Raekwon, uzun süre ertelenen albümü Only Built 4 Cuban Linx...Sulla traccia Shark Niggas (Biters) dell'album di debutto Only Built 4 Cuban Linx...
Ertesi gün dava iki hafta süreyle ertelendi.La sentenza venne eseguita due giorni dopo.
Albüm birçok kez ertelendi.L'album è stato ristampato parecchie volte.
Bu kenetlenmeyi 10 dakika ertelemiştir.La sessione viene interrotta per circa dieci minuti.
Filmin prodüksiyonu Eat Me, Drink Me albümü turnesinin sonuna kadar ertelendi.La produzione del film è stata posticipata più volte fino alla fine del tour di Eat Me, Drink Me.
Fakat bazı teknik problemler nedeniyle ertelendi.Non completato per l'insorgere di problemi tecnici.
Music'te 25 Haziran'da gerçekleştirilmesi planlandı, ancak daha sonra 2 Temmuz'a ertelendi.Si pensava che sarebbe stato trasmesso la prima volta il 25 giugno ma venne posticipato al 2 luglio.
13:11 – Parlamento oturumu ertelendi.Quando si era arrivati ben oltre le undici di sera, la seduta venne sospesa.
Okula gitmeleri hep ertelenmiştir.Arriva alle lezioni sempre in ritardo.
Ceza 5 yıl ertelendi.La pena è stata sospesa per 5 anni.
Tadilat 2009'un yazında başladı fakat para darlığından planlar ertelendi.Le riprese sarebbero dovute iniziare nel’estate del 2015 ma il progetto è stato posticipato.
O kalkışını ertelemeye karar verdi.Он решил отложить свой отъезд.
Yağmur nedeniyle onların gezisi ertelendi.Их поездка была отменена из-за дождя.
İşini yarına erteleme.Не откладывай работу на завтра.
Gezimizi ertelemek zorunda kaldık.Нам пришлось отложить поездку.
Otobüs ertelendi.Автобус задержался.
Bugün yapabileceğim bir şeyi yarına ertelemeyi sevmiyorum.Не люблю откладывать на завтра то, что можно сделать сегодня.
Yarışmanın 18-23 Nisan tarihleri arasında gerçekleşmesi planlanıyordu ancak Şubat ayında ertelendi.Изначально гонка должна была состояться с 18 по 23 апреля, но была отложена в феврале.
Film aslında 1995 yılında yapılması planlanmıştı ama daha sonra ertelendi.Первоначально релиз фильма был запланирован на 2005 год, но позже перенесён.
Çıkış tarihi ise pek çok kez ertelendi.Дата выхода несколько раз откладывалась.
Albüm, bir kez daha ertelendi ve çıkış tarihi 17 Kasım 2009 olarak belirlendi.Альбом позже был официально подтвержден, но дата была вновь изменена на 17 ноября 2009 года.
Bu fikir ayrılıkları yüzünden Haziran 1926’da ayaklanma planı ertelenir.В результате этих разногласий, в июне 1926 года революция была отложена.
Albümün Aralık 2009'da çıkması bekleniyordu, ancak B.o.B albümü 2010'a erteledi.Релиз был запланирован на декабрь 2009 года, но B.o.B перенёс его на 2010 год.
Ama uydu değişimi ertelendi.Но менять амплуа было поздно.
Video klip Şubat 2010'da yayımlanacaktı fakat Mart 2010'a ertelendi.Первоначально премьера видео была запланирована в феврале 2010, но после была перенесена на март.
Çingene, erteleme vermesi için ısrarla Christine'e yalvarsa da bu talebi reddedilir.Надеясь на повышение, Кристин отклоняет просьбу цыганки.
Kredi borcu yıllık yüzde 50 basit faizli olarak 5 sene ertelenmiştir.Кредит был выдан на 10 лет под 5 % годовых.
Napolyon bu planı ertelemek zorunda kalacaktır.Наполеон не стал отстаивать этот план.
Cezası ertelendi.Казнь отложена.
Karaya çıkma ertesi güne ertelendi.Высадка была перенесена на следующий день.
Kaldırılan özellikler: Değişik erteleme süreleri seçebilme, yalnızca 15 dakika erteleme mevcuttur.Предсмертное письмо: Простите за ошибки, у меня было только 15 минут, чтобы написать это.
Bu konuda karar, ertelendi.Но решение было отложено.
Yıl sonundaki görüşmeden somut bir sonuç çıkmayınca, sonraki yılda tekrar görüşülmek üzere ertelendi.Если дерево не полностью очищено за раз, возвращается к нему на следующий день.
İlk olarak Ocak ayında çıkması planlanan albüm İzel'in içine sinmemesiyle ertelenmiştir.И в-третьих, я взяла достаточный запас времени перед альбомом, который я планирую выпустить в ноябре.
Albüm, 2013 yılına ertelenirken Ocak ayında Wrath of Caine adında bir mixtape yayınladı.В феврале 2013 года, в преддверии выхода альбома, Pusha T выпустил микстейп Wrath of Caine.
Aynı günlerde ilan edilmesi beklenen barış antlaşması belirsiz bir geleceğe ertelendi.В следующем году был подписан мир, условия которого неизвестны.
Daha sonra bu tarihte çeşitli nedenlerden dolayı ertelendi.Позднее этот проект был отменен в силу ряда причин.
Ancak çıkartma belirsiz bir sebepten dolayı ertelenir.Но вскоре его приходится отпустить из-за неопровержимого алиби.
Bolton'un üç gün sonra oynayacağı Aston Villa maçı, Bolton kulübünün kendi isteğiyle ertelendi.Три дня спустя, в матче против «Болтон Уондерерс», дебютировал за клуб.
Ancak yaşanan bazı kazalar (havada yangın çıkması) uçuşlarını bir yıl kadar erteledi.Приходилось совершать несколько сложных вылетов за один день.
13:11 – Parlamento oturumu ertelendi.В 11:00 вопрос о референдуме был решён.
Yarışma hava koşullarının uygun olmaması sebebiyle ertelenmiştir.Матч перенесён из-за плохих погодных условий.
Osmanlıların Sofya'yı fethini 1382 yılına ertelemiştir.Последним горожане присягнули на верность в 1382 году.
Albümün 24 Haziran 2008'de yayımlanması planlanmış ise de daha sonra 1 Temmuz'a ertelenmiştir.Альбом планировали выпустить в продажу 24 июля, но релиз был перенесён на 1 июля.
Aralık 2007'de tekrar görüşmeler devam etti, fakat sonra bilinmeyen bir tarihe ertelendi.Изначально это хотели сделать 11 декабря, но по неизвестной причине мероприятие отложили.
Cenevre Konferansı bir gün ertelendi.Работы над «Гинденбургом» пришлось временно отложить.
Aslında, bu EP'nin çıkış tarihi 5 Mayıs'tı, ancak "Hoppípolla"ya duyulan ilgi yüzünden tarih biraz ertelendi.Первоначально релиз был запланирован на май, но из-за неожиданного спроса на «Hoppípolla» он был отодвинут.
Bu yüzden konuyla ilgili çalışmalar 1927'ye kadar ertelendi.لهذا السبب تم تأجيل الأعمال المتعلقة بهذا الموضوع حتى عام 1927.
Çaresiz taarruzun bir gün sonra şafak vaktine ertelenmesine razı olmuştur.ويستحب تأخير السحور إلى قريب طلوع الفجر الثاني.
Albüm, bir kez daha ertelendi ve çıkış tarihi 17 Kasım 2009 olarak belirlendi.كان قد تم تأجيل إصدار الألبوم عدة مرات، وقد كان مقرراً إطلاقه في 17 نوفمبر 2009.
Çıkış tarihi ise pek çok kez ertelendi.تم تأجيل عمليات الترحيل عدة مرات .
Mahkeme, 3 Mayıs 1944'e ertelenir.تم تأجيل الجلسة إلى 2 مايو المقبل.
Mahkeme 26 Şubat 2013 tarihine ertelendi.صدر الحكم في 26 فبراير 1999.
Ancak çıkartma belirsiz bir sebepten dolayı ertelenir.3 - التعلق المفرط بشيء بلا سبب.
Karaya çıkma ertesi güne ertelendi.رُفِع الحظر عن الموقع في اليوم التالي.
İki yıl ertelenerek 20.000£ ceza verilmiş, ardından 10.000£ hayır kuruluşlarına bağış yapması önerilmiştir.ووضعت مكافأة 20000$ لمن يقتله زيدت لاحقاً إلى 80000$.
Ancak daha sonra tarih, 17 Eylül 2013'e ertelenmiştir.ومع ذلك ، بعد نادرا ما يستخدم ، غادر النادي في 30 سبتمبر.
Yağmur nedeniyle onların gezisi ertelendi.أُجلت رحلتهم بسبب هطول المطر.
Toplantıyı ertelemek zorundayım.انا مضطر أن أؤجل الاجتماع.
Gezimizi ertelemek zorunda kaldık.اضطررنا أن نؤجل جولتنا .