Davut yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, RABbin adıyla halkı kutsadı.Ja kun Daavid oli uhrannut polttouhrin ja yhteysuhrit, siunasi hän kansan Herran nimeen.
Davut yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, RABbin adıyla halkı kutsadı.Khi Ða-vít đã dâng của lễ thiêu và của lễ bình an xong, bèn nhơn danh Ðức Giê-hô-va chúc phước cho dân sự;
Davut yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, RABbin adıyla halkı kutsadı.다윗이 번제와 화목제 드리기를 마치고 여호와의 이름으로 백성에게 축복하고
Davut yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, RABbin adıyla halkı kutsadı.När David hade offrat brännoffret och tackoffret, välsignade han folket i HERRENS namn.
Davut yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, RABbin adıyla halkı kutsadı.Og da David var færdig med Brændofrene og Takofrene, velsignede han Folket i HERRENs Navn
Davut yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, RABbin adıyla halkı kutsadı.Og da David var ferdig med å ofre brennofferet og takkofferne, velsignet han folket i Herrens navn.
Davut yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, RABbin adıyla halkı kutsadı.Setelah Daud selesai mempersembahkan kurban-kurban itu, ia memberkati rakyat atas nama TUHAN
Davut yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, RABbin adıyla halkı kutsadı.Tendo Davi acabado de oferecer os holocaustos e sacrifícios pacíficos, abençoou o povo em nome do Senhor.
Davut yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, RABbin adıyla halkı kutsadı.Terminati gli olocausti e i sacrifici di comunione, Davide benedisse il popolo in nome del Signore
Davut yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, RABbin adıyla halkı kutsadı.Tot besluit van de offerceremonie zegende David het volk in de naam van de HERE,
Davut yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, RABbin adıyla halkı kutsadı.Und da David die Brandopfer und Dankopfer ausgerichtet hatte, segnete er das Volk im Namen des HERRN
Davut yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, RABbin adıyla halkı kutsadı.Zatím dokonav David obětování obětí zápalných a pokojných, dal požehnání lidu ve jménu Hospodinovu.
Davut yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, RABbin adıyla halkı kutsadı.Когда Давид окончил всесожжения и приношение мирных жертв, то благословил народ именем Господа
Davut yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, RABbin adıyla halkı kutsadı.ויכל דויד מהעלות העלה והשלמים ויברך את העם בשם יהוה׃
Davut yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, RABbin adıyla halkı kutsadı.ولما انتهى داود من اصعاد المحرقات وذبائح السلامة بارك الشعب باسم الرب.
Davut yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, RABbin adıyla halkı kutsadı.大 衛 獻 完 了 燔 祭 和 平 安 祭 、 就 奉 耶 和 華 的 名 給 民 祝 福
Davut yakmalık sunuları ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, RABbin adıyla halkı kutsadı.大 衛獻 完 了 燔祭 和 平安祭 、 就 奉 耶和華 的 名給 民 祝福
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Bunyi-bunyi dahsyat memekakkan telinganya; di saat yang aman perampok datang menyerangnya
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.félelem hangja [cseng] az õ füleiben; a békesség [ide]jén tör rá a pusztító!
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Głos straszliwy brzmi w uszach jego, że czasu pokoju pustoszący przypadnie nań.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Groze glas mu doni po ušesih; ko je mir, prihruje naj pogubnik;
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Hlas strachov zavznieva v jeho ušiach; v čas pokoja prijde na neho zhubca.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Kauhun äänet kuuluvat hänen korvissansa, keskellä rauhaakin hänet yllättää hävittäjä.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.그 귀에는 놀라운 소리가 들리고 그 형통할 때에 멸망시키는 자가 그에게 임하리니
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.La voix de la terreur retentit à ses oreilles; Au sein de la paix, le dévastateur va fondre sur lui;
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.O sonido de terrores está nos seus ouvidos; na prosperidade lhe sobrevém o assolador.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Rædselslyde fylder hans Ører, midt under Fred er Hærgeren over ham;
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Redselstoner lyder i hans ører; midt i freden kommer ødeleggeren over ham.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Skräckröster ljuda i hans öron; när han är som tryggast, kommer förhärjaren över honom.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Tiếng hoảng kinh vang nơi lỗ tai người ; Ðương chừng lợi đặt , bẻ phá_hoại sẽ xông vào người .
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Tiếng hoảng kinh vang nơi lỗ tai người; Ðương chừng lợi đặt, bẻ phá hoại sẽ xông vào người.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Ţipete de spaimă răsună la urechile lui: În mijlocul fericirii lui, pustiitorul se va arunca asupra lui.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Voces de espanto resuenan en sus oídos; y aun en la paz vendrá su destructor
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Voci di spavento gli risuonano agli orecchi e in piena pace si vede assalito dal predone
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Was er hört, das schreckt ihn; und wenn's gleich Friede ist, fürchtet er sich, der Verderber komme,
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Zvuk strachu jest v uších jeho, že i v čas pokoje zhoubce připadne na něj.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Ηχος φοβου ειναι εις τα ωτα αυτου εν μεσω ειρηνης θελει επελθει επ' αυτον ο εξολοθρευτης.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.звук ужасов в ушах его; среди мира идет на него губитель.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Ужасни гласове има в ушите му, Че като е в спокойствие ще го нападне изтребителят;
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.קול פחדים באזניו בשלום שודד יבואנו׃
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.صوت رعوب في اذنيه في ساعة سلام ياتيه المخرب.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.驚 嚇 的 聲 音 常 在 他 耳 中 . 在 平 安 時 搶 奪 的 必 臨 到 他 那 裡
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.驚嚇 的 聲音 常在 他 耳 中 . 在 平安 時搶奪 的 必臨 到 他 那裡
Dilleri öldürücü bir ok, Hep aldatıyor. Komşusuna esenlik diliyor, Ama içinden ona tuzak kuruyor.Deres Tunge er en morders Pil, deres Munds Ord Svig; med Næsten taler de Fred, men i Hjertet bærer de Svig.
Dilleri öldürücü bir ok, Hep aldatıyor. Komşusuna esenlik diliyor, Ama içinden ona tuzak kuruyor.Izali dlatego nienawidzę ich? mówi Pan; izali nad narodem takowym nie pomści się dusza moja?
Dilleri öldürücü bir ok, Hep aldatıyor. Komşusuna esenlik diliyor, Ama içinden ona tuzak kuruyor.그들의 혀는 죽이는 살이라 거짓을 말하며 입으로는 그 이웃에게 평화를 말하나 중심에는 해를 도모하는도다
Dilleri öldürücü bir ok, Hep aldatıyor. Komşusuna esenlik diliyor, Ama içinden ona tuzak kuruyor.Non dovrei forse punirli per tali cose? Oracolo del Signore. Di un popolo come questo non dovrei vendicarmi?»
Dilleri öldürücü bir ok, Hep aldatıyor. Komşusuna esenlik diliyor, Ama içinden ona tuzak kuruyor.Sebzõ nyíl a nyelvök, álnokságot beszél; szájával békességesen szól barátjához, a szívében pedig lest hány.
Dilleri öldürücü bir ok, Hep aldatıyor. Komşusuna esenlik diliyor, Ama içinden ona tuzak kuruyor.חץ שוחט לשונם מרמה דבר בפיו שלום את רעהו ידבר ובקרבו ישים ארבו׃
Dilleri öldürücü bir ok, Hep aldatıyor. Komşusuna esenlik diliyor, Ama içinden ona tuzak kuruyor.لسانهم سهم قتال يتكلم بالغش. بفمه يكلم صاحبه بسلام وفي قلبه يضع له كمينا.
Dilleri öldürücü bir ok, Hep aldatıyor. Komşusuna esenlik diliyor, Ama içinden ona tuzak kuruyor.他 們 的 舌 頭 是 毒 箭 、 說 話 詭 詐 . 人 與 鄰 舍 口 說 和 平 話 、 心 卻 謀 害 他
Dilleri öldürücü bir ok, Hep aldatıyor. Komşusuna esenlik diliyor, Ama içinden ona tuzak kuruyor.他 們 的 舌頭 是 毒箭 、 說話詭詐 . 人與鄰 舍 口 說和平話 、 心卻謀 害 他
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.Bemegy békességbe, nyugosznak ágyaikon, a kik egyenes útaikon járának.
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.Dochádzajú pokoja; odpočívajú na svojich ložiach, každý, kto chodil rovno svojou cestou.
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.Egli entra nella pace, riposa sul suo giaciglio chi cammina per la via diritta
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.El întră în pace în groapa lui: cel ce umblă pe drumul cel drept, se odihneşte în culcuşul lui.
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.El que anda en rectitud entrará en paz; llegarán a reposar sobre sus lechos
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.entra em paz; descansam nas suas camas todos os que andam na retidão.
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.Han går inn til fred; de hviler på sine leier alle de som går sin vei rett frem.
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.Hän menee rauhaan: jotka vakaasti vaeltavat, he saavat levätä kammioissansa.