esas ile cümle
esas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Vakıf tamamen gönüllülük esasına göre çalışmaktadır.Celý festival funguje na principu dobrovolnosti.
Sözleşme'nin 6. maddesine göre her çocuk esas olarak yaşama hakkına sahiptir.Podle Charty dětských práv má každé dítě právo na čistý vzduch.
Bunlara ek olarak DIC gelişmesinde sitokinlerin de esas olarak önemli rolleri vardır.Obě tyto žlázy mají kromě svého fungování v rámci trávicí soustavy další neméně významné funkce.
Kura çekimindeki torbalar, takımların Eylül 2013 ayındaki sıralaması esas alınarak oluşturuldu.Hráčky oddílů žen se nechaly na podzim 2013 nafotografovat pro kalendář.
Oyun bir çiftliğin işletilmesini esas alır.Nyní rozhodneme o koupě stodoly.
Kâr amacı gütmeyen kuruluş (non-profit) olup editörleri gönüllülük esasına göre çalışır.TV-MIS nemá placené zaměstnance, je založena na práci dobrovolníků.
Kanun-i Esasi tarihi Anayasanın Yapıldığı Ortam ve Anayasanın Yapılışı olarak iki safhadadır.Historicky vznikly a stále trvají tři typy právních vztahů podle dvou právních předpisů.
Grek kuvvetleri esas olarak ağır piyade kullanırken Pers ordusunda hafif piyade birlikleri ağırlıktaydı.I když v řecké armádě dominovali těžce vyzbrojení hoplíté, existovali zde i příslušníci lehké pěchoty.
Bu ilke dönemsellik kavramı esas alınarak yaratılmıştır.Používání pojmu idealismus zavedl patrně G.
Ayrıca sivil itaatsizlik esasına dayalı direniş de giderek yayılmıştır.K sociálním nerovnostem přibyly stále ostřeji vedené národnostní spory.
Takvîm-i Vekâyi, resmî bir gazete olması dolayısıyla makaleler esas olarak devletin görüşlerini yansıtıyordu.Jelikož jsem spisovatelem, v jistém smyslu jsem učinil veřejnost svým důvěrníkem.
Dörtlük esasına dayanır.Dál jen při mně stůj 4.
Esas yapı taşları lipid ve proteinlerdir.Včely propolis využívají jako stavební a ochranný materiál.
9 kray (bölgeler): esasında oblastlara benzemektedir.9 kraiuri (teritorii): în esență, același lucru ca regiunile.
1970’lerden beri ABD, İsrail’in esas müttefiki oldu.Începând cu 1970, Statele Unite ale Americii a fost principalul aliat al Statului Israel.
Esas problemler sağırlık (%14) ve bilişsel bozukluklardır (%10).Problemele principale sunt reprezentate de surditate (14%) și tulburare cognitivă (10%).
Alevilikte, Muhammed'in son Peygamber olduğu, Ali'nin ise Velîliği (İmâmlığı) esastır.În hadith Muhammad este cel care vorbește, iar în Coran, Dumnezeu.În hadith, numai sensul este inspirat.
Esasen alyuvarlar (beyaz kan hücreleri), özellikle de mononükleer hücreler enflamasyona yol açar.Celulele albe din sânge, mai ales celulele mononucleare, generează în principal inflamația.
Yukarıdaki sıcaklık ve basınç değerleri 20 °C ve 1 atmosfer basıncına göre (101.325 kPa) esas alınmıştır.Temperaturile și presiunile sunt la 20 °C și o atmosferă(101.325 kPa).
Esas karakterlerden biridir.Este unul dintre personajele principale.
Bu esas ancak tam bağımsızlığa sahip olmakla sağlanabilir.Acest lucru este posibil numai atunci când există concurență perfectă.
Pedoloji esas olarak toprak oluşumu, toprak morfolojisi ve toprak sınıflandırılmasıyla ilgilenir.Pedologia se ocupă cu pedogeneza, morfologia și clasificarea solurilor.
Paket esasen düşük fiyatlı bir derleme paketi olmasına odaklanılmıştır.Ea s-a axat pe vânzarea unor pachete de cărți la un preț scăzut.
1819'da şehirde bir Harp Okulu kuruldu ve bu sonra İsviçre ülkesi için esas Harp Okulu oldu.În 1819 o școală militară a fost fondată în oraș, devenind mai târziu cea mai importantă din Elveția.
Öte yandan esas sorun başka bir yerdeydi.Aceasta, din cauză că mintea îi era în altă parte.
Esas genel bir taarruz, bir sonraki gün başladı.Ei au părăsit colonia, începînd chiar cu a doua zi.
Moi esas kadın benliğinin olmadığını iddia etti.Dar femeia buna a spus că într-adevăr nevoie de nimic.
Bunu esas alarak hem kadınlar hem de erkekler oynarlar.Dansul se joacă atât de către fete cât și de către băieți.
İşletmenin sürekliliği kavramı maliyet esasının temelini oluşturur.Nevoile actuale ale pieței determină valoarea.
Dokuz Işık görüşünün esasları gayet özet olarak bunlardır.Pentru alte sensuri, vedeți Nove (dezambiguizare).
Kâr amacı gütmeyen kuruluş (non-profit) olup editörleri gönüllülük esasına göre çalışır.WCA este o organizație non-profit și tot ceea ce face se bazează pe voluntariat.
Esas panzer birlikleri bir haftadır hareketsizdiler.Pentru aproximativ o oră trupele au fost inactive.
Esasen yönetime katılmada sorun, sermaye ile çalışanlar arasında bir denge kurabilmektedir.Acțiunile de urgență vor cauza stres printre muncitorii care le implementează.
Kuvvetler ayrımı esasını ortaya atmıştır.Noi le-am propus să împărțim puterea .
Buna ilişkin ilkeleri, esasları ve usulleri gösterir.Rațiunea se exprimă în principii, idei și idealuri.
Bu dedüktif metot, ilk zamanlarda ezberi esas almıştır.Deci, peisajul m-a fascinat mai întâi.
Esas soyadım yasak olduğu için Uzun oldum.Numele Prinsenvlag a fost interzis.
Bildiğimiz meşruti ve cumhuri hükümetler teşkilatı kuvvetler ayrılığı esasına dayalı kabul edilmektedir.Regele și sfătuitorii săi erau gata să dizolve Adunarea Națională cu forță.
Güldürmek esasına dayanıldığından üslûpta bir serbestlik göze çarpar.Unui îndemn la predare i se răspunde cu râsete zeflemitoare.
Küçükçekmece ilçesi, esasen yoğun bir sanayi bölgesi niteliğindedir.Clădirea se află situată în Piața Mică, o zonă istorică deosebit de interesantă.
Bu ilke önemlilik kavramını esas alır.Astfel, principala bănuială cade asupra lui.
Conkbayırı esasen Anafartalar Grup Komutanlığı’nın sorumluluğundadır.Bonfield este cel cu adevărat responsabil pentru moartea polițiștilor.”
Gaz esaslı tipler de aynı prensibe göre çalışırlar.Și unele medicamente folosite în psihiatrie funcționează pe același principiu.
Vatanın dünyanın merkezi sayılması düşüncesini esas aldı.A plasat infernul ca centru al Pământului.
Esas kitlesi kütüphaneler, eğitimciler ve kitap satıcılarından oluşur.Circulația obiectelor bibliografice, cititori și bibliotecari.
Esas dersler sabah işlenirdi.Cursurile s-au desfășurat în orele de dimineață.
Esasen bir karış bile geri çekilmeye yanaşmayan Hitler, bu öneriyi geri çevirdi.Hitler și apropiații săi au refuzat chiar și să ia în discuție o astfel de posibilitate.
Takvîm-i Vekâyi, resmî bir gazete olması dolayısıyla makaleler esas olarak devletin görüşlerini yansıtıyordu.Evident că în problema emigrării, ziarul a fost obligat să prezinte punctul de vedere oficial.
Seçimlerde ilk kez aday esaslı blok oy sistemi uygulanmıştır.Au fost adoptate cu această ocazie reguli de votare foarte complicate.
Bu yöntem kümedeki yıldızların uzayda ortak bir hareket paylaştığı esasına dayanır.Aceste puncte de convergență sugerează că aceste stele au o origine comună.
Demokrat Parti programını iki esas etrafında şekillendirmişti: Liberalizm ve demokrasi.În cadrul magistraturilor republicii romane, existau două principii: anualitatea și colegialitatea.
Muharebeye sürülen hava gücü esasen zayıflamıştı.Acoperirea monedei garantate în aur a scăzut puternic.
Bütün omurgalılarda, iskeletin gövde kısmının esası omurgadır.Nu la toate vertebratele se întâlnește acest fenomen de ascensiune a măduvei spinării.
Sagan'ın seansında esasen video da bir mesaj göndermek isteniyor.În cazul lui Sagan acesta „interpretează” și refrenul.
Esas problemler sağırlık (%14) ve bilişsel bozukluklardır (%10).A fő panaszok a siketség (14%) és az értelmi fogyatékosság (10%).
Ocak 2009'da EasyPeasy diye yeniden adlandırılmıştır ve esas aynadan bir milyon kez daha fazla indirilmiş.Az EasyPeasy 2009 januárjában lett átnevezve, és több mint egymillió alkalommal töltötte le a fő tükörről.
Öte yandan esas sorun başka bir yerdeydi.A csapatnak más téren is voltak problémái.
Esas Angels and Snake olarak bilinen grup, 1975'in sonunda kendilerini Blondie olarak yeniden adlandırdılar.Eredetileg Angels and the Snake volt a nevük, ezt 1975-ben Blondie-ra változtatták.
Esasen alyuvarlar (beyaz kan hücreleri), özellikle de mononükleer hücreler enflamasyona yol açar.A gyulladást elsősorban a fehérvérsejtek főként a mononukleáris sejtek – idézik elő.
Bu durumda en küçük t değeri esas alınır.Legyen a legkisebb szükséges lépésszám tn .