Erkek kardeşim sana saygılarını yolluyor.My brother sends you his regards.
Erkek kardeşim şimdi kötü bir soğuk algınlığından müzdarip.My brother is suffering from a bad cold now.
Erkek kardeşim büyük bir balık yakaladı.My brother caught a big fish.
Erkek kardeşimin beni götürmesini isteyeceğim.I'll ask my brother to give me a ride.
Erkek kardeşinin boyu ne kadar?How tall is your brother?
Umarım erkek kardeşin daha iyidir.I hope your brother is better.
Erkek kardeşimin aksine, ben yüzemem.Unlike my brother, I cannot swim.
Erkek kardeşim diz yaralanması nedeniyle ameliyat edilmek zorunda olabilir.My brother may have to be operated on for the knee injury.
Erkek kardeşim ödevimi yapmam için bana yardım etti.My brother helped me to do my assignment.
Erkek kardeşimin geri gelip gelmeyeceğini merak ediyorum.I wonder if my brother will ever come back.
Erkek kardeşim her hafta sonu balık tutmaya gider.My brother goes fishing every weekend.
Her ne zaman başım dertte olsa erkek kardeşim hâlâ beni destekler.My brother still stands by me whenever I am in trouble.
Erkek kardeşim dışarı çıktı.My brother is out.
Erkek kardeşim kanser araştırması ile ilgileniyor.My brother is engaged in cancer research.
Erkek kardeşim genellikle salı akşamları beni Şikago'dan arar.My brother usually calls me from Chicago on Tuesday evenings.
Erkek kardeşim şöhret için endişeli.My brother is anxious for fame.
Erkek kardeşim iyi bir patenci.My brother is a good skater.
Erkek kardeşim karmaşık sorunu çözemedi.My brother could not solve the complicated problem.
Erkek kardeşim az önce Kobe'den eve geldi.My brother has just come home from Kobe.
Benim erkek kardeşim çok uzun.My brother is very tall.
Erkek kardeşim korku filmlerini sever.My brother likes horror movies.
Erkek kardeşim sık sık bütün gece yatmazdı.My brother would often stay up all night.
Erkek kardeşim kurtarma ekibinin bir üyesidir.My brother is a member of the rescue squad.
Erkek kardeşim iyi yüzer.My brother swims well.
Erkek kardeşim müzik seviyor.My brother likes music.
Erkek kardeşim yıllardır Londra'da yaşıyor.My brother has been living in London for many years.
Erkek kardeşimin şu anda işi yok.My brother has no occupation now.
Erkek kardeşim bugün giriş sınavına giriyor.My brother is taking the entrance examination today.
Erkek kardeşim geçen yıl kanserden öldü.My brother died of cancer last year.
Erkek kardeşim bana sevimli bir oyuncak bebek verdi.My brother gave me a cute doll.
Erkek kardeşim bana şirin bir bebek verdi.My brother gave me a cute doll.
Erkek kardeşim bana bir kot pantolon verdi.My brother gave me a pair of jeans.
Erkek kardeşim bana sigara içmeyi bırakmamı tavsiye etti.My brother advised me to stop smoking.
Erkek kardeşim ev ödevimde bana yardım etti.My brother helped me with my homework.
Erkek kardeşim benden iki yaş büyük ve üç santimetre daha kısa.My brother is two years older than I, but he is three centimeters shorter.
Erkek kardeşim bazen bana ev ödevimde yardım eder.My brother sometimes helps me with my homework.
Erkek kardeşim ofisine gitmeden önce gazeteye bakmayı prensip edinir.My brother makes it a rule to look over the newspaper before going to his office.
Erkek kardeşim yeni arabasından memnun değil.My brother is not satisfied with his new car.
Erkek kardeşim Kobe'de üniversiteye gidiyor.My brother goes to college in Kobe.
Erkek kardeşim geçim harcamaları için hâlâ ebeveynlerimize bağlıdır.My brother still depends on our parents for his living expenses.
Erkek kardeşim geçen ay Urawa'da bir ev yaptırdı.My brother had a house built in Urawa last month.
Erkek kardeşim geçen hafta bana bir mektup gönderdi.My brother sent me a letter last week.
Erkek kardeşi sakardır, ama o usta bir cerrahtır.His brother is all thumbs, but he is a skillful surgeon.
Erkek kardeşimin bir bursta gözü var bu yüzden üniversiteye gidebilir.My brother has his eye on a scholarship so he can go to college.
Mademki erkek kardeşim bir üniversite öğrencisi, o çok okumak zorunda.Now that my brother is a university student, he has to do a lot of reading.
Erkek kardeşim okumaya öylesine dalmıştı ki odaya girdiğimde beni farketmedi.My brother was so absorbed in reading that he did not notice me when I entered the room.
Erkek kardeşim beni müzeye götürdü.My brother took me to the museum.
Kaç tane erkek kardeşin var?How many brothers do you have?
Erken uyarılan erken önlem alır.Forewarned is forearmed.
Üç tane köpeğim var; birisi erkek, diğerleri dişi.I have three dogs; one is male and the others are female.
Biz şu anda daha fazla erkeğe ihtiyacımız yok.We need no more men at present.
Hiç söylemeye gerek yok, erken kalkmak önemlidir.Needless to say, getting up early is important.
Öğleden sonra erken saatlerde Kennedy Havaalanına varmak istiyorum.I want to arrive at Kennedy Airport early in the afternoon.
Eğer iki dakika daha erken gelseydin, otobüsü yakalayabilirdin.If you had come only two minutes earlier, you could have caught the bus.
O, şimdiye kadar sahip olduğumuz tek erkek evlat.He is the only son that we have ever had.
Parkta bazı erkek çocukları var.There are some boys in the park.
Parkta çok sayıda erkek ve kız vardı.There were a great many boys and girls in the park.
Oradaki çocuk onun erkek kardeşidir.The boy over there is his brother.
Bir milletin refahı büyük ölçüde genç erkeklere aittir.The prosperity of a nation largely rests to its young men.
Bu sabah bir saat erken kalktı.He got up an hour early this morning.