Ana içeriğe geç
Sözlük

esasi ile cümle

esasi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Cooper esasında yalnızca metal içinde yalıtılmış iletken çift formunu göz önünde bulundurmuştu.Cooper dacht in eerste instantie dat een geïsoleerd paar zich vormde in een metaal.
Amaçları Kanun-i Esasi’yi yeniden yürürlüğe koyup meşrutiyeti getirmektir.Zij ontlenen die rechten dan van rechtswege aan hem/haar.
Zaten boru tipi hoparlörlerin çalışma şekillerinin esası da budur.In dit werk zijn dat de sprekende gelaatsuitdrukkingen.
Amerika Birleşik Devletleri başkanlık seçimleri yerel çoğunluk esasına göre yapılmaktadır.De Europese Verkiezingen in Groot-Brittannië werden gehouden volgens het meerderheidsstelsel.
Musa, Sina dağında Yahudiliğin esâsı olan 10 Emir'i alır.Mojżesz przyjmuje dziesięć przykazań na górze Synaj.
1872 yılında "gizli oy" esası kabul edildi.W 1872 wprowadzono głosowanie tajne.
Amerika Birleşik Devletleri başkanlık seçimleri yerel çoğunluk esasına göre yapılmaktadır.Wybory do Senatu odbyły się według systemu większościowego.
Aslında bu yöntem diğer Budist öğretisi yaklaşımlarının esası konumundadır.Prowadziło to do faktycznego odrzucenia innych buddyjskich medytacyjnych praktyk.
Bu, elektrik jeneratörlerinin esası oldu.Posiadają one generatory prądu elektrycznego.
Mutezile inancındaki adalet esasına göre kişi kendi fillerini kendisi yaratır.Jeżeli wierzycie w rzeczywistą formę Buddy, to musicie znaleźć wasz własny umysł.
Ama esasında Lazcayı iki grupta: Doğu (Hopa-Arhavi) ve Batı (Pazar, Ardeşen) olarak incelemek daha doğrudur.Dzieli on górną część Doliny Przybyskiej na dwie odnogi; wschodnią i zachodnią.
Törenin esası, ev sahibinin konuklarına çay hazırlaması gibi gündelik bir ihtiyaca dayanır.Często oddziela miejsce gospodarza przygotowującego herbatę od miejsca gościa.
Bu özdeşliği esasında her insan fark edebilir.Każda z nich inaczej jednak rozumie tę przyjaźń.
Reanimation, Linkin Park'ın 2002 yılında Hybrid Theory albümünün şarkıları esasında çıkardığı remix albümdür.2002 släppte Linkin Park ett remixalbum Reanimation, som innehåller låtar från Hybrid Theory.
Mahkemelerde şahitlik hususunda Müslümanlar ile gayrimüslimler arasında eşitlik esası kabul ediliyordu.I domstolarna har endast troende muslimska män tillåtits vittna.
1872 yılında "gizli oy" esası kabul edildi.1897 infördes sluten omröstning.
Karmaşık analizin geometrik yorumlanmasının esasını oluşturur.Grundläggande för analytisk geometri är begagnandet av ett koordinatsystem.
Bu isyanın esasında pek çok nedeni vardır.Orsakerna till reformationen är många.
Aralarındaki ilişki özgürlük ve bağlılık arasındaki bir denge esasına dayanmaktaydı.Förvissningen att det finns ett nära samband mellan privategendom och frihet.
Bütün omurgalılarda, iskeletin gövde kısmının esası omurgadır.У всіх офрисів трав'яниста частина взимку відмирає.
1872 yılında "gizli oy" esası kabul edildi.У 1872 році прийнята система таємної подачі голосів на виборах.
Her tur verilen konu İngiliz Parlamenter Sistemi esasına dayanarak tartışılır.Турнір проходить по британському формату парламентських дебатів.
Esasında ne Haçlılar ne de Konstantinopolis ahalisi savaş istemekteydi.Однак величі і торгової могутності ні Візантія, ні Константинополь так і не змогли повернути.
Bu yöntem kümedeki yıldızların uzayda ortak bir hareket paylaştığı esasına dayanır.Він базується на тому, що зорі у скупченні розділяють спільні параметри руху в просторі.
"Kânûn-ı Esâsî".Тому шо волхви» .
İdare usûlü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir.Вона ґрунтується на тому, що люди адміністративної адміністрації керують долею особисто та фактично.
Güç, esasında bütün yaşamı yaratan bir enerji alanıdır."Síla je pole energie tvořené všemi živými bytostmi.
Bu ise holografinin esasını teşkil etmektedir.Toto vedlo k holografickému principu.
Böyle bir tartışmalarda genelde son oy sahibi İşverendir. Yarışma esasında.Ve fotbale se obvykle v takovém zápase spolu utkávají mistr ligové soutěže s vítězem domácího poháru.
Bu, elektrik jeneratörlerinin esası oldu.Tento článek je o elektrickém generátoru.
Yerleştirme, genellikle dönemin başında müdür tarafından teoride yaş esasına göre yapılır.Umístění je obvykle rozhodnuto na začátku pololetí ředitelem, s přihlédnutím k věku dítěte.
Eğitimin esası, tayin edilen programın hazmedilmesidir.Memostation Konkrétní implementace programovaného učení.
1921'de ise Güney Afrika'nın ırk esasına dayanmayan ilk partisi olarak Güney Afrika Komünist Partisi kuruldu.V roce 1910 získala, jako první koloniální stát, jistou podobu nezávislosti Jihoafrická unie.
Bu, kodların kopyalama esasına göre özelleştirilmesini sağlar.Umožňuje oddělit kód aplikace od její prezentace.
Vakıf tamamen gönüllülük esasına göre çalışmaktadır.Celý festival funguje na principu dobrovolnosti.
Kâr amacı gütmeyen kuruluş (non-profit) olup editörleri gönüllülük esasına göre çalışır.TV-MIS nemá placené zaměstnance, je založena na práci dobrovolníků.
Kanun-i Esasi tarihi Anayasanın Yapıldığı Ortam ve Anayasanın Yapılışı olarak iki safhadadır.Historicky vznikly a stále trvají tři typy právních vztahů podle dvou právních předpisů.
Ayrıca sivil itaatsizlik esasına dayalı direniş de giderek yayılmıştır.K sociálním nerovnostem přibyly stále ostřeji vedené národnostní spory.
Dörtlük esasına dayanır.Dál jen při mně stůj 4.
9 kray (bölgeler): esasında oblastlara benzemektedir.9 kraiuri (teritorii): în esență, același lucru ca regiunile.
İşletmenin sürekliliği kavramı maliyet esasının temelini oluşturur.Nevoile actuale ale pieței determină valoarea.
Kâr amacı gütmeyen kuruluş (non-profit) olup editörleri gönüllülük esasına göre çalışır.WCA este o organizație non-profit și tot ceea ce face se bazează pe voluntariat.
Kuvvetler ayrımı esasını ortaya atmıştır.Noi le-am propus să împărțim puterea .
Bildiğimiz meşruti ve cumhuri hükümetler teşkilatı kuvvetler ayrılığı esasına dayalı kabul edilmektedir.Regele și sfătuitorii săi erau gata să dizolve Adunarea Națională cu forță.
Güldürmek esasına dayanıldığından üslûpta bir serbestlik göze çarpar.Unui îndemn la predare i se răspunde cu râsete zeflemitoare.
Bu yöntem kümedeki yıldızların uzayda ortak bir hareket paylaştığı esasına dayanır.Aceste puncte de convergență sugerează că aceste stele au o origine comună.
Bütün omurgalılarda, iskeletin gövde kısmının esası omurgadır.Nu la toate vertebratele se întâlnește acest fenomen de ascensiune a măduvei spinării.
Esasında ne Haçlılar ne de Konstantinopolis ahalisi savaş istemekteydi.Valójában sem a Porta, sem Bécs nem akarta a háborút.
Mu dininin esası, Tanrı’nın tek oluşuna ve ruhsal gelişim için tekrar tekrar doğmak inanışına dayanıyordu.A szertartás maga az isten halálát és újjászületését jelképezte."
Çiftçilerin dayanışma ve ekonomik birliktelikleri esasına dayanır.Saját lovaikkal és gazdasági felszereléseikkel léptek be a gazdák.
"Kânûn-ı Esâsî".A „Kánai menyegző”.
Mücevher yapımında kullanılan beyaz altının esasını teşkil eder.Arany - Ékszerkészítésre használt nyersanyag.
Senato üyeleri gizli oyla dolaylı oy kullanma esasına göre seçilirler.A választók közvetlen, titkos szavazással fejezik ki akaratukat.
Bu program, esasında kütüphanelerden oluşmuş bir yapıdır.Ez az információ ezekből a könyvtárakból jön.
9 kray (bölgeler): esasında oblastlara benzemektedir.Yhdeksän aluepiiriä (krai): nämä ovat hyvin samantyyppisiä kuin alueet.
Bu ise holografinin esasını teşkil etmektedir.Pystyy luomaan hologrammeja.
Bu, elektrik jeneratörlerinin esası oldu.Tämä artikkeli käsittelee sähkögeneraattoria.
Abonelik esasına göre dağıtılır.Erossa heidän omaisuutensa jaetaan.
Bugün (6 mil esasına göre) Ege Denizi'nin %40'ı Yunan karasularıdır.Nykyisin sitä tavataan 40 %:ssa Yhdysvaltojen sisävesireiteistä.
Tek dereceli çoğunluk esasına dayanan seçim kanunu kabul edildi.Asiat ratkaistaan yksinkertaisella äänten enemmistöllä.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod