Bu buz eridiğinde, deniz seviyesi altı metre kadar yükselecektir.Quando esse gelo derrete, o nível do mar sobe seis metros.
Bu buz eridiğinde, deniz seviyesi altı metre kadar yükselecektir.Quando quel ghiaccio si scioglie, il livello del mare aumenta di 6 m.
Bu buz eridiğinde, deniz seviyesi altı metre kadar yükselecektir.Saat es itu mencair, permukaan laut naik enam meter.
Bu buz eridiğinde, deniz seviyesi altı metre kadar yükselecektir.Si el hielo se derrite, el nivel del mar sube 6 metros.
Bu buz eridiğinde, deniz seviyesi altı metre kadar yükselecektir.Wenn dieses Eis schmilzt steigt der Meeresspiegel um sechs Meter.
Bu buz eridiğinde, deniz seviyesi altı metre kadar yükselecektir.Όταν λιώνει ο πάγος, η στάθμη των υδάτων ανεβαίνει κατά 6 μέτρα.
Bu buz eridiğinde, deniz seviyesi altı metre kadar yükselecektir.Когато този лед се стопи, морското ниво ще се покачи с шест метра.
Bu buz eridiğinde, deniz seviyesi altı metre kadar yükselecektir.Когда этот лед растает, уровень моря поднимется на шесть метров.
Bu buz eridiğinde, deniz seviyesi altı metre kadar yükselecektir.כאשר הקרח נמס, גובה פני הים עולה בשישה מטרים.
Bu buz eridiğinde, deniz seviyesi altı metre kadar yükselecektir.عندما يذوب ذلك الجليد، سيرتفع مستوى البحر بمقدار 6 أمتار.
Bu buz eridiğinde, deniz seviyesi altı metre kadar yükselecektir.それが起こった回数と 氷が溶ける
Bu, Kilimanjaro'nun buzsuz yeni yüzü. Üzücü bir görüntü. buzun yuzde sekseni eridi.Si stiti cum coralii sunt foarte sensibili la temperatura si foarte importanti pentru biodiversitatea marilor.
Buzulların eridiğini biliyordum.Eu sabia que isso ia acontecer. Sabia que o Ártico estava a aquecer.
Buzulların eridiğini biliyordum.Ich wusste, dass dies der Fall sein würde. Ich wusste, dass die Arktik sich erwärmt.
Buzulların eridiğini biliyordum.Ik wist dat dit gebeurde. Ik wist dat Arctica opwarmde.
Buzulların eridiğini biliyordum.Je savais que ça arrivait. Que l'Arctique se réchauffait.
Buzulların eridiğini biliyordum.저는 북극해양이 더워지는 것을 알고 있었기 때문에 기대는 했었지요.
Buzulların eridiğini biliyordum.Sabía que estaba ocurriendo. Sabía que el Ártico se estaba calentando.
Buzulların eridiğini biliyordum.Sapevo che stava succedendo. Sapevo che l'Artico si stava scaldando.
Buzulların eridiğini biliyordum.Saya tahu ini terjadi. Saya tahu Arktik itu memanas.
Buzulların eridiğini biliyordum.Ştiam că asta se întâmplă. Ştiam că Arcticul se încălzeşte.
Buzulların eridiğini biliyordum.Tôi đã biết là điều này xảy ra. Tôi biết Bắc Cực đang ấm dần lên.
Buzulların eridiğini biliyordum.Tudtam, hogy ez történik. Tudtam, hogy az Északi-sark melegszik.
Buzulların eridiğini biliyordum.Wiedziałem ze to się dzieje, ze Arktyka się ociepla.
Buzulların eridiğini biliyordum.Знаех, че това се случва, знаех че се затопля.
Buzulların eridiğini biliyordum.Я знав, що це відбувається. Я знав, що в Арктиці потепління.
Buzulların eridiğini biliyordum.Я знал, что так будет. Я знал, что в Арктике становится теплее.
Buzulların eridiğini biliyordum.ידעתי שזה הולך לקרות. ידעתי שהאזור הארקטי מתחמם
Buzulların eridiğini biliyordum.لقد كنت أعلم أن ذلك سيحدث. كنت أعلم بأن القطب الشمالي يدفأ.
Buzulların eridiğini biliyordum.開水面がもっと広がるだろうと思っていたので秘密の武器を隠し持っていたのです
Buzulun büyüklüğünü ve ne kadar buzun eridiğini tahmin edebilirsiniz.Alors imaginez à quel point c'est grand et combien de glace se déverse.
Buzulun büyüklüğünü ve ne kadar buzun eridiğini tahmin edebilirsiniz.Deci imaginați-vă cât e de mare și cât de multă gheață se pierde.
Buzulun büyüklüğünü ve ne kadar buzun eridiğini tahmin edebilirsiniz.Entonces, imaginen lo grande que es y cuánto hielo está cargando.
Buzulun büyüklüğünü ve ne kadar buzun eridiğini tahmin edebilirsiniz.Je kan je voorstellen hoe groot dit is en hoeveel ijs er wordt afgevoerd.
Buzulun büyüklüğünü ve ne kadar buzun eridiğini tahmin edebilirsiniz.그러니 얼마나 거대한 빙하인지 또 얼마나 많은 얼음이 방출되고 있는지 상상해보세요.
Buzulun büyüklüğünü ve ne kadar buzun eridiğini tahmin edebilirsiniz.Per cui immaginate quanto è grande e quanto ghiaccio sta immettendo.
Buzulun büyüklüğünü ve ne kadar buzun eridiğini tahmin edebilirsiniz.Stellen Sie sich vor, wie groß das ist und wie viel aufgetürmtes Eis hier ankommt.
Buzulun büyüklüğünü ve ne kadar buzun eridiğini tahmin edebilirsiniz.Szóval képzeljék el, milyen nagy és mennyi jég omlik le belőle.
Buzulun büyüklüğünü ve ne kadar buzun eridiğini tahmin edebilirsiniz.Tak si můžete představit, o jakou velikost se jedná a jak moc ledu uniká.
Buzulun büyüklüğünü ve ne kadar buzun eridiğini tahmin edebilirsiniz.Wyobraźcie więc sobie, jak jest wielka i ile lodu wypuszcza do oceanu.
Buzulun büyüklüğünü ve ne kadar buzun eridiğini tahmin edebilirsiniz.Представете си колко е голямо това и колко много лед се разпада.
Buzulun büyüklüğünü ve ne kadar buzun eridiğini tahmin edebilirsiniz.Теперь вы представляете себе его размеры и объём отделяющегося льда.
Buzulun büyüklüğünü ve ne kadar buzun eridiğini tahmin edebilirsiniz.אז, דמיינו כמה הם גדולים וכמה קרח מסתער החוצה.
Buzulun büyüklüğünü ve ne kadar buzun eridiğini tahmin edebilirsiniz.تستطيعوا أن تتخيلوا كم هذا كبيرا وكم نفقد من الجليد الكثير .
Buzulun büyüklüğünü ve ne kadar buzun eridiğini tahmin edebilirsiniz.どれだけの氷が流れているか想像してみてください グリーランド内陸は右側です
Çarşamba sabahına kadar beş cm daha eridi.2 další roztály ve středu ráno.
Çarşamba sabahına kadar beş cm daha eridi.수요일 아침에 또 2인치 녹았고
Çarşamba sabahına kadar beş cm daha eridi.Esse padrão continuou durante toda a semana até não mais neve foi deixada.
Çarşamba sabahına kadar beş cm daha eridi.Още 2 инча се стопиха до сряда сутринта.
Çarşamba sabahına kadar beş cm daha eridi.وفي صباح الاربعاء انصهر انشان آخران
Eridikleri zaman bu bir ölüm değil, bir son değil, ama hayat çemberindeki yolculuklarının bir devamı.Det är inte en död när de smälter - det är inte ett slut, utan ett nytt steg på deras väg genom livscykeln.
Eridikleri zaman bu bir ölüm değil, bir son değil, ama hayat çemberindeki yolculuklarının bir devamı.Když roztají, nejde o smrt, není to konec, ale další pokračování jejich poutě cyklem života.
Eridikleri zaman bu bir ölüm değil, bir son değil, ama hayat çemberindeki yolculuklarının bir devamı.Keď sa roztápajú, nie je to smrť, nie je to koniec, ale pokračovanie ich cesty v kolobehu života.
Eridikleri zaman bu bir ölüm değil, bir son değil, ama hayat çemberindeki yolculuklarının bir devamı.Khi nó tan chảy không phải nó chết không phải là kết thúc, mà là một sự tiếp nối trên vòng đời của chúng.
Eridikleri zaman bu bir ölüm değil, bir son değil, ama hayat çemberindeki yolculuklarının bir devamı.Kiedy się topią to nie jest śmierć; to nie jest koniec, ale kontynuacja ich drogi w cyklu życia.
Eridikleri zaman bu bir ölüm değil, bir son değil, ama hayat çemberindeki yolculuklarının bir devamı.빙산이 녹는 것이 죽음을 의미하는 것이 아닙니다. 끝이 아니라 그들의 삶의 주기를 통한
Eridikleri zaman bu bir ölüm değil, bir son değil, ama hayat çemberindeki yolculuklarının bir devamı.Ko se stopijo, ne gre za smrt; ni konec, ampak nadaljevanje njihove poti skozi življenjski cikel.
Eridikleri zaman bu bir ölüm değil, bir son değil, ama hayat çemberindeki yolculuklarının bir devamı.No es la muerte cuando se derriten; no es un fin, sino una continuación de su camino por el ciclo de la vida.
Eridikleri zaman bu bir ölüm değil, bir son değil, ama hayat çemberindeki yolculuklarının bir devamı.Quando si sciolgono non muoiono; non è una fine, ma un proseguimento del loro percorso nel ciclo della vita.
Eridikleri zaman bu bir ölüm değil, bir son değil, ama hayat çemberindeki yolculuklarının bir devamı.Коли вони тануть - це ще не смерть; це не кінець, а продовження їхнього шляху в циклі життя.