Esasen Hindistan'ın kendisi olmasıydı.Това по същество е, че Индия е самата себе си.
Esasen Hindistan'ın kendisi olmasıydı.זה היה במהותו מה שהודו היא באמת.
Esasen Hindistan'ın kendisi olmasıydı.هي بدت هكذا لأنها انعكاس للهند نفسها.
Esasen Hindistan'ın kendisi olmasıydı.それが結局は
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Az utcán végezzük a felmérést, ott, ahol csavarognak és drogoznak.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Chúng tôi thực sự phỏng vấn mọi người trên đường phố, ở những nơi mà họ tụ tập và tiêm chích.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Estábamos entrevistándolos en la calle, en los lugares donde se juntaban y tomaban drogas.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Intervievam oamenii pe stradă, în locurile în care ei îşi petrec timpul şi se droghează.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.우리는 실제로 길거리에서 이 사람들이 어울리면서 마약을 하고 있는 장소들에서 인터뷰를 하고 있었습니다.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Nous interrogions des gens dans la rue, là où ils trainent et se droguent.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Pytamy ludzi na ulicy w miejscach gdzie przebywają i biorą narkotyki.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Quello che facciamo è intervistare le persone direttamente in strada dove vanno a procurarsi la droga.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Ty rozhovory jsme dělali na ulici, v místech kde se narkomani scházejí a berou drogy.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Vid tillfället intervjuade vi människor rakt på gatan, vid de områdena där de hängde och tog droger.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Wij zijn mensen op de straat aan het interviewen, op hangplekken waar drugs gebruikt worden.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Wir befragten tatsächlich Leute auf der Straße, an den Orten, wo sie sich aufhalten und Drogen nehmen.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Παίρναμε συνέντευξη βασικά σε ανθρώπους στο δρόμο, σε μέρη που σύχναζαν και έπαιρναν ναρκωτικά.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.В действителност ги интервюирахме на улицата. Там, където се събират и се дрогират.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.Это мы говорим с людьми на улице, там, где они тусуются и колются.
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz."או כן." 100 אחוז. "אנחנו נרקומנים, אנחנו יודעים איפה להשיג מחטים נקיות." "אז יש עליכם מחט?"
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.في الواقع كنا نستجوب الاشخاص في الشارع في الاماكن التي يتجمع فيها مدمنوا المخدرات
Esasen insanlarla bilfiil sokaklarda, takıldıkları ve uyuşturucu kullandıkları yerlerde görüşüyoruz.実際にインタビューをします 「清潔な針を携帯していますか?」
Esasen işe yarayan ancak zararlı pek çok ilaç var. Bunları güvende olacakları dendrimerlere yükleyebilirsiniz.Você pode colocá-los em coisas como...
Esasen, kazanacağımız bir şey olmadığı gibi, bir de acı çekiyoruz.Bahkan, tidak hanya kita tidak punya apa-apa untuk dapatkan tapi kami lebih menderita karena itu.
Esasen, kazanacağımız bir şey olmadığı gibi, bir de acı çekiyoruz.De fapt, nu numai ca nu avem nimic de castigat dar suferim mai mult din cauza asta.
Esasen, kazanacağımız bir şey olmadığı gibi, bir de acı çekiyoruz.De hecho, no sólo no tenemos nada que ganar, sino que sufrimos más a causa de ello.
Esasen, kazanacağımız bir şey olmadığı gibi, bir de acı çekiyoruz.Infatti,non solo non abbiamo niente da guadagnare ma abbiamo solo da soffrire per questo.
Esasen, kazanacağımız bir şey olmadığı gibi, bir de acı çekiyoruz.Wir haben dadurch nicht nur keinen Vorteil, sondern wir leiden darunter.
Esasen, kazanacağımız bir şey olmadığı gibi, bir de acı çekiyoruz.Всъщност, не само че нямаме какво да спечелим, но страдаме повече заради нея.
Esasen laboratuvarımda yaptığım da bu.Alapjában véve ezt csinálom a laboromban is.
Esasen laboratuvarımda yaptığım da bu.Dan pada dasarnya itulah yang saya lakukan di laboratorium saya.
Esasen laboratuvarımda yaptığım da bu.Dat is waarmee ik mij in mijn lab bezighoud.
Esasen laboratuvarımda yaptığım da bu.É sobretudo isso o que faço no meu laboratório.
Esasen laboratuvarımda yaptığım da bu.Et en gros, c'est ce que je fais dans mon labo.
Esasen laboratuvarımda yaptığım da bu.Fundamentalmente es esto lo que hago en mi laboratorio.
Esasen laboratuvarımda yaptığım da bu.In esenta, asta-i ce fac eu in laborator.
Esasen laboratuvarımda yaptığım da bu.In sostanza, ecco cosa faccio nel mio laboratorio.
Esasen laboratuvarımda yaptığım da bu.그리고 그것이 기본적으로 제가 연구실에서 하는 일입니다.
Esasen laboratuvarımda yaptığım da bu.Schließlich ist es das, was ich in meinem Labor tue.
Esasen laboratuvarımda yaptığım da bu.To je v podstate to, čo robím v svojom laboratóriu.
Esasen laboratuvarımda yaptığım da bu.W rzeczy samej, to jest to, czym się zajmuje w moim laboratorium.
Esasen laboratuvarımda yaptığım da bu.Και ουσιαστικά αυτό είναι που κάνω στο εργαστήριο μου.
Esasen laboratuvarımda yaptığım da bu.И в основно линии това е, което правя в моята лаборатория.
Esasen laboratuvarımda yaptığım da bu.Именно это я делаю в своей лаборатории.
Esasen laboratuvarımda yaptığım da bu.וזה באופן בסיסי מה שאני עושה במעבדתי.
Esasen laboratuvarımda yaptığım da bu.وهذا بصورة اساسية ما اقوم به في مختبري
Esasen laboratuvarımda yaptığım da bu.脳がどのようにしてこれらを可能としているかを探求しています
Esasen makinelere yatırım yapmak daha ucuza geliyor.Bahkan, akan lebih murah untuk berinvestasi pada mesin, karena mesin tidak butuh digaji
Esasen makinelere yatırım yapmak daha ucuza geliyor.給料も、医療保険も、
Esasen ne yapıyoruz onlar ile başlıyoruzEssencialmente, o que acontece é que eles começam com a matéria bruta do NAD mais...
Esasen ne yapıyoruz onlar ile başlıyoruzIm Wesentlichen, was sie tun, ist sie mit dem Beginn
Esasen ne yapıyoruz onlar ile başlıyoruz구체적으로 어떤 작용을 하는 것이냐면 일단
Esasen ne yapıyoruz onlar ile başlıyoruzWat er in feite gebeurt is dat er gestart wordt met
Esasen ne yapıyoruz onlar ile başlıyoruzבשרשרת שינוע האלקטרונים כדי ליצור ATP.
Esasen ne yapıyoruz onlar ile başlıyoruzأساسا ما يفعلونه أنهم بدأوا
Esasen ne zaman iki vektör çarpsanız aslında yaptığınız şey ilgili terimleri çarpıp toplamaktır. -그리고 본질적으로 곱셈을 할 때는, 예를 들어 이 벡터에 이 벡터를 곱한다고 해보죠. 이렇게 관련된 것들을 더하는 겁니다, 그렇죠?
Esasen ne zaman iki vektör çarpsanız aslında yaptığınız şey ilgili terimleri çarpıp toplamaktır. -Y esencialmente cualquier ves que esten multiplicando, digamos este vector por este vector están multiplicando
Esasen ne zaman iki vektör çarpsanız aslında yaptığınız şey ilgili terimleri çarpıp toplamaktır. -たとえばこのベクトルに このベクトルを掛けるなら、 関連する項を掛けて、 それからすべて足すよね? もし、a 掛ける 1 と a 掛ける 0があれば、 0の方は消されて、
Esasen o kutuda satranç oyuncusunu kontrol eden bacaksız bir adam oturuyor.C'est en fait un homme sans jambes qui est assis dans cette boite et contrôle ce joueur d'échecs.
Esasen o kutuda satranç oyuncusunu kontrol eden bacaksız bir adam oturuyor.De hecho, hay un hombre sin piernas que se sienta en esa caja y controla a este jugador de ajedrez.