Aklım hala huzura ermiş değil.Dennoch beunruhigt Dich etwas.
Aklım hala huzura ermiş değil.Jednak coś cię gnębi.
Aklım hala huzura ermiş değil.Maar je lijkt er niet gerust op.
Aklım hala huzura ermiş değil.Ma la tua mente non è in pace.
Aklım hala huzura ermiş değil.Mas você não está em paz.
Aklım hala huzura ermiş değil.Mégis nyugtalan vagy.
Aklım hala huzura ermiş değil.Napriek tomu tvoju myseľ niečo ťaží.
Aklım hala huzura ermiş değil.Og alligevel er dit sind ikke i ro.
Aklım hala huzura ermiş değil.Pourtant, ton esprit est tourmenté.
Aklım hala huzura ermiş değil.Přesto tvou mysl něco tíží.
Aklım hala huzura ermiş değil.Sin embargo, tu cabeza no está en calma.
Aklım hala huzura ermiş değil.Κι όμως ο νους σου είναι ανήσυχος.
Aklım hala huzura ermiş değil.И всё же что-то тебя тревожит.
Aklım hala huzura ermiş değil.奴らの目的が分かりました
altı aylık düşünme dönemi sona ermiş vebetänketiden på sex månader har gått ut och
altı aylık düşünme dönemi sona ermiş veel periodo de reflexión ha concluido;
altı aylık düşünme dönemi sona ermiş vekuuden kuukauden harkinta-aika on kulunut umpeen ja
altı aylık düşünme dönemi sona ermiş vela période de réflexion de six mois s’est écoulée et
altı aylık düşünme dönemi sona ermiş veистёк шестимесячный срок на обдумывание и
altı aylık düşünme dönemi sona ermiş veتكون فترة التروي قد أكملت ستة أشهر.
altı aylık düşünme dönemi sona ermiş ve六个月考虑期满,且 配偶一方或双方要求法院判决离婚。
Bay Zaroff buraya düştüğünde av hayatı sona ermiş olacak.Amikor Mr. Zaroff esik ott lent, ő lesz egész vadászat.
Bay Zaroff buraya düştüğünde av hayatı sona ermiş olacak.Atunci când Dl. Zaroff cade acolo jos, el va fi tot de vânătoare prin intermediul.
Bay Zaroff buraya düştüğünde av hayatı sona ermiş olacak.Až tam pan Zaroff spadne, bude po lovu.
Bay Zaroff buraya düştüğünde av hayatı sona ermiş olacak.Ko je gospod Zaroff pade dol, Tokrat bo vse skozi lov.
Bay Zaroff buraya düştüğünde av hayatı sona ermiş olacak.Lorsque Mr Zaroff tombera là-dedans la chasse sera terminée pour lui
Bay Zaroff buraya düştüğünde av hayatı sona ermiş olacak.Toen de heer Zaroff valt daar beneden, Hij zal alle door de jacht.
Bay Zaroff buraya düştüğünde av hayatı sona ermiş olacak.Wenn unser Herr Zaroff da runter fällt, ist die Jagd für ihn beendet.
Bay Zaroff buraya düştüğünde av hayatı sona ermiş olacak.Когато г-н Zaroff пада там, той ще бъде през цялата лов.
Eşler birbirleri ile aynı yerde ikamet etmedikleri zaman nikâhsız evlilik sona ermiş demektir.Avoliitto päättyy, kun puolisot eivät enää asu samassa osoitteessa.
Eşler birbirleri ile aynı yerde ikamet etmedikleri zaman nikâhsız evlilik sona ermiş demektir.Ett samboförhållande upphör när parterna inte längre bor på samma adress.
Eşler birbirleri ile aynı yerde ikamet etmedikleri zaman nikâhsız evlilik sona ermiş demektir.La pareja de hecho queda disuelta cuando sus integrantes dejan de convivir en el mismo domicilio.
Eşler birbirleri ile aynı yerde ikamet etmedikleri zaman nikâhsız evlilik sona ermiş demektir.L’union libre s’achève lorsque le couple ne vit plus à la même adresse.
Eşler birbirleri ile aynı yerde ikamet etmedikleri zaman nikâhsız evlilik sona ermiş demektir.Гражданский брак завершается тогда, когда супруги больше не проживают по одному адресу.
Eşler birbirleri ile aynı yerde ikamet etmedikleri zaman nikâhsız evlilik sona ermiş demektir.ينتهي الزواج المفتوح أي صلة التعايش عندما لم يعد الزوجان يسكنان في نفس العنوان.
Eşler birbirleri ile aynı yerde ikamet etmedikleri zaman nikâhsız evlilik sona ermiş demektir.当双方不再在同一地址居住,同居关系即告结束。同居关系结束可能会影响Kela发放的补贴和子女的托儿费用等。同居关系结束后,您有义务向相关机构通知。
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››(2:3) Dites à vos frères: Ammi! et à vos soeurs: Ruchama!
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››"Decid a vuestros hermanos: Ammí, y a vuestras hermanas: Rujama
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Dizei a vossos irmãos: Ami; e a vossas irmãs: Ruama.
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Hãy xưng anh em các ngươi là Am-mi; và chị em các ngươi là Ru-ha-ma.
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Hãy xưng anh_em các ngươi là Am-mi ; và chị_em các ngươi là Ru-ha-ma .
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Kald eders Broder Mit-Folk og eders søster nåderig.
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Kallen då edra bröder Ammi och edra systrar Ruhama.
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Karena itu panggillah sesamamu dengan nama "Umat Allah" dan "Dikasihani TUHAN
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››너희 형제에게는 암미라 하고 너희 자매에게는 루하마라 하라
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Povedzte mojim bratom: Ammi, a svojim sestrám: Rucháma.
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Rcete bratřím vašim: Ó lide můj, a sestrám vašim: Ó milosrdenství došlá.
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Recite bratom svojim: Ami [T. j. Ljudstvo moje.], in sestram svojim: Ruhama [T. j. Pomiloščena.].
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Sagt euren Brüdern, sie seien mein Volk, und zu eurer Schwester, sie sei in Gnaden.
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Sanokaa veljiänne Ammiksi ja sisarianne Ruhamaksi."
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Ziceţi fraţilor voştri: ,,Ami`` (Poporul meu), şi surorilor voastre Ruhama (Cea îndurată)!``
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Ειπατε προς τους αδελφους σας, Αμμι, και προς τας αδελφας σας, Ρουχαμμα.
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Говорите братьям вашим: „Мой народ", и сестрам вашим: „Помилованная".
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››Наричайте, прочее, братята си Аммий (Т.е., Люде мои), и сестрите си Рухама (Т.е., Придобила милост).
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››אמרו לאחיכם עמי ולאחותיכם רחמה׃
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››قولوا لاخواتكم عمّي ولاخوتكم رحامة.
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››你 們 要 稱 你 們 的 弟 兄 為 阿 米 、 〔 就 是 我 民 的 意 思 〕 稱 你 們 的 姊 妹 為 路 哈 瑪 。 〔 就 是 蒙 憐 憫 的 意 思
‹‹Kardeşlerinizi ‹Halkım›, kızkardeşlerinizi ‹Merhamete ermişler› diye çağırın.››你 們要稱 你 們 的 弟兄 為阿米 、 〔 就 是 我 民 的 意思 〕 稱 你 們 的 姊妹 為路 哈瑪 。 〔 就 是 蒙憐憫 的 意思
Kurtuluşa ermiş olanların hepsi bunu çok iyi biliyorlar, ve kalpleri bu sözlere bayılıyor.Az összes megszabadult lény pontosan tudja, miről beszélek, és a szívük mélyén szeretik ezeket a szavakat.
Kurtuluşa ermiş olanların hepsi bunu çok iyi biliyorlar, ve kalpleri bu sözlere bayılıyor.Todos esos que están liberados saben exactamente, y sus corazones aman estas palabras.