Bu süreçte erimesini ve basınç artımı oluşmasını sağlar.Quando questo avviene, la velocità e la pressione cambiano.
Sülfatları suda hemen hemen hiç erimez.Щелочей в этой воде практически нет.
Tuzlu sular: İçerisinde erimiş tuzların fazlaca olduğu sulardır. b.Среди них и белуга — самая большая среди рыб, обитающих в пресных водах.
Daha fazla erim için daha fazla yakıt eklenmelidir.Для высвобождения большего количества энергии необходимо сжигать больше топлива.
Celsius derecesinde ise 0 noktası suyun erime/donma noktası olarak alınmıştır.В частности, на шкале Цельсия за 0 произвольно принята точка замерзания воды.
İlkbahar başı ya da "ilk bahar" (sonot) karların erimeye başladığı Nisan (Hʉtenh Zo’ʉ’) ayından başlar.На мелководье весной (апрель — май) и осенью (до начала заморозков) возводили заездок «ман».
Fenerbahçe'de antrenmanlara çıkan Tunç Erim yazın Galatasaray'a transfer oldu.Талантливый тренер был тут же переманен в «Палермо».
Her katının bir erime noktası bulunur.Каждой плоскости принадлежит хотя бы одна точка.
Mayıs ayında erimeye başlar.Высиживание начинается в мае.
Katı erime ve kaynama noktası düşüktür.Степень облысения и расположение залысин.
Erime noktası yüksek olan bileşiklerin iyonik bağı da kuvvetlidir.فالقوة الموجهة النسبية المنخفضة "ب" تنعكس في القوة الموجهة العالية نسبيًا "A".
Himalaya Dağları'ndaki buzulların erimesi, yüz milyonlarca insan için su sıkıntılarına yol verebilir.كما أن ذوبان الأنهار الجليدية في جبال الهيمالايا قد يؤدي أيضاً إلى نقص المياه عن مئات الملايين من الناس.
Ancak, Hazar Kağanlığı'nın yıkılmasından sonra Hristiyan halk, Rus Ortodoks Kilisesi içerisinde erimiştir.وكذلك بعد سقوط إمبراطورية الخزر أصبح المواطنون المسيحيون تابعين للكنيسة الروسية.
Örneğin buz erimesi esnasında ısıda bir azalma olmaksızın sistem ısıyı tutar.فمثلا عند تسخين الثلج يكتسب الثلج حرارة في هيئة حرارة انصهار من دون أن ترتفع درجة حرارته.
Eğer elde edilebilseydi sıvı fransiyumun erime noktasındaki yüzey gerilimi 0,05092 N/m olurdu.عند صنع الفرانسيوم السائل، يجب أن يكون التوتر السطحي 0،05092 نيوتن / متر عند نقطة انصهاره.
Nisandan sonra buzları erimeye başlar.في الرَّبِيعُ تبَدّأ الثّلوج بالذَّوَبان.
Ama, Dünya’nınki erimiş demir ve nikelden oluşurken Jüpiter’inki metalik hidrojenden oluşmaktadır.ولكن في حين أن لب الأرض مصنوع من الحديد والنيكل، يتكون لب المشتري من هيدروجين فلزي.
Elektromanyetik kuvvet sınırsız erime sahiptir; çünkü bu kuvvetin bozonu (foton) kütlesizdir.على الطرف النقيض القوة الكهرومغناطيسية لها مجال لانهائي لأن حامل قوتها (الفوتون) هو عديم الكتلة.
Orlon erimeksizin 250 °C'de bozunur.ليفوفلوكساسين 250 ملغ عن طريق الفم.
Bir sonraki yaz erimesi gelmesiyle onlar yıkılıyor ve küçük yüzey depresyonu bırakıyorlar.تبقى هذه مؤقتةً حتى تتلاشى وتذوب مع الصيف اللتالي وتترك جوفاً سطحيا صغيرا.
Bu yer, Antarktika yazında buzun erimediği bir çevre olmalıdır.ربما يَكون القطب الشمالي خالياً من الجليد لأول مرة هذا الصيف.
Tam onu bir ateş haline getirince, "Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim." dedi.Tendo ele tomado o pão e dado graças, disse: Fazei isto em memória de Mim.
Parçalandığı zaman erimiştir ve eridikten sonra bütün parçaları birleşmiştir.Quando entrou no ginásio, ele foi extramamente vaiado por todos os fãs presentes.
Bir sonraki yaz erimesi gelmesiyle onlar yıkılıyor ve küçük yüzey depresyonu bırakıyorlar.Eles então desabam com o início do derretimento no verão e deixa para trás uma pequena depressão no solo.
Böylece artık B'nin içinde bulunduğu çuvalı üvendirenin eriminde bırakmış olur.Por causa disso, ele acaba ficando na Classe B bem mais do que deveria.
Bu tablonun yapıldığı zamanlarda kar erimeye başlamıştı.No momento do enterro, começou a nevar.
Nisandan sonra buzları erimeye başlar.Assim o gelo começa a fundir.
Yüksek dinamik erimli (HDR) kamera ve ekranlar piyasaya sürülmektedir.Na câmera está sendo oferecida a automação da fotografia de alta gama dinâmica (HDR).
Böylece soğuduğunda kırılmaz ve ısındığında erimez.Quando aquecida, decompõe-se sem fundir.
Muhalif ekibin başını Nihat Erim çekiyordu.Já a equipe da base estava indo muito bem.
Birkaç Sovyet nükleer denizaltısında reaktör erimesi gerçekleştiği bildirilmiştir.Algumas fontes chinesas indicam que o submarino já está em fase de testes.
O âlemde mahlukatın bir vücudu yoktur, mahluk o âlemde adeta erimiş gibidir.Men heeft er dus geen fysiek lichaam zoals de mens (op aarde) dat heeft.
2006 yılında bu başarıyı aşan devam filmi, "Buz Devri: Erime" çekilmiştir.In 2006 is er een vervolg uitgebracht getiteld Ice Age: The Meltdown.
Sebzelerde alınan erimi %35- 40 oranında arttırır.Op deze wijze wordt het vetgehalte in de room tot 35% à 40% verhoogd.
Yaz aylarında bile erime olmayan bölüme kuru kar bölgesi denir.De delen die niet overstromen gedurende de zomer worden de uiterwaarden genoemd.
Toplaklar değişik nedenlerle oluşabilirler: yağmur suları, kar erimeleri gibi.Dit kan verschillende oorzaken hebben: getijde regenval smelten van sneeuw
Erime sıcaklığı oldukça yüksektir.De kleurkracht is vrij hoog.
Kimi zaman da erimiş sodyum klorürden elde edilir.Soms worden er ook chlamydosporen gevormd.
Genel kas güçlendirme egzersizleri kas gücünü korumak ve kas erimesini azaltmak için yardımcı olacaktır.Noodhulp kan bijdragen aan het redden van mensenlevens en het verlichten van menselijk leed.
Katı erime ve kaynama noktası düşüktür.Ze bemalen De Nederwaard en De Overwaard.
Ertesi sabah, kardan adam tamamen erimişti.De volgende morgen was de sneeuwman volledig gesmolten.
Th-232/U-233, erimiş tuz reaktörlerine (MSR) en uygunudur.Natomiast cykl Th-232/U-233 jest najodpowiedniejszy dla reaktorów ciekłosolnych.
Hem su içinde hem de yağda erime özelliğine sahiptir.Na wodzie występują grążele i grzybienie.
Zakkum ağacı erimiş maden gibidir.Uprawiana jest jako drzewo ozdobne.
Daha fazla erim için daha fazla yakıt eklenmelidir.Podczas zwiększenia obciążenia do gaźnika podawane muszą być większe ilości paliwa.
Şubat ayı başında karlar erimeye başladı.Pod koniec października wzajemne relacje zaczęły jednak ulegać pogorszeniu.
ORNL'de, iki öntür erimiş tuz reaktörü başarıyla tasarlanmış, inşa edilmiş ve işletilmiştir.Zaprojektowano tam, skonstruowano i eksploatowano z powodzeniem dwa prototypowe reaktory na ciekłych solach.
Bahar aylarında karların erimesi ile su miktarı artar.Wiosną w ich menu włączają się bezkręgowce wodne.
1950'li yıllarda dilin bu gerikalan bölümü erimiştir.Językiem tym mówiono do lat 50.
Ay'ın zamanla değişkenlik gösteren dönüşünün analizi çekirdeğin en azından kısmen erimiş olduğunu gösterir.Analyser av månens med tiden varierande rotation visar att dess inre är åtminstone delvis smält.
Bir kilometre çapında bir buzulun erimesi için yaklaşık 30 yıllık bir zaman gerekmektedir.Med andra ord tar det cirka tre timmar att förbränna en halvliter starköl.
Daha sonra İki Genç Kız filminde Erim Karakterini canlandırdı.Oväntat så började flera flickor gråta under inspelningen.
1950'li yıllarda dilin bu gerikalan bölümü erimiştir.Den genuina 1950-talsstilen är bevarad.
Belli bir süre sonra aralarındaki buzlar erimeye başlar ve yavaş yavaş birbirlerini tanımaya başlarlar.Tiden går, och båda börjar långsamt att frysa mer och mer.
Erime noktası 3412 °C'dir.En bågsekund är 1/3600 grad.
Her katının bir erime noktası bulunur.Med varje fas följer en särskild utmaning.
Diğerleri içindeki erimiş maddelere göre isimlendirilir. a.Кожен з них породжується деяким первісним елементом, a.
Sebzelerde alınan erimi %35- 40 oranında arttırır.Такий тип зрощування спостерігається в 35—40%.
Bu maddelerin erime noktası yoktur.Ціни на такі предмети не мають меж.
Bu tablonun yapıldığı zamanlarda kar erimeye başlamıştı.Ця вода приходила, коли розпочиналося танення снігів.