastal .
Fakat Şeyhi bu eserini bitiremeden vefat etmiştir.Kahjuks ei jõudnud Giorgione enne oma surma teost lõpetada.
Bu eserin adı üzerinde tarişmalar bulunmaktadır.Loo mõisale jäigi see nimetus külge.
Eserin bu tek gösterilişi büyük bir başarı olmuştur.See on esimene plaat, mis saavutanud eraldi nii suurt edu.
Rembrandt, bu eserinde, Tanah'da geçen bir olayı betimledi.Liza hakkab meelde tuletama, mis koonduslaagris tookord juhtus.
Alberto Giacometti'nin "Saat Sabah Dört'te Saray" isimli eserine bakmaktayız.Díváme se na Alberta Giacomettiho dílo Palác ve 4 hodiny ráno.
Alice Walker'ın "The Color Purple" eserinden Celie.Celie in Alice Walkers "Die Farbe Lila".
Alice Walker'ın "The Color Purple" eserinden Celie.Celie Alice Walker "Kedves Jóisten!"-jéből.
Alice Walker'ın "The Color Purple" eserinden Celie.Celie dans "La couleur pourpre" de Alice Walker ;
Alice Walker'ın "The Color Purple" eserinden Celie.Celie, din "Culoarea violet" de Alice Walker.
Alice Walker'ın "The Color Purple" eserinden Celie.Celie en "El Color Púrpura" de Alice Walker.
Alice Walker'ın "The Color Purple" eserinden Celie.Celie in Alice Walker's "The Color Purple".
Alice Walker'ın "The Color Purple" eserinden Celie.Celie in "Il colore viola" di Alice Walker.
Alice Walker'ın "The Color Purple" eserinden Celie.Celie trong "Màu Tím" của Alice Walker.
Alice Walker'ın "The Color Purple" eserinden Celie.Celie w "Kolorze Purpury" Alice Walker.
Alice Walker'ın "The Color Purple" eserinden Celie.앨리스 워커의 "컬러 퍼플"에 나오는 셀리 등
Alice Walker'ın "The Color Purple" eserinden Celie.Η Σίλι στο "Πορφυρό Χρώμα" της Άλις Γουόκερ.
Alice Walker'ın "The Color Purple" eserinden Celie.Келли из работы "Цвет пурпурный" Элиса Уокера.
Alice Walker'ın "The Color Purple" eserinden Celie.Сели от "Пурпурен цвят" на Алис Уоулкър.
Alice Walker'ın "The Color Purple" eserinden Celie.סילי ב"הצבע ארגמן" של אליס ווקר.
Alice Walker'ın "The Color Purple" eserinden Celie.سيلي في اليس ووكر "لون البنفسج"
Alice Walker'ın "The Color Purple" eserinden Celie.素晴らしいフィクションの 登場人物達は皆-
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Aber er gestand nicht den Verrat. Er sagte, "Ich habe diesem Nazi kein großes Meisterwerk verkauft.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Ale nie przyznał się do zdrady. "Nie sprzedałem wielkiego dzieła temu naziście.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Ampak ni priznal izdaje. "Nisem prodal velike umetnine tistemu nacistu.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Anh nói "Tôi không hề bán một kiệt tác cho tên Đức quốc xã đó.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Dar nu a recunoscut trădarea. "Nu am vândut o mare capodoperă naziștilor.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.De nem az árulást vallotta be. "Én nem eladtam egy remekművet annak a nácinak!
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Hij zei: Ik heb het zelf geschilderd; ik ben vervalser."
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Il dit : Je l'ai peint moi-même ; je suis un faussaire."
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım."Io non ho venduto una grande opera d'arte a quel nazista.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.그러나 반역에 대해서는 인정하지 않았습니다. 그는 "나는 절대로 나치에게 위대한 걸작을 팔지 않았습니다" 라고 말했습니다.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Mas ele não confessou a traição. Ele disse, "Eu não vendi uma obra-prima aquele Nazi.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Men han erkände inte till förräderi. Han sa "Jag sålde inte ett stort mästerverk till den där nazisten.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Men han tilstod ikke til forræderi. Han sagde, "Jeg solgte ikke et stort kunstværk til den nazist.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Mutta ei maanpetosta. "En myynyt mestariteosta sille natsille.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Nepriznal sa však ku vlastizrade. "Nepredal som úžasné majstrovské dielo tomu nacistovi.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Nepřiznal se ale ke zradě. "Neprodal jsem žádné veledílo tomu nacistovi.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Tetapi dia tidak mengaku sebagai pengkhianat. Dia berkata," Saya tidak menjual karya agung kepada Nazi.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım."Yo no le vendí una gran obra maestra a ese nazi.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Αλλά όχι για προδοσία. Είπε "Δεν πούλησα ένα σπουδαίο αριστούργημα σε αυτό το Ναζί.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Але він зізнавався не в державній зраді. Він сказав: "Я продав тому нацисту не справжній шедевр.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Но той не си признал за предателство. "Не продадох голям шедьовър на този нацист.