Tüm dünyada, erkek çocukları, yaramazlıkları için daha sık cezalandırılırlar.Les petits garçons du monde entier sont punis plus fréquemment pour des transgressions.
Tüm dünyada, erkek çocukları, yaramazlıkları için daha sık cezalandırılırlar.Mali chłopcy na całym świecie są karani częściej za występki.
Tüm dünyada, erkek çocukları, yaramazlıkları için daha sık cezalandırılırlar.Mundialmente los niños son reprendidos mas frecuentemente, debido a transgresiones
Tüm dünyada, erkek çocukları, yaramazlıkları için daha sık cezalandırılırlar.Μικρά αγόρια παγκοσμίως τιμωρούνται πιο συχνά, για, παραβάσεις.
Tüm dünyada, erkek çocukları, yaramazlıkları için daha sık cezalandırılırlar.В световен мащаб момченцата са наказвани много по-често за техните нарушения.
Tüm dünyada, erkek çocukları, yaramazlıkları için daha sık cezalandırılırlar.ילדים (בנים) קטנים בכל העולם נענשים לעתים תכופות (יותר מבנות) עקב אי-ציות לנורמות.
Tüm dünyada, erkek çocukları, yaramazlıkları için daha sık cezalandırılırlar.男の子は泣かないよう言われます... 「男らしく」あるために、そうですよね?
Vay! Bazen kendi kendimi etkiliyorum. Kız ve erkek çocuklar arasındaki farklar çok açık.Det är verkligen klart ... uppdelat mellan vad pojkar lär och vad flickor lär.
Vay! Bazen kendi kendimi etkiliyorum. Kız ve erkek çocuklar arasındaki farklar çok açık.Es realmente claro muy ... entre chicos y chicas
Ve bu erkek çocuk ise okula sadece beş senedir geliyor.그리고 이 작은 소년은 학교에 오기 시작한 지 5년이 되었구요.
Ve bu erkek çocuk ise okula sadece beş senedir geliyor.A ten malý chlapec dochází do školy už pět let.
Ve bu erkek çocuk ise okula sadece beş senedir geliyor.A ten mały chłopiec chodzi do szkoły od pięciu lat.
Ve bu erkek çocuk ise okula sadece beş senedir geliyor.Dan anak laki-laki kecil tersebut telah bersekolah selama lima tahun.
Ve bu erkek çocuk ise okula sadece beş senedir geliyor.És ez a kisfiú 5 éve jár iskolába.
Ve bu erkek çocuk ise okula sadece beş senedir geliyor.Et ce petit garçon est scolarisé depuis cinq ans.
Ve bu erkek çocuk ise okula sadece beş senedir geliyor.Het jongetje komt al vijf jaar naar school.
Ve bu erkek çocuk ise okula sadece beş senedir geliyor.Questo bambino viene a scuola da cinque anni.
Ve bu erkek çocuk ise okula sadece beş senedir geliyor.Und dieser kleine Junge kommt nun schon seit fünf Jahren zur Schule.
Ve bu erkek çocuk ise okula sadece beş senedir geliyor.Và cậu bé kia đã đến trường được 5 năm.
Ve bu erkek çocuk ise okula sadece beş senedir geliyor.Y este niño ha estado asistiendo a clases por 5 años.
Ve bu erkek çocuk ise okula sadece beş senedir geliyor.Και το αγοράκι έρχεται στο σχολείο εδώ και πέντε χρόνια.
Ve bu erkek çocuk ise okula sadece beş senedir geliyor.А маленький мальчик ходит в школу уже пять лет.
Ve bu erkek çocuk ise okula sadece beş senedir geliyor.А това момченце идва на училище от пет години.
Ve bu erkek çocuk ise okula sadece beş senedir geliyor.והילד הקטן הזה מגיע לבית הספר כבר חמש שנים.
Ve bu erkek çocuk ise okula sadece beş senedir geliyor.وهذا الولد الصغير كان يأتي للمدرسة منذ ٥ سنوات
Ve bu erkek çocuk ise okula sadece beş senedir geliyor.不思議ですよね? 世界中の男の子は
Ve bunun aynısını erkek çocuklar için de erken yaşlarda nasıl yapmamız gerektiği üzerine düşünmeliyiz.A měli bychom se zamyslet nad tím, jak se něco podobného může udělat i pro chlapce, zejména ty mladší.
Ve bunun aynısını erkek çocuklar için de erken yaşlarda nasıl yapmamız gerektiği üzerine düşünmeliyiz.Dovremmo pensare a come farlo anche per i maschi durante i primi anni di scuola.
Ve bunun aynısını erkek çocuklar için de erken yaşlarda nasıl yapmamız gerektiği üzerine düşünmeliyiz.E devemos pensar em como podemos fazer com que isso também aconteça aos meninos, nos primeiros anos.
Ve bunun aynısını erkek çocuklar için de erken yaşlarda nasıl yapmamız gerektiği üzerine düşünmeliyiz.En we moeten nadenken over hoe we dat ook voor jongens voor elkaar krijgen in hun jonge jaren.
Ve bunun aynısını erkek çocuklar için de erken yaşlarda nasıl yapmamız gerektiği üzerine düşünmeliyiz.Et nous devons penser à la façon qui nous permettrait de faire la même chose pour les garçons en jeune âge.
Ve bunun aynısını erkek çocuklar için de erken yaşlarda nasıl yapmamız gerektiği üzerine düşünmeliyiz.그리고 우리는 나이 어린 남자아이에게도 같은 내용의 프로그램들이 있어야 한다고 생각합니다.
Ve bunun aynısını erkek çocuklar için de erken yaşlarda nasıl yapmamız gerektiği üzerine düşünmeliyiz.Och vi borde tänka på hur vi kan få detta att hända för pojkarna också i sina yngre år.
Ve bunun aynısını erkek çocuklar için de erken yaşlarda nasıl yapmamız gerektiği üzerine düşünmeliyiz.Og vi burde tænke på hvordan vi også kan få det til at ske for drenge i deres yngre år.
Ve bunun aynısını erkek çocuklar için de erken yaşlarda nasıl yapmamız gerektiği üzerine düşünmeliyiz.Powinniśmy myśleć, jak też tego dokonać w przypadku chłopców w młodszym wieku.
Ve bunun aynısını erkek çocuklar için de erken yaşlarda nasıl yapmamız gerektiği üzerine düşünmeliyiz.Și trebuie să ne gândim la cum putem face ca asta să se întâmple și la băieți în anii lor de copilărie.
Ve bunun aynısını erkek çocuklar için de erken yaşlarda nasıl yapmamız gerektiği üzerine düşünmeliyiz.Und wir sollten uns überlegen, wie wir das für Jungen auch umsetzen in deren frühen Schuljahren.
Ve bunun aynısını erkek çocuklar için de erken yaşlarda nasıl yapmamız gerektiği üzerine düşünmeliyiz.Và chúng ta cần phải nghĩ về cách mà chúng ta có thể làm điều tương tự cho các bé trai Khi các em còn thơ bé.
Ve bunun aynısını erkek çocuklar için de erken yaşlarda nasıl yapmamız gerektiği üzerine düşünmeliyiz.Y debemos pensar la manera de hacer lo mismo con los niños desde una edad temprana.
Ve bunun aynısını erkek çocuklar için de erken yaşlarda nasıl yapmamız gerektiği üzerine düşünmeliyiz.Και θα πρέπει να σκεφτόμαστε πώς θα το κάνουμε να συμβεί αυτό και για τα αγόρια στα πρώτα τους χρόνια.
Ve bunun aynısını erkek çocuklar için de erken yaşlarda nasıl yapmamız gerektiği üzerine düşünmeliyiz.И мы должны подумать о том, как бы нам помочь и мальчикам в их юном возрасте.
Ve bunun aynısını erkek çocuklar için de erken yaşlarda nasıl yapmamız gerektiği üzerine düşünmeliyiz.ואנחנו צריכים לחשוב על כיצד אנו יכולים לעשות זאת גם למען הבנים בשנותיהם הצעירות
Ve bunun aynısını erkek çocuklar için de erken yaşlarda nasıl yapmamız gerektiği üzerine düşünmeliyiz.ونحن ملزمون بأن نفكر بكيفية سحب تلك الفائدة على الذكور ايضاً في سنواتهم الاولى
Ve bunun aynısını erkek çocuklar için de erken yaşlarda nasıl yapmamız gerektiği üzerine düşünmeliyiz.男子生徒がこのような成果を得られるか 検討する必要があります 年を重ねても依然として
Ve demek istediğim, erkek çocukların bu durumu ve benimsedikleri kültür okula pek uymuyor.A lényeg, hogy a fiúk életmódja és kultúrája nem működik jól iskolai keretek között.
Ve demek istediğim, erkek çocukların bu durumu ve benimsedikleri kültür okula pek uymuyor.Il punto è che per i maschi il modo di essere e la cultura nella scuola di oggi non funzionano.
Ve demek istediğim, erkek çocukların bu durumu ve benimsedikleri kültür okula pek uymuyor.그리고 중요한 것은 남자아이가 "남자아이"로 존재하는 방식과 그들이 받아들이는 문화는 오늘날의 학교에 적합하지 않다는 겁니다.
Ve demek istediğim, erkek çocukların bu durumu ve benimsedikleri kültür okula pek uymuyor.Og pointen er at for drenge, så er måden de lever og kulturen de dyrker ikke velegnet i nutidens skoler.
Ve demek istediğim, erkek çocukların bu durumu ve benimsedikleri kültür okula pek uymuyor.Z chłopcami jest ten problem, że ich sposób bycia i kultura nie sprawdza się w szkołach.
Ve demek istediğim, erkek çocukların bu durumu ve benimsedikleri kültür okula pek uymuyor.והנקודה היא שמבחינת הבנים, דרך הקיום שלהם והתרבות שהם מקיימים לא משתלבת היטב בבתי הספר כיום
Ve demek istediğim, erkek çocukların bu durumu ve benimsedikleri kültür okula pek uymuyor.行動様式や彼らの特性が 上手く機能していないのです なぜそんなことがわかるのでしょう?
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.A tak žena ta porodila syna a nazvala jméno jeho Samson. I rostlo dítě, a žehnal jemu Hospodin.
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.A žena porodila syna a nazvala jeho Samson. A chlapec rástol, a Hospodin ho žehnal.
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.Depois teve esta mulher um filho, a quem pôs o nome de Sansão; e o menino cresceu, e o Senhor o abençoou.
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.És szült az asszony fiat, és nevezé annak nevét Sámsonnak, és felnevekedék a gyermek, és megáldá õt az Úr.
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.Femeia a născut un fiu, şi i -a pus numele Samson. Copilul a crescut, şi Domnul l -a binecuvîntat.
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.Ja vaimo synnytti pojan ja antoi hänelle nimen Simson; ja poika kasvoi, ja Herra siunasi häntä.
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.여인이 아들을 낳으매 이름을 삼손이라 하니라 아이가 자라매 여호와께서 그에게 복을 주시더니
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.La femme enfanta un fils, et lui donna le nom de Samson. L`enfant grandit, et l`Éternel le bénit.
Ve kadın bir erkek çocuk doğurdu. Adını Şimşon koydu. Çocuk büyüyüp gelişti. RAB de onu kutsadı.La mujer dio a luz un hijo y le puso por nombre Sansón. El niño creció, y Jehovah lo bendijo