esas ile cümle
esas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
MiG-31, MiG-25 dizaynı esas alınarak geliştirilmiş bir uçaktır.Планер самолёта МиГ-31 разработан на основе планера МиГ-25.
Bu bayramda Rumi takvim esas alınır.Боюсь я этой юбилейной суеты.
1878 — İngiliz mühendisi Dugal Clerk iki zaman esasına göre çalışan ilk motoru yaptı.В этом же 1876 году шотландский инженер Дугальд Кларк испытал первый удачный 2-тактный двигатель.
Sadece esas ruhun gerçek özü ilksel düzenlemeyi aşar ve onun üstüne çıkar.Истинный мудрец, прежде всего, воспитывает и управляет сам себя.
Sagartian süvarisi ise hançe taşımakla birlikte esas silahları kementtir.Её телохранитель, вопреки правилам безопасности оставляет при себе оружие.
Görülebilir kanalı esas olarak beden dili oluşturur.Сформировался зритель, способный понимать язык эмблемы.
Bu hizmet 1940 Ağustos'unda esasen askeri amaçla kullanılan ek mavnalarla genişletilmiştir.Услуги были расширены в августе 1940 года пуском дополнительных барж для, в основном, военных.
Esasen bir karış bile geri çekilmeye yanaşmayan Hitler, bu öneriyi geri çevirdi.Гитлеровцы, не ожидавшие такого натиска, отступили.
Okul esasen Farsça olmasına rağmen Azerbaycan dili ile eğitim yapılıyordu.Благодаря учебе в этой школе, Кристиан хорошо знал польский язык.
Bu sırada bu tepenin esasında çok eski bir ecnebi mezarlık olduğu ortaya çıkmıştır.В качестве доказательства приводится древнее трёхкилометровое кладбище того времени.
Esasında bu heykellerin daha önceden 1000 adedin üstünde olduğu tahmin edilmektedir.Действительно, некоторые утверждают, что оно 1000 стадий в окружности.
Barok döneminde füg yazımı bestecilik uzmanlığının bir göstergesi olarak bestenin esas öğesi haline gelmiştir.Со временем качество интро стало восприниматься как один из признаков мастерства группы.
Yük taşınması esas olarak demiryolu taşımacılığı ile sağlanmaktadır.Её состояние в первую очередь строилось на перевозке грузов по железной дороге.
Günümüz astronomları da temelde bu sınıflandırmayı esas alırlar.Из-за этого некоторые астрономы также относят их к этому классу.
Bunun üstünde sadece aracın esas gövdesi bulunmamaktadır.Вот где именно только и не достает автомобилей.
Dillerin temel kelime dağarcıklarının çözümlenmesi esasına dayanır.Тренировал серебряных призёров Решат Язычиогуллары.
Esasen Amerikan filmlerinde bu konuya daha çok rastlanmaktadır.Автомобили этого типа довольно часто можно видеть в американских фильмах.
Esasen Pazırık'ta ahşap eğer bulunmamıştır.Гирлянды под деревом почему-то не было.
Esas olan düşmanı fark edilmeden , hareket etmektir.Когда сила врага не известна - отправь разведку.
Onun esas idolü Elvis Presley'dir.Оригинальным исполнителем был Элвис Пресли.
Esas karakterlerden biridir.Один из главных персонажей.
Esas beceri isteyen, onu seyredilebilir kılmaktır.Легче всего увидеть её, когда её можно заставить двигаться.
Batı'da Maniciliğin esas yurdu Kuzey Afrika'ydı.В Северную Африку манихейство пришло из Египта.
Bu süreçler sanal ortamda yapılacağı gibi insanların şahsen başvurmaları esasıyla da gerçekleştirelebilir.Особый интерес эти реакции представляют в связи с тем, что они могут протекать и в организме человека.
8 Kasım - KİT'lerde yeni çalışma esasları belirlendi.8 ноября вместо оценок появились значки.
Çünkü, esas olarak, bu düşünceler matematiksel olarak formülleştirilmemişti.Это было странно само по себе, даже не говоря о математических ошибках в этом документе.
Bu yöneticilik, likayat ve ehliyet esaslarına dayanmıştır.Они планируют выпустить собственные паспорта и водительские права.
Oyun ilk Stronghold Crusader oyununda olduğu gibi çarpışma (skirmish) oynanışını esas alacak.Эти же противники присутствуют и в игре Stronghold Crusader.
Attika tarımı, giderek esas olarak buğday olmak üzere gıda maddesi üretiminden bu ürünlere yönelmiştir.Вместо ратной службы главным занятием его жителей постепенно становится хлеборобство.
Bu Kızıl Ordu birlikleri, Sovyet esas taarruzunun icra edileceği bölgedir.Красная армия попыталась занять эти территории чтобы установить на них советскую власть.
Abonelik esasına göre dağıtılır.Распространялся по подписке.
Konferans'ın bu kararı esasen Mondros Mütarekesi şartlarına aykırı idi.Решение императора противоречило условиям вормсского конкордата.
Oyunun iki esas konusu vardır.Игра имела два прямых продолжения.
Mistisizmde böyle bir esas yoktur.Интрига как таковая отсутствует.
Ancak aynı yılın Ekim ayında Askerî Yargıtay mahkûmiyet kararlarını esastan bozdu.Но уже в следующем году князь эту присягу нарушил.
Bilimsel kalite esastır, yeni yayınlar hemen eklenmez.Старую же отчетность нельзя сейчас быстро переписать.
Serbestlik esası konuya hakimse de simetrik konum çıkılmamıştır.Вели сидячий образ жизни, но ещё не обладали радиальной симметрией.
1970’lerden beri ABD, İsrail’in esas müttefiki oldu.До начала 70-х была одной из ведущих команд Израиля.
Amacımız Janet'ın özüne dönüp esas müzik tarzında şarkılar yapmaktı.Именно он побудил Кристину всерьёз заняться музыкой.
Bu ilke önemlilik kavramını esas alır.Причём он предсказал фундаментальное значение этого предмета.
Esas çekimler başlamadan önce İstanbul'da bir test çekimi yapıldı.Перед началом учения в Москве состоится расширенный брифинг.
Ancak İslam toplumlarındaki uygulamalar her zaman bu esaslara uygun olarak şekillenmemiştir.Реальная практика земских школ далеко не всегда соответствовала заявленным идеалам.
Bu inhibitörler enzimin aktivitesi için esas olan amino asit kalıntılarını değişime uğratırlar.Эти белки проявляют энзиматическую активность АТФазы, необходимую для сокращения актомиозина.
Tarım işleri nüfusun esas işlerinden biridir.Сельское хозяйство составляет одно из главных занятий жителей.
Uygulamalarda şeffaflık ilkesi esastır.В первую очередь оригинальностью исполнения.
Esasında azınlıkta bulundukları için de, hiçbir güçleri kalmayarak ağırlıklarını kaybetmişlerdir.فهم يبخلون خوفًا من ذهاب ما يملكون وهو قليل ثم لا يأتي غيره.
Elçiliğin esas görevi Avrupa'ya gitmekti.وقد كانت المهمة الأساسية للبعثة هو الذهاب إلى أوروبا.
18 Kasım 1920'den Teşkilât-ı Esasîye Kanunu'nun kabulüne kadar iki ay sürecek görüşmeler başladı.و من 18 نوفمبر عام 1920 حتي قبول الدستور بدأت المباحثات التي ستستغرق شهرين.
Aynı yıl Türkçülüğün Esasları isimli ünlü esrini yayımladı.وفي نفس العام طرح كتابه المشهور باسم أساسيات القومية التركية.
Atanma süresi ve yemin şeklinin esasları belirtilmiştir.وخيرات الدنيا والآخرة، كلها من آثار رحمته.»
Ağrı daha az yaygın olarak, esasen başın arka ya da üst kısmında meyana gelebilir.وقد يحدث الألم بدرجة أقل شيوعا في الظهر أو قمة الرأس.
Anayasa Hukuku'nun Umumî Esasları, Ankara 1955 (2. Baskı Ankara 1961).المبادئ العامة للقانون الدستورى ، أنقرة 1955 (الطبعة الثانية أنقرة 191).
Esas problemler sağırlık (%14) ve bilişsel bozukluklardır (%10).المشاكل الرئيسية هي الصمم(في 14٪) وإعاقات عقلية أو جسدية (10%).
Yeni Teşkilât-ı Esasîye Kanunu (1924 Anayasası), 20 Nisan 1924 günü kabul edildi.وتمت الموافقة علي الدستور الجديد دستور عام 1924 في يوم 20 إبريل عام 1924 .
İçindeki maddenin aşırı sıkışması yüksek yoğunluğa neden olur, çünkü muhtemelen esasen hidrojendir.ويسبب الضغط الشديد للمادة داخله تلك الكثافة العالية، وذلك لأنه من المرجح أنها تتكون أساسًا من الهيدروجين.
Tabiatın korunması ve tabiata saygı esastır.سحر الطبيعة فمن يحميها؟.
Esas vatanı Batı Hindistan'dır.موطنه الأصلي هو جنوب غرب الهند.
Vatanın dünyanın merkezi sayılması düşüncesini esas aldı.والجمهور اعتبروا خروجهما من مركز العالم.
Eski Roma ordusu taktik bakımından sınırlıydı ve bu dönemdeki varlığı esas olarak savunmaya yönelikti.وكان الجيش الروماني الأول محدودا تكتيكيا وموقفه من خلال هذه الفترة كان موقفا دفاعيا في الأساس.
Esas kitap 600 sayfadır.الكتاب يتكون تقريباً من 600 صفحة.