Ana içeriğe geç
Sözlük

esas ile cümle

esas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Esas olarak Asya'da yayılım gösterir.아시아에 제한적으로 분포한다.
Öte yandan esas sorun başka bir yerdeydi.그런데 문제는 또 엉뚱한 데서 발생했다.
Ceza hukukunda "beraatı zimmet esastır."간통죄 폐지에 '징벌적 손해배상제' 도입 의견.
Esasen Diodorus'a göre Hydarnes emrindeki bu birlik 20 bin kişilik bir kuvvettir.디오도로스에 따르면, 히다르네스는 2만명의 병력을 이 임무에 투입했다고 한다.
Bu ise holografinin esasını teşkil etmektedir.좀더 구체적으로는 홀로그램 등의 기술을 의미.
Chollima hareketi Sovyet beş yıllık planlarından esinlenerek merkezi devlet planlamasını esas alır.소련이 했던 것처럼 동유럽 정부 계획자들은 중공업에 중점을 두는 5개년 계획을 지도했다.
Esas kararı onlar verecektir.그러므로 그들은 올바른 결정을 내릴 것이다.
Moi esas kadın benliğinin olmadığını iddia etti.하지만 그녀는 전족을 하지 않은 자신의 발을 자랑스럽게 여겼다고 한다.
ABD'de satılan çoğunluk, esasen aromalı biradır.코로나 맥주는 미국에서 가장 많이 팔리는 수입 맥주이다.
Önceki TLS 1.1 ve TLS 1.2 spesifikasyonları esas alınmıştır.이러한 약한 스위트는 TLS 1.1 및 그 이후에서는 금지됨.
Esas olarak çiçek üzerinde pusuya yatarlar.한반도에서는 초봄에 꽃을 피운다.
Esas görevi besin maddelerinin depolanmasıdır.그들의 임무는 동물원의 질서를 유지하는 것이다.
Filo esas İyon kuvvetleriyle Efes yakınlarında birleşti.그들은 에베소 근처에서 이오니아 주력군과 합류했다.
Zaten boru tipi hoparlörlerin çalışma şekillerinin esası da budur.이곳은 뾰족한 형태의 성층화산들로 관광 명소이다.
Batılılaşma hareketi esas bu noktada başladı.삼국지연의는 바로 이 시점부터 시작된다.
Ne var ki, folklor esasında halk kültürünün tamamını kapsar.그렇지만, 보스니아인이 대부분 문화의 중심을 잡고 있다.
Esasen aynı gün içinde yer alan iki çatışmadır.그 날 밤 바에 있는 두 사람.
Eski Roma ordusu taktik bakımından sınırlıydı ve bu dönemdeki varlığı esas olarak savunmaya yönelikti.הצבא הרומי הקדום היה מוגבל מבחינה טקטית ועמידתו בתקופה זו הייתה בעיקר הגנתית.
Ne, nerede, ne zaman, nasıl, neden ve kim şeklindeki bu temel ilkeler habercilikte esastır.מי, מתי, היכן, מה וכיצד הם פרטים שנמסרים בפיסקה הראשונה.
Esasen bu durum da onun üstlendiği tarihsel rolle denk düşer.ויותר מכל, הוא מבין את טיבו האמיתי של הסיפור שהוא מספר.
1819'da şehirde bir Harp Okulu kuruldu ve bu sonra İsviçre ülkesi için esas Harp Okulu oldu.ב-1819 נוסד בעיר בית ספר צבאי שהפך במרוץ השנים למוביל בשווייץ.
Seçmelere esasen Artie Abrams rolü için katıldı ve Chicago müzikalinden "Mr. Cellophane" şarkısını icra etti.במקור, קולפר נבחן לדמותו של ארטי אברמס, וביצע באודישן את השיר "mr. cellophane" מתוך המחזמר "שיקגו".
Tüm bilgisayarların merkezi bir sunucuya doğrudan bağlanması esasına dayanır.ניהול מידע האימות של כל הלקוחות מרוכז במקום אחד.
Daha önce, yeni dergi veya haber bültenleri, yayın esasına göre satıldı.בעבר, מגזינים או חדשות ששוחררו למכשירים נמכרו על בסיס כל שחרור.
Esasen bu Sisam koloni yerleşmesinin yeri olarak Tekirdağ merkezi olarak düşünülmekteydi.לאחר תקיפה זו נחשב שדה זה למושבת.
Oyunun iki esas konusu vardır.הספר מדבר על שני נושאים עיקריים.
Cooper esasında yalnızca metal içinde yalıtılmış iletken çift formunu göz önünde bulundurmuştu.קופר התייחס במקור רק למקרה של זוג מבודד במתכת.
Özel sektör esastır.נחשבת למחלקה סגורה.
Esas pozisyonu Şutör gard'tır ama Point guard pozisyonunda da oynayabilmektedir.עמדתו העיקרית היא עמדת הסמול פורוורד, אך הוא יכול לשחק גם כפאוור פורוורד.
Esas işi Ford otomobil şirketini Irak'ta kurup yönetmekti.העסק גדל ושפיק קיבל לידיו את הקמתה וניהולה של סוכנות חברת המכוניות "פורד" בעיראק.
Dört büyük Sünni mezhebinin imâmlarını esas alırlar.הם מיזגו אותם לארבע סניוריות קתוליות גדולות.
Büyük Britanya'da esas olarak güneyde görülür.התנועה פעילה בעיקר בבריטניה.
Türkiye'deki Şiiler de bu fıkhı esas alır.עופות אחרים באיים מפחדים מעקב זה.
Esasen protestan okurlar kendisinin yazılarını otorite olarak almazlar.חלקן אף היו מנוגדות לכתב הזכויות שלו.
Merkez lehçesinin en önemli özelliği Rus dilindeki tüm yazıların bu lehçe esas alınarak oluşturulmasıdır.כדבריו ההישג הגדול ביותר של ארגון בתי הספר הנוכחי הוא שכל ההוראה תיעשה בשפה הרומנית.
Avcılık ve balıkçılık esas geçim yollarıdır.ציד ודיג היו פעילויות עיקריות.
Ekankar kişinin kendisini tanımasını esas almaktadır.אדם חכם יחתור לעבר ידע-עצמי.
Katananın sapının iki elle tutulması esastır.לשריר פושט שורש היד הגומדי שני ראשים.
Birçoğu gönüllülük esasına dayanır.רבות מהופעותיהם נעשו בהתנדבות.
Seçimlerde ilk kez aday esaslı blok oy sistemi uygulanmıştır.בפעם הראשונה, נערכה שם הצבעה חשאית.
Bu eğitimde notayla talim esastır.בתלמוד שיבחו מעשה זה.
Önceki TLS 1.1 ve TLS 1.2 spesifikasyonları esas alınmıştır.DTLS 1.1 מבוסס על TLS 1.1 ו-DTLS 1.2 מבוסס על TLS 1.2.
Bu durumda, özün biçime önceliği esastır.במצבים כאלו, זכות הקדימה נתונה להולכי הרגל.
Kodlar finans kuruluşunun ismi, bulunduğu şehire göre verilmesi esastır.דיווח למזכ"ל האו"ם ביישום המנדט שניתן להם.
Genellikle içinde toz bulunan havanın bazen de spreylerin çekilmesi esasına dayanan preparat.בתקופה זאת יש לזכר גם שקי אויר בלסת שלפעמים בולטים קצת החוצה.
Bilimsel kalite esastır, yeni yayınlar hemen eklenmez.כאשר המילון מלא לא ניתן להוסיף כניסות חדשות.
Bu filo esas İyon kuvvetleriyle Efes yakınlarında birleşti.דבר שיאפשר לתקשר עם שאר חילות היבשה של צה"ל באופן אופטימלי.
Sonunda esas gücünle savaşabileceksin.כך תהיה מסוגל להילחם כשיש לך יתרון.
Gaz esaslı tipler de aynı prensibe göre çalışırlar.ככלל, תאי הדלק השונים פועלים באופן דומה.
Tek eşle evlilik esası getirildi.סי., הוכרו נישואים חד-מיניים באמצעות חקיקה.
Hanbelîler üç esastan sonrasını kabul etmezler.חבר מועצה לא יכול לכהן יותר משלוש קדנציות.
1878 — İngiliz mühendisi Dugal Clerk iki zaman esasına göre çalışan ilk motoru yaptı.ב-1881 רשם המהנדס דוגלד קלארק (Dugald Clerk) פטנט על מנוע שתי פעימות.
Ancak aynı yılın Ekim ayında Askerî Yargıtay mahkûmiyet kararlarını esastan bozdu.בדצמבר באותה שנה אישר אלוף פיקוד המרכז את ההחלטה.
Müşteri: Esas nesne, nesneleri kendinden uzak tutabilme yetisine sahip.כורסאות קשישים - בעלי תכונות ייחודיות להקלה על ההתיישבות והקימה מהם.
Bu etki sonradan manyetizma olarak isimlendirildi ve esaslı olarak ilk kez 17. yüzyılda incelendi.Този ефект по-късно е наречен магнетизъм и бива сериозно изучен за първи път през 17 век.
Ağrı daha az yaygın olarak, esasen başın arka ya da üst kısmında meyana gelebilir.По-рядко може да се появи болка основно в задната или горната част на главата.
Mutfakta muhakkak bolluk olması esas!Голямо е разнообразието в кухнята.
Karl, Diğerleri'nin esas adada yaşadıklarını; Hydra'ya çalışmak için gittiklerini söyler.Карл им казва, че Другите живеят точно на този остров.
Daha önce, yeni dergi veya haber bültenleri, yayın esasına göre satıldı.По-рано, всеки нов вестник или списание се продават поотделно на брой.
Eski Roma ordusu taktik bakımından sınırlıydı ve bu dönemdeki varlığı esas olarak savunmaya yönelikti.Ранната Римска армия е била тактически лимитирана и нейната позиция през този период е основно дефанзивна.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod