esenlik ile cümle
esenlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Tanrıyı ve Rabbimiz İsayı tanımakla lütuf ve esenlik artan ölçüde sizin olsun.que la grâce et la paix vous soient multipliées par la connaissance de Dieu et de Jésus notre Seigneur!
Tanrıyı ve Rabbimiz İsayı tanımakla lütuf ve esenlik artan ölçüde sizin olsun.χαρις και ειρηνη πληθυνθειη εις εσας δια της επιγνωσεως του Θεου και του Ιησου του Κυριου ημων.
Tanrıyı ve Rabbimiz İsayı tanımakla lütuf ve esenlik artan ölçüde sizin olsun.благодать вам і впокій нехай умножить ся в познанню Бога й Ісуса, Господа нашого.
Tanrıyı ve Rabbimiz İsayı tanımakla lütuf ve esenlik artan ölçüde sizin olsun.благодать и мир вам да умножится в познании Бога и Христа Иисуса, Господа нашего.
Tanrıyı ve Rabbimiz İsayı tanımakla lütuf ve esenlik artan ölçüde sizin olsun.חסד ושלום יהיו לכם למכביר בדעת האלהים וישוע אדנינו׃
Tanrıyı ve Rabbimiz İsayı tanımakla lütuf ve esenlik artan ölçüde sizin olsun.لتكثر لكم النعمة والسلام بمعرفة الله ويسوع ربنا
Tanrıyı ve Rabbimiz İsayı tanımakla lütuf ve esenlik artan ölçüde sizin olsun.願 恩 惠 平 安 、 因 你 們 認 識 神 和 我 們 主 耶 穌 、 多 多 的 加 給 你 們
Tanrıyı ve Rabbimiz İsayı tanımakla lütuf ve esenlik artan ölçüde sizin olsun.願 恩惠 平安 、 因 你 們認識 神 和 我 們主 耶穌 、 多多 的 加給 你 們
Toplumlarımızın ortalama esenlik düzeyleri, artık milli gelire ve ekonomik büyümeye bağlı değil.A társadalmaink átlagos jóléte már nem függ a nemzeti jövedelemtől és a gazdasági növekedéstől.
Toplumlarımızın ortalama esenlik düzeyleri, artık milli gelire ve ekonomik büyümeye bağlı değil.Den gennemsnitlige velfærd i vores samfund afhænger ikke længere af nationalindtægt og økonomisk vækst.
Toplumlarımızın ortalama esenlik düzeyleri, artık milli gelire ve ekonomik büyümeye bağlı değil.El bienestar promedio de nuestras sociedades ya no depende del ingreso nacional o del crecimiento económico.
Toplumlarımızın ortalama esenlik düzeyleri, artık milli gelire ve ekonomik büyümeye bağlı değil.Il benessere medio delle nostre società non dipende più dal reddito nazionale o dalla crescita economica.
Toplumlarımızın ortalama esenlik düzeyleri, artık milli gelire ve ekonomik büyümeye bağlı değil.우리 사회의 중간의 복지는 국가의 수입과 경제의 성장에 더이상 의존하지 않습니다
Toplumlarımızın ortalama esenlik düzeyleri, artık milli gelire ve ekonomik büyümeye bağlı değil.Le bien-être moyen de nos sociétés ne dépend plus du revenu national et de la croissance économique.
Toplumlarımızın ortalama esenlik düzeyleri, artık milli gelire ve ekonomik büyümeye bağlı değil.Media bunăstării societăților noastre nu mai e dependentă de venitul național și creșterea economică.
Toplumlarımızın ortalama esenlik düzeyleri, artık milli gelire ve ekonomik büyümeye bağlı değil.O bem-estar médio das nossas sociedades já não depende do rendimento nacional e do crescimento económico.
Toplumlarımızın ortalama esenlik düzeyleri, artık milli gelire ve ekonomik büyümeye bağlı değil.Phúc lợi của cả xã hội chúng ta không còn phụ thuộc vào thu nhập quốc dân và tăng trưởng kinh tế.
Toplumlarımızın ortalama esenlik düzeyleri, artık milli gelire ve ekonomik büyümeye bağlı değil.Priemerný blahobyt našich spoločností už viac nezávisí na národnom dôchodku a ekonomickom raste.
Toplumlarımızın ortalama esenlik düzeyleri, artık milli gelire ve ekonomik büyümeye bağlı değil.Průměrný blahobyt v našich společnostech nezávisí již na národním příjmu a ekonomickém růstu.
Toplumlarımızın ortalama esenlik düzeyleri, artık milli gelire ve ekonomik büyümeye bağlı değil.Przeciętny dobrostan naszych społeczeństw nie zależy już od dochodu narodowego i wzrostu ekonomicznego.
Toplumlarımızın ortalama esenlik düzeyleri, artık milli gelire ve ekonomik büyümeye bağlı değil.Η μέση ευημερία των κοινωνιών δεν εξαρτάται πλέον από το εθνικό εισόδημα και την οικονομική ανάπτυξη.
Toplumlarımızın ortalama esenlik düzeyleri, artık milli gelire ve ekonomik büyümeye bağlı değil.Але різниця між нами і де ми знаходимось один відносно одного тепер відіграє велику роль.
Toplumlarımızın ortalama esenlik düzeyleri, artık milli gelire ve ekonomik büyümeye bağlı değil.Средното благосъстояние на нашите общества повече не зависи от националния доход и икономическия растеж.
Toplumlarımızın ortalama esenlik düzeyleri, artık milli gelire ve ekonomik büyümeye bağlı değil.הרווחה הממוצעת של החברות שלנו כבר לא תלויה בהכנסה לאומית וצמיחה כלכלית.
Toplumlarımızın ortalama esenlik düzeyleri, artık milli gelire ve ekonomik büyümeye bağlı değil.وهو أن معدل رفاهيه مجتمعاتنا لم تعد تعتمد بعد الآن على الناتج القومي أو النمو الإقتصادى .
Toplumlarımızın ortalama esenlik düzeyleri, artık milli gelire ve ekonomik büyümeye bağlı değil.もはや国内生産高や経済成長には 依存していないのです 貧困国にとっては非常に重要ですが
Ve gerçekten de, bu kavrayışı kullanarak toplumun ve insanların esenliklerini arttırabiliriz.Bahkan, kita bisa menggunakan pemahaman ini untuk memperbaiki masyarakat dan umat manusia.
Ve gerçekten de, bu kavrayışı kullanarak toplumun ve insanların esenliklerini arttırabiliriz.Dokonce můžeme použít tyto zjištění ke zlepšení společnosti a lidského blahobytu.
Ve gerçekten de, bu kavrayışı kullanarak toplumun ve insanların esenliklerini arttırabiliriz.E na realidade, podemos utilizar estes conhecimentos para melhorar a sociedade e melhorar o bem-estar humano.
Ve gerçekten de, bu kavrayışı kullanarak toplumun ve insanların esenliklerini arttırabiliriz.És ezeket a felfedezéseket arra használhatjuk, hogy a társadalmat és az emberi jólétet fejlesszük.
Ve gerçekten de, bu kavrayışı kullanarak toplumun ve insanların esenliklerini arttırabiliriz.Et effectivement, nous pouvons utiliser ces données pour améliorer la société et améliorer le bien-être.
Ve gerçekten de, bu kavrayışı kullanarak toplumun ve insanların esenliklerini arttırabiliriz.I właściwie, możemy użyć tych spostrzeżeń do poprawy społeczeństwa i poprawy dobrobytu ludzi.
Ve gerçekten de, bu kavrayışı kullanarak toplumun ve insanların esenliklerini arttırabiliriz.실제로 사회를 개선하고 인류의 복지를 향상시키는데 우리는 이와 같은 직관력을 이용할 수 있습니다.
Ve gerçekten de, bu kavrayışı kullanarak toplumun ve insanların esenliklerini arttırabiliriz.Och vi kan faktiskt använda dessa insikter för att förbättra samhället och förbättra välmåendet hos människor.
Ve gerçekten de, bu kavrayışı kullanarak toplumun ve insanların esenliklerini arttırabiliriz.Și, de fapt, putem folosi aceste informații pentru a îmbunătăți societatea și a creşte bunăstarea omului.
Ve gerçekten de, bu kavrayışı kullanarak toplumun ve insanların esenliklerini arttırabiliriz.Và thực sự, chúng ta có thể sử dụng các quan sát này để phát triển xã hội và nâng cao đời sống mọi người.
Ve gerçekten de, bu kavrayışı kullanarak toplumun ve insanların esenliklerini arttırabiliriz.We kunnen deze inzichten gebruiken om de maatschappij en menselijk welzijn te verbeteren.
Ve gerçekten de, bu kavrayışı kullanarak toplumun ve insanların esenliklerini arttırabiliriz.Y, en realidad, podemos usar estos conocimientos para mejorar la sociedad y el bienestar del hombre.
Ve gerçekten de, bu kavrayışı kullanarak toplumun ve insanların esenliklerini arttırabiliriz.Мы сможем использовать эти открытия, чтобы улучшить общество и благополучие людей.
Ve gerçekten de, bu kavrayışı kullanarak toplumun ve insanların esenliklerini arttırabiliriz.ולמעשה, אנו יכולים להשתמש בתובנות אלו על מנת לשפר את החברה ולשפר את הרווחה האנושית.
Ve gerçekten de, bu kavrayışı kullanarak toplumun ve insanların esenliklerini arttırabiliriz.و في الوقع، يمكن إستخدام هذه الرؤى لتحسين المجتمع وتحسين رفاه الإنسان
Ve gerçekten de, bu kavrayışı kullanarak toplumun ve insanların esenliklerini arttırabiliriz.社会および人々の生活を改善できるのです ありがとうございました
Yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, Her Şeye Egemen RABbin adıyla halkı kutsadı.A gdy dokończył Dawid ofiarować całopalenia, i ofiar spokojnych, błogosławił ludowi w imię Pana zastępów.
Yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, Her Şeye Egemen RABbin adıyla halkı kutsadı.A keď doobetoval Dávid zápalnú obeť i pokojné obeti, požehnal ľud v mene Hospodina Zástupov.
Yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, Her Şeye Egemen RABbin adıyla halkı kutsadı.Ja kun Daavid oli uhrannut polttouhrin ja yhteysuhrit, siunasi hän kansan Herran Sebaotin nimeen.
Yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, Her Şeye Egemen RABbin adıyla halkı kutsadı.다윗이 번제와 화목제 드리기를 마치고 만군의 여호와의 이름으로 백성에게 축복하고
Yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, Her Şeye Egemen RABbin adıyla halkı kutsadı.Lalu ia memberkati rakyat Israel dengan nama TUHAN Yang Mahakuasa
Yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, Her Şeye Egemen RABbin adıyla halkı kutsadı.När David hade offrat brännoffret och tackoffret välsignade han folket i HERREN Sebaots namn.
Yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, Her Şeye Egemen RABbin adıyla halkı kutsadı.Og da David var færdig med Brændofrene og Takofrene, velsignede han Folket i Hærskarers HERREs Navn
Yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, Her Şeye Egemen RABbin adıyla halkı kutsadı.Ook zegende hij het volk in de naam van de HERE van de hemelse legers.
Yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, Her Şeye Egemen RABbin adıyla halkı kutsadı.Zatím když přestal David obětovati obětí zápalných a pokojných, dal požehnání lidu ve jménu Hospodina zástupů.
Yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, Her Şeye Egemen RABbin adıyla halkı kutsadı.Когда Давид окончил приношение всесожжений и жертв мирных, то благословил он народ именем Господа Саваофа;
Yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, Her Şeye Egemen RABbin adıyla halkı kutsadı.ויכל דוד מהעלות העולה והשלמים ויברך את העם בשם יהוה צבאות׃
Yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, Her Şeye Egemen RABbin adıyla halkı kutsadı.ولما انتهى داود من اصعاد المحرقات وذبائح السلامة بارك الشعب باسم رب الجنود.
Yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, Her Şeye Egemen RABbin adıyla halkı kutsadı.大 衛 獻 完 了 燔 祭 和 平 安 祭 、 就 奉 萬 軍 之 耶 和 華 的 名 給 民 祝 福
Yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, Her Şeye Egemen RABbin adıyla halkı kutsadı.大 衛獻 完 了 燔祭 和 平安祭 、 就 奉 萬軍 之 耶和華 的 名給 民 祝福
Yakmalık, tahıl, suç, günah, atanma sunularının ve esenlik kurbanlarının yasası budur.Det er Loven om Brændofferet, Afgrødeofferet, Syndofferet, Skyldofferet, Indsættelsesofferet og Takofferet,
Yakmalık, tahıl, suç, günah, atanma sunularının ve esenlik kurbanlarının yasası budur.Detta är lagen om brännoffret, spisoffret, syndoffret, skuldoffret, handfyllningsoffret och tackoffret,
Yakmalık, tahıl, suç, günah, atanma sunularının ve esenlik kurbanlarının yasası budur.이는 번제와 소제와 속죄제와 속건제와 위임제와 화목제의 규례라
Yakmalık, tahıl, suç, günah, atanma sunularının ve esenlik kurbanlarının yasası budur.Tämä on se laki polttouhrista, ruokauhrista, syntiuhrista, vikauhrista, vihkiäisuhrista ja yhteysuhrista,