ertesi ile cümle

ertesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kadın ertesi sabah, çobanlar tarafından zarar görmemiş bir hâlde bulunur.Dès l'après-midi, le magicien se plaint de douleurs.
Gazetelerde hemen ertesi günü tutukluların intihar ettiği haberi çıktı.Le lendemain, on apprend par les journaux que le malheureux s’est suicidé.
Ertesi gün görevi kabul etti.Il prend ses fonctions le lendemain.
Ancak ertesi gün, gelen tepkiler üzerine özür dilemiştir.Le lendemain, le médecin s’excuse des propos qu’il a tenus la veille.
Ertesi yılın Temmuz ayında başlayarak, Kanada pasaportları yalnızca Kanada vatandaşlarına verildi.En juillet 1948, les premiers passeports canadiens commencèrent à être délivrés aux citoyens canadiens.
Ertesi gün de geri çekildi.Le lendemain, il se rétracte.
Mercan da, çaresiz istenileni yapar ve ertesi gün karakola gidip teslim olur.Il s’enfuit, et le lendemain, il file à la police.
Ertesi yıl yazmaya başladı.Il commence à enregistrer l'année suivante.
Ertesi sabah birlikte kilise ayinine giderler.Elle se rend à l’église tous les matins.
Ertesi gün Cordelia bir telefon alır.Un jour, Gray se décide à raccrocher le téléphone.
Ertesi hafta gösteriye geri döndü.Cependant il rejoue la semaine suivante.
Ertesi gün ziyaretine gelen bir dostu, onu mutfakta yerde yatar buldu.Une jeune femme, qui se trouvait au bar la veille, l'invite dans sa famille.
Ertesi sabah konuşamayacaktır."Vous ne passez plus matin nous voir."
Ertesi sabah Vologodsky GT-RH Bakanlar Konseyini çağırdı.Ce jour-là, la candidature de Volodymyr Hroïsman est approuvée par la Rada.
Ülke ertesi gün resmen dağıldı.L'union fut dissoute officiellement l'année suivante.
Ertesi gün, polis güçleri barikatarı kaldırdılar.Le jour suivant, l'armée de l'Union encercle les positions confédérées.
Mustafa Bağdat, ertesi gün tutuklandı.Mussert est arrêté le jour suivant.
Ertesi yıl Tiflis demiryolu hattı da bağlandı.La même année, Schwieberdingen est reliée au chemin de fer.
Ertesi hafta ikisi karşı karşıya geldi.La semaine suivante voit les deux hommes s'affronter pour la deuxième fois.
Ertesi gün doğumunda Oz Willow'u kurtarmak için Veruca'yı öldürür.Oz intervient à temps pour sauver Willow.
Darbe başarılı olmayınca ertesi gün tutuklandı.Un nouvel assaut est lancé le lendemain sans succès.
Ertesi günde düğün yapılır.Le mariage a lieu dès le lendemain.
Ertesi yıl ikinci albümü "Oops!...En 2000, la chanteuse sort son second album, Oops!...
Ertesi sene Hep Ezildim, Ayaz Geceler'de oynadı.Et il restait là, c'est la dernière fois que je l'ai vu, le 15 juillet au soir.
Ertesi yıl Roger, Güney Amerika'ya gitmek üzere ayrılmıştır.L'année suivante, Stuart quitte l'Afrique du Sud pour l'Amérique.
Bunun üzerine Gülcan ertesi gün yıkayıp oğlunu gömer.Elle prend le maillot jaune le lendemain et le conserve jusqu'au bout.
Ertesi yıl Kolombiya Ulusal Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.En 2001, il est lauréat du Prix national de littérature du Venezuela.
Ertesi hafta Styles, Genel Müdür Daniel Bryan'a Owens'ın açık meydan okuma nasıl yapılır bilmediğini söyledi.Daniel Bryan dit qu'Owens ne comprend pas c'est quoi un Open Challenge.
Ertesi gün görevi için yemin etti.Il prête serment le jour-même,.
1919'da annesi ile Almanya'ya gitti, ertesi yıl döndü.Leur mère rentre en 1947 et leur père l’année suivante.
Ertesi gün takımın antrenmanlarına, geleceği hakkında biraz düşünmek istediğini belirterek katılmadı.Le groupe s'interroge un temps sur son avenir sans lui.
Ertesi yıl tezini yayımladı.Elle confirme ses résultats de l'année passée.
Bu eserinin ikinci baskısı ertesi yıl Paris'te yapıldı.Ce violent incendie est le troisième en deux semaines dans Paris.
Kız da ertesi gün kendini manastırın kulesine asar.Le lendemain, elle dépose le couffin à la porte d'un couvent.
Ertesi gün dava iki hafta süreyle ertelendi.La sentence est exécutée deux jours plus tard.
Ertesi sezon ise ligi yine 60 puanla bitirip bu kez 3. sırada yer aldı.L'année suivante, les Braves le repêchent à nouveau, cette fois au troisième tour.
Ertesi gün erken saatlerde acil bir apandisit uygulandı.Le lendemain a lieu une imposante procession.
Ancak Çançura ertesi gün ölür.Il meurt à Baeza le lendemain.
Cenazesi ertesi gün Polonya'ya getirildi.La Pologne a été envahie le lendemain.
Babe ertesi gün savaşa gidecektir.Elle arrive à Kidal le lendemain.
Buna benzer seminerler de ertesi yıllar devam etmiştir.D'autres concerts suivent les années suivantes.
Ancak ertesi hafta Angle, Lesnar'la çıkan sözleşme anlaşmazlığı üzerine bu maçı iptal etti.La semaine suivante, cepandant, le match a été annulé sur des disputes de contrat avec Lesnar.
Ertesi gün işe geldiğimde kapıdan çevrildim.Le lendemain, je suis repassé au même endroit.
Ertesi sabah vefat etmiş ve Saint-Étienne-du-Mont mezarlığına gömülmüştür.Il est enterré dans l'église Saint-Étienne-du-Mont.
Oyun öğleden sonra prova edilecek, ertesi sabah da sahnelenecekti.Répétition un après-midi et tournage le lendemain matin.
Ertesi akşam, bir çete, Şiraz'ın baş hahamlarından ikisinin evini bastı.Le soir suivant une bande d'individus envahissent les maisons des deux grands-rabbins de Chiraz.
Ertesi gün, haberciler ordunu şehrin kapılarında olduğu haberi ile geri döndüler.Le lendemain, les préfets lui envoient par télégramme les réactions dans chaque région.
Ertesi yıl, kocası, Rudolf Sieber, 24 Haziran 1976 tarihinde kanserden öldü.Rudolf Sieber meurt le 24 juin 1976 d'un cancer de la prostate à Sylmar.
Ertesi gün keçiyi takip eder.Il participe à une chasse à courre le lendemain.
Bombardıman ertesi gün de devam etti.Des bombardements ont commencé le lendemain.
Ancak ertesi yıl üye seçilebildi.Il y est cependant élu l'année suivante.
Sınırlı sayıdaki radyolara ertesi gün gönderildi.Il est relayé le lendemain par différentes stations de radio.
Brundage, "Oyunlar devam etmeli" diyerek ertesi gün oyunların devam etmesine karar vermiştir.Avery Brundage déclara : « The Games must go on » (« les Jeux doivent continuer »).
Ertesi hafta SmackDown programında yapılan rövanş maçını yine kazandılar.Ils perdent un match revanche la semaine suivante à SmackDown.
Kabine ertesi gün görev için yemin etti.Le cabinet est assermenté le lendemain.
Ertesi gün ise şehir teslim oldu.Le 10 février, la ville capitula.
Ertesi sabah, Japonlar büyük bir karşı saldırı başlatır.Le 5 juin, les Allemands lancent une attaque massive.
Ailesi ertesi yıl Kampen' şehrine yerleştiler.Une communauté d’hommes s’installe sur les lieux l’année suivante.
Ertesi gün ailesi korkunç haberi alır ve mahvolurlar.Le lendemain, ses camarades de classe découvrent la triste nouvelle.
Ertesi gün ise mevlid okutulur ve gelin alma merasimi yapılır.Le lendemain matin, des éclaireurs de l'Union arrivent et demandent de la nourriture.

İlgili Sayfalar