Esasında Harran şehri Haçlılar için hiç çekici değildi.Mais, certainement la ville des roses n'était pas la bonne destination.
Dolayısıyla 1 Kasım 2014 tarihine kadar olan sürede ağırlıklı oy esasına dayanan sistem uygulanacak.À partir du 1er novembre 2014, une nouvelle procédure de vote à la majorité qualifiée s'applique au Conseil.
Bu isyanın esasında pek çok nedeni vardır.Les causes de cette insurrection étaient multiples.
Eğitimin esası, tayin edilen programın hazmedilmesidir.Ses travaux sont à la base de l'enseignement programmé.
Kafkasya'da kurulacak ordunun esasını vücuda getirmek.Tu vas fouler le corps / De ton ami dans la poussière.
Vakıf tamamen gönüllülük esasına göre çalışmaktadır.Le club fonctionne sur la base du volontariat.
Mu dininin esası, Tanrı’nın tek oluşuna ve ruhsal gelişim için tekrar tekrar doğmak inanışına dayanıyordu.Ça renforce encore plus ma foi en Dieu et en mon voyage spirituel.
43 değişik üye coğrafi bölgelerden eşit temsil esasına göre seçilir.Trente-deux sénateurs sont élus à la représentation proportionnelle.
Tahviller iskonto esasına dayalı olarak satılmaktadır.Ces bourses sont accordées au cas par cas.
Abonelik esasına göre dağıtılır.Distribución por suscripción.
Kâr amacı gütmeyen kuruluş (non-profit) olup editörleri gönüllülük esasına göre çalışır.Phytotaxa no tiene fines de lucro y los científicos editores trabajan de forma voluntaria.
Tek dereceli çoğunluk esasına dayanan seçim kanunu kabul edildi.Después de otra lectura general, se tiene que aprobar el proyecto de ley por una mayoría.
Dörtlük esasına dayanır.Vale cuatro Tantos.
Birincisi zorlayıcı iken ikincisi üzerinde etki kurma ve ikna etme esasına dayalıdır.Ella sabe que lo primero es prácticamente imposible, pero lo segundo...
9 kray (bölgeler): esasında oblastlara benzemektedir.9 Kraj (territori): essenzialmente lo stesso delle oblast'.
Esası, bir müzik parçasının tekrarlanan nakaratıdır.Consiste nella possibilità di ripetere una stessa sezione musicale.
Dolayısıyla 1 Kasım 2014 tarihine kadar olan sürede ağırlıklı oy esasına dayanan sistem uygulanacak.Il Trattato di Lisbona invece stabilisce in tal ambito regole molto precise a partire dal 2014.
Ayrıca sivil itaatsizlik esasına dayalı direniş de giderek yayılmıştır.Si amplierà attivamente sia la disobbedienza civile che la vera e propria diserzione.
Bu isyanın esasında pek çok nedeni vardır.Ci sono molti dubbi riguardo a questa ricostruzione.
Bu, elektrik jeneratörlerinin esası oldu.Azienda produttrice di generatori elettrici.
Esasında son derece lüks bir yaşantı içerisindedirler.В Пределах прекрасного».
1872 yılında "gizli oy" esası kabul edildi.В 1872 году принята система тайной подачи голосов на выборах.
Kuvvetler ayrımı esasını ortaya atmıştır.Чрезвычайное положение развязало им руки.
İnanç esasına dayanan din bilgisi dogmatiktir.Поэтому созданная им теория сознания является дуалистичной.
Yeni Teşkilât-ı Esasîye Kanunu (1924 Anayasası), 20 Nisan 1924 günü kabul edildi.Ратификация Конституции 20 апреля 1924 года.
Esasında ne Haçlılar ne de Konstantinopolis ahalisi savaş istemekteydi.Но величия и торгового могущества ни Византия, ни Константинополь так и не смогли вернуть.
Birçoğu gönüllülük esasına dayanır.Многие уезжали добровольно.
Ben besteciyim esasında bu şarkıları yazana sormak lazım." yanıtını vermiştir.«Вам, вероятно, нужно об этом представить начальству в письменном виде?» — добавил он.
1878 — İngiliz mühendisi Dugal Clerk iki zaman esasına göre çalışan ilk motoru yaptı.В этом же 1876 году шотландский инженер Дугальд Кларк испытал первый удачный 2-тактный двигатель.
Bu sırada bu tepenin esasında çok eski bir ecnebi mezarlık olduğu ortaya çıkmıştır.В качестве доказательства приводится древнее трёхкилометровое кладбище того времени.
Esasında bu heykellerin daha önceden 1000 adedin üstünde olduğu tahmin edilmektedir.Действительно, некоторые утверждают, что оно 1000 стадий в окружности.
Dillerin temel kelime dağarcıklarının çözümlenmesi esasına dayanır.Тренировал серебряных призёров Решат Язычиогуллары.
Bu süreçler sanal ortamda yapılacağı gibi insanların şahsen başvurmaları esasıyla da gerçekleştirelebilir.Особый интерес эти реакции представляют в связи с тем, что они могут протекать и в организме человека.
Abonelik esasına göre dağıtılır.Распространялся по подписке.
Serbestlik esası konuya hakimse de simetrik konum çıkılmamıştır.Вели сидячий образ жизни, но ещё не обладали радиальной симметрией.
Esasında azınlıkta bulundukları için de, hiçbir güçleri kalmayarak ağırlıklarını kaybetmişlerdir.فهم يبخلون خوفًا من ذهاب ما يملكون وهو قليل ثم لا يأتي غيره.
18 Kasım 1920'den Teşkilât-ı Esasîye Kanunu'nun kabulüne kadar iki ay sürecek görüşmeler başladı.و من 18 نوفمبر عام 1920 حتي قبول الدستور بدأت المباحثات التي ستستغرق شهرين.
Yeni Teşkilât-ı Esasîye Kanunu (1924 Anayasası), 20 Nisan 1924 günü kabul edildi.وتمت الموافقة علي الدستور الجديد دستور عام 1924 في يوم 20 إبريل عام 1924 .
Aralarındaki ilişki özgürlük ve bağlılık arasındaki bir denge esasına dayanmaktaydı.جئت من بلد حيث كان هناك تقييد للحوار والحرية.
İdare usûlü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir.إحالة "العليمى" لهيئة مكتب "الشعب" لسبه "المشير" و"حسان".
Birçoğu gönüllülük esasına dayanır.تعتمد في كثير من عملها على المتطوعين.
Musa, Sina dağında Yahudiliğin esâsı olan 10 Emir'i alır.Para tal, revela-se a Moisés, a quem entrega seus Dez Mandamentos no monte Sinai.
"Kânûn-ı Esâsî".«Pergunte ao Jorjão».
Güç, esasında bütün yaşamı yaratan bir enerji alanıdır.A Força é um campo energético criado por todas as coisas vivas.
43 değişik üye coğrafi bölgelerden eşit temsil esasına göre seçilir.Os 32 restantes são eleitos por representação proporcional a nível nacional.
Eski Hintçedeki nāga, İngilizce: 'snake', Germen: *snēk-a Proto-IE: *(s)nēg-o- eşasıllıdır.Do Indo-ariana nāga, cognato de 'Snake' (cobra) em Inglês, Germânico: * snēk-a-, Proto-IE: *(s)nēg-o-.
Birinci İnönü Muharebesinden sonra Teşkilat-ı Esasiye (İlk Anayasa) ilan edilmiştir.Se, por um lado, o A é primo, o prescrito aconteceria.
Esası Rose-Croixlardan alınmıştır.Pertenceu à Ordem rosa-cruz.
Reanimation, Linkin Park'ın 2002 yılında Hybrid Theory albümünün şarkıları esasında çıkardığı remix albümdür.Linkin Park chegou à fama internacional em 2000 quando lançaram o álbum Hybrid Theory.
1876'da Kanunı Esasi ilan edildi.No obstante, a lei foi sancionada em 1826.
Tek eşle evlilik esası getirildi.Sim, casamento com mesmos direitos.
II. Meşrutiyet döneminde padişaha bağlılık anlayışından padişahın anayasaya bağlılığı esasına geçildi.Em troca, o beneficiado passava a dever fidelidade ao seu senhor.
ABD başkanlık seçimleri bu seçiciler kurulu üyelerinin belirlenmesi esası üzerine kurulmuş bir sistemdir.Presidentes dos Estados Unidos são um alvo comum para tais afirmações.
Terdid sanatının esası, sözü tahmin edilmeyen ters bir sonuca bağlamaya dayanır.Por fim, as formas do verbo haver ligadas à preposição de deixaram de ter hífen.
Birçoğu gönüllülük esasına dayanır.A maioria são voluntárias .
İşletmenin sürekliliği kavramı maliyet esasının temelini oluşturur.A essência do conceito está em gerar valor para negócios.
Şarkıyla ilgili olarak "'Give It 2 Me' esasında anlam olarak bunun zıddı.'I Love You Because' is present met twee versies.
Musa, Sina dağında Yahudiliğin esâsı olan 10 Emir'i alır.Er is consensus binnen de islam dat Mozes op de berg Sinaï tien geboden kreeg.
Bu süreçler sanal ortamda yapılacağı gibi insanların şahsen başvurmaları esasıyla da gerçekleştirelebilir.Men kan zelfs de vraag stellen of ruimtelijke processen als zodanig bestaan.
Her tur verilen konu İngiliz Parlamenter Sistemi esasına dayanarak tartışılır.Debatten tijdens het toernooi worden gehouden in de Brits-parlementaire debatvorm.