Gerçek erkekler aerobik yapmak için değil, ağırlık çalışmak için spor salonuna giderler.Real men go to the gym to pump iron, not to do aerobics.
Erkek kardeşim TV izliyor.My brother is watching TV.
Küçük erkek kardeşim TV izliyor.My younger brother is watching TV.
O, benim erkek arkadaşım değil, sadece yararı olan platonik aşk.He's not my boyfriend, it's just platonic love with benefits!
Ne kadar erken başlarsak, o kadar erken bitiririz.The sooner we start, the sooner we'll finish.
Ne kadar erken başlarsak o kadar erken bitiririz.The sooner we start, the sooner we'll finish.
Onun erkek kardeşi evli, ama hiç çocuğu yok.His brother is married but he hasn't any children.
Bu, erkek kardeşime ait.It belongs to my brother.
Biz neredeyse erkek kardeşler gibiyiz.We're almost like brothers.
Biz tam erkek kardeşler gibiyiz.We're just like brothers.
Erkek kardeşim papaz oldu.My brother has become a priest.
Erkek kardeşimi kıskandım.I was jealous of my brother.
Ve bu sabah erken saatlere kadar sürdü.And it lasted until early morning.
Bütün erkekler görevlerini yerine getirdi.All men have fullfilled their duty.
Bir kadın erkeksiz bir şey değildir.A woman without a man is nothing.
Karısı olmadan, bir erkeğin hiçbir değeri yoktur.Without a wife, a man is worth nothing.
Beklenmeyen bir para erkek kardeşimin ve karısının maddi durumunu düzeltti.The unexpected windfall has put my brother and his wife on easy street.
Kızlar bakireliklerini gittikçe daha erken kaybediyor.Girls are losing their virginity earlier and earlier.
Erkek kardeşin yardım istiyor.Your brother is asking for help.
Gördüğün genç adam benim erkek kardeşim.The young man that you saw is my brother.
Yarın oldukça erken kalkmak zorundayım.I have to get up quite early tomorrow.
Eskiden bir gece kuşuydum fakat şimdi bir erken kalkanım.I used to be a night owl, but now I'm an early riser.
Yaşlı insanlar erken uyanıyor.Old people wake up early.
O, bagajını daha erken gönderdi.He sent his luggage earlier.
Erkek kardeşimle oyun oynadım.I played with my brother.
Erkek kardeşimle yürüyüşe çıkıyordum.I was taking a walk with my brother.
Tüm işimi erken bitirdim.I finished all my work early.
1899'da, ilk amigolar erkek öğrencilerdi.In 1899, the first cheerleaders were male students.
Bugün dersi erken bitireceğiz.We'll dismiss class early today.
Erkek mi yoksa kadın bir doktoru mu tercih edersiniz?Do you prefer a male or female doctor?
Biz erken bir öğle yemeği yedik.We had an early lunch.
Güneş sabah erken doğar.The sun rises early in the morning.
Biz öğle yemeğini erken yedik.We ate lunch early.
Ben erken ayrılmak istiyorum.I want to leave early.
Tom erken mezuniyet hakkında düşünüyor.Tom is thinking about graduating early.
O erken kalkıyor.He's getting up early.
Şu ikiz erkek kardeşler benzer yüzlere sahip.Those twin brothers have similar faces.
Mary erkek arkadaşından gelen bir hediyeyi açacak.Mary is going to open a gift from her boyfriend.
Erkeklerde sakalı sever misin?Do you like facial hair on men?
Tom sabah erken kalkmaktan nefret eder.Tom hates getting up early in the morning.
Erkek kardeşlerim sürekli çevresine şakalar yapıyor.My brothers are always joking around.
Patronum işten erken ayrılmama izin vermedi.My boss would not let me leave work early.
Tutuklu erkenden serbest bırakılmasını istedi.The prisoner asked to be released early.
Erkek ya da kız kardeşlerinle bir yatak odasını paylaşmak zorunda kaldın mı?Did you have to share a bedroom with your brothers or sisters?
Erkek kardeşim matematik problemimi çözmeme yardım etti.My brother helped me solve the math problem.
Kız arkadaşının başka bir erkeği öptüğünü gördüğünde onun yüzü daha sinirli oldu.His face grew angrier when he saw his girlfriend kiss another guy.
"Michael" bir erkek adıdır ama "Michelle" bir bayan adıdır."Michael" is a man's name but "Michelle" is a lady's name.
İki erkek kardeş öldü.The two brothers have died.
Evimize hoş geldin, küçük erkek kardeşim!Welcome home, little brother!
Andrea'nın bunu erken bırakması ne ayıp.What a shame that Andrea left this early.
Küçük erkek kardeşim oturma odasında çırılçıplak koştu.My little brother ran through the living room stark naked.
Ben 10 yaşındayken, erkek kardeşim evden ayrıldı.When I was 10, my brother left our home.
Genel olarak, erkekler kadınlardan daha hızlı koşar.In general, men run faster than women.
Senin erkek kardeşine iyi örnek olman gerekiyor.You should be setting a good example for your younger brother.
Üzgünüm, mektubuna daha erken cevap vermedim.Sorry I haven't replied to your letter earlier.
Ne kadar erken yaparsan, o kadar iyi.The sooner you do it, the better it is.
Onu ne kadar erken yaparsan, o kadar iyi.The sooner you do it, the better it is.
Erkekler öğle yemeği yiyor.The men are eating lunch.
O yorgun olduğunu söyledi ve eve erken gitmek istemesinin nedeni budur.He said that he was tired and that is why he'd like to go home earlier.
Bill, küçük erkek kardeşini hayvanat bahçesine götürdü.Bill took his little brother to the zoo.