Çok yorgunum ve erkenden yatmak istiyorum.I'm very tired and want to go to bed early.
Biletlerini erkenden satın al.Buy your tickets early.
Tom pazartesi sabahı erkenden ayrıldı.Tom left early Monday morning.
Gerçekten yorgunum, bu yüzden bu gece erkenden yatağa gideceğim.I'm really tired, so I'm going to go to bed early tonight.
Tom bizim erkenden ayrılmamıza hiçbir itirazı olmadığını söyledi.Tom said he had no objection to our leaving early.
Bu geçen hafta erkenden oldu.It happened early last week.
Erkenden uyuyman gerekir.You should sleep early.
Yarın sabah erkenden burada olacağım.I'll be here bright and early tomorrow.
Tom her zamanki gibi erkenden kalktı.Tom rose early as always.
Sabah erkenden ayrıldık.We left early in the morning.
Yarın sabah erkenden Tom'a gideceğim.I'll go over to Tom's early tomorrow morning.
Erkenden geldim.I came early.
Bu sabah erkenden yaptığım testin sonuçlarını almaya geldim.I've come to pick up the results of the test I've done earlier this morning.
Fadıl, Dania'ya sabah erkenden bir ziyarette bulundu.Fadil paid an early morning visit to Dania.
Ben erkenden orada olabilirim.I might be there early.
Erken kalkmak zorunda olduğum için erkenden yatağa gidiyorum.I go to bed early because I have to wake up early.
Fadıl şartlı tahliye ile erkenden serbest kaldı.Fadil got early release on parole.
Hem Tom hem de Mary erkenden ayrıldılar.Both Tom and Mary left early.
Bu sabah erkenden uyandın, değil mi?You woke up early this morning, didn't you?
Leyla erkenden yatağa gitti.Layla went to bed early.
Sanırım erkenden oraya gitmeye çalışabilirim.I suppose I could try to get there early.
Tom erkenden ayrılmaya karar verdi.Tom decided to leave early.
Tom'un neden erkenden ayrıldığını biliyor musun?Do you know why Tom left early?
Tom senin neden erkenden ayrıldığını biliyor mu?Does Tom know why you left early?
Tom'un çizime ilgisi erkenden başladı.Tom's interest in drawing began early.
Tom bugün erkenden eve gitti.Tom got home early today.
Tom erkenden ayrılmak zorunda.Tom has to leave early.
Neredeyse erkenden ayrıldım.I almost left early.
Erkenden yatmak istiyorum.I want to go to bed early.
Sami erkenden eve geldi.Sami came home early.
Ben erkenden giden kişiyim.I'm the one who left early.
Tom'a sabah erkenden gitmesini söyledim.I told Tom to leave early in the morning.
Tom'a erkenden çıkmasını söyledim.I told Tom to leave early.
Sami, Leyla'nın oğlunu erkenden bir mezara gönderdi.Sami sent Layla's son to an early grave.
Sami o gece erkenden yatağa gitti.Sami went to bed early that night.
Tom erkenden kiliseye gitti.Tom was early for church.
Sami ofisine erkenden geldi.Sami came to his office early.
Tom sabah erkenden tenis oynamaktan hoşlanır.Tom likes to play tennis early in the morning.
Tom yarın sabah erkenden kalkmayı planlıyor.Tom is planning to get up early tomorrow morning.
Tom ve Mary yarın sabah erkenden Avustralya'ya gidiyor olacaklar.Tom and Mary will be leaving for Australia early tomorrow morning.
Tom ve sen neden erkenden ayrıldınız?Why did you and Tom leave early?
Tom'a oraya erkenden varmasını söyledim.I told Tom to get there early.
Erkenden orada olmasını söyledim Tom'a.I told Tom to get there early.
Tom erkenden kalkmıştı.Tom was up early.
Onu bu sabah erkenden yapmaya başladım.I started doing that early this morning.
Yarın erkenden çalışmaya gel.Come to work early tomorrow.
Sabah erkenden çıkmayı umuyordu ama uyuyakalmış.He expected to leave early in the morning, but he overslept.
Hem gece kuşuyum hem de erkenden kalkarım.I am a night owl and an early bird.
Alfio ise karşılık olarak daha bu sabah erkenden Turiddu'yu evi yakınlarında gördüğünü açıklar.Alfio replies that he had seen Turiddu early that morning near his cottage.
Sabah erkenden şafak vakti ufukta bir kara bulut belirdi.Early in the morning at dawn a black cloud arose from the horizon.
Ertesi sabah erkenden, Prophetstown savaşçıları Harrison'un ordusuna saldırdı.Early the next morning, however, warriors from Prophetstown attacked Harrison's army.
18 Mart 2013 tarihinde, Tom Cruise filmdeki baş rol için erkenden görüşmelerde oldu.On March 18, 2013, Tom Cruise was in early talks to take the lead in the film.
Dott erkenden liderliği aldı, ama O 'Sullivan durumu 8-8'e ikinci seansın bitiminde getirdi.Dott took an early lead before O'Sullivan drew level at 8–8 at the end of the second session.
Doss'un suçlamaları düşürülür ve erkenden Dorothy ile evlenir.The charges against Doss are dropped, and he and Dorothy are married.
Ağır hastalıklı yapraklar erkenden sarararak dökülürler.Heavily infected leaves die prematurely.
Luftwaffe hava üstünlüğüne erkenden ele geçirdi.The Luftwaffe gained air superiority early in the campaign.
Ancak erkenden sakatlandı.But Early hesitated.
Memluklu ordusu saflarını araladı ve Moğol birlikleri sabah erkenden hücum geçtiler.He also left the span unguarded, so that Napoleon's cavalry seized it early in the morning.
Bazen bu eylemler oyuncunun erkenden tespit edilip edilmemesine bağlıdır.These methods are sometimes unforeseen by the creator of the game.
Bundan dolayı sabah güneşini erkenden gören yerlerde yetiştirilmelidir.It can however, be seen basking in the sun at times in the early morning.