Ana içeriğe geç
Sözlük

esas ile cümle

esas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
TEOG sınav sonuçları açıklanması ile YEP (Yerleştirmeye Esas Puan) %0,5 oranında BİY sınav notuna eklenir.Tarp sąvokos paminėjimo ir jos vizualizavimo laiko tarpas turi trukti iki 0,5 sekundės.
Melaninin esas görevi, deriyi UV’nin zararlı etkilerinden, UV’yi absorbe ederek korumaktır.Melaninas odai, plaukams suteikia įgimtą spalvą, saugo nuo žalingo UV poveikio.
Vasiyetinde mirasının esas bölümünü Melzi’ye bıraktı.Pagal testamentą visą savo turtą perleido jėzuitams.
Birçoğu gönüllülük esasına dayanır.Daug darbų nuveikta savanorystės pagrindais.
Esas olan özgürlüktür.Teisės esmė – valios laisvė.
Ancak savaşın akışı içerisinde esas güç Josip Broz Tito'nun Komünist Partizanlar'ının eline geçti.Karo metu dalis makedonų parėmė Josipo Broz Tito komunistų partizanus.
Oynak baz çiftleri genetik kodun doğru çevirisi için esastır.Jie naudoja atvirkštinę transkriptazę savo genų kopijoms gaminti.
Akılcılığı esas alarak dinî dogmalara karşı çıkmıştır.Mokymai, preštaraujantys dogmai, buvo atmetami kaip eretiški.
Üre nitrat gübre esaslı bir yüksek patlayıcıdır.Azoto tricloridas yra pavojinga sprogstamoji medžiaga.
Türkiye'de Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nda kabul edilmiştir.Žvalgybos veiklą Lietuvoje reglamentuoja Žvalgybos įstatymas.
Yeni gemi yapımı esasen durmuştur.Prasidėjo didelio masto laivų gamyba.
1876'da Kanunı Esasi ilan edildi.1874 m. suteikta įstatymų leidybos teisė.
Sıklıkla fedai olarak bilinen suikastçılar ise tarikat tarafından esasiyun olarak adlandırılmıştır.Laikomas autosporto ekspertu, pasisakymai dažnai cituojami.
Düzenlenmesinde en az yedi (7) günün esas alınması gerekmektedir.Tam, kad sistema būtų valdoma, turi būti valdoma bent viena jos dalis.
Bir kişiye “Bu cüzdan mavinin hangi tonundadır?” sorusu sorulduğunda esas söylenen “Bu cüzdan mavidir.Kui inimeselt küsitakse "Mis tooni sinist värvi oli rahakott?", ütleb küsija sellega "Rahakott oli sinine.
Ludum Dare esasen bir internet forumudur.Ludum Dare oli algselt ainult internetifoorum.
İki farklı tip splisozom bilinmektedir, esas (majör) ve ikincil (minör) splisozomlar farklı snRNP'lar içerir.Eristatakse kahte erinevat splaissosoomi varianti (üldine ja minoorne), mis sisaldavad erinevaid snRNPsid.
Esas kararı onlar verecektir.Neil palutakse kohe teha oma otsus.
Cumhuriyet esaslarına göre yeni bir anayasa hazırlandı.Sõjaväelased teatasid, et niipea kui võimalik, kehtestatakse uus põhiseadus.
Esasen bu kavramlar arasında herhangi bir bağ var mıdır?Kas uskumuste ja hoiakute vahel on ikka selge piir?
2000 Enerji Siyaseti ve Diplomasi Enstitüsü esaslandı.2000. aastal moodustati eraldi rahvusvahelise energiapoliitika ja diplomaatia instituut.
Esas beceri isteyen, onu seyredilebilir kılmaktır.Teoses Kes kõlbab, seda kõneldakse.
Esas olarak bir tümülüs olduğu düşünülerek kazıya girişilmiş olduğu anlaşılmaktadır.Oletame, et me usume, et kõik, mis juhtub, juhtub puhtjuhuslikult.
Esasen mahkemelerin bağımsızlığı ile yargıçların bağımsızlığı eş anlamlıdır.Ta on nõudnud kohtunike sõltumatuse tagamist kohtunike valimiste kaudu.
1943-1946 yılları arasında esaslı bir restorasyon geçirdi.Aastatel 1949–1956 toimus põhjalik restaureerimine.
Bu bilgi biçimlerini Karl Mannheim incelemiş ve buna ilişin esasları çıkarmaya çalışmıştır.Charles Darwin võttis selle argumente tõsiselt ja vastas neile.
Bu her iki okul da görüşlerinden dolayı Buda’nın esas öğreti mantığından uzaklaşmıştır.Antud õpetuses toodud seisukohad pole aga kooskõlas Buddha originaalõpetusega.
Bu inhibitörler enzimin aktivitesi için esas olan amino asit kalıntılarını değişime uğratırlar.Need inhibiitorid muudavad harilikult tähtsaid aminohappejääke, mis on vajalikud ensüümaktiivsuse tagamiseks.
II. madde, "İslam, devletin resmi dini, Arapça resmi dili ve hukuk İslam şeriatını esas alır."Artikkel 2, ütleb, et islam on "riigi ametlik religioon" ja "seadusandluse põhiallikas".
Esas görevi besin maddelerinin depolanmasıdır.Selle põhiülesanne on emaslindude peibutamine.
Esaslı bir risk değerlendirmesi nesnel, tarafsız ve şeffaf olur.Me ei tea, kas ta esitab tuletusliku või erapooletu väite.
12 değişik ilaç ve 11 değişik kanser şekli var; ancak esas soru şu:12개의 다른 약들과 11개의 다른 암들이 있습니다. 그러나 진짜 질문은 이것 입니다 :
12 değişik ilaç ve 11 değişik kanser şekli var; ancak esas soru şu:Ada 12 jenis obat, 11 jenis kanker, tapi pertanyaan sebenarnya adalah:
12 değişik ilaç ve 11 değişik kanser şekli var; ancak esas soru şu:Ci sono 12 farmaci differenti per 11 tipi diversi di cancro, ma la vera domanda è:
12 değişik ilaç ve 11 değişik kanser şekli var; ancak esas soru şu:Có 12 loại thuốc khác nhau, 11 loại ung thư khác nhau. Nhưng câu hỏi thực sự là:
12 değişik ilaç ve 11 değişik kanser şekli var; ancak esas soru şu:Er zijn 12 verschillende medicijnen, 11 verschillende kankertypes, maar de hamvraag is:
12 değişik ilaç ve 11 değişik kanser şekli var; ancak esas soru şu:Es gibt 12 verschiedene Arzneien, 11 verschiedene Krebsarten, doch die eigentliche Frage ist:
12 değişik ilaç ve 11 değişik kanser şekli var; ancak esas soru şu:Existuje 12 různých léků na 11 různých druhů rakoviny, klíčovou otázkou ale je:
12 değişik ilaç ve 11 değişik kanser şekli var; ancak esas soru şu:Hay 12 fármacos diferentes, 11 tipos de cáncer diferentes, pero la verdadera pregunta es:
12 değişik ilaç ve 11 değişik kanser şekli var; ancak esas soru şu:Il y a 12 médicaments différents, 11 types de cancers différents, mais la vraie question est :
12 değişik ilaç ve 11 değişik kanser şekli var; ancak esas soru şu:Imamo 12 različnih zdravil za 11 različnih vrst raka, a pravo vprašanje je:
12 değişik ilaç ve 11 değişik kanser şekli var; ancak esas soru şu:Jest 12 różnych leków, 11 różnych typów raka, ale prawdziwe pytanie brzmi:
12 değişik ilaç ve 11 değişik kanser şekli var; ancak esas soru şu:Listassa on 12 erilaista lääkettä, 11 erilaista syöpätyyppiä.
12 değişik ilaç ve 11 değişik kanser şekli var; ancak esas soru şu:Sunt 12 feluri diferite de medicamente, 11 tipuri diferite de cancer, dar adevărata întrebarea este:
12 değişik ilaç ve 11 değişik kanser şekli var; ancak esas soru şu:Temos cerca de 12 medicamentos diferentes para 11 tipo de cancros diferentes. Mas na realidade a questão é:
12 değişik ilaç ve 11 değişik kanser şekli var; ancak esas soru şu:Van már 12 különféle szer 11 különböző rákra, de az igazi kérdés az:
12 değişik ilaç ve 11 değişik kanser şekli var; ancak esas soru şu:Има 12 различни лекарства, за 11 различни видове рак, но истинският въпрос е:
12 değişik ilaç ve 11 değişik kanser şekli var; ancak esas soru şu:Існує 12 різних препаратів для 11 різних типів раку, але справжнє питання —
12 değişik ilaç ve 11 değişik kanser şekli var; ancak esas soru şu:Сейчас есть 12 разных лекарств для 11 разных типов рака, но остается вопрос:
12 değişik ilaç ve 11 değişik kanser şekli var; ancak esas soru şu:יש 12 סוגי תרופות ל-11 סוגי סרטן, אבל השאלה האמיתית היא:
12 değişik ilaç ve 11 değişik kanser şekli var; ancak esas soru şu:هناك 12 عقار مختلف,لـ 11 نوع سرطان و لكن السؤال الحقيقي هو:
12 değişik ilaç ve 11 değişik kanser şekli var; ancak esas soru şu:しかし実際問題として 効果が気になります
) 2006 CORINE arazi örtüsü verileri esas alınmıştır.) Bazat pe datele de acoperirea terenului CORINE pentru 2006.
) 2006 CORINE arazi örtüsü verileri esas alınmıştır.C) Basierend auf den CORINE-Daten für das Jahr 2006.
) 2006 CORINE arazi örtüsü verileri esas alınmıştır.C) Sur la base de données CORINE Land Cover pour 2006.
) 2006 CORINE arazi örtüsü verileri esas alınmıştır.) Gebaseerd op CORINE-bodembedekkingsgegevens voor 2006.
) 2006 CORINE arazi örtüsü verileri esas alınmıştır.) Na základe dát CORINE land cover pre rok 2006.
) 2006 CORINE arazi örtüsü verileri esas alınmıştır.) Perustuu CORINE -maanpeitetietoon 2006.
) 2006 CORINE arazi örtüsü verileri esas alınmıştır.) Podle databáze krajinného pokryvu CORINE 2006.
) 2006 CORINE arazi örtüsü verileri esas alınmıştır. Veriler, Yunanistan ve) Basado en la base de datos CORINE de cobertura y usos del suelo 2006.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod