Bu sabah her zamankinden bir saat erken kalktım.This morning I got up an hour earlier than usual.
Gelecek defa geldiğinde, erkek kardeşini getir.When you come next time, bring your brother.
Bugün okuldan erken ayrılabilir miyim?May I leave school early today?
Bugün işçileri eve erken gönderelim.Let's let the workers go home early today.
Bugün işten erken çıkacağım.I'm going to clock out early today.
Niçin bugün eve erken gitmiyorsun?Why don't you go home early today?
Bugün yorgundum, o yüzden erkenden yatmaya gittim.I was tired today so I went to bed early.
Güller bu yıl erken çiçek açıyor.The roses are blooming early this year.
Bu yıl elma ağaçları erken çiçek açtı.The apple trees blossomed early this year.
Bahar bu yıl erken geldi.Spring has come early this year.
Sence yağmurlu mevsim bu yıl erken başlayacak mı?Do you think the rainy season will set in early this year?
Canım bu gece erken yatmak istiyor.I feel like going to bed early tonight.
Yasa şimdi kadınların erkeklerle eşit şartlarda istihdam edilmesini gerektiriyor.The law now requires women to be employed on equal terms with men.
25 ve 54 yaşları arasındaki erkekler ve kadınlar en stresli yaşamlara sahiptir.Men and women between the ages of 25 and 54 have the most stressful lives.
Dün birkaç çocuk okuldan erken ayrılmak zorunda kaldı.Several boys had to leave school early yesterday.
Bugün erkenden hazır olmak için dün eşyalarını topladı.She packed yesterday, so as to be ready early today.
Geçen yılla karşılaştırıldığında, bahar bu yıl erken geldi.Spring has come early this year compared with last year.
Dün gece daha erken yatmaya gitmeliydim.I should have gone to bed earlier last night.
Sapparo'da yaşayan erkek kardeşime bir mektup göndereceğim.I will send a letter to my brother who lives in Sapporo.
Üç erkek kardeş birbirlerine yardım etmeliler.The three brothers must help one another.
Ben ilk treni yakalayabilmek amacıyla her zamankinden daha erken kalktım.I got up earlier than usual so that I might catch the first train.
Ben ilk treni yakalamak için erken kalktım.I got up early to catch the first train.
O, ilk treni kaçırabileceği korkusuyla sabah erkenden evden çıktı.She left home early in the morning for fear that she might miss the first train.
Kız kardeşim Susan her sabah erkenden kalkar.My sister Susan gets up early every morning.
Hem kız kardeşim hem de erkek kardeşim üniversiteye giderler.Both my sister and brother go to college.
Bir erkek çocukken doktor olmayı istediğimi düşünüyordum.When I was a boy, I thought that I wanted to be a doctor.
Çocukluğumda her zaman erken kalkardım.I always got up early in my childhood.
Çocuklar televizyon izlemeden erkenden yatağa gitmelidir.Children must go to bed early without watching television.
Eve döndüğümde erkek kardeşim ev ödevini yapıyordu.When I returned home, my brother was doing his homework.
Eve döndüğümde, erkek kardeşim ödevini yapmıştı.When I returned home, my brother had done his homework.
Sınıfımızda yirmi beş erkek ve yirmi kız var.Our class has twenty-five boys and twenty girls.
Okulumuzda kızlar erkeklerden daha fazladır.There are more girls than boys in our school.
İki erkek çocuğu her yerde aradık ama hiçbiri bulunamadı.We searched for the two boys everywhere, but neither could be found.
Kılavuz mümkün olduğu kadar erken işe koyulsak iyi olur dedi.The guide said that we had better set out as soon as possible.
Daha erken çıkmamızın senin için sakıncası var mı?Do you mind our leaving a little earlier?
Okulda erken bir öğle yemeği yedik.We had an early lunch at school.
Biz erkek kardeş ve kız kardeşiz.We are brother and sister.
Biz ikiziz. İnsanlar genellikle beni erkek kardeşimle karıştırıyor.We are twins. People often mistake me for my brother.
Erken geleceğimizi düşünüyorum.I take it that we are to come early.
Biz erken çıkmalıyız.We must leave early.
Erken kalktık ve evimizi temizlemeye başladık.We got up early and set about cleaning our house.
Sabah erkenden evden ayrıldık.We left home early in the morning.
Yarın sabah erken ayrılıyoruz.We are leaving early tomorrow morning.
Ben değil ama erkek kardeşim Sendai'de yaşar.Not I but my brother lives in Sendai.
Erkek arkadaşımın ve benim barışacağımızı sanmıyorum.I don't think my boyfriend and I will ever make up.
İki erkek kardeşim ve bir kız kardeşim var.I have two brothers and one sister.
İki erkek kardeşim var.I have two brothers.
Sekiz erkek kardeşim ve kız kardeşim var.I have eight brothers and sisters.
Tom'u erkek kardeşinden ayıramam.I can not tell Tom from his brother.
Hiç erkek kardeşim yok.I don't have any brothers.
Benim çok erkek kardeşim yok.I haven't many brothers.
Üç erkek kardeşim var.I have three brothers.
Bir erkek ve iki kız kardeşim var.I've got one brother and two sisters.
Erkek yeğenim gençliği gerekçesiyle mazur görüldü.My nephew was excused on the grounds of his youth.
Büyük babam erken kalkar.My grandfather gets up early.
Benim erkek arkadaşım ciddi görünüyor.My boyfriend seems serious.
Erkek arkadaşım akıllı, yakışıklı, ve cana yakındır.My boyfriend is smart, handsome, and friendly too.
Benim bölümümde yedi erkek ve dört kadın var.There are seven men and four women in my section.
Erkek kardeşim hasta olmalı.My brother must be sick.
Erkek kardeşim bu bisikleti kullanır.My brother uses this bike.