Ana içeriğe geç
Sözlük

esasi ile cümle

esasi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Esasında o bir dj.Eigenlijk is ze een soort DJ.
Esasında o bir dj.In pratica è una DJ...
Esasında o bir dj.Je to v zásadě DJ.
Esasında o bir dj.사실상 그녀는 진행자이자,
Esasında o bir dj.Practic, este un DJ.
Esasında o bir dj.Sie ist im Grunde ein DJ.
Esasında o bir dj.Trên cơ bản, cô ta như một nhà điều khiển âm nhạc.
Esasında o bir dj.Tulajdonképpen egy DJ.
Esasında o bir dj.Właściwie, jest didżejem.
Esasında o bir dj.Βασικά είναι σαν μια ντι-τζέι.
Esasında o bir dj.По сути, она диджей.
Esasında o bir dj.По същество тя е дисководещ.
Esasında o bir dj.היא תקליטנית, למעשה.
Esasında o bir dj.بشكل أساسي هي مثل المنسق الموسيقي (الدي جاي).
Esasında o bir dj.目の前にある素材を把握し
Esasında ortada hiçbir öğrenme eğrisi olmazdı.Bo niewiele się zmieniło.
Esasında ortada hiçbir öğrenme eğrisi olmazdı.Der ville reelt set ikke være nogen læringskurve.
Esasında ortada hiçbir öğrenme eğrisi olmazdı.Er zou haast geen leercurve zijn.
Esasında ortada hiçbir öğrenme eğrisi olmazdı.Es hat nahezu kein Lernprozess stattgefunden.
Esasında ortada hiçbir öğrenme eğrisi olmazdı.Gyakorlatilag nem kellene semmi ujat tanulnia.
Esasında ortada hiçbir öğrenme eğrisi olmazdı.Il n'y aurait quasiment aucune courbe d'apprentissage.
Esasında ortada hiçbir öğrenme eğrisi olmazdı.일하실 수 있을거에요. 말 그대로 사전 자체가 변한 점이 없거든요.
Esasında ortada hiçbir öğrenme eğrisi olmazdı.Non ci sarebbe nessuna curva di apprendimento virtuale.
Esasında ortada hiçbir öğrenme eğrisi olmazdı.No tendría que aprender nada nuevo.
Esasında ortada hiçbir öğrenme eğrisi olmazdı.Practic n-ar avea nimic nou de învăţat.
Esasında ortada hiçbir öğrenme eğrisi olmazdı.Rõ ràng là không có sự khó khăn trong việc đào tạo nào.
Esasında ortada hiçbir öğrenme eğrisi olmazdı.Učna krivulja se praktično ne bi spremenila.
Esasında ortada hiçbir öğrenme eğrisi olmazdı.Δεν θα υπήρχε στην ουσία καμπύλη εκμάθησης.
Esasında ortada hiçbir öğrenme eğrisi olmazdı.Ми нічому не навчилися з тих пір.
Esasında ortada hiçbir öğrenme eğrisi olmazdı.Мы ничему не научились с тех пор.
Esasında ortada hiçbir öğrenme eğrisi olmazdı.Не би имало практически никакво обучение.
Esasında ortada hiçbir öğrenme eğrisi olmazdı.למעשה לא תהיה עקומת למידה כלל
Esasında ortada hiçbir öğrenme eğrisi olmazdı.في الغالب لن يكون هناك أية تقييم له في تعلمه .
Esasında ortada hiçbir öğrenme eğrisi olmazdı.コンピュータがあるじゃないかと言う人もいます
Esasında, sadece 1 ile çarpmış oluyoruz.그냥 우변에 1을 곱하는 것과 같은 결과가 나오겠지요.
Esasında, sadece 1 ile çarpmış oluyoruz.Esencialmente estamos multiplicando sólo de 1.
Esasında, sadece 1 ile çarpmış oluyoruz.Estamos essencialmente apenas multiplicando por 1.
Esasında, sadece 1 ile çarpmış oluyoruz.W istocie mnożymy jedynie przez 1.
Esasında, sadece 1 ile çarpmış oluyoruz.אנו למעשה רק כופלים ב 1.
Esasında, sadece 1 ile çarpmış oluyoruz.نحن في الأساس نضرب في 1.
Esasında, sadece 1 ile çarpmış oluyoruz.どうなるでしょう?
Esasında şehir bize yaklaştı.Dewan Kota sebetulnya mendekati kami.
Esasında şehir bize yaklaştı.Die Stadt kam tatsächlich auf uns zu.
Esasında şehir bize yaklaştı.In realtà fu la città a rivolgersi a noi.
Esasında şehir bize yaklaştı.도시와 사람을 실제로 연결하는 것에 대해서요.
Esasında şehir bize yaklaştı.La ciudad de hecho nos contactó.
Esasında şehir bize yaklaştı.La municipalité nous a contacté.
Esasında şehir bize yaklaştı.Orașul ne-a abordat, de fapt.
Esasında şehir bize yaklaştı.W rzeczywistości to miasto nam go podsunęło.
Esasında şehir bize yaklaştı.Всъщност, градът се свърза с нас.
Esasında şehir bize yaklaştı.Город стал нам ближе.
Esasında şehir bize yaklaştı.למעשה, העיר פנתה אלינו.
Esasında şehir bize yaklaştı.المدينة تعاملت معنا
Esasında sulak arazi olan bölgede et sığırı yetiştiriyorlardı.Allevavano bovini su quella che prima era essenzialmente una zona paludosa.
Esasında sulak arazi olan bölgede et sığırı yetiştiriyorlardı. Bunu araziyi kurutarak yapıyorlardı.Εκτρέφαν βοοειδή σ'αυτούς τους, επί το πλείστον, υγροβιότοπους αφού αποξήραναν τη γη.
Esasında sulak arazi olan bölgede et sığırı yetiştiriyorlardı.Chovali krávy v místě, kde byly v podstatě mokřiny.
Esasında sulak arazi olan bölgede et sığırı yetiştiriyorlardı.Criavam gado bovino, naquilo que era basicamente uma zona húmida.
Esasında sulak arazi olan bölgede et sığırı yetiştiriyorlardı.De födde upp nötkreatur på vad som var mestadels våtmarker.
Esasında sulak arazi olan bölgede et sığırı yetiştiriyorlardı.Ei creşteau vite în zona care era de fapt o mlaştină.
Esasında sulak arazi olan bölgede et sığırı yetiştiriyorlardı.Họ đã chăn bò trên một vùng mà thật ra là các khu đầm lầy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod