Benimle esenlik ve doğruluk içinde yürüdü.Ta se je do njega obnašal milostno in spoštljivo.
Güneyden esen, Türkiye'ye göre kıbleden esen rüzgar (bakınız: Rüzgâr yönleri)Na južni polobli velja nasprotno (glej toplotni veter).
Ekim 1992'de, bu dili konuşan son kişi Tevfik Esenç'in ölmesiyle ölü dillerden biri haline gelmiştir.Ji išnyko 1992 m., kuomet Turkijoje mirė paskutinis ja šnekėjęs žmogus Tevfikas Esenčas (Tevfik Esenç).
İstanbul'da Esenceli yaklaşık 80 hane bulunmaktadır.Eestis on üles kirjutatud umbes 82 000 autentset vanasõna.
Daha hafif esen rüzgârlar yer değiştirme şeklinde seyir ile sonuçlanır.Sellest tulenevalt on tuulega kaasa pöörelda lihtsam, kui tuule suunale vastu pöörelda.
Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.A barana porąbał na sztuki jego, i spalił Mojżesz głowę, i sztuki i tłustość.
Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.Ai đã bị ô uế, lại ăn thịt của lễ thù ân vẫn thuộc về Ðức Giê-hô-va, thì sẽ bị truất khỏi dân sự mình.
Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.Ai đã bị ô_uế , lại ăn thịt của lễ thù ân vẫn thuộc về Ðức_Giê - hô-va , thì sẽ bị truất khỏi dân_sự mình .
Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.Kalau orang memakan daging itu pada waktu ia sedang najis, ia tidak lagi dianggap anggota umat TUHAN
Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.만일 몸이 부정한 자가 여호와께 속한 화목제 희생의 고기를 먹으면 그 사람은 자기 백성 중에서 끊쳐질 것이요
Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.Men den som äter kött av HERRENS tackoffer, medan orenhet låder vid honom, han skall utrotas ur sin släkt.
Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.Men den som eter kjøtt av Herrens takkoffer mens det er noget urent på ham, han skal utryddes av sitt folk.
Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.men enhver, som i uren Tilstand spiser Kød af HERRENs Takoffer, skal udryddes af sin Slægt;
Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.והנפש אשר תאכל בשר מזבח השלמים אשר ליהוה וטמאתו עליו ונכרתה הנפש ההוא מעמיה׃
Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.واما النفس التي تأكل لحما من ذبيحة السلامة التي للرب ونجاستها عليها فتقطع تلك النفس من شعبها.
Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.只 是 獻 與 耶 和 華 平 安 祭 的 肉 、 人 若 不 潔 淨 而 喫 了 、 這 人 必 從 民 中 剪 除
Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.只是 獻與 耶和華 平安 祭 的 肉 、 人 若 不 潔淨 而 喫了 、 這人 必 從民 中 剪除
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!(124:5) а совращающихся на кривые пути свои да оставит Господь ходить с делающими беззаконие. Мир на Израиля!
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!A görbe utakra tévedezõket pedig ragadtassa el az Úr, együtt a gonosztevõkkel; békesség legyen Izráelen!
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!Die aber abweichen auf ihre krummen Wege, wird der HERR wegtreiben mit den Übeltätern. Friede sei über Israel!
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!Kateri pa zavijajo na kriva pota svoja – zapodi naj jih GOSPOD s hudodelci vred! Mir nad Izraelom!
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!자기의 굽은 길로 치우치는 자를 여호와께서 죄악을 짓는 자와 함께 다니게 하시리로다 이스라엘에게는 평강이 있을지어다
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!men dem, der slår ind på krogveje, dem bortdrive HERREN tillige med Udådsmænd. Fred over Israel!
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!Men dem som vika av på vrånga vägar, dem rycke HERREN bort tillika med ogärningsmännen. Frid vare över Israel!
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!Quelli che vanno per sentieri tortuosi il Signore li accomuni alla sorte dei malvagi. Pace su Israele
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!Tetapi orang yang berbuat curang kiranya dihukum TUHAN bersama orang jahat. Semoga umat-Mu sejahtera
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!והמטים עקלקלותם יוליכם יהוה את פעלי האון שלום על ישראל׃
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!اما العادلون الى طرق معوجة فيذهبهم الرب مع فعلة الاثم. سلام على اسرائيل
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!至 於 那 偏 行 彎 曲 道 路 的 人 、 耶 和 華 必 使 他 和 作 惡 的 人 、 一 同 出 去 受 刑 。 願 平 安 歸 於 以 色 列
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!至於 那 偏 行 彎曲 道路 的 人 、 耶和華 必 使 他 和 作惡 的 人 、 一同 出去 受刑 。 願平安 歸 於 以色列
Atmosferin, rüzgarın herbiri farklı yönde esen pek çok katmandan oluştuğunu anlayarak.Chúng ta phải hiểu rằng khí quyển được tạo ra từ nhiều lớp gió khác nhau và đều theo những hướng khác nhau.
Atmosferin, rüzgarın herbiri farklı yönde esen pek çok katmandan oluştuğunu anlayarak.Compreendendo que a atmosfera é feita de várias camadas de vento todas elas com direções diferentes.
Atmosferin, rüzgarın herbiri farklı yönde esen pek çok katmandan oluştuğunu anlayarak.Comprendendo che l'atmosfera è fatta di vari e distinti strati di vento che hanno tutti una direzione diversa.
Atmosferin, rüzgarın herbiri farklı yönde esen pek çok katmandan oluştuğunu anlayarak.En comprenant que l'atmosphère est faite de plusieurs couches de vent qui ont toutes une direction différente.
Atmosferin, rüzgarın herbiri farklı yönde esen pek çok katmandan oluştuğunu anlayarak.Genom att förstå att atmosfären består av många olika lager med vind vilka alla går i olika riktningar.
Atmosferin, rüzgarın herbiri farklı yönde esen pek çok katmandan oluştuğunu anlayarak.그것은 대기가 각기 다른 방향으로 부는 많은 수의 서로 다른 바람층으로 이루어져 있다는 것을 이해함으로써 가능합니다.
Atmosferin, rüzgarın herbiri farklı yönde esen pek çok katmandan oluştuğunu anlayarak.Pochopením, že atmosféra se skládá z několika různých vrstev větrů, které foukají odlišnými směry.
Atmosferin, rüzgarın herbiri farklı yönde esen pek çok katmandan oluştuğunu anlayarak.Tým, že chápeme, že atmosféra sa skladá z viacerých rôznych vrstiev vetrov, ktoré majú všetky rôzne smery.
Atmosferin, rüzgarın herbiri farklı yönde esen pek çok katmandan oluştuğunu anlayarak.Úgy, hogy megértjük, a légkör különböző rétegekből áll a szelet illetően, melyeknek mind különböző iránya van.
Atmosferin, rüzgarın herbiri farklı yönde esen pek çok katmandan oluştuğunu anlayarak.Като разберем, че атмосферата е съставена от няколко различни слоя вятър, и всички те имат различна посока.
Atmosferin, rüzgarın herbiri farklı yönde esen pek çok katmandan oluştuğunu anlayarak.Путем понимания того, что атмосфера состоит из нескольких слоёв ветров, которые дуют в разных направлениях.
Atmosferin, rüzgarın herbiri farklı yönde esen pek çok katmandan oluştuğunu anlayarak.ע"י הבנה שהאטמוספרה מורכבת משכבות שונות של רוח שלכל אחת יש כיוון שונה.
Atmosferin, rüzgarın herbiri farklı yönde esen pek çok katmandan oluştuğunu anlayarak.عن طريق فهم ان المناخ الذي نحن فيه مصنوع من عدة طبقات من الرياح كل منها يتحرك باتجاه معين يختلف عن الاخر
Atmosferin, rüzgarın herbiri farklı yönde esen pek çok katmandan oluştuğunu anlayarak.別々の方向に吹いている 風の層からできていると 理解することです
babamın evine esenlik içinde dönersem, RAB benim Tanrım olacak.A navrátím-li se v pokoji do domu otce svého, a bude mi Hospodin za Boha:
babamın evine esenlik içinde dönersem, RAB benim Tanrım olacak.a navrátim sa v pokoji do domu svojho otca, bude mi Hospodin Bohom.
babamın evine esenlik içinde dönersem, RAB benim Tanrım olacak.A wrócę się w pokoju do domu ojca mego: tedy będzie mi Pan za Boga.
babamın evine esenlik içinde dönersem, RAB benim Tanrım olacak.de modo que eu volte em paz � casa de meu pai, e se o Senhor for o meu Deus,
babamın evine esenlik içinde dönersem, RAB benim Tanrım olacak.És békességgel térek vissza az én atyámnak házához: akkor az Úr leénd az én Istenem;
babamın evine esenlik içinde dönersem, RAB benim Tanrım olacak.et si je retourne en paix à la maison de mon père, alors l`Éternel sera mon Dieu;
babamın evine esenlik içinde dönersem, RAB benim Tanrım olacak.나로 평안히 아비 집으로 돌아가게 하시오면 여호와께서 나의 하나님이 되실 것이요
babamın evine esenlik içinde dönersem, RAB benim Tanrım olacak.niin että saan palata rauhassa isäni kotiin, niin on Herra oleva minun Jumalani;
babamın evine esenlik içinde dönersem, RAB benim Tanrım olacak.og hvis jeg kommer uskadt tilbage til min Faders Hus, så skal HERREN være min Gud,
babamın evine esenlik içinde dönersem, RAB benim Tanrım olacak.og jeg kommer vel hjem igjen til min fars hus, så skal Herren være min Gud,
babamın evine esenlik içinde dönersem, RAB benim Tanrım olacak.så att jag kommer i frid tillbaka till min faders hus, då skall HERREN vara min Gud;
babamın evine esenlik içinde dönersem, RAB benim Tanrım olacak.sehingga saya kembali ke rumah ayah saya dengan selamat, TUHAN akan menjadi Allah saya
babamın evine esenlik içinde dönersem, RAB benim Tanrım olacak.se ritornerò sano e salvo alla casa di mio padre, il Signore sarà il mio Dio
babamın evine esenlik içinde dönersem, RAB benim Tanrım olacak.şi dacă mă voi întoarce în pace în casa tatălui meu, atunci Domnul va fi Dumnezeul meu;
babamın evine esenlik içinde dönersem, RAB benim Tanrım olacak.und mich in Frieden wieder heim zu meinem Vater bringen, so soll der HERR mein Gott sein;
babamın evine esenlik içinde dönersem, RAB benim Tanrım olacak.và nếu tôi trở về bình an đến nhà cha tôi, thì Ðức Giê-hô-va sẽ là Ðức Chúa Trời tôi.