Esasında, "Hoşnutluk" (Pleasure) adlı ve boşlukta duyusal zevk hakkında olan bir kitabı bitirmekteyizDe fapt, acum terminăm o carte numită "Plăcere", în care este vorba despre plăcerea senzuală a spațiilor.
Esasında, "Hoşnutluk" (Pleasure) adlı ve boşlukta duyusal zevk hakkında olan bir kitabı bitirmekteyizDe hecho, estamos terminando un libro que se llama "Placer," el cual se refiere a placer sensual en espacios.
Esasında, "Hoşnutluk" (Pleasure) adlı ve boşlukta duyusal zevk hakkında olan bir kitabı bitirmekteyiz사실 우리는 "즐거움"과 관련된 책을 마무리하던 중이었습니다. 공간과 관련된 감각적 즐거움과 관련된 책이었는데요,
Esasında, "Hoşnutluk" (Pleasure) adlı ve boşlukta duyusal zevk hakkında olan bir kitabı bitirmekteyizNous terminons un livre qui s'appelle "Plaisir", qui parle de plaisir sensuel dans certains espaces.
Esasında, "Hoşnutluk" (Pleasure) adlı ve boşlukta duyusal zevk hakkında olan bir kitabı bitirmekteyizWir beenden gerade sogar ein Buch namens "Pleasure", über Sinnesfreuden in Räumen.
Esasında, "Hoşnutluk" (Pleasure) adlı ve boşlukta duyusal zevk hakkında olan bir kitabı bitirmekteyizלמעשה אנחנו מסיימים כעת ספר שנקרא "הנאה", שהוא אודות הנאה חושנית בחללים.
Esasında, "Hoşnutluk" (Pleasure) adlı ve boşlukta duyusal zevk hakkında olan bir kitabı bitirmekteyizفي الحقيقة، كنا على وشك الانتهاء من كتاب يدعى "المتعة" و هو عبارة عن المتعة الحسية في المساحات
Esasında kendinizi temsilen... ...bir cenazedesin.A vy v podstatě máte pohřeb, na kterém můžete být.
Esasında kendinizi temsilen... ...bir cenazedesin.Et vous avez en fait un enterrement auquel vous êtes présent.
Esasında kendinizi temsilen... ...bir cenazedesin.E vocês na essência têm um funeral em que conseguem estar presentes.
Esasında kendinizi temsilen... ...bir cenazedesin.În esenţă ai parte de o înmormântare la care eşti prezent.
Esasında kendinizi temsilen... ...bir cenazedesin.In sostanza ti fanno un funerale al quale hai la fortuna di essere presente da vivo.
Esasında kendinizi temsilen... ...bir cenazedesin.Je hebt in wezen een begrafenis waarbij je zelf aanwezig bent.
Esasında kendinizi temsilen... ...bir cenazedesin.그리고 나서 여러분들은 실제로 장례식을 선물로 받게되는거죠.
Esasında kendinizi temsilen... ...bir cenazedesin.Tulajdonképpen van egy temetésed, amin részt vehetsz.
Esasında kendinizi temsilen... ...bir cenazedesin.Und alles in allem hast du eine Beerdigung bei der du selbst anwesend bist.
Esasında kendinizi temsilen... ...bir cenazedesin.Và cơ bản là bạn đã có một đám tang cho mình mà chính bạn được hiện diện.
Esasında kendinizi temsilen... ...bir cenazedesin.V podstate máte pohreb, na ktorom ste prítomní
Esasında kendinizi temsilen... ...bir cenazedesin.W gruncie rzeczy, idziesz na pogrzeb na którym jesteś potrzebny.
Esasında kendinizi temsilen... ...bir cenazedesin.Y básicamente tienes tu funeral estando presente.
Esasında kendinizi temsilen... ...bir cenazedesin.Κι εσύ στην ουσία κάνεις την κηδεία σου, στην οποία βρίσκεσαι παρών.
Esasında kendinizi temsilen... ...bir cenazedesin.И ти един вид имаш погребение, на което присъстваш.
Esasında kendinizi temsilen... ...bir cenazedesin.По существу, это и есть твои похороны, на которых ты должен присутствовать.
Esasında kendinizi temsilen... ...bir cenazedesin.ובמהות יש לך הלוויה שאתה זוכה להיות נוכח בה.
Esasında kendinizi temsilen... ...bir cenazedesin.بينما أنت في جنازة عليك حضورها
Esasında kendinizi temsilen... ...bir cenazedesin.葬式を行うわけです これは僕の父と母です
Esasında konut sorununa göz atmak için Afrika'ya gitmiştik.3日以内に 問題は住宅ではないと気づきました
Esasında konut sorununa göz atmak için Afrika'ya gitmiştik.Am plecat în Africa, inițial pentru a arunca o privire asupra temei locuințelor.
Esasında konut sorununa göz atmak için Afrika'ya gitmiştik.Chúng tôi tới châu Phi, bắt đầu xem xét vấn đề nhà ở
Esasında konut sorununa göz atmak için Afrika'ya gitmiştik.Fomos a África, com a intenção de verificar o problema de habitação.
Esasında konut sorununa göz atmak için Afrika'ya gitmiştik.Fuimos a África, originalmente a observar un problema de vivienda.
Esasında konut sorununa göz atmak için Afrika'ya gitmiştik.Kami menuju Afrika, tadinya untuk meninjau perumahannya
Esasında konut sorununa göz atmak için Afrika'ya gitmiştik.주거문제를 살펴보려고 아프리카에 갔습니다만,
Esasında konut sorununa göz atmak için Afrika'ya gitmiştik.Nous sommes allés en Afrique, à l'origine pour se renseigner sur la crise du logement.
Esasında konut sorununa göz atmak için Afrika'ya gitmiştik.Odišli sme do Afriky pozrieť sa na ich problém s bývaním.
Esasında konut sorununa göz atmak için Afrika'ya gitmiştik.Pojechaliśmy do Afryki, pierwotnie - aby spojrzeć na problemy mieszkaniowe.
Esasında konut sorununa göz atmak için Afrika'ya gitmiştik.Siamo andati in Africa, originalmente per affrontare la questione abitativa.
Esasında konut sorununa göz atmak için Afrika'ya gitmiştik.We gingen naar Afrika, aanvankelijk om het het huizenprobleem te bekijken.
Esasında konut sorununa göz atmak için Afrika'ya gitmiştik.Wir fuhren nach Afrika, um eigentlich die Behausungsverhältnisse zu beobachten.
Esasında konut sorununa göz atmak için Afrika'ya gitmiştik.Πήγαμε στην Αφρική, αρχικά για να εξετάσουμε το ζήτημα στέγασης.
Esasında konut sorununa göz atmak için Afrika'ya gitmiştik.Ние отидохме в Африка, първоначално за да разгледаме проблема за жилищата
Esasında konut sorununa göz atmak için Afrika'ya gitmiştik.С обозначенными вопросами жилищного строительства мы приезжаем в Африку.
Esasında konut sorununa göz atmak için Afrika'ya gitmiştik.הגענו לאפריקה כדי לבדוק את בעיות הדיור שם
Esasında konut sorununa göz atmak için Afrika'ya gitmiştik.ذهبنا لأفريقيا، في البداية لنرى مشكلة الاسكان.
Esasında mühendisliğini yapardım.Ich konstruierte es praktisch.
Esasında mühendisliğini yapardım.Ik heb het min of meer zelf ontwikkeld.
Esasında mühendisliğini yapardım.J'en faisais en fait l'ingénierie.
Esasında mühendisliğini yapardım.기초적인 설계를 하고
Esasında mühendisliğini yapardım.l-am proiectat,
Esasında mühendisliğini yapardım.L'ho essenzialmente progettato.
Esasında mühendisliğini yapardım.Projektowałem go.
Esasında mühendisliğini yapardım.Và cơ bản làm phần kỹ thuật cho nó.
Esasında mühendisliğini yapardım.Έκανα τον βασικό σχεδιασμό του.
Esasında mühendisliğini yapardım.По същество аз му бях инженер.
Esasında mühendisliğini yapardım.אני למעשה תכננתי אותו.
Esasında mühendisliğini yapardım.بشكل اساسي قمت بعمل الشق الهندسي الخاص بها
Esasında mühendisliğini yapardım.制作しました
Esasında o bir dj.Basicamente, ela é uma DJ.
Esasında o bir dj.Básicamente ella es un deejay.
Esasında o bir dj.Dia seperti DJ.