Ana içeriğe geç
Sözlük

esasen ile cümle

esasen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu hizmet 1940 Ağustos'unda esasen askeri amaçla kullanılan ek mavnalarla genişletilmiştir.1940年8月にはこれに加え、軍用のはしけの便も設けられた。
Esasen Boğaz'a mayın döşenmesi ile ilgili elde hazır bir plan vardır.又天馬から降りて剣を振るシーンも僅かにある。
Ağrı daha az yaygın olarak, esasen başın arka ya da üst kısmında meyana gelebilir.頭痛に左右差がなく、頭全体あるいは後頭部よりの痛みである。
Biçim değiştirme esasen bir nesnenin özelliklerini değiştirme sanatıdır.好みを変えるとは、物事を感じるやり方を変えることである。
İçindeki maddenin aşırı sıkışması yüksek yoğunluğa neden olur, çünkü muhtemelen esasen hidrojendir.行星內部物質被極度壓縮使其密度極高,這是因為它可能主要由氫組成。
Hastalardan esasen normal bir yaşam süresi beklenir.经过治疗,患者会拥有正常的预期寿命。
Her ikisi isim haricinde esasen birbiriyle aynı.可是她們是兩個人來的,巧合的相同名字。
1950'lerden 1980'lere kadar, merkezî hükûmetin gelirleri esasen devlete verilen kârlardan kaynaklanıyordu.直至1950年代,TTC的收入主要來自乘客車資。
450 yılında, esasen askeri ve mali zorunluluklar sonucu kurulan meclis.450年,从军南征,任宣威将軍。
Esasen Diodorus'a göre Hydarnes emrindeki bu birlik 20 bin kişilik bir kuvvettir.디오도로스에 따르면, 히다르네스는 2만명의 병력을 이 임무에 투입했다고 한다.
ABD'de satılan çoğunluk, esasen aromalı biradır.코로나 맥주는 미국에서 가장 많이 팔리는 수입 맥주이다.
Esasen aynı gün içinde yer alan iki çatışmadır.그 날 밤 바에 있는 두 사람.
Esasen bu durum da onun üstlendiği tarihsel rolle denk düşer.ויותר מכל, הוא מבין את טיבו האמיתי של הסיפור שהוא מספר.
Seçmelere esasen Artie Abrams rolü için katıldı ve Chicago müzikalinden "Mr. Cellophane" şarkısını icra etti.במקור, קולפר נבחן לדמותו של ארטי אברמס, וביצע באודישן את השיר "mr. cellophane" מתוך המחזמר "שיקגו".
Esasen bu Sisam koloni yerleşmesinin yeri olarak Tekirdağ merkezi olarak düşünülmekteydi.לאחר תקיפה זו נחשב שדה זה למושבת.
Esasen protestan okurlar kendisinin yazılarını otorite olarak almazlar.חלקן אף היו מנוגדות לכתב הזכויות שלו.
Ağrı daha az yaygın olarak, esasen başın arka ya da üst kısmında meyana gelebilir.По-рядко може да се появи болка основно в задната или горната част на главата.
Esasen alyuvarlar (beyaz kan hücreleri), özellikle de mononükleer hücreler enflamasyona yol açar.Белите кръвни клетки, предимно едноядрените клетки, предизвикват възпалението.
ABD'de satılan çoğunluk, esasen aromalı biradır.В САЩ био бирата е известна като органична бира.
Esasen bölge Sami dillerinin en kuzeybatı yayılma bölgesidir.Евенският език е най-разпространеният от северната група на тунгуските езици.
Esasen Donanma, kısa bir süre sonra Byzantion'a yelken açmıştır.Скоро след това корабът е ескортиран до Сурабая.
Esasen Grek unsurların ülke tarihinde kökleri yoktu.Интересен факт е, че в страната няма жп линии.
Marks için de din esasen bir işleve sahiptir.Мерикипе също има отговорна задача.
Hastalardan esasen normal bir yaşam süresi beklenir.Trajanje života većine bolesnika je normalno.
Esasen Victor Fleming tarafından yönetilmiştir.Osobito ju je zastupao Viktor Gutić.
Esasen, Rusya Seferi’ne çıkan Fransız ordusu, tarihin o güne kadar gördüğü en kalabalık ordudur.Macedónska armáda sa tak v 4. storočí pred Kr. stala najmocnejším vojskom, aké svet do tých čias videl.
Esasen, belli bir uzunlukta tepen Yukawa etkileşiminin olduğu isaretleri ararlar.Dejansko iščejo znake povečanj Jukavove interakcije pri določeni dolžini.
Xirbaqub ismi bir anlatima göre esasen xirbêyaqub'tır.Po Beekesovem mnenju je ime zagotovo pragrško.
Tüm türlerin beyinleri esasen iki geniş hücre sınıfından oluşur: nöronlar veglial hücreler.Možgane vseh živali sestavljata dva glavna tipa celic – nevroni in glialne celice.
Yeni gemi yapımı esasen durmuştur.Obnovo ladje so dokončno opustili.
Esasen alyuvarlar (beyaz kan hücreleri), özellikle de mononükleer hücreler enflamasyona yol açar.Predvsem bele krvničke, v glavnem enojedrne celice povzročajo vnetje.
Esasen mezarlığın Göndürle I Höyüğü'ne ait olduğu kabul edilmektedir.Po potrebi je bil v grob dodan kip služabnika.
Ludum Dare esasen bir internet forumudur.Usenet – internetinių forumų prosenelis.
Yeni gemi yapımı esasen durmuştur.Prasidėjo didelio masto laivų gamyba.
Ludum Dare esasen bir internet forumudur.Ludum Dare oli algselt ainult internetifoorum.
Esasen bu kavramlar arasında herhangi bir bağ var mıdır?Kas uskumuste ja hoiakute vahel on ikka selge piir?
Esasen mahkemelerin bağımsızlığı ile yargıçların bağımsızlığı eş anlamlıdır.Ta on nõudnud kohtunike sõltumatuse tagamist kohtunike valimiste kaudu.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Aber das zeigt, dass es an Boden gewinnt, es wird respektabler.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Ale to ukazuje, že si získávají půdu pod nohama, získávají si respekt.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Dar câștigă teren, se pare, începe să fie respectat.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.De amit igazából láthatunk ebből, az a térnyerése, hogy növekszik a jó híre.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.하지만 이것이 의미하는 바는 비트코인이 기반을 다지고 있으며 인정받고 있다는 의미입니다.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Maar het geeft aan dat het terrein wint en respect verkrijgt.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Ma dimostra di prendere piede e di guadagnare in reputazione.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Mais il est en train de gagner du terrain, il gagne en respectabilité.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Mas o que isto nos mostra, é que o Bitcoin está a ganhar terreno, está a tornar-se mais respeitado.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Men hvad, det viser, er, at det er ved at vinde en slags terræn, det opnår agtværdighed.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Nhưng vấn đề chính cần được nhìn thấy ở đây là nó đã có chỗ đứng, nó đang dần được coi trọng.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Pero esto muestra que está ganando terreno, está ganando respeto.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.To dowodzi, że zaczynają być popularne i doceniane.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Αλλά αυτό δείχνει ότι κερδίζει έδαφος, κερδίζει αξιοπιστία.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Але зараз ми спостерігаємо посилення позицій, підвищення респектабельності.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.Это показывает, что Биткойн набирает силу и завоёвывает признание.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.אבל מה שזה מראה הוא שהוא צובר אחיזה, הוא צובר מכובדות.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.ولكنها بدأت في طور الثبات واﻹستقرار وكسب الثقة
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.確立したようです Reddit や WordPress のように
Araştırmalar bu değişimlerin esasen insanın zamanı gözlemleme yeteneği üzerine kurulu olduğunu gösterdi.저희가 진행해온 연구에서 보면, 이런 변화들은 인간이 독특하게 가지고 있는 시간을 감시하는 능력을
Araştırmalar bu değişimlerin esasen insanın zamanı gözlemleme yeteneği üzerine kurulu olduğunu gösterdi.במחקר שלנו מצאנו ששינויים אלה מבוססים במהותם
Araştırmalar bu değişimlerin esasen insanın zamanı gözlemleme yeteneği üzerine kurulu olduğunu gösterdi.حسنا، من خلال دراستنا، وجدنا أن هذه التغيرات ترتكز أساسا
Araştırmalar bu değişimlerin esasen insanın zamanı gözlemleme yeteneği üzerine kurulu olduğunu gösterdi.これらの変化は 唯一人間にのみ備わっている 時間を監視するという能力が しっかりあるということであり しかもその監視できる時間には
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod