Bununla birlikte, Hofmann esaretten kaçtı ve Almanya'ya döndü.Monck ise jäi aga parlamendile truuks ning naasis Inglismaale.
Esarette 80-90 yıla kadar yaşadıkları bilinmektedir.Otoliitide järgi on nende vanuseks hinnatud 80–100 aastat.
Esareti sırasında doğan ikinci kızı Nienor’u hiç göremeyecektir.Nii ei kogenud Nadežda Durova lapsepõlves tõelist emaarmastust.
Ama daha da kötüsü, ortak cehaletimizin esareti altındaydık.Byliśmy więźniami własnej ignorancji.
Ama daha da kötüsü, ortak cehaletimizin esareti altındaydık.Čo je ešte horšie, boli sme v pasci našej kolektívnej ignorancie.
Ama daha da kötüsü, ortak cehaletimizin esareti altındaydık.De ennél is rosszabb, hogy a kollektív tudatlanság csapdájába estünk.
Ama daha da kötüsü, ortak cehaletimizin esareti altındaydık.Erger dan dat, we zaten in de val van onze collectieve onwetendheid.
Ama daha da kötüsü, ortak cehaletimizin esareti altındaydık.더욱 심각하게도, 우리는 집단적 무지에 갇혀 있었습니다.
Ama daha da kötüsü, ortak cehaletimizin esareti altındaydık.Mai rău, eram captivi în ignoranţa noastră colectivă.
Ama daha da kötüsü, ortak cehaletimizin esareti altındaydık.Mais pire encore, nous étions pris au piège par notre ignorance collective.
Ama daha da kötüsü, ortak cehaletimizin esareti altındaydık.Mas o pior é que estávamos presos na nossa ignorância colectiva.
Ama daha da kötüsü, ortak cehaletimizin esareti altındaydık.Men än värre var att vi var fångade av vår kollektiva okunnighet.
Ama daha da kötüsü, ortak cehaletimizin esareti altındaydık.Nhưng tệ hơn, lúc bấy giờ chúng tôi bị mắc kẹt trong một tập thể thiếu hiểu biết.
Ama daha da kötüsü, ortak cehaletimizin esareti altındaydık.Noch schlimmer, wir waren von unserer kollektiven Ignoranz gefangen.
Ama daha da kötüsü, ortak cehaletimizin esareti altındaydık.Peggio, eravamo intrappolati nella nostra ignoranza collettiva.
Ama daha da kötüsü, ortak cehaletimizin esareti altındaydık.Pero peor aún, estábamos atrapados en nuestra ignorancia colectiva.
Ama daha da kötüsü, ortak cehaletimizin esareti altındaydık.Tapi yang lebih parah, kita terjebak pada ketidakpedulian kita bersama.
Ama daha da kötüsü, ortak cehaletimizin esareti altındaydık.Ακόμη χειρότερα, είχαμε παγιδευτεί στη συλλογική μας άγνοια.
Ama daha da kötüsü, ortak cehaletimizin esareti altındaydık.Але ще гіршим було те, що ми всі стали жертвами власного колективного невігластва.
Ama daha da kötüsü, ortak cehaletimizin esareti altındaydık.По-лошо, ние бяхме хванати в капан от нашето колективно невежество.
Ama daha da kötüsü, ortak cehaletimizin esareti altındaydık.Что ещё хуже, мы были в ловушке нашего невежества.
Ama daha da kötüsü, ortak cehaletimizin esareti altındaydık.וגרוע מזה, אנחנו היינו כלואים בתוך הבורות הקולקטיבית שלנו.
Ama daha da kötüsü, ortak cehaletimizin esareti altındaydık.و الأسوء من ذلك كنا محبوسين داخل جهلنا الجماعي
Ama daha da kötüsü, ortak cehaletimizin esareti altındaydık.恐怖に振り回されていました
Elbette esaret altında, yumurtadan iribaşa -- ve daha sonra kurbağaya dönüşecekler.Also werden sie sie aufziehen - In Gefangenschaft natürlich - von Eiern zu Kaulquappen bis zu Fröschen.
Elbette esaret altında, yumurtadan iribaşa -- ve daha sonra kurbağaya dönüşecekler.Así que las criarán, en cautividad por supuesto, desde huevos hasta renacuajos y luego a ranas.
Elbette esaret altında, yumurtadan iribaşa -- ve daha sonra kurbağaya dönüşecekler.Astfel, prizonierii o vor creşte, în captivitate bineînţeles, începând de la ou şi până la maturitate.
Elbette esaret altında, yumurtadan iribaşa -- ve daha sonra kurbağaya dönüşecekler.그래서 우리는 그들을, 물론 감금된 상태로요 알에서 올챙이, 그리고 개구리까지 기르는 것입니다.
Elbette esaret altında, yumurtadan iribaşa -- ve daha sonra kurbağaya dönüşecekler.Le alleveranno, in cattività ovviamente, da uova a girini fino a rane.
Elbette esaret altında, yumurtadan iribaşa -- ve daha sonra kurbağaya dönüşecekler.Więc będą je hodować, oczywiście w niewoli, od skrzeku przez kijanki aż do żab.
Elbette esaret altında, yumurtadan iribaşa -- ve daha sonra kurbağaya dönüşecekler.Ze zullen ze kweken, in gevangenschap uiteraard, van eitjes tot kikkervisjes tot kikkers.
Elbette esaret altında, yumurtadan iribaşa -- ve daha sonra kurbağaya dönüşecekler.Лягушек будут растить — в неволе, конечно — из яиц, получая головастиков, а затем лягушек.
Elbette esaret altında, yumurtadan iribaşa -- ve daha sonra kurbağaya dönüşecekler.Ще ги отглеждат - в плен, разбира се, от яйца до попови лъжички и нататък до жаби.
Elbette esaret altında, yumurtadan iribaşa -- ve daha sonra kurbağaya dönüşecekler.והם מגדלים אותן, בשבי, כמובן, (צחוק) מביצים, דרך ראשנים ועד לצפרדעים.
Elbette esaret altında, yumurtadan iribaşa -- ve daha sonra kurbağaya dönüşecekler.لذلك سوف تربى في الأسر بطبيعة الحال ، من البيض للشراغف وما بعده الى الضفادع.
Elbette esaret altında, yumurtadan iribaşa -- ve daha sonra kurbağaya dönüşecekler.卵からおたまじゃくしへ、そしてカエルへと育てるのです 多くの受刑者が育てる喜びを感じながら
Esaret ama vahşi yaptıklarınıNyní, samička jménem Kero je 25 let stará a tohle je její novorozenec Cobalt.
İLK ASKERLER OLDU. MlCHAEL DURANT 11 GÜNLÜK ESARETTEN SONRA SALlVERİLDİ.A TÍTULO PÓSTUMO DESDE A GUERRA DO VIETNAME.
İzlanda ve Grönland hiç bir esaret olayının dünya genelinde bulunmadığı yerler.세계에서 유일하게 이곳에서만은 노예를 전혀 발견할 수 없었습니다.
İzlanda ve Grönland hiç bir esaret olayının dünya genelinde bulunmadığı yerler.là nơi chúng tôi không tìm ra trường hợp cưỡng bức nô lệ nào trên cả thế giới này.
İzlanda ve Grönland hiç bir esaret olayının dünya genelinde bulunmadığı yerler.Zwei Länder auf der ganzen Welt.
İzlanda ve Grönland hiç bir esaret olayının dünya genelinde bulunmadığı yerler.שאין בכלל עבדות מסביב לעולם.
İzlanda ve Grönland hiç bir esaret olayının dünya genelinde bulunmadığı yerler.هي الأماكن التي لم نتمكن من إيجاد حالات استعباد فيها من ضمن مختلف أنحاء العالم.
İzlanda ve Grönland hiç bir esaret olayının dünya genelinde bulunmadığı yerler.全く奴隷がいません また私達が
Madela 27 yıl süren esaretten sonra hapisten çıktığı zaman, eğer halkına şöyle deseydi:Als Nelson Mandela nach 27 Jahren Gefangenschaft entlassen wurde, hätte er seinem Volk gesagt:
Madela 27 yıl süren esaretten sonra hapisten çıktığı zaman, eğer halkına şöyle deseydi:Amikor Mandela 27 év fogság után kijött a börtönből, ha azt mondta volna a népének, hogy
Madela 27 yıl süren esaretten sonra hapisten çıktığı zaman, eğer halkına şöyle deseydi:Când Mandela a ieşit din închisoare după 27 de ani de prizonierat, dacă le-ar fi spus oamenilor săi
Madela 27 yıl süren esaretten sonra hapisten çıktığı zaman, eğer halkına şöyle deseydi:Cuando Mandela salió de prisión tras 27 años de cautiverio, si le hubiera dicho a su pueblo:
Madela 27 yıl süren esaretten sonra hapisten çıktığı zaman, eğer halkına şöyle deseydi:Gdyby Mandela wyszedł z więzienia po 27 latach i powiedział swoim rodakom
Madela 27 yıl süren esaretten sonra hapisten çıktığı zaman, eğer halkına şöyle deseydi:Khi Mandela ra khỏi tù sau 27 năm bị giam cầm, nếu như ông nói với người dân của mình rằng,
Madela 27 yıl süren esaretten sonra hapisten çıktığı zaman, eğer halkına şöyle deseydi:Mandela가 감옥에서 27년간 징역 후 출소 했을 때, 만약 그가 국민들에게
Madela 27 yıl süren esaretten sonra hapisten çıktığı zaman, eğer halkına şöyle deseydi:Quand Mandela est sorti de prison après 27 ans de captivité, s'il avait dit à son peuple,
Madela 27 yıl süren esaretten sonra hapisten çıktığı zaman, eğer halkına şöyle deseydi:Quando Mandela è uscito di prigione dopo 27 anni di prigionia, se avesse detto alla sua gente:
Madela 27 yıl süren esaretten sonra hapisten çıktığı zaman, eğer halkına şöyle deseydi:Quando Mandela saiu da prisão depois de 27 anos de cativeiro, se tivesse dito ao seu povo:
Madela 27 yıl süren esaretten sonra hapisten çıktığı zaman, eğer halkına şöyle deseydi:Toen Mandela uit de gevangenis kwam na 27 jaar gevangenschap, en hij had zijn mensen gezegd:
Madela 27 yıl süren esaretten sonra hapisten çıktığı zaman, eğer halkına şöyle deseydi:Όταν ο Μαντέλα αποφυλακίστηκε μετά από 27 χρόνια εγκλεισμού, αν είχε πει στο λαό του:
Madela 27 yıl süren esaretten sonra hapisten çıktığı zaman, eğer halkına şöyle deseydi:Когато Мандела излезе от затвора след 27 години заточение, ако той беше казал на хората си,
Madela 27 yıl süren esaretten sonra hapisten çıktığı zaman, eğer halkına şöyle deseydi:Когда Мандела вышел из тюрьмы после 27 лет заключения, если бы он сказал своим сторонникам:
Madela 27 yıl süren esaretten sonra hapisten çıktığı zaman, eğer halkına şöyle deseydi:כאשר מנדלה יצא מהכלא לאחר 27 שנות מאסר, אם הוא היה אומר לאנשים שלו:
Madela 27 yıl süren esaretten sonra hapisten çıktığı zaman, eğer halkına şöyle deseydi:عندما خرج مانديلا من السجن بعد 27 عاما من الاسر لو كان اخبر اتباعه