Ertesi sabah erkenden sirk bir sonraki kasabaya gitti.Early the next morning, the circus left for the next town.
Fırtına olmasaydı daha erken varırdım.But for the storm, I would have arrived earlier.
Berber erkeklerin saçını tıraş eden ve kesen bir adamdır.A barber is a man who shaves and cuts men's hair.
Uzaktan bakıldığında, o bir erkeğe benziyor.Seen from a distance, it looks like a man.
Ayakta duranların hepsi erkekti.Those standing were all men.
Ebeveynlerim erkeklerle dışarı çıkmama izin vermezdi.My parents would not let me go out with boys.
Erken çıktım böylece iyi bir koltuk alabildim.I left early so I could get a good seat.
İyi bir yer almak için erken geldim.I came early in order to get a good seat.
Bu iş için sizin gibi genç erkekler gerekiyor.Young men such as you are needed for this work.
Karım erken 1500 gramlık bir bebek kız doğurdu.My wife gave birth prematurely to a 1500-gram baby girl.
Bir şemsiyeyi iki erkek öğrenci mi paylaşıyor? Ne tuhaf.Two male students sharing an umbrella? How strange.
İyi bir çocuk olmak için, yatmaya gitmelisin ve erken kalkmalısın.To be a good child, you need to go to bed and get up early.
Belli ki o erkekler ve kadınlar için farklı.Obviously that's different for men and women.
Erken sabah karşılama masasında ilk kimin gideceğine karar vermek için kura çektik.We drew lots to decide who would go first at the early morning reception desk.
Erken ilkbahardı, bu yüzden çok sayıda müşteri yoktu.It was early spring, so there weren't many customers.
Erkekler şehvetli kadınları severler.Men love amorous women.
Bu benim erkek kardeşim. Yakışıklı, değil mi?This is my brother. Handsome, isn't he?
Erkek arkadaşım hapse girdiğinden beri 10 gün oldu.It's been 10 days since my boyfriend went to jail.
Erken Ortaçağ cam üretimi Roma cam teknolojisinin bir devamı mıdır?Is early medieval glass production a continuation of Roman glass technology?
Onlar benim erkek kardeşlerim.They are my brothers.
O her zaman erken kalktı.She always got up early.
Erkek çocuğu bağırmaya başladı.The boy began to scream.
Çince öğretmenim erkek.My Chinese teacher is a man.
Ben bir erkeğim.I am a man.
Genellikle kadınlar erkeklerden on yıl daha uzun yaşıyorlar.Generally, women live 10 years longer than men.
Kadınlar genellikle erkeklerin yaşadığından 10 yıl daha uzun yaşarlar.Women usually live 10 years longer than men do.
Noel'e yakın uçuşlar çabuk dolduğu için rezervasyonlarınızı erken yapın.Make your airplane reservations early since flights fill up quickly around Christmas.
O genellikle erken kalkar.She usually gets up early.
O, küçük erkek kardeşine resmini bitirmesi için yardım etti.She helped her younger brother finish his picture.
Erkek çocukları küçük kız kardeşlerine tepeden bakma eğilimindedir.Boys tend to look down on their younger sisters.
Biz erkeğiz.We are men.
Biz erkek çocuklarız.We are boys.
Erkek kardeşi ile karşılaştırıldığında, o çok akıllı değil.Compared to his brother, he's not so wise.
İki erkek çocuğundan daha yetenekli olandır.He is the more capable of the two boys.
Erkek arkadaşından ayrılmayı planlıyor.She plans to break up with her boyfriend.
O erkek arkadaşıyla ilişkiyi bitirmeyi planlıyor.She plans to break up with her boyfriend.
Erken kalkmaya alışkındı.He was in the habit of getting up early.
Erken kalkmak onun alışkanlığıydı.It was his habit to get up early.
Erkek kardeşim başından beri onu sevmiyordu.My brother didn't like her from the start.
Erkek kardeşim onunla ilk tanıştığından beri onu sevmedi.My brother didn't like her from the first time he met her.
Erkek kardeşim bir aptaldır.My brother is an idiot.
Niçin buraya çok erken geldin?Why did you come here so early?
Onun hakkında sana söylediğim şey onun erkek kardeşi içinde geçerlidir.What I told you about him also applies to his brother.
Penis, erkek üreme organlarından biridir.The penis is one of the male reproductive organs.
Bill ilk treni yakalamak için erken kalktı.Bill got up early in order to catch the first train.
Bill ilk treni yakalayabilsin diye erkenden kalktı.Bill got up early so he could catch the first train.
Ablan kadar erken kalkmazsın, değil mi?You don't get up as early as your older sister, do you?
Erkek kardeşimle sinemaya gittim.I went to the cinema with my brother.
Erkeklerin mutfak dışında tutulmaları gerekir.Men should keep out of the kitchen.
Ben gerçekten yorgunum ve erken uyumak istiyorum.I'm really tired and want to go to bed early.
Kıllılığın erkekliğin bir sembolü olduğunu düşünüyorum, bu yüzden gerçekten seviyorum.I think hairiness is a symbol of masculinity, so I really like it.
Kadın gözlemler ve erkek düşünür.The woman observes and the man thinks.
Kadın gözlemler, erkek karar verir.Woman observes, man decides.
Bugün eve biraz erken gitmem gerekiyor.I need to go home a little early today.
O kadar erken gelmek zorunda değildin.You didn't have to come so early.
O kadar erken boşalmak zorunda değildin.You didn't have to cum so early.
Sen bu kadar erken çıkmak zorunda değildin.You didn't have to get off so early.
Niçin çok daha erken söylemedin?Why didn't you say so earlier?
İki erkek ve iki kız kardeşim var.I have two brothers and two sisters.
Kız kardeşim, erkek kardeşimden daha büyük.My sister is older than my brother.