Yağmur yağdığı için hava bu akşam daha erken kararacak.It will get dark earlier this evening, as it is raining.
Keşke doktor biraz daha erken gelseydi.If only the doctor had come a little sooner.
Daha erken gelmeliydim.I should have come earlier.
Başlangıçta onu senin erkek kardeşin sandım.At first, I took him for your brother.
Kapıyı açtım ve yan yana duran iki erkek çocuk gördüm.I opened the door and saw two boys standing side by side.
Kapının yanında bir erkek çocuk var.There is a boy near the door.
Kapının yanında duran genç benim erkek kardeşimdir.The boy standing by the door is my brother.
Yağmur yağsa bile, yarın sabah erkenden başlıyorum.Even if it rains, I will start early tomorrow morning.
Bu kadar erken gelmene gerek yoktu.You did not need to come so early.
Bunu gurur yapmadan bu kadar uzun ertelemek yerine buraya daha erken gelmeliydin.You should have come here sooner instead of putting it off out of pride for so long.
Çok erken kahvaltı yapmamıza gerek yoktu.We need not have eaten breakfast so early.
O, kızının erkek arkadaşını kabul etmek için hiçbir çaba harcamadı.He made no effort to accept his daughter's boyfriend.
Oraya ne kadar erken gelirsek, koltuk alma ihtimalimiz o kadar yüksektir.The sooner we get there, the more likely are we to get seats.
Jack erken kalkar.Jack is an early riser.
Bu mağaza erkek giyimi sunmaktadır.This shop carries men's clothing.
Bu sabah erken kalktım.I got up early this morning.
Bu sabah çok erken kalmak zorunda mıydın?Did you have to get up very early this morning?
Bu sabah çok erkencisin.You are very early this morning.
O Tom'un erkek kardeşi olmalı.He must be Tom's brother.
Onun yüzündeki bir şey bana gerçekten eski bir erkek arkadaşımı hatırlattı.Something in his face really reminded me of an old boyfriend of mine.
O kadar erken kalkmana gerek yok.You don't have to get up so early.
Sizin iki erkek kardeşiniz var.You have two brothers.
Hiç erkek kardeşin var mı?Do you have any brothers?
Üç tane köpeğim var; birisi erkek, diğerleri dişi.I have three dogs; one is male and the others are female.
Parkta bazı erkek çocukları var.There are some boys in the park.
Parkta çok sayıda erkek ve kız vardı.There were a great many boys and girls in the park.
Bugün okuldan erken ayrılabilir miyim?May I leave school early today?
Üç erkek kardeş birbirlerine yardım etmeliler.The three brothers must help one another.
Kılavuz mümkün olduğu kadar erken işe koyulsak iyi olur dedi.The guide said that we had better set out as soon as possible.
Okulda erken bir öğle yemeği yedik.We had an early lunch at school.
İki erkek kardeşim ve bir kız kardeşim var.I have two brothers and one sister.
İki erkek kardeşim var.I have two brothers.
Sekiz erkek kardeşim ve kız kardeşim var.I have eight brothers and sisters.
Tom'u erkek kardeşinden ayıramam.I can not tell Tom from his brother.
Erkek kardeşim köpeğimize bakar.My brother takes care of our dog.
Erkek kardeşim nadiren, kırk yılda bir, kiliseye gider.My brother seldom, if ever, goes to church.
Erkek kardeşim birinci sınıf öğrencisi.My brother is a first-year student.
Erkek kardeşim kısa sürede Tokyo'da yalnız yaşamaya alıştı.My brother soon got used to living alone in Tokyo.
Erkek kardeşim çok hızlı konuşur.My brother speaks very fast.
Erkek kardeşim yüzmez.My brother doesn't swim.
Erkek kardeşim bir lise öğrencisidir.My brother is a high school student.
Erkek kardeşim Fuji Dağına asla tırmanmadı.My brother has never climbed Mt Fuji.
Erkek kardeşim dünden beri hasta.My brother has been sick since yesterday.
Erkek kardeşim benim kadar çok çalışır.My brother studies as hard as I do.
Erkek kardeşim benim kadar hızlı koşabilir.My brother can run as fast as I.
Erkek kardeşim bir sınava katılmak zorunda.My brother has to take an examination.
Küçük erkek kardeşim kazada yaralandı.My little brother was injured in the accident.
Erkek kardeşim pul koleksiyonundan büyük keyif alır.My brother takes great delight in his stamp collection.
Erkek kardeşim bir ağaçtan düştü ve bacağını kırdı.My brother fell off a tree and broke his leg.
Erkek kardeşime çoğunlukla ev ödevinde yardım ederim.I often help my brother with his homework.
Erkek kardeşime kompozisyonumdaki hataları düzelttirdim.I had my brother correct the errors in my composition.
Ben dün erken kalktım.I got up early yesterday.
İşi beklediğimden daha erken bitirebildim.I was able to finish the work earlier than I had expected.
Bu sabah dışarı erken çıktım.I went outside early in the morning.
Ben sabahleyin erken kalktım.I got up early in the morning.
Sabah erken kalkmayı prensip edinirim.I make it a rule to get up early in the morning.
Erken kalkmaya alışkın değilim.I'm not accustomed to getting up early.
Hastalık nedeniyle ödevimde erkek kardeşime yardım ettirmek zorunda kaldım.I had to have my brother help me with my homework due to illness.
Ben fakirim, oysa erkek kardeşlerim çok zengin.I am poor, whereas my brothers are very rich.
Bir bisiklete binen çocuk benim erkek kardeşimdir.The boy riding a bicycle is my brother.