Ana içeriğe geç
Sözlük

esasen ile cümle

esasen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aslında, kimse esasen hiçbir şey bilmiyor.Ale náboj je vlastnost částic a předmětů, stejně jako hmotnost.
Aslında, kimse esasen hiçbir şey bilmiyor.Al momento, nessuno ne sa veramente qualcosa.
Aslında, kimse esasen hiçbir şey bilmiyor. Ama yük parçacıkların ve nesnelerin bir niteliğidir.Mais la charge est une propriété des particules et des objets, tout comme la masse.
Aslında, kimse esasen hiçbir şey bilmiyor. Ama yük parçacıkların ve nesnelerin bir niteliğidir.Mas cobrar é uma propriedade das partículas e objetos, assim como em massa.
Aslında, kimse esasen hiçbir şey bilmiyor. Ama yük parçacıkların ve nesnelerin bir niteliğidir.Но зарядът е свойство на частиците и обектите,точно като масата.
Aslında, kimse esasen hiçbir şey bilmiyor.Eigentlich weiß niemand wirklich irgendetwas.
Aslında, kimse esasen hiçbir şey bilmiyor.Faktisk ved ingen egentlig noget om noget.
Aslında, kimse esasen hiçbir şey bilmiyor.Pero la carga es una propiedad de las partículas y
Aslında, kimse esasen hiçbir şey bilmiyor.Właściwie, nikt nie wie niczego...
Aslında, kimse esasen hiçbir şey bilmiyor.На самом деле никто действительно принципиально ничего не знает.
Aslında, kimse esasen hiçbir şey bilmiyor.יודע מזה זה. ולמען האמת, אף אחד לא באמת
Aslında, kimse esasen hiçbir şey bilmiyor.فى الحقيقة لا احد اساسا يعرف اى شئ .
Aslolan, bu araç koltuklarının esasen pek bir işlevi olmadığıdır.E doar că la urma urmei, scaunele auto nu fac foarte mult.
Aslolan, bu araç koltuklarının esasen pek bir işlevi olmadığıdır.È proprio che sostanzialmente i seggiolini non fanno granché.
Aslolan, bu araç koltuklarının esasen pek bir işlevi olmadığıdır.Es ist eben nur so, dass Kindersitze nicht viel bewirken.
Aslolan, bu araç koltuklarının esasen pek bir işlevi olmadığıdır.Fundamenteel halen autozitjes niet veel uit.
Aslolan, bu araç koltuklarının esasen pek bir işlevi olmadığıdır.아니라는 점을 암시합니다. 근본적으로 카시트가 그리 엄청난 것은 아니라는 거죠.
Aslolan, bu araç koltuklarının esasen pek bir işlevi olmadığıdır. Ve işte çarpışma.No fundo, as cadeiras auto não estão a fazer grande coisa.
Aslolan, bu araç koltuklarının esasen pek bir işlevi olmadığıdır.Βασικά, τα καθίσματα δεν ωφελούν και πολύ.
Aslolan, bu araç koltuklarının esasen pek bir işlevi olmadığıdır.מה שמסכן את הילדים. הבעיה היא שכיסאות הבטיחות .לא עושים הרבה מלכתחילה
Aslolan, bu araç koltuklarının esasen pek bir işlevi olmadığıdır.وتعريضهم للخطر , لكن بشكل جوهري مقاعد السيارات لا تفعل الكثير
Aslolan, bu araç koltuklarının esasen pek bir işlevi olmadığıdır.チャイルドシートでは十分ではないのです タイミングをあわせてあります
Bazen böyle yazılır. Bazen esasen proton sayısı da yazılır.A někdy se vlastně uvádí také číslo protonů.
Bazen böyle yazılır. Bazen esasen proton sayısı da yazılır.Nogle gange skrives sådan, og nogle gange skriver man også antallet af protoner. .
Bazen esasen proton sayısı da yazılır.A czasem zapisuje się również liczbę protonów.
Bazen esasen proton sayısı da yazılır.A niekedy doknca napíšu taktiež počet protónov.
Bazen esasen proton sayısı da yazılır.Dan kadang-kadang mereka benar-benar akan menulis nomor proton juga.
Bazen esasen proton sayısı da yazılır.E às vezes pode aparecer escrito também o número de protões.
Bazen esasen proton sayısı da yazılır.E qualche volta viene anche scritto col numero di protoni.
Bazen esasen proton sayısı da yazılır.Et parfois ils vont même écrire le nombre de protons.
Bazen esasen proton sayısı da yazılır. Karbon 12 yazmamızın nedeni,Tämä on...
Bazen esasen proton sayısı da yazılır.어떤 경우에는 실제로 양성자의 수도 함께 쓰기도 합니다.
Bazen esasen proton sayısı da yazılır.Mitunter wird die Anazhl der Protonen ebenfalls angegeben.
Bazen esasen proton sayısı da yazılır.Och ibland skriver dom faktiskt antalet protoner också.
Bazen esasen proton sayısı da yazılır.Soms zo geschreven. Soms schrijven we het aantal protonen ook.
Bazen esasen proton sayısı da yazılır.Y a veces tambièn se escribe el número de protones..
Bazen esasen proton sayısı da yazılır.Και μερικές φορές θα αναγράφεται και ο αριθμός των πρωτονίων.
Bazen esasen proton sayısı da yazılır.А понякога те ще изпишат и броя на протоните.
Bazen esasen proton sayısı da yazılır.Иногда может быть записано также и количество протонов.
Bazen esasen proton sayısı da yazılır.Іноді просто записують кількість протонів.
Bazen esasen proton sayısı da yazılır.ולפעמים יכתבו את מספר הפרוטונים גם כן.
Bazen esasen proton sayısı da yazılır.و في بعض الأحيان ستكتب عدد البروتونات أيضا
Bazen esasen proton sayısı da yazılır.そして時々,陽子の数を書くこともあります. これが炭素12と書く理由です.
Benim önerdiğim bu kumtaş duvarlar esasen 3 şeyi yapıyor.(1)砂粒同士を結合することで
Benim önerdiğim bu kumtaş duvarlar esasen 3 şeyi yapıyor.A parede de arenito que proponho faz essencialmente três coisas.
Benim önerdiğim bu kumtaş duvarlar esasen 3 şeyi yapıyor.Bức tường sa thạch mà tôi đề xuất ra có thể giải quyết được 3 việc.
Benim önerdiğim bu kumtaş duvarlar esasen 3 şeyi yapıyor.Ce mur de grès que je propose fait en gros trois choses.
Benim önerdiğim bu kumtaş duvarlar esasen 3 şeyi yapıyor.Deze muur uit zandsteen die ik voorstel, doet in wezen drie dingen.
Benim önerdiğim bu kumtaş duvarlar esasen 3 şeyi yapıyor.Die Sandsteinmauer, die ich vorschlage tut im Wesentlichen drei Dinge.
Benim önerdiğim bu kumtaş duvarlar esasen 3 şeyi yapıyor.Este muro de arenisca que propongo hace básicamente tres cosas.
Benim önerdiğim bu kumtaş duvarlar esasen 3 şeyi yapıyor.제가 제시하는 사암벽은 기본적으로 세 가지 역할을 합니다.
Benim önerdiğim bu kumtaş duvarlar esasen 3 şeyi yapıyor.Questo muro di arenaria che propongo in sostanza fa tre cose.
Benim önerdiğim bu kumtaş duvarlar esasen 3 şeyi yapıyor.Tembok batu pasir yang saya usulkan pada dasarnya berguna untuk tiga hal.
Benim önerdiğim bu kumtaş duvarlar esasen 3 şeyi yapıyor.Zidul de nisip pe care îl propun are în esenţă trei funcţii.
Benim önerdiğim bu kumtaş duvarlar esasen 3 şeyi yapıyor.Αυτό το ψαμμιτικό τείχος που προτείνω κάνει κατ' ουσίαν τρία πράγματα.
Benim önerdiğim bu kumtaş duvarlar esasen 3 şeyi yapıyor.Тази пясъчникова стена, която предлагам, по същество прави три неща.
Benim önerdiğim bu kumtaş duvarlar esasen 3 şeyi yapıyor.חומת אבן החול הזו שאני מציע עושה בעצם שלושה דברים.
Benim önerdiğim bu kumtaş duvarlar esasen 3 şeyi yapıyor.إن الجدار المكون من الحجر الرملي الذي اقترحته سيقوم بثلاثة مهام
Bir kişiyi ele alalım ve esasen tüm bir kasabanın sağladığını, bize vermelerini isteyelim.Aşa că ne adresăm unei persoane şi îi cerem să ne dea ceea ce odată oferea un sat întreg:
Bir kişiyi ele alalım ve esasen tüm bir kasabanın sağladığını, bize vermelerini isteyelim.Así que escojemos a una persona y básicamente le pedimos que nos dé lo que antes toda la aldea solía dar:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod