Ülke ertesi gün resmen dağıldı.L'union fut dissoute officiellement l'année suivante.
Ertesi gün, polis güçleri barikatarı kaldırdılar.Le jour suivant, l'armée de l'Union encercle les positions confédérées.
Oyun ertelendiğinde, Lujin gerçeklikten tamamen kopmuş halde kendini şehre atar.Quand on la joue en live, le public devient fou.
Mustafa Bağdat, ertesi gün tutuklandı.Mussert est arrêté le jour suivant.
Ertesi yıl Tiflis demiryolu hattı da bağlandı.La même année, Schwieberdingen est reliée au chemin de fer.
Ertesi hafta ikisi karşı karşıya geldi.La semaine suivante voit les deux hommes s'affronter pour la deuxième fois.
Ertesi gün doğumunda Oz Willow'u kurtarmak için Veruca'yı öldürür.Oz intervient à temps pour sauver Willow.
Darbe başarılı olmayınca ertesi gün tutuklandı.Un nouvel assaut est lancé le lendemain sans succès.
Ertesi günde düğün yapılır.Le mariage a lieu dès le lendemain.
6 Şubat 2003 cezaların ertelenmesini sağlamıştır.Le 6 janvier, les engagements sont suspendus.
Ertesi yıl ikinci albümü "Oops!...En 2000, la chanteuse sort son second album, Oops!...
Ertesi sene Hep Ezildim, Ayaz Geceler'de oynadı.Et il restait là, c'est la dernière fois que je l'ai vu, le 15 juillet au soir.
Ertesi yıl Roger, Güney Amerika'ya gitmek üzere ayrılmıştır.L'année suivante, Stuart quitte l'Afrique du Sud pour l'Amérique.
Bunun üzerine Gülcan ertesi gün yıkayıp oğlunu gömer.Elle prend le maillot jaune le lendemain et le conserve jusqu'au bout.
Cobra Harekâtı kötü hava şartları yüzünden birkaç kez ertelendi.La date de l'assaut a été repoussée plusieurs fois à cause du mauvais temps.
Ertesi yıl Kolombiya Ulusal Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.En 2001, il est lauréat du Prix national de littérature du Venezuela.
Ertesi hafta Styles, Genel Müdür Daniel Bryan'a Owens'ın açık meydan okuma nasıl yapılır bilmediğini söyledi.Daniel Bryan dit qu'Owens ne comprend pas c'est quoi un Open Challenge.
Ertesi gün görevi için yemin etti.Il prête serment le jour-même,.
1919'da annesi ile Almanya'ya gitti, ertesi yıl döndü.Leur mère rentre en 1947 et leur père l’année suivante.
Geriye kalan 300 davanın 110 kadarında ceza verilmiş, birçoğu ertelenmiştir.Sur les 238 accusés, 110 furent condamnés et des millions de dollars furent récupérés.
Ertesi gün takımın antrenmanlarına, geleceği hakkında biraz düşünmek istediğini belirterek katılmadı.Le groupe s'interroge un temps sur son avenir sans lui.
Ertesi yıl tezini yayımladı.Elle confirme ses résultats de l'année passée.
Bu eserinin ikinci baskısı ertesi yıl Paris'te yapıldı.Ce violent incendie est le troisième en deux semaines dans Paris.
Kız da ertesi gün kendini manastırın kulesine asar.Le lendemain, elle dépose le couffin à la porte d'un couvent.
Ertesi gün dava iki hafta süreyle ertelendi.La sentence est exécutée deux jours plus tard.
Ertesi sezon ise ligi yine 60 puanla bitirip bu kez 3. sırada yer aldı.L'année suivante, les Braves le repêchent à nouveau, cette fois au troisième tour.
Ertesi gün erken saatlerde acil bir apandisit uygulandı.Le lendemain a lieu une imposante procession.
Bir gün sonra bu grev, hükümet kararıyla bir ay süreyle ertelendi.Le gouvernement est renversé par un coup d'État un mois plus tard.
Ancak Çançura ertesi gün ölür.Il meurt à Baeza le lendemain.
Cenazesi ertesi gün Polonya'ya getirildi.La Pologne a été envahie le lendemain.
Babe ertesi gün savaşa gidecektir.Elle arrive à Kidal le lendemain.
"Esnafın ve çiftçinin borcu erteleniyor".Le conte : « Le fermier riche et le fermier pauvre ».
Buna benzer seminerler de ertesi yıllar devam etmiştir.D'autres concerts suivent les années suivantes.
Ancak ertesi hafta Angle, Lesnar'la çıkan sözleşme anlaşmazlığı üzerine bu maçı iptal etti.La semaine suivante, cepandant, le match a été annulé sur des disputes de contrat avec Lesnar.
Ertesi gün işe geldiğimde kapıdan çevrildim.Le lendemain, je suis repassé au même endroit.
Ertesi sabah vefat etmiş ve Saint-Étienne-du-Mont mezarlığına gömülmüştür.Il est enterré dans l'église Saint-Étienne-du-Mont.
Ertelenme sebebi ise film büyük bütçeliydi ve Jack bu filmde yer almak istiyordu.Joey exulte alors : ça tombe bien, lui aussi voulait voir ce film !
Oyun öğleden sonra prova edilecek, ertesi sabah da sahnelenecekti.Répétition un après-midi et tournage le lendemain matin.
Ertesi akşam, bir çete, Şiraz'ın baş hahamlarından ikisinin evini bastı.Le soir suivant une bande d'individus envahissent les maisons des deux grands-rabbins de Chiraz.
Ertesi gün, haberciler ordunu şehrin kapılarında olduğu haberi ile geri döndüler.Le lendemain, les préfets lui envoient par télégramme les réactions dans chaque région.
Ertesi yıl, kocası, Rudolf Sieber, 24 Haziran 1976 tarihinde kanserden öldü.Rudolf Sieber meurt le 24 juin 1976 d'un cancer de la prostate à Sylmar.
Ertesi gün keçiyi takip eder.Il participe à une chasse à courre le lendemain.
Bombardıman ertesi gün de devam etti.Des bombardements ont commencé le lendemain.
Ancak ertesi yıl üye seçilebildi.Il y est cependant élu l'année suivante.
Sınırlı sayıdaki radyolara ertesi gün gönderildi.Il est relayé le lendemain par différentes stations de radio.
Brundage, "Oyunlar devam etmeli" diyerek ertesi gün oyunların devam etmesine karar vermiştir.Avery Brundage déclara : « The Games must go on » (« les Jeux doivent continuer »).
Ertesi hafta SmackDown programında yapılan rövanş maçını yine kazandılar.Ils perdent un match revanche la semaine suivante à SmackDown.
Kabine ertesi gün görev için yemin etti.Le cabinet est assermenté le lendemain.
Ertesi gün ise şehir teslim oldu.Le 10 février, la ville capitula.
Ertesi sabah, Japonlar büyük bir karşı saldırı başlatır.Le 5 juin, les Allemands lancent une attaque massive.
Ailesi ertesi yıl Kampen' şehrine yerleştiler.Une communauté d’hommes s’installe sur les lieux l’année suivante.
Ertesi gün ailesi korkunç haberi alır ve mahvolurlar.Le lendemain, ses camarades de classe découvrent la triste nouvelle.
Ertesi gün ise mevlid okutulur ve gelin alma merasimi yapılır.Le lendemain matin, des éclaireurs de l'Union arrivent et demandent de la nourriture.
Ertesi sene takımın ligden çekilmesi üzerine Hollanda'ya gitti.L'année suivante, il fit partie de l'équipe néerlandaise pour le Tour de France.
Ertesi gece Daniels'a yenildi.Il a également perdu face à Josh Daniels la nuit suivante.
Ertesi yıl görevinden ayrıldı.Elle perd son poste l'année suivante.
Ertesi yıl, ABD Yüksek Mahkemesi, alt mahkeme kararının temyizini duymayı reddetti.En revanche, en 1990, la Cour suprême refusa d'entendre la cause,.
Parçalanmış ceset ertesi gün bulundu.On retrouvera le lendemain son corps déchiqueté.
Psikiyatr Ada Alize Ertem - Tülin.A. Molinier Les Énervés - Éd.
Ertesi gün, More, Henry’nin başbakanlığına Cromwell’i bırakarak Adalet Bakanlığı görevinden istifa etti.Le lendemain, More démissionna de son poste de chancelier, laissant Cromwell ministre principal d'Henri.