Ana içeriğe geç
Sözlük

erken ile cümle

erken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İyi bir yer almak için erken geldim.I came early in order to get a good seat.
O genellikle erken kalkar.She usually gets up early.
Erken kalkmaya alışkındı.He was in the habit of getting up early.
Erken kalkmak onun alışkanlığıydı.It was his habit to get up early.
Şimdi bundan bahsetmek için henüz çok erken.It's still too early to talk about this now.
Yaşlı insanlar erken uyanıyor.Old people wake up early.
O, bagajını daha erken gönderdi.He sent his luggage earlier.
Kanseri erken yakalamak hayatta kalma oranını arttırır.Catching cancer early increases survival odds.
Onlar bu evde erken kalkarlar.They get up early in this house.
Bugün eve biraz erken gitmek zorundayım.I have to go home a little early today.
O kadar erken kalkmamalıydım.I shouldn't have gotten up so early.
Bazen öğleden sonra erken saatlerde uykulu hissediyorum.I sometimes feel drowsy in the early afternoon.
Tom her gün sabah erken saatlerden gece geç saatlere kadar çalışıyor.Tom works from early in the morning until late at night every day.
Tom sabah erken kalkar.Tom gets up early in the morning.
Tom erken yaşta öldü.Tom died at an early age.
Tom çok erken kalkmak istemedi.Tom didn't want to get up so early.
Tom her zaman sabahleyin erken kalkar.Tom always gets up early in the morning.
Tom Mary kadar erken kalkmaz.Tom doesn't get up as early as Mary.
Tom erken çıkmak için Mary'nin iznini istedi.Tom asked for Mary's permission to leave early.
Tom çok erken geldi ve Mary henüz hazır değildi.Tom arrived too early and Mary wasn't ready yet.
Tom ve Mary yılın ilk güneşinin doğuşunu görmek için erken uyandı.Tom and Mary woke up early to see the first sunrise of the year.
Tom dün sabah erkenden Mary'yi görmeye gitti.Tom went to see Mary early yesterday morning.
Tom Mary'ye erken bir akşam yemeği için uğramasını istedi.Tom wanted Mary to come over for an early dinner.
Tom Mary'nin eve erken gelmesini istedi.Tom wanted Mary to come home early.
Tom neredeyse her sabah erken uyanır.Tom wakes up early almost every morning.
Tom yatmaya erken gider.Tom goes to bed early.
Tom yarım saat erken vardı.Tom arrived half an hour early.
Bugün erken kalktım.Today I got up early.
Erken yatan ve erken kalkan insanlar uzun süre yaşarlar.People who go to bed early and get up early live a long time.
Bu sabah her zamankinden daha erken kalktım.This morning I got up earlier than usual.
Bugün işe erken gitmeliyim.I must go to work early today.
Hiç müşteri olmadığı için dükkânı erken kapattık.Since there were no customers, we closed the shop early.
Hiç müşteri yoktu bu yüzden dükkânı erken kapattık.There were no customers, so we closed the shop early.
O kadar erken gelmene gerek yok.You don't need to come so early.
Yarın daha erken döneceğim.I will return earlier tomorrow.
Ayrılamam. Çok erken.I cannot leave. It's too early.
Çok erken evlenmek istemem.I don't want to marry very early.
O kadar da aptal değilsin çünkü erken kalkmıyorsun.You are not more stupid because you don't get up earlier.
Tom erken doğdu.Tom was born premature.
Sana konsere erken gitmen gerektiğini söylediğimi sanıyordum.I thought I told you that you should get to the concert early.
Senin erkenden burada olmayı planlıyor olduğunu düşündüm.I thought you were planning to be here early.
Yarın erken geleceğim.I'll come in early tomorrow.
Yarın ofise erken geleceğim.I'll come into the office early tomorrow.
Onlar yatmadan önce çocukları görmek için eve erken geldi.He came home early in order to see the children before they went to bed.
Yarın erken kalkmam gerektiği için kısa süre içinde yatmak istiyorum.I want to go to sleep soon because I need to get up early tomorrow.
O erken terk etti.He left early.
O erken gitti.She left early.
Tekrar erken döndün.You're back early.
Bugün daha erken buluştuk.We met earlier.
Güneş yazın daha erken doğar.The sun rises earlier in the summer.
Yanılabilirim fakat sanırım Tom eve erken gitmek istiyor.I could be wrong, but I think Tom wants to go home early.
Ben erkenden ayrılabileceğimi sanmıyorum.I don't think I can leave early.
Ben sadece eve erken gelmeye karar verdim.I just decided I'd come home early.
Elimden geldiğince erken terk ettim.I left as soon as I could.
Erken gelmeyi planlıyorum.I plan on being early.
Sanırım erken döneceğim.I think I'm going to turn in early.
Sanırım eve erken gitmek iyi bir fikir olacaktı.I think it would be a good idea to go home early.
Tom bugün evden erken çıkmasına rağmen işe geç kaldı.Even though Tom left home early today, he was late for work.
Tom baş ağrısı şikayetiyle işten erken ayrıldı.Tom left work early, complaining of a headache.
Onların bugün eve erken gitmemize izin verip vermeyeceklerini merak ediyorum.I wonder if they'll let us go home early today.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod