Çıkış tarihi ise pek çok kez ertelendi.Az időpont többször is csúszott.
Katedraldeki iki günlük çekim ise yağmur sebebiyle ertelendi.A versenytávot két órásra szabták ki, mert esett az eső.
Film aslında 1995 yılında yapılması planlanmıştı ama daha sonra ertelendi.Döntés ezzel kapcsolatban 2005 decemberére volt várható, de azt akkor elhalasztották.
Albüm pek çok kez ertelendi.Az album kiadását számtalan alkalommal halasztották el.
Karaya çıkma ertesi güne ertelendi.Másnap megkezdődött a partraszállás.
Yağmur dolayısıyla oyun ertelendiAz eső miatt a játékot elhalasztották.
Albümün 24 Haziran 2008'de yayımlanması planlanmış ise de daha sonra 1 Temmuz'a ertelenmiştir.Albumin piti ilmestyä 24. kesäkuuta 2008, mutta se julkaistiinkin 1. heinäkuuta.
Bunun üzerine seçimler Şubat 2008'e ertelenmiştir.Äänestys kuitenkin lykkääntyi helmikuuhun.
Raekwon, uzun süre ertelenen albümü Only Built 4 Cuban Linx...Parhaiten Raekwon tunnetaan ensimmäisestä sooloalbumistaan Only Built 4 Cuban Linx...
Telsiz iletişim kullanımında bir karışıklık, ikinci bir mahkûm arabasının varışını erteledi.Sekaannus radioviesteissä viivästytti toisen partioauton saapumista.
Mahkeme, 3 Mayıs 1944'e ertelenir.Hän joutui oikeuden eteen 3. toukokuuta 1940.
Albüm pek çok kez ertelendi.Albumin julkaiseminen viivästyi monta kertaa.
21 Haziran 2006 tarihinde, yolsuzluktan suçlu bulundu ve üç ay ertelenmiş hapis cezası verildi.Hänet tuomittiin kesäkuussa 2006 korruptiosta kolmeksi kuukaudeksi ehdolliseen vankeuteen.
Eritre Ulusal seçimleri 1995'te yapılacak şekilde ayarlandı, fakat daha sonra 2001'e kadar ertelendi.Vaalit piti pitää vuonna 2001, mutta niitä on lykätty toistaiseksi.
Bolton'un üç gün sonra oynayacağı Aston Villa maçı, Bolton kulübünün kendi isteğiyle ertelendi.Liigadebyytinkin hän teki jo kolmen päivän päästä ottelussa Boltonia vastaan.
Tayland'da 25'inde yapılması beklenen konser iptal edilerek 26'sına ertelendi.Alun perin Chicagossa järjestettäväksi tarkoittu ottelu jouduttiin kuitenkin perumaan.
Deniz Aslanı 17 Eylül 1940 tarihinde süresiz ertelendi.Alus upotettiin 17. syyskuuta 1940.
Ancak bu tören ertelendi ve Jackson, 3 Eylül 2009'da Glendale'daki Forest Lawn Mezarlığı'na defnedildi.Jackson haudattiin 3. syyskuuta 2009 Forest Lawn Memorial Parkin hautausmaalle Glendaleen, Kaliforniaan.
Albümün 2011 sonbaharında çıkacağı açıklansa da çıkış tarihi daha sonra Ekim 2012'ye ertelendi.'I'm Taking Off.'in julkaisua muu eurooppa joutuu odottamaan syksyyn 2011.
Ertesi gün dava iki hafta süreyle ertelendi.Operaatiota viivytettiin seuraavana päivänä vuorokaudella.
Filmin prodüksiyonu Eat Me, Drink Me albümü turnesinin sonuna kadar ertelendi.Vastaava sivulause: Autan sinua, kun olen juonut kahvin loppuun.
Yağmur yüzünden oyunu ertelemek zorunda kaldık.Jouduimme keskeyttämään ottelun sateen vuoksi.
Aslında film 2009 yılında çıkmak üzere planlanmıştı ancak tarih 5 Mart 2010'a ertelendi.Η ταινία είχε αρχικά προγραμματιστεί να κυκλοφορήσει το 2009 αλλά ωθήθηκε στις 5 Μαρτίου 2010.
Fakat bazı teknik problemler nedeniyle ertelendi.Ένα αποσύρθηκε λόγω τεχνικών προβλημάτων.
Sürekli bir ertelenme süreci söz konusudur ve bu hep geriye doğru giden bir süreçtir.Έτσι η συνθήκη της επανάληψης θα είναι πάντα αληθής και η επανάληψη θα εκτελεστεί άπειρες φορές.
Ama eylem teknik aksaklıklardan dolayı 2 hafta ertelenmiştir.Ωστόσο, δύο μήνες αργότερα το αρχείο αποσύρθηκε, εξαιτίας τεχνικών προβλημάτων με τον εξομοιωτή.
Sovyet komutanlar harekâtın ertelenmemesi konusunda General Vasilevski'yi desteklediler.Αυτά έπεισαν τον Στρατηγό Κισελόβ να αναβάλει την επίθεση.
Kalkış işlemi 18 kere ertelenerek, en sonunda iki yıl sonra 16 Ocak 2003 tarihinde gerçekleşmiştir.Η παραίτηση έγινε δεκτή δύο ημέρες αργότερα, στις 16 Ιανουαρίου..
Kar sebebiyle otoyollar kapandı ve uçak seferlerinin ertelenmesine yol açtı.Η σοβαρή χιονοθύελλα εμπόδισε την προσγείωση αεροσκαφών σε κάθε περίπτωση.
Eylül 2003'teki düğünden önceki gün çift düğünü erteledi.Το ζεύγος πήρε διαζύγιο το Σεπτέμβριο του 2003.
Bu nedenle Hitler geri adım attı ve tam başlamak üzereyken saldırıyı 1 Eylül'e erteledi.Derfor vaklede han og udskød sit angreb til 1. september.
Bunun üzerine seçimler Şubat 2008'e ertelenmiştir.Parlamentsvalget blev herefter udsat til 18. februar 2008.
Çin'de baş gösteren SARS salgını sebebiyle anlaşma ertelendi.Mesterskabet blev imidlertid aflyst på grund af SARS-epidemien i Kina.
Ancak bu tarihler ertelendi.Tidsfrister blev udskudt.
13:11 – Parlamento oturumu ertelendi.Afstemningen skete klokken 23:03 efter en lang debat om formuleringen af beslutningen.
Ancak çıkartma belirsiz bir sebepten dolayı ertelenir.Og dog bliver det snart genoplivet af uforklarlige årsager.
Çin-Hint sınırı ve ulusal güvenlik ile ilgili uyuşmazlıklar ertelenecektir.Forholdet mellem fastlandskinesisk nationalitet og taiwansk nationalitet er omstridt.
Avukatı ile görüşür ve mahkemeyi erteletir.Han tager til retssagen og giver sig tilkende.
Havanın bozulmaya başlaması sebebiyle operasyon bir sonraki güne ertelendi.Pga. dårligt vejr blev den udskudt til dagen efter.
Daha sonra ulusal final bir gün sonraya (15 Mart) ertelendi.Finale Finalen afvikledes den efterfølgende dag (17 juli).
Aynı ayın sonunda sanatçı Haziran ayındaki üç gösteriyi daha iptal ederek Temmuz ayına erteledi.Det bevirkede tilmed at serien også blev sendt de efterfølgende tre torsdage på samme kanal.
2015 senesinin ilk çeyreğinde çıkması planlanıyordu ancak sonradan 2015'in ikinci çeyreğine ertelendi.Denne løsning skulle have været på plads i slutningen af 2010., men er blevet udskudt til andet kvartal 2011.
Émile evlenme planlarını da sürekli erteler.Amalia fik arrangeret dynastiske ægteskaber for sina børn.
Kadınlar slalom yarışı şiddetli rüzgar nedeniyle 14 Şubat'tan 16 Şubat tarihine ertelendi.Slalåm kvinner ble utsatt grunnet vind fra 14. februar til 16. februar.
Albüm birçok kez ertelendi.Albumet ble utsatt flere ganger.
Raekwon, uzun süre ertelenen albümü Only Built 4 Cuban Linx...I 2009 ga Raekwon ut fortsettelsen av debutalbumet; Only Built 4 Cuban Linx...
"Vizyon tarihi ertelendi".«Er miraklenes tid forbi?»
Aslında film 2009 yılında çıkmak üzere planlanmıştı ancak tarih 5 Mart 2010'a ertelendi.Filmen skulle opprinnelig bli utgitt i 2009, men ble holdt tilbake inntil 5. mars 2010.
Notlar Erkekler iniş yarışı şiddetli rüzgar nedeniyle 11 Şubat'tan 15 Şubat tarihine ertelendi.Noter Utfor menn ble utsatt grunnet vind fra 11. februar til 15. februar.
Yıl sonundaki görüşmeden somut bir sonuç çıkmayınca, sonraki yılda tekrar görüşülmek üzere ertelendi.Før saken skulle behandles på ny året etter hadde Høyre snudd.
Lizbon Antlaşması ile getirilen nitelikli çoğunluğa ilişkin yöntemin uygulanması 2014 yılına kadar ertelendi.De nåværende stemmereglene fra Nice-traktaten beholdes fram til 2014.
İkinci kırbaçlama 12 kez ertelendi.Verket er senere oppført tolv ganger.
Erteleme, genellikle kısa sürelidir, ancak birkaç saate kadar uzayabilir.Vanligvis er forsinkelsen så kort at den ikke legges merke til, men den kan vare i flere sekunder.
Honecker Federal Almanya'ya yapacağı ziyareti erteledi.Honecker måtte avlyse en planlagt reise til Vest-Tyskland.
Erteleme süresince yatırım üzerinde oluşan faiz, yatırımın geridönüşünü etkilemektedir.Dette arbeidet kaster tvil på påstanden om at investering i infrastruktur sparer reisetid.
Kadınlar büyük slalom yarışı şiddetli rüzgar nedeniyle 12 Şubat'tan 15 Şubat tarihine ertelendi.Storslalåm kvinner ble utsatt grunnet vind fra 12. februar til 15. februar.
Ancak 30 Eylül’de albümün dünya çapında yayınlanacağı açıklandı ve tarih 19 Ekim’e ertelendi.Ifølge teksten i CD-omslaget ble konserten holdt 30. oktober, men riktig dato skal være 30. september.
Mirasın üç ay sonundaki kesin intikaline kadar dava ertelenir.Sak om forlengelse reises ved tingretten senest tre måneder før forvaringstidens utløp.
Çıkış tarihi ise pek çok kez ertelendi.Utgivelsesdatoen ble utsatt flere ganger.
Çekimler için kar yağması gerekiyordu ve böylece çekimler bir sonraki yılın sonbaharına ertelendi.Det var nå blitt lyst ute, så det ble pause til ut på høsten.