Son anda, turne Usher'in "mesleki ve kişisel taahhütleri" yüzünden ertelendi.Eventualmente, a turnê foi adiada devido a “compromissos profissionais e pessoais” de Usher.
Ancak bu yemekten bir hafta kadar önce, organizasyonun ertelendiği bildirildi.Foi somente alguns dias depois desse encontro que a organização foi batizada.
15 ay hapis cezası ertelenmiş hapis cezasına çevrildi ama polis işinden kovuldu.Recebeu uma sentença de prisão de quinze meses, suspensa, e foi demitido da polícia.
Albümün Aralık 2009'da çıkması bekleniyordu, ancak B.o.B albümü 2010'a erteledi.O álbum deveria ser lançado em 2009, mas B.o.B. decidiu adiar para 2010.
Mahkeme, 3 Mayıs 1944'e ertelenir.Ele foi mandado para julgamento em 3 de Maio de 1940.
Albümün 24 Haziran 2008'de yayımlanması planlanmış ise de daha sonra 1 Temmuz'a ertelenmiştir.O álbum era para ser lançado em 24 de junho de 2008, mas foi remarcado para 1 de julho.
Mezun Born askerlik hizmetini yapmak zorunda kaldı ve o bir öğrenciyken ertelemişti.Na graduação, Born foi obrigado a realizar o serviço militar, que tinha sido adiado enquanto estudante.
Anjali’nin düğünü ertelenmiştir.O dia do casamento de Ruby chega.
Cobra Harekâtı kötü hava şartları yüzünden birkaç kez ertelendi.A data do assalto foi adiada várias vezes devido às más condições atmosféricas.
Aslında, bu EP'nin çıkış tarihi 5 Mayıs'tı, ancak "Hoppípolla"ya duyulan ilgi yüzünden tarih biraz ertelendi.A previsão de lançamento do EP era 8 de maio, mas com o repentino sucesso de Hoppípolla, foi adiado.
13:11 – Parlamento oturumu ertelendi.Às 19:00 não havia sido conseguido um acordo e a reunião foi suspensa.
Ancak Bulgar zaferi, Bulgaristan'ın Bizans egemenliğine girmesini ancak 1018 yılına erteledi.Contudo, a vitória bizantino apenas adiou a queda da Bulgária para o Império Bizantino em 1018.
Albümün yayınlanma tarihi 7 Ağustos 2012 olarak belirlenmişti, ancak daha sonra ertelendi.O álbum foi originalmente previsto para ser lançado no dia 7 de agosto de 2012, mas sofreu vários atrasos.
Sonraki ay ise çekimlerin Mayıs 2017'ye ertelendiği açıklandı.No mês seguinte, as filmagens foram adiantadas para maio de 2017.
Ama Oscar, Bea’ye o gün randevusu olup olmadığını sorar ve Bea ertelediğini söyler.Há controvérsias adicionais sobre o que Bee disse e se ele disse alguma coisa.
Bilgisayarların bozulması yüzünden kayıt, tamirat yapılana dek ertelenmek zorunda kaldı.Os computadores poderiam se quebrar, e a gravação teria de ser adiada até que os aparelhos fossem reparados.
Ancak bu tarihler ertelendi.Nessa ocasião, porém, a questão dos limites foi adiada.
Yağmur dolayısıyla oyun ertelendiO jogo foi adiado por causa da chuva.
Napolyon bu planı ertelemek zorunda kalacaktır.Maurits moest zijn plannen hierdoor uitstellen.
Ertesi gün dava iki hafta süreyle ertelendi.De terechtstelling zal twee weken worden uitgesteld.
Ne yazık ki Süveyş Krizi dolayısıyla Hindistan toplantısı ertelenmek zorunda kaldı.Door de Suezcrisis werd deze conferentie echter uitgesteld.
Karaya çıkma ertesi güne ertelendi.De volgende dag is hij het land uitgezet.
Fakat bu da ertelendi.Dit werd echter uitgesteld.
Bu konuda karar, ertelendi.Later is besloten dit uit te stellen.
Cobra Harekâtı kötü hava şartları yüzünden birkaç kez ertelendi.De start van Fall Gelb werd wegens de slechte weersomstandigheden in november verscheidene malen uitgesteld.
Çin'de baş gösteren SARS salgını sebebiyle anlaşma ertelendi.Het toernooi ging niet door wegens de uitbraak van SARS in China.
Aralık 2007'de tekrar görüşmeler devam etti, fakat sonra bilinmeyen bir tarihe ertelendi.De geplande opening in maart 2013 werd niet gehaald en een nieuwe streefdatum werd niet genoemd.
Daha sonra yapımcılar Fox'tan dizinin başlangıcını birkaç ay ertelemesini rica ettiler.Om de bioscoopeigenaren tegemoet te komen, verschoof Fox de lanceringsdatum een paar maanden verder.
Sıcaklık nedeniyle yürüyüş yarım saat ertelendi.De race werd vanwege de weersomstandigheden met twee uur vertraging gestart.
Kurultay bir gün sonrasına ertelendi.Het ontslag werd een dag later verleend.
Ares I’in gelişimi, program akışının ertelenmesine neden oluyordu.De ontwikkeling van de Ares V sneuvelde om diezelfde reden in de ontwerpfase.
Cenevre Konferansı bir gün ertelendi.Operatie Donnerkeil werd een dag later beëindigd.
Émile evlenme planlarını da sürekli erteler.En naderhand maakt Erik meteen huwelijksplannen.
Bir şeyi ertelemek, onu yapmamak demektir.Van uitstel komt afstel.
Havalar daha sıcak oluncaya kadar İskoçya seyahatimi erteleyeceğim.Ik zal mijn reis naar Schotland uitstellen tot het warmer is.
Yağmur dolayısıyla oyun ertelendiHet spel werd wegens de regen uitgesteld.
Erkek kardeşi yurt dışından dönünceye kadar düğünü ertelemeye karar verdiler.Ze hadden besloten het huwelijk uit te stellen tot haar broer terug was gekomen uit het buitenland.
Toplantı bir gece sonraya ertelendi.De vergadering is uitgesteld tot de avond erna.
Çin'de baş gösteren SARS salgını sebebiyle anlaşma ertelendi.Jednak ta transakcja nie doszła do skutku z powodu wybuchu epidemii SARS w Chinach.
Anjali’nin düğünü ertelenmiştir.Małżeństwo Joanny pozostało bezdzietne.
Oyun ertelendiğinde, Lujin gerçeklikten tamamen kopmuş halde kendini şehre atar.Po przerwanej partii Łużyn chodzi bez celu po mieście w stanie całkowitego oderwania od rzeczywistości.
13:11 – Parlamento oturumu ertelendi.Wykład XI – Następujące przedmioty podane do rozwagi.
Semptomlar genelde gebelikten sonra ortadan kalktığı için; aktif tedavi çoğu zaman doğum sonrasına ertelenir.Objawy zwykle ustępują po ciąży, dlatego często aktywne leczenie rozpoczyna się dopiero po porodzie.
Maç, 8 Kasım SmackDown bölümüne ertelendi.Starcie przeniesiono na odcinek SmackDown z 8 listopada.
Bunun üzerine seçimler Şubat 2008'e ertelenmiştir.Wybory zostały ostatecznie przeniesione na kwiecień 2008.
Yıl sonundaki görüşmeden somut bir sonuç çıkmayınca, sonraki yılda tekrar görüşülmek üzere ertelendi.Wobec braku konsensusu obrady odłożono do następnego dnia.
Aralık 2007'de tekrar görüşmeler devam etti, fakat sonra bilinmeyen bir tarihe ertelendi.W 2007 znowu ceremonia się nie odbyła, a para tym razem nie podała żadnej kolejnej daty.
Dizi Mart 2013'te ertelendi.Premiera została jednak przesunięta na marzec 2013.
1980 yılında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Dış Borç Erteleme Bölümünde göreve başladı.W 1980 roku rozpoczął pracę w tureckim banku centralnym w departamencie ds. walutowych.
"Esnafın ve çiftçinin borcu erteleniyor"."Głosu Drobnych Rolników i Osadników".
Geliştirme sürecindeki gecikmelerden dolayı bu tarih Şubat'a ertelendi.W lutym zakończono negocjacje odnośnie wysokości kar za opóźnienia w dostawach.
Havanın bozulmaya başlaması sebebiyle operasyon bir sonraki güne ertelendi.Z powodu złej pogody, rozbiórkę przesunięto na następny dzień.
Sıcaklık nedeniyle yürüyüş yarım saat ertelendi.Zdarzenie to spowodowało pół godzinne opóźnienie w natarciu.
Ayrıca harekâtın başlama tarihi 16 Aralık'a ertelendi.Datę jej rozpoczęcia ustalono na 16 października.
Çıkış tarihi ise pek çok kez ertelendi.Nic więc dziwnego, że wyprawa była wielokrotnie odkładana.
Saldívar kendisinin Meksika'da tecavüze uğradığını iddia ederek devri erteledi.Saldívar drog ut på mötet och hävdade att hon våldtagits i Mexiko.
Mahkeme sanıkların talep ettiği sürenin verilmesine karar vererek, duruşmayı 15 Şubat 2017’ye erteledi.Överklagan gick vidare till regeringen som 15 juni 2017 beslutade att avslå överklagandena.
Bu durum, Yunanistan seferini belirsiz bir tarihe ertelenmesine neden olmuştur.Detta delvis som en följd av det osäkra läget i Grekland under tiden.
Çıkış tarihi ise pek çok kez ertelendi.Datumet har sedan skjutits fram flera gånger.
Birçok kez gündeme gelen metronun ihalesi sık sık ertelenmiştir.Nuvarande provisorium för besökare har mycket ofta kritiserats.