Ana içeriğe geç
Sözlük

erken ile cümle

erken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yüzden erken kalk.So please follow the schedule and be early.
Ancak, güneş alevleri geliyorsa ve kaçmak isterseniz, biraz daha erken bilmek istersiniz.You'd like to have a little advance warning.
Filmde güzel görünmek istiyorsam erken yatmalıyım.I need to sleep early if I want to look good on film. Only then... can I extend the contract.
6'dan daha erken gelemez miyiz?Couldn't we get to work earlier than 6:00 a.m.?
Erken bir form bir iz bırakmış, sanki dün ölmüş gibi.One early form left an imprint, like it died only yesterday.
Bugün daha erken saatlerde basılan böbreği görüyorsunuz.You can actually see that kidney as it was printed earlier today.
Gerçekten erken Rönesans dönemi sanatçıları arasında ayrı bir yere sahip.He really stands out as having a really unique style in the early Renaissance.
Henüz erken ama iyi olacak.It's a bit early but he should do alright.
Bu kadar erkenmi cikmak istiyorsunuz efendim?You want to leave this early sir?
Bir ögrencinin okula erken gitmesi diye birsey yoktur.It's never too early for a student going to school.
İnanılmaz ölçüde konuşkan ve güzel bir kadın olan halam erkenden dul kalmıştı.My aunt, an incredibly articulate and brilliant woman, was widowed early.
O kararları çok erkenden vermeyin, özellikle de bu kararları aldığınızın farkında bile değilseniz.Don't make decisions too far in advance, particularly ones you're not even conscious you're making.
Onları erkenden yakalayalım.Let's get to them early.
Çok mu erken davrandım?Was I too generous?
Biraz daha erken gelemez misin?Can't you be more early?
İnsanların erkenden vardıkları sonuç bu.That's what people jump to as a conclusion.
Bunu erken bir yaşta öğrendim.I learned that at a young age.
Bunu erken yaşta öğendim.And I learned that at a young age.
Ve bunun nedenini görmek için, evrimin erken safhalarından iki senaryoyu düşünelim.And to see why, consider two scenarios from early in our evolution.
ROMEO Ben çok erken, korku fikrimi misgives içinROMEO I fear, too early: for my mind misgives
O aşağı kadar geç ya da en fazla bu kadar erken değil mi?Is she not down so late, or up so early?
PRENS kazara Sabah uykusu gelen kişi sizi bu kadar erken kadar?PRlNCE What misadventure is so early up, That calls our person from our morning's rest?
PRENS Montague, gel sen sanat için erkenPRlNCE Come, Montague; for thou art early up,
Senin oğlu ve varisi aşağı daha erken görmek için.To see thy son and heir more early down.
Ben erken kalkacağım, size iyi sohbetler.I'll make a move first, have a nice chat.
Artan her bir derece sıcaklıkla, tomurcuklanma normalden beş gün daha erken oluyor.For every one degree Celsius rise in temperature, bud burst happens five days earlier than usual.
Hastaydım ve erken yattım.I got sick and went to bed early.
O zaman seni erkenden tebrik ediyorum.I'm congratulating you early then.
Bunu yapma, benim yüzümden iki saat erken kalacaksın.Don't do that, you're going to get up 2 hours earlier because of me.
"Kimler eve eskisinden daha erken gidiyor?" diye sordum.I said, "How many of you now go home earlier than you used to?"
YABAN ÇİLEKLERİ 1 Haziran gününün erken saatlerinde, garip ve rahatsız edici bir rüya gördüm.WlLD STRAWBERRlES In the early hours of June 1st, I had a weird and very unpleasant dream.
Bana çok erken yaşlarımda yemek yemenin getirdiği ayrıcalığı öğretti.And he taught me very early on about the privilege that eating represents.
Yani bir tarafı destekleyeceksem, kanserin tanısını erken koyan tarafı tutarım.So, as an aside, I firmly believe in the field of trying to identify cancer early.
Bu kanserle savaşabilmenin tek yolu, yani erken tanı konmalıIt is the only way you can start to fight cancer, is by catching it early.
Erkencisin, değil mi?You're early, aren't you?
"Bu sene muson erken geldiğine göre, Hindistan'da toprağı ekmem için en uygun zaman nedir?""Hey, what is the best time for me to sow seeds in India, given that monsoon was early this year?"
Ben gençken... ...ha ha çocukken, bir gün, okuldan eve erken döndüm.When I was young, Once when I was little, I came home early from school with a bad headache.
Takasaki'de uzun yağmurlara daha erken yakalandık.We had long rains earlier, in Takasaki.
Dedim ki, "Kaçınız eve daha önce gittiğinizden daha erken gidiyorsunuz?"I said, "How many of you now go home earlier than you used to?"
Bu yüzden, sabahın çok erken saatinde, daha güneş doğarken, onu görmeye gittim.So I went to him very early in the morning, as the sun rose.
Şimdi, bu iki noktanın evrenin erken zamanlarındaki durumundan konuşalım.But let's just think about two points in this early universe.
Erken uyarı sistemleri neredeydi?Where was the early warning systems?
Erken teşhis, erken müdahale, bu başarıların hikayesi budur.Early detection, early intervention, that's the story for these successes.
EB:Eğer paraşütü çok erken açarsak, paraşütün kendisi başarısız olabilir.EB: If you fire the 'chute too early, the parachute itself could fail.
Bu iş bunun gibi inanılmaz çocuklarla başlar- şu erken gelip geç çıkan çocuklar.And it starts with incredible kids like this, who come early and stay late.
Erken dönemde zirveye çıkar.It peaks in early adolescence.
Benim büyükannelerim ve büyükbabalarımın dördü de erken büyüme çağında okulu bırakmışlar.All four of my grandparents, for example, left school in their early adolescence.
İsveç, düşük çocuk ölüm oranlarına ulaştı çünkü çok erken başlamıştı.Sweden achieved a low child mortality because we started early.
Bir saniye bile olsa... ...seni daha erken görmek istedim.Even if it is a second... I wanted to see you faster.
Peki, 1964 yılına geri dönelim ve Dylan'ın erken dönem şarkılarının nereden geldiğini görelim.All right, let's head back to 1964, and let's hear where some of Dylan's early songs came from.
Gayla'nın annesinin bu kadar erken yaşta ölmesi mantıklı gelmiyordu.It didn't make sense that Gayla's mother should die so young.
Ertesi sabah Yeşu erkenden kalktı. Kâhinler de RABbin Sandığını yüklendiler.Joshua rose early in the morning, and the priests took up the ark of Yahweh.
Haydi devşirecekseniz erkenden ekininize gidin diye."If you want to gather the fruits, let us go early to the plantation."
Devşirebileceklerini umarak erkenden gittiler.They left early in the morning bent on this purpose.
"Eğer ürününüzü devşirecekseniz erkence kalkıp-çıkın.""If you want to gather the fruits, let us go early to the plantation."
(Yoksulları) Engellemeye güçleri yetebilirmiş gibi erkenden gittiler.They left early in the morning bent on this purpose.
And olsun ki, sabah erken, önü alınmaz bir azap başlarına geldi.And early in the morning the decreed punishment came upon them.
Mahsulünüzü kesip devşirecekseniz erkence koşun, gidin."If you want to gather the fruits, let us go early to the plantation."
Ve kendilerini, yoksulları men etmeye güçleri yeter sanarak erkenden gittiler.They left early in the morning bent on this purpose.
Düşünsel içeriğin en erken istenilen kullanılabilir tarihini buradan belirleyin.Set here the earliest intended usable date of intellectual content.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod