esenlik ile cümle
esenlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Merhamet, esenlik ve sevgi artan ölçüde sizin olsun.Usmiljenje vam in mir in ljubezen naj se pomnoži!
Merhamet, esenlik ve sevgi artan ölçüde sizin olsun.ελεος πληθυνθειη εις εσας και ειρηνη και αγαπη.
Merhamet, esenlik ve sevgi artan ölçüde sizin olsun.милость вам и мир и любовь да умножатся.
Merhamet, esenlik ve sevgi artan ölçüde sizin olsun.милость вам і впокій і любов нехай умножить ся.
Merhamet, esenlik ve sevgi artan ölçüde sizin olsun.רחמים ושלום ואהבה יהיו לכם למכביר׃
Merhamet, esenlik ve sevgi artan ölçüde sizin olsun.لتكثر لكم الرحمة والسلام والمحبة
Merhamet, esenlik ve sevgi artan ölçüde sizin olsun.願 憐 恤 、 平 安 、 慈 愛 、 多 多 的 加 給 你 們
Merhamet, esenlik ve sevgi artan ölçüde sizin olsun.願憐恤 、 平安 、 慈愛 、 多多 的 加給 你 們
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Chúng nó may mắn trải qua các ngày đời mình, Rồi bỗng chốc sa xuống âm phủ.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Chúng_nó may_mắn trải qua các ngày đời mình , Rồi bỗng_chốc sa xuống âm_phủ .
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.De förnöta sina dagar i lust, och ned till dödsriket fara de i frid.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.de lever deres Dage i Lykke og synker med Fred i Dødsriget,
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.De lever sine dager i lykke, og i et øieblikk farer de ned til dødsriket.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Finiscono nel benessere i loro giorni e scendono tranquilli negli inferi
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Hari-harinya dihabiskan dalam kebahagiaan, dan mereka meninggal penuh kedamaian
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.He viettävät päivänsä onnessa, mutta äkkiä heidät säikähytetään alas tuonelaan.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Ils passent leurs jours dans le bonheur, Et ils descendent en un instant au séjour des morts.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Îşi petrec zilele în fericire, şi se pogoară într'o clipă în locuinţa morţilor.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Jóllétben töltik el napjaikat, és egy pillanat alatt szállnak alá a sírba;
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.그날을 형통하게 지내다가 경각간에 음부에 내려가느니라
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Na prosperidade passam os seus dias, e num momento descem ao Seol.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Pasan sus días en la prosperidad, y con tranquilidad descienden al Seol
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Sie werden alt bei guten Tagen und erschrecken kaum einen Augenblick vor dem Tode,
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Trávia svoje dni v dobrom a v okamihu sostupujú do hrobu.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Tráví v štěstí dny své, a v okamžení do hrobu sstupují.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Trawią w dobrem dni swoje, a we mgnieniu oka do grobu zstępują.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.V sreči prežive svoje dni, in v trenutku se pogreznejo v kraj mrtvih.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Διαγουσι τας ημερας αυτων εν αγαθοις και εν μια στιγμη καταβαινουσιν εις τον αδην.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Прекарват дните си в благополучие; И в една минута слизат в гроба.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.проводят дни свои в счастьи и мгновенно нисходят в преисподнюю.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.יבלו בטוב ימיהם וברגע שאול יחתו׃
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.يقضون ايامهم بالخير. في لحظة يهبطون الى الهاوية.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.他 們 度 日 諸 事 亨 通 、 轉 眼 下 入 陰 間
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.他 們 度日 諸事 亨通 、 轉 眼下 入 陰間
Ona de ki, ‹Onunla bir esenlik antlaşması yapacağım.Bởi cớ đó , hãy cáo cùng người rằng : Ta ưng cho người sự giao_ước bình_yên ta ;
Ona de ki, ‹Onunla bir esenlik antlaşması yapacağım.Bởi cớ đó, hãy cáo cùng người rằng: Ta ưng cho người sự giao ước bình yên ta;
Ona de ki, ‹Onunla bir esenlik antlaşması yapacağım.C`est pourquoi tu diras que je traite avec lui une alliance de paix.
Ona de ki, ‹Onunla bir esenlik antlaşması yapacağım.Darum sage: Siehe, ich gebe ihm meinen Bund des Friedens;
Ona de ki, ‹Onunla bir esenlik antlaşması yapacağım.De aceea să spui că închei cu el un legămînt de pace.
Ona de ki, ‹Onunla bir esenlik antlaşması yapacağım.Derfor skal du sige: Se, jeg giver ham min Fredspagt!
Ona de ki, ‹Onunla bir esenlik antlaşması yapacağım.Derfor skal du si: Se, jeg gjør min pakt med ham at det skal gå ham vel;
Ona de ki, ‹Onunla bir esenlik antlaşması yapacağım.Jadi katakanlah kepada Pinehas bahwa Aku membuat suatu perjanjian dengan dia
Ona de ki, ‹Onunla bir esenlik antlaşması yapacağım.그러므로 말하라 내가 그에게 나의 평화의 언약을 주리니
Ona de ki, ‹Onunla bir esenlik antlaşması yapacağım.ndd azért: Ímé én az én szövetségemet, a békesség [szövetségét] adom õ néki.
Ona de ki, ‹Onunla bir esenlik antlaşması yapacağım.Perciò digli che io stabilisco con lui un'alleanza di pace
Ona de ki, ‹Onunla bir esenlik antlaşması yapacağım.Por tanto digo: 'Yo le concedo mi pacto de paz
Ona de ki, ‹Onunla bir esenlik antlaşması yapacağım.Portanto dize: Eis que lhe dou o meu pacto de paz,
Ona de ki, ‹Onunla bir esenlik antlaşması yapacağım.Preto povedz: Hľa, dám mu svoju smluvu, smluvu pokoja.
Ona de ki, ‹Onunla bir esenlik antlaşması yapacağım.Protož díš: Aj, já dám jemu smlouvu svou pokoje.
Ona de ki, ‹Onunla bir esenlik antlaşması yapacağım.Przetoż powiedz mu: Oto, Ja stanowię z nim przymierze moje, przymierze pokoju;
Ona de ki, ‹Onunla bir esenlik antlaşması yapacağım.Säg fördenskull: Se, jag gör med honom ett fridsförbund;
Ona de ki, ‹Onunla bir esenlik antlaşması yapacağım.Sano siis: Katso, minä teen hänen kanssansa liiton hänen menestymiseksensä.
Ona de ki, ‹Onunla bir esenlik antlaşması yapacağım.Zato reci: Glej, dajem mu zavezo svojo, zavezo mirú;
Ona de ki, ‹Onunla bir esenlik antlaşması yapacağım.δια τουτο ειπε, Ιδου, εγω διδω εις αυτον την διαθηκην μου της ειρηνης
Ona de ki, ‹Onunla bir esenlik antlaşması yapacağım.За това кажи му: Ето, Аз му давам Моя завет на мир;
Ona de ki, ‹Onunla bir esenlik antlaşması yapacağım.посему скажи: вот, Я даю ему Мой завет мира,
Ona de ki, ‹Onunla bir esenlik antlaşması yapacağım.לכן אמר הנני נתן לו את בריתי שלום׃
Ona de ki, ‹Onunla bir esenlik antlaşması yapacağım.لذلك قل هانذا اعطيه ميثاقي ميثاق السلام
Ona de ki, ‹Onunla bir esenlik antlaşması yapacağım.因 此 、 你 要 說 、 我 將 我 平 安 的 約 賜 給 他
Ona de ki, ‹Onunla bir esenlik antlaşması yapacağım.因此 、 你 要 說 、 我 將 我 平安 的 約賜 給他