Hayır, o benim yeni erkek arkadaşım değil.No, he's not my new boyfriend.
Erkekleri seviyorsan neden bir kadınla evleneceksin?Why would you marry a woman if you like men?
Küçük erkek kardeşim televizyon izliyor.My little brother is watching TV.
Benim küçük erkek kardeşim TV izliyor.My little brother is watching TV.
Biz, erkekler kadınları beklemeye alışığız.We men are used to waiting for the women.
Biz erkekler kadınları beklemeye alışkınız.We men are used to waiting for the women.
Ne kadar erken olursa, o kadar iyidir.The sooner, the better.
Ne kadar erken o kadar iyiThe sooner, the better.
Erken kalkan erken yol alır.The early bird catches the worm.
Acele etmene gerek yoktu; çok erken vardın.You needn't have hurried; you've arrived too early.
Buraya neden bu kadar erken geldin?What did you come here so early for?
Daha erken gelmeliydin.You should have come earlier.
Biraz daha erken gelmeliydin.You should have come a little earlier.
Biraz daha erken kalkmalısın.You must get up a little earlier.
Erken gelmeni ne engelledi?What prevented you from coming earlier?
Erken gelmene ne mâni oldu?What prevented you from coming earlier?
Sen kız kardeşin kadar erken kalkmazsın.You don't get up as early as your sister.
Sadece büyük erkek kardeşine benziyorsun.You look just like your big brother.
Tam bir erkek.You are quite a man.
Erkek kardeşini yanında getir.Bring your brother with you.
Erkek kardeşin Paris'e gittiğini söyledi.Your brother said you'd gone to Paris.
Seni erkek kardeşinden ayırt etmek zor.It is hard to distinguish you from your brother.
Siz genç erkeksiniz.You are young boys.
Siz genç erkeklersiniz.You are young boys.
Ya siz ya da erkek kardeşiniz hatalı.Either you or your brother is wrong.
Para sevgisi bütün erkekler için yaygındır.Love of money is common to all men.
Bugünkü kızların sanki erkekmiş gibi konuşmaları nadir değildir.It is not rare for girls today to talk as if they were boys.
Kyotodaki erkek kardeşim bir öğretmen oldu.My brother in Kyoto became a teacher.
Kalkmak için çok erken.It is too early to get up.
Kalkmak için vakit çok erken.It is too early to get up.
Hasta ve yorgun, o, yatağa erken gitti.Sick and tired, she went to bed early.
Soğuk sabahlarda erken kalkmayı zor bulurum.I find it hard to get up early on cold mornings.
Kural olarak o erken kalkar.As a rule, she is an early riser.
Genel olarak konuşulursa, kadınlar erkeklerden daha iyi dilcidirler.Generally speaking, women are better linguists than men.
Genel olarak konuşulursa kızlar erkeklerden daha iyi dilcidirler.Generally speaking girls are better linguists than boys.
Genel olarak, kadınlar erkeklerden daha uzun yaşarlar.Generally speaking, women live longer than men.
Genel olarak konuşulursa, kadınlar erkeklerden daha uzun yaşarlar.Generally speaking, women live longer than men.
Genelde erkekler kadınlardan daha güçlüdür.Generally speaking, men are stronger than women.
Toplantı her zamankinden daha erken sona erdi.The meeting ended earlier than usual.
Onunla tanışıncaya kadar bir erkeği gerçekten tanımıyorsun.You do not really understand a man till you have met him.
Ertesi sabah erken başlamayı kararlaştırdık.We agreed to start early the next morning.
Biz erken başlamak için anlaştık.We agreed to start early.
Biz ilk trene yetişebilmek için erken çıktık.We left early so that we can catch the first train.
Şarkı söyleyen çocuk benim erkek kardeşimdir.The boy singing a song is my brother.
İndirime hak kazanmak için ne kadar erken rezervasyon yapmalıyım?How early do I have to make a reservation to qualify for the discount?
Bazı erkek çocukları sınıfa geldi.Some boys came into the classroom.
Müzikal yetenek genellikle erken yaşlarda verimli olur.Musical talent usually blooms at an early age.
Bir yeğen birinin erkek kardeşinin veya kız kardeşinin oğludur.A nephew is a son of one's brother or sister.
İstasyona vardığında, o, erkek kardeşini aradı.Arriving at the station, she called up her brother.
Beni istasyonda karşılayacak erkek kardeşimi bulamadım.I could not find my brother who was to meet me at the station.
İngiltere her erkeğin görevini yapacağını umuyor.England expects that every man will do his duty.
Yüzen çocuk benim erkek kardeşim.The swimming boy is my brother.
Yağmur yağdığı için hava bu akşam daha erken kararacak.It will get dark earlier this evening, as it is raining.
İlk trene yetişmek için erken kalktım.I got up early in order to catch the first train.
En küçük erkek kardeşim, büyük annemiz tarafından yetiştirildi.My youngest brother was brought up by our grandmother.
Genel olarak konuşursak, erkekler kadınlardan daha uzundur.Generally speaking, men are taller than women.
Genel olarak konuşulursa, bir kadın bir erkekten daha uzun yaşayacaktır.Generally speaking, a woman will live longer than a man.
Genel olarak, kadınlar erkeklerden yaklaşık on yıl daha uzun yaşarlar.Generally speaking, women live longer than men by almost ten years.
Genek olarak, erkekler kadınlardan daha hızlı koşabilirler.Generally speaking, men can run faster than women can.
Genel olarak, erkekler fiziksel olarak kadınlardan daha güçlüdür.Generally speaking, men are physically stronger than women.