Ana içeriğe geç
Sözlük

esas ile cümle

esas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
1 Eylül 1925'te lisenin esas binası okula geri verildi.Le 1er septembre 1925, le bâtiment principal du lycée est rendu à l'école.
Esas problemler sağırlık (%14) ve bilişsel bozukluklardır (%10).Les principales sont la surdité (14 %) et les troubles cognitifs (10 %).
Oyun bir çiftliğin işletilmesini esas alır.Le joueur doit gérer l'exploitation d'une ferme.
Esas kitap 600 sayfadır.Le Livre premier compte 600 pages.
İkinci ve esas savunma hattı kenttin 6 – 8 km dışında ve yaklaşık 30 km uzunluğundaydı.La deuxième et principale ligne de défense est située à 6–8 km de la ville et est longue d'environ 30 km.
Fakat esas olarak montuno ile mambo karışımı üzerine kuruludur.Mais il est principalement basé sur une fusion de son montuno et de mambo.
Esasen karakter, Ronald Reagan'dan ilham alınmıştı fakat sonradan bu konsepten vazgeçildi.À l'origine, ce personnage s'inspire de Ronald Reagan, un concept abandonné par la suite.
Oyun ilk Stronghold Crusader oyununda olduğu gibi çarpışma (skirmish) oynanışını esas alacak.Le jeu sera principalement basé sur le jeu d'escarmouche, similaire au titre original Stronghold Crusader.
Birinci İnönü Muharebesi, esas olarak bu iki günkü muharebelerdir.C'est à lui qu'elle fournit en confession le récit de la première apparition, deux jours après celle-ci.
Critical Mass, esas olarak şehrin içinde gerçekleşmektedir.Les masses critiques se déroulent en milieu essentiellement urbain.
Öte yandan esas sorun başka bir yerdeydi.Mais l'origine de ses ennuis se situait très certainement ailleurs.
General olarak başarılı bir kariyeri, esas olarak Sasani Perslere karşı olmak üzere 30 yıla yayılmıştır.Sa carrière de général s'étend sur trois décennies, principalement contre les Sassanides.
Esasen Diodorus'a göre Hydarnes emrindeki bu birlik 20 bin kişilik bir kuvvettir.Selon Diodore de Sicile, Hydarnès dirigeait une armée de 20 000 hommes.
Pedoloji esas olarak toprak oluşumu, toprak morfolojisi ve toprak sınıflandırılmasıyla ilgilenir.La pédologie traite essentiellement la pédogenèse, la morphologie du sol et la classification des sols.
Esas tabaka Erken Tunç Çağı tabakası olarak verilmektedir.Le nombre maximum de thread doit être connu à l'avance.
Esas Angels and Snake olarak bilinen grup, 1975'in sonunda kendilerini Blondie olarak yeniden adlandırdılar.Initialement appelé Angel and the snake. le groupe est renommé Blondie à la fin 1975.
Toplantıda İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı esasları kabul edildi.Un deuxième plan quinquennal, axé sur l'industrie, est adopté.
Seçimlerde ilk kez aday esaslı blok oy sistemi uygulanmıştır.Pour la toute première fois, le tableau de vote se présenta sous une forme dynamique.
Hanbelîler üç esastan sonrasını kabul etmezler.Ne restent debout que les trois nefs.
Hukuk sistemi Şeriat esaslıdır.Le système juridique est une blague.
Daha sonra Sun ile beraber esas adaya giderler.Peu après, Frank accompagne Sun sur l'île principale.
Araştırması esas olarak analiz ve sayılar teorisi üzerineydi.Ils portent principalement sur l'analyse et sur la théorie des nombres.
Kanun-ı Esasi'ye (Anayasa) uygun olarak, Osmanlı gelenekleri sürdürülmeli ve saklı tutulmalıdır.L'arbre tombant, ils seront dévorés : Qu'ils s'en tiennent pour assurés.
(Câ’bir, i’tikad ve imân esasları konusunda Câ’fer-i Sâdık’tan ders almış ve onun i’tikadını benimsemiştir.L'une d'elles s'est renfermée entre Maine et Sèvre et s'y est fait battre, comme je te l'ai marqué (i).
Vasiyetinde mirasının esas bölümünü Melzi’ye bıraktı.Par la suite, Henri a décidé de donner son héritage à Mélanie.
Yük taşınması esas olarak demiryolu taşımacılığı ile sağlanmaktadır.Le transport de marchandises est principalement assuré par le transport ferroviaire.
Bağlaç ile oluşturulan bileşik cümle sadece esas cümlelere bağımlıdır.Ce que nous savons du concile ne repose que sur des suppositions.
Medreselerin gelir kaynakları esas olarak vakıflardan sağlanırdı.Les revenus de la fabrique étaient employés avant tout à l'‘acquit des fondations.
İlk aşama esas olarak Kızıl Ordu kuvvetlerinin Berlin yönünde yaklaşmasıydı.La hâte était nécessaire car les forces militaires américaines approchaient rapidement Berlin.
Esas olarak görünür kırmızı ışık yayarlar.Il émet une lumière fixe rouge.
1914-1945 Yılları Arasında Batı Dünyası, esasen iki dünya savaşı ve bunlar arasındaki dönem üzerinde duruyor.L’histoire de la Belgique de 1914 à 1945 est principalement marquée par les deux guerres mondiales.
Serbestlik esası konuya hakimse de simetrik konum çıkılmamıştır.La tête doit être dépourvue de marque Sumi.
Esas nehir geçişi için verilen tarih 25 Eylül'dür.La date de sortie pour Ire est le 25 septembre.
Antik Mısır dilinde şenu adı verilen kartuş, esasen genişletilmiş bir şen halkasıdır.Le nom même de l'encens dans l'ancienne langue égyptienne est évocateur.
Asya'da doğal olan bu türün esas yayılış alanı belirsizdir.Cette absence de la fièvre jaune en Asie est toujours inexpliquée.
Düzenlenmesinde en az yedi (7) günün esas alınması gerekmektedir.La réservation en avance, au moins 7 jours, est recommandée.
Ama esas istediği bu zengin kadınlarain servetleridir.Scott visait spécialement les femmes riches.
Fiil çekimleri dilin esasını meydana getirir.Ramener le langage à son essence.
Diğer bir ifadeyle edille-i şer'iyye, hüküm çıkarmada başvurulan esaslar olarak da ifade edilir.Il en est de même pour le terme coulombien qui est répulsif et tend à éloigner les protons les uns des autres.
Dizi şifrelemede aynı anahtarın iki defa kullanılmaması esastır.Il est interdit de jouer la même figure deux fois de suite.
Esas olan özgürlüktür.La première liberté est la sécurité.
Bu hizmet, Wirecard Bank AG’nin otomatik olarak “sanal” kredi kartları ihraç etmesini esas alır.Ce service se base sur l’émission automatisée de cartes de crédit "virtuelles" par Wirecard Bank AG.
Bu görev kuvvetinin esas görevi bir deniz muharebesi değildi.Cette première partie du commando n'était pas à proprement parler un commando stable.
Gaz esaslı tipler de aynı prensibe göre çalışırlar.Les batteries de nos voitures actuelles fonctionnent toujours essentiellement selon le même principe.
Esas olarak bir tümülüs olduğu düşünülerek kazıya girişilmiş olduğu anlaşılmaktadır.Tout ce que nous croyons connaître se trouve d’un seul coup chamboulé.
Esasen bu kavramlar arasında herhangi bir bağ var mıdır?Ces deux affaires ont-elles un lien entre elles?
Esası Rose-Croixlardan alınmıştır.Histoire des rose-croix.
Anıtın esas olarak bulunduğu yerde ise bir kopyası bulunmaktadır.Dans le monastère, on peut voir une copie.
Esasında azınlıkta bulundukları için de, hiçbir güçleri kalmayarak ağırlıklarını kaybetmişlerdir.S’ils étaient parmi vous, ils n’auraient combattu que très peu. » « 22.
Esas zorluk ise radyokarbon tarihlendirmesi sonuçlarının yanıltıcı olabileceği endişesidir.D'autres ont indiqué que les datations au radiocarbone étaient erronées.
1970’lerden beri ABD, İsrail’in esas müttefiki oldu.La France fut, jusqu'en 1967, l'allié privilégié d'Israël.
Esasen çok geniş bir risk yelpazesine rağmen işlevlerine devam ettikleri görülmektedir.Malgré une conduite très risquée, il finit généralement ses courses.
Giberellinlerin esas etkisi, bitkilerin boyuna büyümesini sağlamaktır.L'action des pollinisateurs augmente considérablement la capacité des plantes à constituer leurs fruits.
Esas olarak Asya'da yayılım gösterir.Elle est répandue surtout en Asie.
Tarım esas olarak bir “dağ tarımı”ydı.À cette époque, l'agriculture était essentiellement une agriculture de montagne.
ABD'de satılan çoğunluk, esasen aromalı biradır.La grande majorité des vins américains vendus aux États-Unis sont des mono-cépages.
Fakat, onun bükülme için hesapladığı esas değer çok küçüktü.Mais l’homme était si modeste qu’il était difficile de mesurer sa valeur.
Her ikisi isim haricinde esasen birbiriyle aynı.Les deux familles diffèrent malgré la similitude du nom.
Onun esas idolü Elvis Presley'dir.Il faisait des reprises de son idole : Elvis Presley.
Esasında Harran şehri Haçlılar için hiç çekici değildi.Mais, certainement la ville des roses n'était pas la bonne destination.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod