Ana içeriğe geç
Sözlük

esasen ile cümle

esasen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
De Tounens Valparaíso'ya Şili'nin temsilcilerini beklemek üzere geri dönmüştür, esasen onu ihmal etmişlerdi.De Tounens tornò a Valparaíso per attendere i rappresentanti del governo cileno.
Esasen ekili alanların koruyucusudur.Prevalentemente quelli di tipo Aiutante.
Esasen aynı gün içinde yer alan iki çatışmadır.Talvolta si esibiva due volte nello stesso giorno.
Esasen Donanma fırtına sırasında fazlasıyla yayılmıştı.Было широко распространено во времена парусного флота.
Esasen bu tehditlerin ciddiyeti ve kararlığı pek fark edilmemiş gibi görünmemektedir.Кроме его узкого круга, их вряд ли кто серьёзно воспринимает.
Ağrı daha az yaygın olarak, esasen başın arka ya da üst kısmında meyana gelebilir.Реже всего боль локализуется в затылочной или верхней части головы.
Thomas, esasen Veronica Mars'ı genç yetişkin romanı olarak yazdı ve protagonisti, erkek olarak tasarladı.Первоначально Роб Томас писал «Веронику Марс» как роман для подростков с мужским центральным персонажем.
Her iki ülke esasen savaş sonrasında askeri bir yönetim ile idare edildi.Обоим президентам почти сразу после инаугурации была навязана война.
ABD'de satılan çoğunluk, esasen aromalı biradır.В США Corona Extra является самым продаваемым пивом.
Bu hizmet 1940 Ağustos'unda esasen askeri amaçla kullanılan ek mavnalarla genişletilmiştir.Услуги были расширены в августе 1940 года пуском дополнительных барж для, в основном, военных.
Esasen bir karış bile geri çekilmeye yanaşmayan Hitler, bu öneriyi geri çevirdi.Гитлеровцы, не ожидавшие такого натиска, отступили.
Okul esasen Farsça olmasına rağmen Azerbaycan dili ile eğitim yapılıyordu.Благодаря учебе в этой школе, Кристиан хорошо знал польский язык.
Esasen Amerikan filmlerinde bu konuya daha çok rastlanmaktadır.Автомобили этого типа довольно часто можно видеть в американских фильмах.
Esasen Pazırık'ta ahşap eğer bulunmamıştır.Гирлянды под деревом почему-то не было.
Konferans'ın bu kararı esasen Mondros Mütarekesi şartlarına aykırı idi.Решение императора противоречило условиям вормсского конкордата.
Ağrı daha az yaygın olarak, esasen başın arka ya da üst kısmında meyana gelebilir.وقد يحدث الألم بدرجة أقل شيوعا في الظهر أو قمة الرأس.
İçindeki maddenin aşırı sıkışması yüksek yoğunluğa neden olur, çünkü muhtemelen esasen hidrojendir.ويسبب الضغط الشديد للمادة داخله تلك الكثافة العالية، وذلك لأنه من المرجح أنها تتكون أساسًا من الهيدروجين.
Esasen Victor Fleming tarafından yönetilmiştir.مع ذلك، قبل بقيادة فيكتور عمانويل.
Esasen mahkemelerin bağımsızlığı ile yargıçların bağımsızlığı eş anlamlıdır.من الأعمدة الأخرى لاستقلالية القضاء هو الاختيار الصحيح للقضاة.
Esasen Dünya'nın ikiz gezegeni Mondas'tan gelen Siberadamlar'ın soyunun tükendiği düşünülüyordu.السايبرمان، كائنات من أشباه البشر قدموا من الكوكب التوأم للأرض، كوكب مونداس (بالإنجليزية: Mondas).
Yeni gemi yapımı esasen durmuştur.وبدأت أعمال بناء السفن على نطاق كامل.
"Hiçlikten yaratılış" pek çok mistiğin gözünde esasen "Tanrı'dan yaratılma" anlamına gelmektedir.وكنت سألته يومها :ألا تعني" في سبيل الله" كل أعمال البر ومنها بناء المساجد.
Yıldızlar birbirleri üzerinde büyük bir etkiye sahip değildirler ve esasen ayrı ayrı gelişirler.As estrelas não possuem muita influência uma na outra, e essencialmente evoluem separadamente.
Bu albüm esasen Kolombiyalı besteciler Julio Reyes ve Estéfano tarafından yapılmıştır.O álbum foi produzido principalmente pelos produtores e compositores colombianos Julio Reyes e Estéfano.
Esasen astrofizik ve jeofizikteki bütün dinamolar hidromanyetiktir.Virtualmente todos os dínamos em astrofísica e geofísica são dínamos hidromagnéticos.
Oyun, hikâyeye paralel olarak beş evreden oluşurken, hikâye esasen Hanzo Vakfı'nı içermekteydi..O jogo apresenta uma história de cinco fases paralelas, envolvendo principalmente a Hanso Foundation.
De Tounens Valparaíso'ya Şili'nin temsilcilerini beklemek üzere geri dönmüştür, esasen onu ihmal etmişlerdi.De Tounens voltou para Valparaíso para esperar por representantes do governo Chileno.
Ganj ve İndus nehir yunusları görünüş itibarıyla esasen hemen hemen aynıdır.Ayari e Mariya tem um olhar muito parecidos e tem quase a mesma altura.
Bu özellikleri esasen termoplastiklerin molekül yapısından ileri gelmektedir.Isto alterou-se por completo quando apareceram os métodos de clonagem molecular.
AMC esasen filmler yayınlayan kablolu televizyon kanalıdır.O AMC é um canal de televisão por assinatura que transmite principalmente filmes.
Harbin yönetimi esasen su şebeke kaynağı kontrol edilirken, suyun geçici olarak kesileceğini söyledi.Harbin suspendeu temporariamente seu fornecimento de água.
Esasen bu kavramlar arasında herhangi bir bağ var mıdır?Haverá alguma relação entre estes acontecimentos?
Esasen aynı gün içinde yer alan iki çatışmadır.Primeiro de dois no-hitters jogados no mesmo dia.
Barmen olarak çalışan kişinin de esasen şeytan olduğu anlaşılır.É de esperar que Satanás, o grande enganador, faça o mesmo.
Esasen, Yunanca ismi de kunduz anlamına gelmektedir.Do grego, seu nome significa "carneiro".
Bu cephedeki harekatları esasen doğu cephesindeki gidişat üzerinde çok hayati rol oynamamıştır.Já não têm a mínima esperança de vitória nesta frente ocidental.
Esasen Boğaz'a mayın döşenmesi ile ilgili elde hazır bir plan vardır.Een mijnenveger is een vaartuig ingericht voor het opruimen (vegen) van zeemijnen.
ABD'de satılan çoğunluk, esasen aromalı biradır.In de meeste Europese landen wordt het bier daarom verkocht onder de naam Bud.
Esasen saldırıya geçmek gibi bir zorunluluğu yoktu.In werkelijkheid vond er geen invasie plaats.
Esasen Birleşik Krallık'ın hesabı Rus petrol ve buğdayıdır.Het district is van groot belang voor de Russische gas- en oliewinning.
Kendisi, cinsiyet fark etmeksizin, esasen bu fakülteye atanan ilk kişidir.Hij werd hiermee de eerste onaanraakbare aan deze universiteit.
Conkbayırı esasen Anafartalar Grup Komutanlığı’nın sorumluluğundadır.Dotyczy to wszystkich oficerów sztabu okręgu”.
Esasen planlanan harekât bu kadardı.Było to posunięcie planowane.
Esasen yetişkin bir oğlu vardır.On jest nazbyt wyniosły, by mieć syna!
Esasen bu Sisam koloni yerleşmesinin yeri olarak Tekirdağ merkezi olarak düşünülmekteydi.Najprawdopodobniej to właśnie ten ośrodek należy traktować jako miejsce narodzenia Plotyna.
Esasen aynı gün içinde yer alan iki çatışmadır.Dwa ataki tego samego dnia.
Yıldızlar birbirleri üzerinde büyük bir etkiye sahip değildirler ve esasen ayrı ayrı gelişirler.Gwiazdy leżą dość daleko od siebie i nie są ze sobą związane.
Yeni gemi yapımı esasen durmuştur.Rezygnuje z budowy nowych statków.
Esasen bu bölümde Edwin Starr'ın "War" adlı şarkısını kullanmayı planlıyordu.Från början hade han tänkt använda Edwin Starrs sång "War" i avsnittet.
Ağrı daha az yaygın olarak, esasen başın arka ya da üst kısmında meyana gelebilir.Mer sällan kan smärtan uppstå främst i ryggen eller toppen av huvudet.
Esasen karakter, Ronald Reagan'dan ilham alınmıştı fakat sonradan bu konsepten vazgeçildi.Från början var hans figur inspirerad av Ronald Reagan, men de liknelserna kom senare att upphöra.
Esasen bu durum Yakın Doğu'nun neolitik yerleşmelerinde görülen bir durumdur.Denna påminner mycket om den som finns strax söder om Nyköping.
Bu hizmet 1940 Ağustos'unda esasen askeri amaçla kullanılan ek mavnalarla genişletilmiştir.Trafiken utökades i augusti 1940 med lastpråmar som i första hand användes av militären.
Audacious esasen, bir XMMS çatallaması olan Beep Media Player'dan çatallanmıştır.Audacious är baserad på Beep Media Player som i sin tur är baserad på XMMS.
Esasen ekili alanların koruyucusudur.Han är åkerbrukets beskyddare.
Esasen alyuvarlar (beyaz kan hücreleri), özellikle de mononükleer hücreler enflamasyona yol açar.Vita blodkroppar, i huvudsak mononukleär(a) celler, är huvudorsaken till att inflammationen uppstår.
Esasen bu durum daha sonraki sezonlarda da birkaç kez tekrarlandı.Den har senare skärpts vid ett antal tillfällen.
Alt parçaları esasen beyazdır.De övriga undre delarna är vita.
Esasen çok geniş bir risk yelpazesine rağmen işlevlerine devam ettikleri görülmektedir.Han ses ofta när han gör extrema aktiviteter trots alla risker.
Daha sonra 1945 yılında Berlin Muharebesi'nde esasen tahrip edildi.I januari 1945 blev förbandet i det närmaste förintat vid strider i Polen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod