Bir kişiyi ele alalım ve esasen tüm bir kasabanın sağladığını, bize vermelerini isteyelim.우리는 근본적으로 한 사람에게 한 개의 마을이 제공하던 것을 요구하고 있는 것입니다.
Bir kişiyi ele alalım ve esasen tüm bir kasabanın sağladığını, bize vermelerini isteyelim.Så vi kommer til en person, og beder dem dybest set om at give os det en hel landsby plejede at give os:
Bir kişiyi ele alalım ve esasen tüm bir kasabanın sağladığını, bize vermelerini isteyelim.Wymagamy od jednej osoby aby dawała to wszystko, co kiedyś dawała cała wieś.
Bir kişiyi ele alalım ve esasen tüm bir kasabanın sağladığını, bize vermelerini isteyelim.Καταλήγουμε λοιπόν σε ένα άτομο και βασικά του ζητάμε να μας δώσει, ό,τι κάποτε παρείχε ολόκληρο χωριό:
Bir kişiyi ele alalım ve esasen tüm bir kasabanın sağladığını, bize vermelerini isteyelim.Ми приходимо до однієї людини і по суті просимо її дати нам те, що може дати ціле поселення людей.
Bir kişiyi ele alalım ve esasen tüm bir kasabanın sağladığını, bize vermelerini isteyelim.Отиваме при даден човек и всъщност искаме от него да ни даде това, което едно време осигуряваше цяло село.
Bir kişiyi ele alalım ve esasen tüm bir kasabanın sağladığını, bize vermelerini isteyelim.אז אנו באים לאדם אחד ויחיד, ובעצם דורשים ממנו לתת לנו את מה שסיפק פעם כפר שלם:
Bir kişiyi ele alalım ve esasen tüm bir kasabanın sağladığını, bize vermelerini isteyelim.لذلك نحن نأتي لشخص واحد ، و نقوم بطرح السؤال ليعطونا ما كانت توفره لنا قرية بأكملها :
Bir kişiyi ele alalım ve esasen tüm bir kasabanın sağladığını, bize vermelerini isteyelim.その昔は村全体が与えてくれたものでした 私達が求めるのは 帰属感、身分、継続性
Bir şeyin üstünü alıp sonra onun da üstünü aldığınızda esasen üstleri çarpabilirsiniz.어떤 수의 지수에 지수를 취할 때요, 단지 지수를 곱하면 됩니다---
Bir şeyin üstünü alıp sonra onun da üstünü aldığınızda esasen üstleri çarpabilirsiniz.--عندما ترفع عدد ما لأس ومن ثم ترفع المقدار ككل لأس آخر فيمكنك بهذه الحالة ان تضرب الأسس--
Biz esasen üç ayrık alanda çalışmak durumundaydık, ve her biri, binanın boyutlarından baya baya küçüktü.각기 다른 부지에 작업을 해야했습니다. 각각 부지가 건물에 비하면 아주 아주 작았죠.
Biz esasen üç ayrık alanda çalışmak durumundaydık, ve her biri, binanın boyutlarından baya baya küçüktü.Precisámos de trabalhar em três locais diminutos, todos muito mais pequenos do que o tamanho do edifício.
Biz esasen üç ayrık alanda çalışmak durumundaydık, ve her biri, binanın boyutlarından baya baya küçüktü.We moesten werken op 3 discrete sites. Elk van hen veel kleiner dan de grootte van het gebouw.
Biz esasen üç ayrık alanda çalışmak durumundaydık, ve her biri, binanın boyutlarından baya baya küçüktü.Всъщност трябваше да работим на три отделни места, всички далеч, далеч по-малки от размера на сградата.
Biz esasen üç ayrık alanda çalışmak durumundaydık, ve her biri, binanın boyutlarından baya baya küçüktü.Ми мали працювати на трьох окремих майданчиках, кожен з яких був меншим за розміром, ніж сама будівля.
Biz esasen üç ayrık alanda çalışmak durumundaydık, ve her biri, binanın boyutlarından baya baya küçüktü.בשלושה אתרים שונים, כולם קטנים בהרבה מגודל הבניין.
Biz esasen üç ayrık alanda çalışmak durumundaydık, ve her biri, binanın boyutlarından baya baya küçüktü.بثلاثة مواقع منفصلة كل منها بشكل جيد، جيد بشكل أصغر من حجم المبنى.
Bu, doğru değil. Esasen olan şu:Αυτό δεν είναι αλήθεια.
Bu durumda, R2'de iki aynı doğrultuda vektörümüz olduğunda, esasen açıklıkları bu çizgiye düşüyor.V tomto případě, když máme dva kolineární vektory v R2 jejich obal se zredukuje do této přímky.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.E é aí que as coisas ficam interessantes, quando começarmos a fazer crowd source dessa informação.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.E qui diventa interessante, quando si raccoglieranno tutte queste informazioni.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.És akkor lesznek igazán érdekesek, mikor mindezeket az információkat egybegyűjtjük.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.Et c'est là que ça devient intéressant, quand on commence externaliser ces informations de façon ouverte.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.Het wordt pas interessant als we al die informatie beginnen te crowd-sourcen.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.Hier wird es interessant, wenn wir dann anfangen, diese Informationen zu crowdsourcen.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.In takrat postane zanimivo, ko bomo začeli s crowdsourcingom teh informacij.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.I robi cię ciekawie kiedy zaczynamy gromadzić te informacje.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.그 때가 바로 이 기술이 주목을 받고 이 정보를 크라우드소싱하기 시작하는 때입니다.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.Și acum devine interesant, când începem să punem informația la comun.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.Y se pone interesante cuando empezamos a producir colectivamente esa información.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.Τότε θα γίνει ενδιαφέρον, όταν θ' αρχίσουμε να πληθοπορίζουμε αυτές τις πληροφορίες.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.И ето тогава става интересно, когато започнем да събираме от хората тази информация.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.И станет ещё интереснее, когда мы начнём распределять обработку этой информации.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.ושם זה נהיה מעניין, כאשר נתחיל לעשות מיקור המונים עם כל המידע הזה,
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.وما سيكون مثيرا للاهتمام، هو تجميع هذه المعلومات من الجماهير.
Bu durum esasen bu bilgiyi toparlamaya ve paylaşmaya başladığımızda daha ilginç hale gelecek.私たちは個別化治療薬の時代に突入します
Bu esasen ABD'den üretim bazında bir şeyleri götürüyor.To istotnie okrada bazę przemysłową USA.
Bu esasen ABD'den üretim bazında bir şeyleri götürüyor.To v podstate "kradne" priemysel z USA.
Bu esasen aşağı inen suyu toplayan bir ağaca benziyor.Básicamente es como un árbol que recolecta agua caída.
Bu esasen aşağı inen suyu toplayan bir ağaca benziyor.Es ist im Prinzip wie ein Baum, der Wasser, das hinab kommt, sammelt.
Bu esasen aşağı inen suyu toplayan bir ağaca benziyor.Este ca un arbore ce colectează apa ce se scurge în jos.
Bu esasen aşağı inen suyu toplayan bir ağaca benziyor.Ez gyakorlatilag olyan, mint egy fa amely összegyűjti a lezúduló vizet.
Bu esasen aşağı inen suyu toplayan bir ağaca benziyor.Fondamentalmente è come un albero che raccoglie acqua che scende.
Bu esasen aşağı inen suyu toplayan bir ağaca benziyor.Jest z tym tak jak z drzewem pobierającym wodę.
Bu esasen aşağı inen suyu toplayan bir ağaca benziyor.Je to v podstatě jako strom, který zachycuje vodu směrem dolů.
Bu esasen aşağı inen suyu toplayan bir ağaca benziyor.나무가 비를 한 곳으로 모으듯이, 지하도 계속 물을 모읍니다.
Bu esasen aşağı inen suyu toplayan bir ağaca benziyor.Sommairement c'est comme un arbre collectant l'eau qui descend.
Bu esasen aşağı inen suyu toplayan bir ağaca benziyor.Về cơ bản nó giống như một cái cây đang tập trung nước chảy xuống.
Bu esasen aşağı inen suyu toplayan bir ağaca benziyor.Είναι βασικά σαν ένα δέντρο που συλλέγει νερό να έρχεται κάτω.
Bu esasen aşağı inen suyu toplayan bir ağaca benziyor.Това е нещо като дърво, събиращо водата, която слиза надолу.
Bu esasen aşağı inen suyu toplayan bir ağaca benziyor.Это, в общем-то, как дерево, которое собирает просачивающуюся вниз воду.
Bu esasen aşağı inen suyu toplayan bir ağaca benziyor.באופן בסיסי זה כמו עץ שאוסף מים שיורדים למטה.
Bu esasen aşağı inen suyu toplayan bir ağaca benziyor.انها في الاساس مثل شجرة تجمع المياه النازلة.
Bu esasen aşağı inen suyu toplayan bir ağaca benziyor.そしてついには、こういう恐ろしく危険な場所に到達し
Bu esasen DARPA'nın çok önemli projelerinden birisi-Acesta este, de fapt, în DARPA, un foarte important --
Bu esasen DARPA'nın çok önemli projelerinden birisi-이것은 실제로는 DARPA의 매우 중요한 -- 여기서 DARPA는 미 국방부의 연구기관인 방위고등연구계획국입니다. --
Bu esasen DARPA'nın çok önemli projelerinden birisi- DARPA, Savunma Sanayi Araştırma Ajansı'dir.Ez itt a DARPA -- a DARPA az USA védelmi, katonai kutatásokkal foglalkozó szerve -- egyik projektje.
Bu esasen DARPA'nın çok önemli projelerinden birisi- DARPA, Savunma Sanayi Araştırma Ajansı'dir.Jedná se o jednu z nejvýznamějších projektů agentury DARPA -- organizace výzkumu obrany --
Bu esasen DARPA'nın çok önemli projelerinden birisi-Đây chính là một dự án rất quan trọng của DARPA --