Ana içeriğe geç
Sözlük

erdirmek ile cümle

erdirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Nisan 1909'da Berlin Antlaşması, olguyu yansıtmak ve krizi sona erdirmek amacıyla değiştirildi.1909年四月,《柏林條約》被修訂,以符合現狀並終結了這次危機。
Jackson bu çatışmaları, sözleşmeyi erken sona erdirmek için bir sebep olarak kullanabilirdi.杰克逊试图提前终止他的合同。
Jackson bu çatışmaları, sözleşmeyi erken sona erdirmek için bir sebep olarak kullanabilirdi.ג'קסון התנגד להסכם, מתוך רצון לסיים את העימות באופן סופי.
1948 başlarında, İngiltere, 14 Mayısta manda yönetimi sona erdirmek istediğini çok açık bir şekilde belirtti .В началото на 1948 г., Великобритания огласява намеренията си да приключи своя мандат в Палестина на 14 май.
Jackson bu çatışmaları, sözleşmeyi erken sona erdirmek için bir sebep olarak kullanabilirdi.Ove je sukobe Jackson koristio kako bi, uvjetno rečeno, ranije izašao iz ugovora.
Hemen hemen ilk işi Avusturya ile Macaristan arasındaki kişisel birliği sona erdirmekti.31. listopada, Mađarska je službeno okončala uniju između Austrije i Mađarske.
Acıları sona erdirmek mümkündür.Existuje možnosť odstrániť utrpenie.
Artık savaşı olabildiğince kısa sürede sona erdirmek kararındadır.Tento štát plánuje vstúpiť do eurozóny v čo najkratšom možnom termíne.
Nisan 1909'da Berlin Antlaşması, olguyu yansıtmak ve krizi sona erdirmek amacıyla değiştirildi.1909 m. balandį buvo pataisyta 1878 m. Berlyno sutartis, kad atspindėtų naujus pokyčius, ir krizė pasibaigė.
Artık savaşı olabildiğince kısa sürede sona erdirmek kararındadır.Be to jie buvo suinteresuoti, kad karas tęstųsi kiek įmanoma ilgiau.
Acıları sona erdirmek mümkündür.Galima dauginti atžalomis.
Artık savaşı olabildiğince kısa sürede sona erdirmek kararındadır.Sõda tuleb lõpetada esimesel võimalusel.
Nisan 1909'da Berlin Antlaşması, olguyu yansıtmak ve krizi sona erdirmek amacıyla değiştirildi.Aprillis 1909 muudeti Berliini lepingut, et heaks kiita uus status quo ja kriis lõpetada.
15 Mayıs 2014'te S.M. Entertainment, Kris'in kontratını sona erdirmek için şirkete dava açtığını doğruladı.15. mail kinnitas S.M. Entertainment, et EXO-M-i liider Kris on esitanud hagi lepingu lõpetamiseks.
Jackson bu çatışmaları, sözleşmeyi erken sona erdirmek için bir sebep olarak kullanabilirdi.Huvide konflikti tuvastamine andis Jacksonile võimaluse leping varem lõpetada.
Hemen hemen ilk işi Avusturya ile Macaristan arasındaki kişisel birliği sona erdirmekti.Sõda Austria ja Ungari vahel oli ametlikult alanud.
Bu sosyal yarışı sona erdirmek için insanlar arasındaki eşitsizliği ortadan kaldırman gerekir.Untuk menghapus balapan sosial ini, Anda harus menyingkirkan ketidaksamaan antara orang-orang
"hamileliği sona erdirmek" ve "fetus'u öldürmek"Dla przykładu: "przerwanie ciąży" kontra "zabijanie płodu",
"hamileliği sona erdirmek" ve "fetus'u öldürmek" "hücre topluluğu" ve "doğmamış çocuk""o aglomerare de celule" fata de "un copil nenascut,"
"hamileliği sona erdirmek" ve "fetus'u öldürmek" "hücre topluluğu" ve "doğmamış çocuk""Sejtek csomója" kontra "meg nem született gyerek",
"hamileliği sona erdirmek" ve "fetus'u öldürmek" "hücre topluluğu" ve "doğmamış çocuk""une boule de cellules" contre "un enfant pas encore né",
"hamileliği sona erdirmek" ve "fetus'u öldürmek"Ik geef je een paar voorbeelden: "een zwangerschap beëindigen" versus "een foetus doden",
"hamileliği sona erdirmek" ve "fetus'u öldürmek""Interrompere una gravidanza" contro "uccidere un feto",
"hamileliği sona erdirmek" ve "fetus'u öldürmek""임신종결" 대 "태아살해,"
"hamileliği sona erdirmek" ve "fetus'u öldürmek"Nur um Ihnen einige Beispiele zu geben: "eine Schwangerschaft abbrechen" versus "einen Fötus töten",
"hamileliği sona erdirmek" ve "fetus'u öldürmek"Para dar algunos ejemplos: "terminar un embarazo" contra "matar a un feto"
"hamileliği sona erdirmek" ve "fetus'u öldürmek"Вот несколько примеров: "прерывание беременности" в сравнении с " убийством плода",
"hamileliği sona erdirmek" ve "fetus'u öldürmek"Ще ви дам няколко примера: "прекратяване на бременност" срещу "убиване на ембрион,"
"hamileliği sona erdirmek" ve "fetus'u öldürmek""לסיים הריון" לעומת "להרוג עובר,"
"hamileliği sona erdirmek" ve "fetus'u öldürmek""إنها حمل" في مقابل "قتل جنين،"
"hamileliği sona erdirmek" ve "fetus'u öldürmek"「細胞のかたまり」と「生まれる前の子ども」
Şimdi, hepimiz bu büyülü, dağ üzerindeki haftayı sona erdirmek üzereyiz, ve dünyaya geri dönüyoruz.Conferinţa asta magică de o săptămână, la munte, e pe sfârşite după care ne întoarcem în lume.
Şimdi, hepimiz bu büyülü, dağ üzerindeki haftayı sona erdirmek üzereyiz, ve dünyaya geri dönüyoruz.Estamos a punto de terminar esta semana mágica en la montaña, y vamos a volver al mundo.
Şimdi, hepimiz bu büyülü, dağ üzerindeki haftayı sona erdirmek üzereyiz, ve dünyaya geri dönüyoruz.Men, nu håller vi på att avsluta den här magiska veckan-på-berget och snart ska vi gå tillbaka ut i världen.
Şimdi, hepimiz bu büyülü, dağ üzerindeki haftayı sona erdirmek üzereyiz, ve dünyaya geri dönüyoruz.Nos, nemsokára vége van ennek a varázslatos hegyen töltött hétnek, és visszamegyünk a világba lassan.
Şimdi, hepimiz bu büyülü, dağ üzerindeki haftayı sona erdirmek üzereyiz, ve dünyaya geri dönüyoruz.Nous allons bientôt terminer cette semaine magique à la montagne et retourner dans le monde
Şimdi, hepimiz bu büyülü, dağ üzerindeki haftayı sona erdirmek üzereyiz, ve dünyaya geri dönüyoruz.Okay, wir sind alle dabei, diese magische Woche auf dem Berg zu beenden und wir gehen zurück in die Welt.
Şimdi, hepimiz bu büyülü, dağ üzerindeki haftayı sona erdirmek üzereyiz, ve dünyaya geri dönüyoruz.Pomalu končí náš týden na horách a vrátíme se do normálního světa.
Şimdi, hepimiz bu büyülü, dağ üzerindeki haftayı sona erdirmek üzereyiz, ve dünyaya geri dönüyoruz.Sekarang, kita semua akan mengakhiri satu minggu ajaib di gunung ini, dan kita akan kembali ke dunia nyata.
Şimdi, hepimiz bu büyülü, dağ üzerindeki haftayı sona erdirmek üzereyiz, ve dünyaya geri dönüyoruz.Stiamo per terminare questo ritiro, magico, di una settimana in montagna per ritornare al mondo reale.
Şimdi, hepimiz bu büyülü, dağ üzerindeki haftayı sona erdirmek üzereyiz, ve dünyaya geri dönüyoruz.TED에서의 마법같은 일주일도 끝나가죠. 돌아갈 때가 됐어요.
Şimdi, hepimiz bu büyülü, dağ üzerindeki haftayı sona erdirmek üzereyiz, ve dünyaya geri dönüyoruz.Teraz končíme tento čarovný týždeň a vraciame sa do sveta.
Şimdi, hepimiz bu büyülü, dağ üzerindeki haftayı sona erdirmek üzereyiz, ve dünyaya geri dönüyoruz.Vi skal nu til at afslutte denne magiske uge på bjerget og er på vej tilbage til verden.
Şimdi, hepimiz bu büyülü, dağ üzerindeki haftayı sona erdirmek üzereyiz, ve dünyaya geri dönüyoruz.We staan op het punt deze magische, op-de-berg-week af te sluiten, en we gaan terug de wereld in.
Şimdi, hepimiz bu büyülü, dağ üzerindeki haftayı sona erdirmek üzereyiz, ve dünyaya geri dönüyoruz.А тепер наша чарівна подорож наближається до завершення, і ми знову спускаємося на землю.
Şimdi, hepimiz bu büyülü, dağ üzerindeki haftayı sona erdirmek üzereyiz, ve dünyaya geri dönüyoruz.А теперь, когда наше путешествие подходит к концу и мы снова спускаемся на землю.
Şimdi, hepimiz bu büyülü, dağ üzerindeki haftayı sona erdirmek üzereyiz, ve dünyaya geri dönüyoruz.Наближаваме края на тази вълшебна седмица, на върха на планината, и ще се завърнем в нормалния свят.
Şimdi, hepimiz bu büyülü, dağ üzerindeki haftayı sona erdirmek üzereyiz, ve dünyaya geri dönüyoruz.כולנו עומדים לסיים את השבוע-על-ההר הקסום הזה, ולחזור אל העולם.
Şimdi, hepimiz bu büyülü, dağ üzerindeki haftayı sona erdirmek üzereyiz, ve dünyaya geri dönüyoruz.ونحن الآن على وشك الانتهاء من هذا الاسبوع الساحر على قمة الجبل ومن ثم سنعود إلى العالم
Şimdi, hepimiz bu büyülü, dağ üzerindeki haftayı sona erdirmek üzereyiz, ve dünyaya geri dönüyoruz.我々は元の世界に戻る そしてこう言うことにします:次の質問をしてみよう:
Ve ben gücümü tamamına erdirmek için her şeyden vazgeçtim.A já opustil vše, abych dokončil svou moc.
Ve ben gücümü tamamına erdirmek için her şeyden vazgeçtim.Dan aku meninggalkan semuanya untuk menyempurnakan kekuatanku.
Ve ben gücümü tamamına erdirmek için her şeyden vazgeçtim.En ik heb alles in de steek gelaten om mijn macht te completeren.
Ve ben gücümü tamamına erdirmek için her şeyden vazgeçtim.Et j'ai tout sacrifié pour parfaire mon pouvoir.
Ve ben gücümü tamamına erdirmek için her şeyden vazgeçtim.Iar eu am abandonat totul pentru a-mi desăvârşi puterea.
Ve ben gücümü tamamına erdirmek için her şeyden vazgeçtim.Renuncié a todo para que mi poder alcanzara su clímax.
Ve ben gücümü tamamına erdirmek için her şeyden vazgeçtim.Và ta từ bỏ mọi thứ để hoàn thiện sức mạnh của mình.
Ve ben gücümü tamamına erdirmek için her şeyden vazgeçtim.Vsemu sem se odrekel, da bi bila moja moč popolna.
Ve ben gücümü tamamına erdirmek için her şeyden vazgeçtim.Zrezygnowałem ze wszystkiego, by uzupełnić moją moc.
Ve ben gücümü tamamına erdirmek için her şeyden vazgeçtim.Пожертвах всичко за да притежавам цялата сила.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod