Ana içeriğe geç
Sözlük

erkenden ile cümle

erkenden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.Tidligt næste Morgen gjorde Josua sig rede, og Præsterne bar HERRENs Ark,
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.Und Josua machte sich des Morgens früh auf, und die Priester trugen die Lade des HERRN.
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.Wstał zasię Jozue rano, a kapłani wzięli skrzynię Pańską.
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.Και εξηγερθη ο Ιησους το πρωι, και οι ιερεις εσηκωσαν την κιβωτον του Κυριου
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.И на сутринта Исус стана рано, и свещениците дигнаха Господния ковчег,
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.וישכם יהושע בבקר וישאו הכהנים את ארון יהוה׃
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.فبكر يشوع في الغد وحمل الكهنة تابوت الرب
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.約 書 亞 清 早 起 來 、 祭 司 又 抬 起 耶 和 華 的 約 櫃
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.約書亞 清早 起 來 、 祭司 又 抬起 耶和華 的 約櫃
Felsefeleri beşikten mezara kadar uzanıyor: Onları erkenden yakalayalım.Quindi la filosofia è dalla culla alla tomba:e ce li portiamo troppo presto.
Gitti mi? Küçük fasulye tohumu kız? evet, bu sabah erkenden.Η κοντούλα έφυγε;
‹‹Göklerin Egemenliği, sabah erkenden bağında çalışacak işçi aramaya çıkan toprak sahibine benzer.Das Himmelreich ist gleich einem Hausvater, der am Morgen ausging, Arbeiter zu mieten in seinen Weinberg.
‹‹Göklerin Egemenliği, sabah erkenden bağında çalışacak işçi aramaya çıkan toprak sahibine benzer.For himlenes rike er likt en husbond som gikk ut tidlig om morgenen for å leie arbeidere til sin vingård.
‹‹Göklerin Egemenliği, sabah erkenden bağında çalışacak işçi aramaya çıkan toprak sahibine benzer.천국은 마치 품군을 얻어 포도원에 들여 보내려고 이른 아침에 나간 집 주인과 같으니
‹‹Göklerin Egemenliği, sabah erkenden bağında çalışacak işçi aramaya çıkan toprak sahibine benzer.Thi Himmeriges Rige ligner en Husbond, som gik ud tidligt om Morgenen for at leje Arbejdere til sin Vingård.
‹‹Göklerin Egemenliği, sabah erkenden bağında çalışacak işçi aramaya çıkan toprak sahibine benzer.Vả, nước thiên đàng, giống như người chủ nhà kia, tảng sáng đi ra, để mướn người làm công cho vườn nho mình.
‹‹Göklerin Egemenliği, sabah erkenden bağında çalışacak işçi aramaya çıkan toprak sahibine benzer.Защото небесното царство прилича на стопанин, който излезе при зазоряване да наеме работници за лозето си.
‹‹Göklerin Egemenliği, sabah erkenden bağında çalışacak işçi aramaya çıkan toprak sahibine benzer.Ибо Царство Небесное подобно хозяину дома, который вышел рано поутру нанять работников в виноградник свой
‹‹Göklerin Egemenliği, sabah erkenden bağında çalışacak işçi aramaya çıkan toprak sahibine benzer.Подібне бо царство небесне чоловіку господареві, що вийшов рано вранцї наймати робітників у виноградник свій.
‹‹Göklerin Egemenliği, sabah erkenden bağında çalışacak işçi aramaya çıkan toprak sahibine benzer.כי דומה מלכות השמים לאדם בעל בית אשר השכים לצאת בבקר לשכר פעלים לכרמו׃
‹‹Göklerin Egemenliği, sabah erkenden bağında çalışacak işçi aramaya çıkan toprak sahibine benzer.فان ملكوت السموات يشبه رجلا رب بيت خرج مع الصبح ليستأجر فعلة لكرمه.
‹‹Göklerin Egemenliği, sabah erkenden bağında çalışacak işçi aramaya çıkan toprak sahibine benzer.因 為 天 國 好 像 家 主 、 清 早 去 雇 人 、 進 他 的 葡 萄 園 作 工
‹‹Göklerin Egemenliği, sabah erkenden bağında çalışacak işçi aramaya çıkan toprak sahibine benzer.因 為 天國 好像 家主 、 清早 去 雇人 、 進 他 的 葡萄園 作工
Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.A bardzo rano pierwszego dnia po sabacie przyszły do grobu, gdy weszło słońce.
Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.A velmi ráno vyšedše první den po sobotě, přišly k hrobu, an již slunce vzešlo.
Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.A v prvý deň týždňa včasne ráno, veľmi skoro, prišly k hrobu, keď začalo vychádzať slnko.
Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.Di buon mattino, il primo giorno dopo il sabato, vennero al sepolcro al levar del sole
Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.E, no primeiro dia da semana, foram ao sepulcro muito cedo, ao levantar do sol.
Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.És korán reggel, a hétnek elsõ napján a sírbolthoz menének napfelköltekor.
Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.În ziua dintîi a săptămînii, s'au dus la mormînt dis de dimineaţă, pe cînd răsărea soarele.
Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.In zjutraj zgodaj prvi dan po soboti pridejo h grobu, ko je solnce izšlo.
Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.Ja viikon ensimmäisenä päivänä he tulivat haudalle ani varhain, auringon noustessa.
Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.안식 후 첫날 매우 일찌기 해 돋은 때에 그 무덤으로 가며
Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.Muy de mañana, el primer día de la semana, fueron al sepulcro apenas salido el sol
Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.Ngày thứ nhứt trong tuần lễ, sáng sớm, mặt trời mới mọc, ba người đến nơi mộ,
Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.Ngày thứ nhứt trong tuần_lễ , sáng_sớm , mặt_trời mới mọc , ba người đến_nơi mộ ,
Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.Och bittida om morgonen på första veckodagen kommo de till graven, redan vid soluppgången.
Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.Og meget årle på den første Dag i Ugen komme de til Graven, da Solen var stået op.
Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.Og meget tidlig på den første dag i uken kom de til graven, da solen gikk op.
Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.Op zondagmorgen, bij het opgaan van de zon, gingen zij naar het graf.
Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.Pagi-pagi sekali waktu matahari terbit, pada hari pertama minggu itu, mereka pergi ke kuburan
Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.Und sie kamen zum Grabe am ersten Tag der Woche sehr früh, da die Sonne aufging.
Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.Και πολλα πρωι της πρωτης ημερας της εβδομαδος ερχονται εις το μνημειον, οτε ανετειλεν ο ηλιος.
Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.И весьма рано, в первый день недели, приходят ко гробу, при восходе солнца,
Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.І вельми рано первого дня тижня приходять до гробу, як сходило сонце.
Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.О Тя отиде и извести на тия, които бяха Го придружавали, и които Го жалееха и плачеха.
Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.ובאחד בשבת בבקר השכם באו אל הקבר כזרוח השמש׃
Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.وباكرا جدا في اول الاسبوع أتين الى القبر اذ طلعت الشمس.
Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.七 日 的 第 一 日 清 早 、 出 太 陽 的 時 候 、 他 們 來 到 墳 墓 那 裡
Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler.七日 的 第一 日 清早 、 出太 陽 的 時候 、 他 們來 到 墳墓 那 裡
Hava sahasına erkenden gitmiştik çünkü ordudaydık ve ordudaysanız her zaman erkenci olmak gerekir.Časně ráno jsme šli na letiště -- když jste v armádě, vždycky vyrážíte časně.
Hava sahasına erkenden gitmiştik çünkü ordudaydık ve ordudaysanız her zaman erkenci olmak gerekir.Chúng tôi đến trường bay sớm bởi đó là quân đội và bạn phải luôn đi sớm.
Hava sahasına erkenden gitmiştik çünkü ordudaydık ve ordudaysanız her zaman erkenci olmak gerekir.Fomos cedos para o aeródromo porque isto é o exército e vamos sempre cedo.
Hava sahasına erkenden gitmiştik çünkü ordudaydık ve ordudaysanız her zaman erkenci olmak gerekir.Fuimos temprano al campo de aviación porque ésto es la Armada y siempre vas temprano.
Hava sahasına erkenden gitmiştik çünkü ordudaydık ve ordudaysanız her zaman erkenci olmak gerekir.Jó korán kimentünk a terepre, mivel ez a hadsereg és mindig korán megy az ember.
Hava sahasına erkenden gitmiştik çünkü ordudaydık ve ordudaysanız her zaman erkenci olmak gerekir.Kami pergi ke lapangan udara pagi-pagi karena Angkatan Darat selalu pergi pagi-pagi.
Hava sahasına erkenden gitmiştik çünkü ordudaydık ve ordudaysanız her zaman erkenci olmak gerekir.우리는 아침 일찍 비행장으로 갔습니다. 군대에서는 늘 일찍 이동하기 때문이죠.
Hava sahasına erkenden gitmiştik çünkü ordudaydık ve ordudaysanız her zaman erkenci olmak gerekir.Ne-am dus devreme la bază pentru că în armată tot timpul mergi devreme.
Hava sahasına erkenden gitmiştik çünkü ordudaydık ve ordudaysanız her zaman erkenci olmak gerekir.Nous sommes allés tôt à l'aérodrome parce que c'est l'armée et que vous y allez toujours tôt.
Hava sahasına erkenden gitmiştik çünkü ordudaydık ve ordudaysanız her zaman erkenci olmak gerekir.Siamo andati presto al campo d'aviazione perchè si tratta dell'Esercito e si va sempre presto.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod