Şimdi, bu ikili bir kod olduğundan esasen bunu donanıma da ekleyebilirsiniz --Fordi det er binær kode, - - kan man faktisk implementere det i hardware, -
Şimdi, bu ikili bir kod olduğundan esasen bunu donanıma da ekleyebilirsiniz --이제, 이것은 이진코드로 이루어지므로 이것을 전자회로로 구현할 수 있습니다.
Şimdi, bu ikili bir kod olduğundan esasen bunu donanıma da ekleyebilirsiniz --Omdat het een binaire code is, kan je dit implementeren in hardware.
Şimdi, bu ikili bir kod olduğundan esasen bunu donanıma da ekleyebilirsiniz --Ora, siccome è un codice binario, puoi implementarlo nel'hardware
Şimdi, bu ikili bir kod olduğundan esasen bunu donanıma da ekleyebilirsiniz --מכיוון שמדובר בקוד בינארי אפשר ליישם אותו בחומרה.
Şimdi, bu ikili bir kod olduğundan esasen bunu donanıma da ekleyebilirsiniz --الآن, و لأنه رمز ثنائي, يمكنك تطبيق هذا في جهاز --
Şimdi, bu ikili bir kod olduğundan esasen bunu donanıma da ekleyebilirsiniz --ハードウェアとして作ることができます アフリカで工学を教えるのに とても良い学習ツールになるでしょう
Star Wars'ın temeli esasen Joseph Campbell'dan gelir.Baza vine de la Joseph Campbell.
Star Wars'ın temeli esasen Joseph Campbell'dan gelir. Bu efsaneyi ...Grundlaget for Star Wars kommer fra Joseph Campbell.
Star Wars'ın temeli esasen Joseph Campbell'dan gelir. Bu efsaneyi ...<스타워즈>의 기본 플롯은 조셉 캠벨로부터 왔는데, 캠벨은 <천의 얼굴을 가진 얼굴>이라는 저서를 통해
Star Wars'ın temeli esasen Joseph Campbell'dan gelir. Bu efsaneyi ...monomyth(主人公の成長物語)に沿って作られている
Star Wars'ın temeli esasen Joseph Campbell'dan gelir. Bu efsaneyi ...Podstawą "Gwiezdnych wojen" jest praca Josepha Campbella.
Star Wars'ın temeli esasen Joseph Campbell'dan gelir. Bu efsaneyi ...Tutto inizia da Joseph Campbell, che ha spiegato le strutture del mito nel libro, "L'eroe dai mille volti".
Star Wars'ın temeli esasen Joseph Campbell'dan gelir. Bu efsaneyi ...Τα θεμέλια για τον πόλεμο των άστρων προέρχονται από τον Τζόσεφ Κάμπελ.
Star Wars'ın temeli esasen Joseph Campbell'dan gelir. Bu efsaneyi ...Основа для "Звёздных войн" происходит из работы Джозефа Кэмпбелла.
Star Wars'ın temeli esasen Joseph Campbell'dan gelir. Bu efsaneyi ...הבסיס לסרטי מלחמת הכוכבים מגיע מג'וזף קמפבל. הוא פרסם את מבנה המיתוס
Star Wars'ın temeli esasen Joseph Campbell'dan gelir.De fundering van Star Wars komt van Joseph Campbell.
Star Wars'ın temeli esasen Joseph Campbell'dan gelir.Les origines de "Star Wars" sont attribuées à Joseph Campbell.
Star Wars'ın temeli esasen Joseph Campbell'dan gelir.Los cimientos de Star Wars vienen de Joseph Campbell.
Tedavi esasen sistemik ve aile terapisine dayanmaktadır.Behandlingstilgængelighed
Tedavi esasen sistemik ve aile terapisine dayanmaktadır.Liečba je zväčša založená na systémovej a rodinnej terapii.
Tedavi esasen sistemik ve aile terapisine dayanmaktadır.Pe baza unor date culese din 14 ţări, 85 % din
Tedavi esasen sistemik ve aile terapisine dayanmaktadır.Razpoložljivost zdravljenja
Tüm bunlar süslü kelimeler, ama bunlar esasen sadece duvarlarda sıkışmaktır.Diapedeza to przeciskanie się przez ściany naczyń włosowatych.
Tüm bunlar süslü kelimeler, ama bunlar esasen sadece duvarlarda sıkışmaktır.Estas são todas as palavras chiques, mas essencialmente são apenas se espremer através das paredes.
Tüm bunlar süslü kelimeler, ama bunlar esasen sadece duvarlarda sıkışmaktır.Estas son todas las palabras de fantasía, pero esencialmente es sólo apretando a través de las paredes.
Tüm bunlar süslü kelimeler, ama bunlar esasen sadece duvarlarda sıkışmaktır.Ini semua adalah kata-kata mewah, tapi pada dasarnya itu hanya meremas melalui dinding.
Tüm bunlar süslü kelimeler, ama bunlar esasen sadece duvarlarda sıkışmaktır.Tohle jsou všechno vybrané pojmy, ale v podstatně jde pouze o protlačení skrze stěny.
Tüm bunlar süslü kelimeler, ama bunlar esasen sadece duvarlarda sıkışmaktır.Vse te strokovne besede, a gre le za stiskanje skozi vrzeli v steni.
Tüm bunlar süslü kelimeler, ama bunlar esasen sadece duvarlarda sıkışmaktır.Това са все научни термини за провиране през стените.
Tüm bunlar süslü kelimeler, ama bunlar esasen sadece duvarlarda sıkışmaktır.Це все гучні слова, а насправді це просто протискання через стіни.
Tüm bunlar süslü kelimeler, ama bunlar esasen sadece duvarlarda sıkışmaktır.כל המילים החגיגיות האלה בעצם אומרות שהתאים נדחקים דרך הדופן.
Tüm bunlar süslü kelimeler, ama bunlar esasen sadece duvarlarda sıkışmaktır.هذه جميعاً كلمات فاخرة ، لكن أساسا تعني الضغط على الجدران.
Ülkelerin Kyoto hedeflerini esasen yerel emisyonları azaltarak karşılamaları beklenmektedir.Jedná se o oxid uhličitý, metan, oxid dusný a fluorované plyny.
Ülkelerin Kyoto hedeflerini esasen yerel emisyonları azaltarak karşılamaları beklenmektedir.A meta de Quioto da UE-15 traduz-se no valor de 29 dias de emissões.
Ülkelerin Kyoto hedeflerini esasen yerel emisyonları azaltarak karşılamaları beklenmektedir.Kioton pöytäkirja allekirjoitettiin vuonna 1997 ja lisättiin UNFCCC:hen.
Ülkelerin Kyoto hedeflerini esasen yerel emisyonları azaltarak karşılamaları beklenmektedir.Kyotomålet för EU-15 motsvarar då 29 dagars utsläpp.
Ülkelerin Kyoto hedeflerini esasen yerel emisyonları azaltarak karşılamaları beklenmektedir.Les pays doivent remplir leurs objectifs de Kyoto d’abord en réduisant leurs
Ülkelerin Kyoto hedeflerini esasen yerel emisyonları azaltarak karşılamaları beklenmektedir.Od držav se pričakuje, da bodo dosegle kjotske cilje predvsem z zmanjševanjem domačih emisij.
Ülkelerin Kyoto hedeflerini esasen yerel emisyonları azaltarak karşılamaları beklenmektedir.Prvá správa agentúry EEA o skleníkových plynoch vychádza každú jar a volá sa Inventarizačná správa.
Ülkelerin Kyoto hedeflerini esasen yerel emisyonları azaltarak karşılamaları beklenmektedir.Η έννοια της μέτρησης αερίων είναι αρκετά αφηρημένη.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Acest generator de ultrasunete emite o undă ultrasonică care e focalizată în interiorul modelului.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Bộ dò sóng siêu âm này cơ bản là phát ra một chùm tia siêu âm hội tụ vào bên trong mô hình.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.De ultrasone transducer geeft in principe een ultrasone straal die binnenin het model gefocust wordt.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Generátor ultrazvuku v podstate vysiela ultrazvukový lúč, ktorý sa zaostruje vo vnútri vzorky.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.이 초음파 변환기는 기본적으로 모방체 내부에 초점을 두는 초음파 빔을 방출합니다
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Le transducteur à ultrasons émet en gros un faisceau ultrasonore qui se focalise à l'intérieur du fantôme.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.O transdutor de ultrassons emite, basicamente, um feixe ultrassónico que se concentra dentro do objeto.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Questo, fondamentalmente, emette un fascio di ultrasuoni che converge al centro del modellino.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Ta ultrazvočni prevodnik oddaja ultrazvočni signal, ki se fokusira znotraj silikonskega modela.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Tehát az untrahangos transzducer tulajdonképpen egy ultrahangnyalábot bocsát ki, ami a fantomban fókuszálódik.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Ten vysílá v podstatě ultrazvukový paprsek, který je zaostřen ve vnitřku fantoma.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Ο υπερηχητικός μετατροπέας λοιπόν εκπέμπει ουσιαστικά μία υπερηχητική δέσμη η οποία εστιάζει μέσα στο υλικό.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Отож ультразвуковий випромінювач випускає ультразвуковий промінь, який фокусується всередині цього муляжу.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Ултразвуковият предавател излъчва по принцип ултразвуков лъч, който се фокусира вътре в имитацията.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.בעיקרון, המתמר האולטרסוני פולט קרן על-קולית אשר ממוקדת אל תוך החיקוי.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.يقوم محوّل الموجات فوق الصوتية بإرسال شعاع من الموجات فوق الصوتية التي تتركّز داخل الجسم.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.模型の内部に焦点を当てた 超音波を照射するわけです ではカチッという音がした時から
Üzerinde yeniden düşünmemiz gereken birinci husus, esasen, zaman konusudur.20 évig tart, hogy egy doktorival rendelkezőt állítsanak elő.
Üzerinde yeniden düşünmemiz gereken birinci husus, esasen, zaman konusudur.Die erste Herausforderung ist, diese Zeitfrage grundsätzlich zu überdenken.