Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.모두 해킹 기술을 10대 초중반에 익혔습니다.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Det er allesammen mennesker der lærte deres hacker-evner mens de var i deres teenage-år.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Het zijn allemaal mensen die hun hacking-vaardigheden leerden in de vroege tot midden tienerjaren.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Jsou to lidé, kteří se hackování naučili v raných až středních pubertálních letech.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Mindegyikük tinédzserkoruk elején-közepén sajátították el a hackelés fogásait.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Sie alle lernten ihre Hacking-Fertigkeiten in ihrer frühen bis mittleren Jugend.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Sono tutte persone che hanno sviluppato le loro abilità di hacker nella loro prima e media adolescenza.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Todos aprendieron de piratería al inicio y mediados de la adolescencia.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Todos eles desenvolveram as suas capacidades de pirataria na sua adolescência.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Toți și-au dobândit abilitățile de hackeri în prima parte a adolescenței.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Všetko sú to ľudia, ktorí svoje zručnosti získali v skorých až stredných rokoch svojich "-nástin".
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Wszyscy są ludźmi, którzy nauczyli się swoich hakerskich umiejętności będąc zaledwie nastolatkami.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Είναι όλοι άνθρωποι που έμαθαν τις ικανότητες τους ως χάκερς στην αρχή προς μέση της εφηβείας.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Все получили свои хакерские навыки в раннем подростковом возрасте.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Те всички са хора, които са научили техните хакерски умения в ранните години на тийнейджърството.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.הם כולם אנשים שלמדו את כישורי הפריצה שלהם בתחילת עד מחצית שנות נעוריהם
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.فكلهم قد تعلموا مهارات القرصنة في أوائل و منتصف المراهقة.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.十代の始めから中盤にかけて学んでいます 彼らは皆
Çünkü hala ergenlik döneminde, romantik takılıp acı çekmeye bayılır.- Nee, omdat ze mentaal onvolwassen is. En zo romantisch als ze is, heeft ze een wens om te sterven.
Çünkü hala ergenlik döneminde, romantik takılıp acı çekmeye bayılır.- Nem. Nem, mert agyilag kamasz, és romantikus lélek, ezért önpusztító.
Çünkü hala ergenlik döneminde, romantik takılıp acı çekmeye bayılır.Non. Non, parce que... elle est mentalement adolescente et en vraie romantique, elle a un désir de mort.
Çünkü hala ergenlik döneminde, romantik takılıp acı çekmeye bayılır.- NU. Nu, pentru că are o minte de adolescent... ... şi fiind şi romantică, îşi doreşte să moară.
Çünkü hala ergenlik döneminde, romantik takılıp acı çekmeye bayılır.... لا، لأنها و بكونها رومانسية فلديها أمنية موت
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.Ak má nejakú tému, tak je ňou dospievanie.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.Als het een onderwerp heeft, dan is dat de puberteit.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.Dacă are un subiect, subiectul este adolescenţa.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.Hvis det har et tema, er det pubertet.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.Jeśli ma jakiś temat, to jest nim wiek dojrzewania.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.만약 이 시가 주제가 있다면, 주제는 청소년기입니다.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.Se ha un soggetto, il soggetto è l'adolescenza.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.Se tem um tema, o tema é a adolescência.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.S'il a un sujet, le sujet est l'adolescence.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.Si tiene un tema ese tema es la adolescencia.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.Wenn es denn ein Thema hat, dann wäre es das Erwachsenenwerden.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.Αν έχει κάποιο θέμα, το θέμα είναι η εφηβεία.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.Если у него есть тема, то это юность.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.Темата му е юношеството.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.אם יש לו נושא, הרי שהנושא הוא התבגרות.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.それは思春期です ある人に向けて書いたものです
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.10대에 저는 스케치와 드로잉을 했습니다 그리고 미술가가 되고 싶었죠
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Adolescente, je faisais des croquis, des dessins, et je voulais être artiste.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Ako tínedžer, som si čmárala, kreslila a chcela som byť umelkyňou.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Als Teenager habe ich skizziert, gezeichnet, und wollte eine Künstlerin sein.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Als tiener schetste en tekende ik, en ik wilde kunstenaar zijn.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Como adolescente, eu fazia esboços, desenhava, e queria ser uma artista.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Da adolescente, abbozzavo, disegnavo, e volevo essere un'artista.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.De adolescente bocetaba, dibujaba, quería ser artista.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.În adolescenţă, schiţam, desenam şi îmi doream să devin artistă.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Jako náctiletá jsem kreslila a skicovala a chtěla se stát umělkyní.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Jako nastolatka, Szkicowałam, rysowałam i chciałam zostać artystką.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Khi đến tuổi thiếu niên, Tôi phác họa và vẽ, Tôi mơ ước trở thành một họa sĩ.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Sebagai remaja, saya membuat sketsa, menggambar, dan saya ingin menjadi seniman.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Tinédzserként vázlatokat készítettem, rajzoltam, és művész akartam lenni.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Ως έφηβη, σχεδίαζα, ζωγράφιζα, και ήθελα να γίνω καλλιτέχνης.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Будучи підлітком, я робила ескізи, малювала, і я хотіла бути художницею.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.Будучи подростком, я делала наброски, рисовала, и хотела стать художницей.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.В юношеските ми години скицирах, рисувах, и исках да стана художничка.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.כנערה, הייתי רושמת, מציירת, ורציתי להיות אמנית.
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.وفي المراهقة كنت أصمم وأرسم وأردت أن أصبح فنانة
Ergenlik çağımda eskiz eşliğinde çizim yapıyordum ve sanatçı olmak istedim.デッサンをしたり絵を描いたりして 芸術家になりたいと思っていました でも人並みな暮らしに対する反抗心もあり