Erdemlinin doğruluğu onu kurtarır, Ama haini kendi hırsı ele verir.Orang jujur selamat karena ketulusan hatinya; orang yang tak dapat dipercaya, terperosok oleh keserakahannya
Erdemlinin doğruluğu onu kurtarır, Ama haini kendi hırsı ele verir.Poštene rešuje njih pravičnost, nezvestniki pa se ujemo v svoji hudobiji.
Erdemlinin doğruluğu onu kurtarır, Ama haini kendi hırsı ele verir.Retsindiges Retfærd bringer dem Frelse, troløse fanges i egen Attrå.
Erdemlinin doğruluğu onu kurtarır, Ama haini kendi hırsı ele verir.Spravedlivosť úprimných ich vytrhne, ale tí, ktorí robia neverne, budú lapení v zlobe.
Erdemlinin doğruluğu onu kurtarır, Ama haini kendi hırsı ele verir.Spravedlnost upřímých vytrhuje je, ale přestupníci v zlosti zjímáni bývají.
Erdemlinin doğruluğu onu kurtarır, Ama haini kendi hırsı ele verir.Sprawiedliwość uprzejmych wybawia ich: ale przewrotni w złościach pojmani bywają.
Erdemlinin doğruluğu onu kurtarır, Ama haini kendi hırsı ele verir.Sự công bình của người ngay thẳng sẽ giải cứu họ; Song kẻ bất trung bị mắc trong sự gian ác của mình.
Erdemlinin doğruluğu onu kurtarır, Ama haini kendi hırsı ele verir.Sự công_bình của người ngay_thẳng sẽ giải_cứu họ ; Song kẻ bất_trung bị mắc trong sự gian_ác của mình .
Erdemlinin doğruluğu onu kurtarır, Ama haini kendi hırsı ele verir.Su justicia librará a los rectos, pero los traicioneros quedarán atrapados por su codicia
Erdemlinin doğruluğu onu kurtarır, Ama haini kendi hırsı ele verir.Η δικαιοσυνη των ευθεων θελει ελευθερωσει αυτους οι δε παραβαται θελουσι συλληφθη εν τη κακια αυτων.
Erdemlinin doğruluğu onu kurtarır, Ama haini kendi hırsı ele verir.Правда прямодушных спасет их, а беззаконники будутуловлены беззаконием своим.
Erdemlinin doğruluğu onu kurtarır, Ama haini kendi hırsı ele verir.Правдата на справедливите ще ги избави, А коварните ще се хванат в злобата си.
Erdemlinin doğruluğu onu kurtarır, Ama haini kendi hırsı ele verir.צדקת ישרים תצילם ובהות בגדים ילכדו׃
Erdemlinin doğruluğu onu kurtarır, Ama haini kendi hırsı ele verir.بر المستقيمين ينجيهم اما الغادرون فيؤخذون بفسادهم.
Erdemlinin doğruluğu onu kurtarır, Ama haini kendi hırsı ele verir.正 直 人 的 義 、 必 拯 救 自 己 . 奸 詐 人 必 陷 在 自 己 的 罪 孽 中
Erdemlinin doğruluğu onu kurtarır, Ama haini kendi hırsı ele verir.正直 人 的 義 、 必 拯救 自己 . 奸詐人 必 陷 在 自己 的 罪孽 中
Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür.A integridade dos retos os guia; porém a perversidade dos desleais os destrói.
Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür.Az igazakat tökéletességök vezeti; de a hitetleneket gonoszságuk elpusztítja.
Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür.Bezúhonnosť úprimných ich povedie, a spreneverilcov zahubí ich vlastná prevrátenosť.
Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür.De opriktiges rettsinn leder dem, men de troløses forvendte sinn ødelegger dem.
Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür.De redligas ostrafflighet vägleder dem, men de trolösas vrånghet är dem till fördärv.
Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür.정직한 자의 성실은 자기를 인도하거니와 사특한 자의 패역은 자기를 망케하느니라
Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür.L'integrità degli uomini retti li guida, la perversità dei perfidi li rovina
Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür.L`intégrité des hommes droits les dirige, Mais les détours des perfides causent leur ruine.
Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür.Neprihănirea oamenilor cinstiţi îi cîrmuieşte fără teamă, dar vicleniile celor stricaţi le aduc pieirea.
Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür.Oikeamielisiä ohjaa heidän nuhteettomuutensa, mutta uskottomat hävittää heidän vilppinsä.
Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür.Orang baik dituntun oleh kejujurannya; orang yang suka bohong dihancurkan oleh kebohongannya
Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür.Poštene spremlja njih nedolžnost, nezvestnike pa pokonča njih spačenost.
Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür.Retsindiges Uskyld leder dem trygt, troløses falskhed lægger dem øde.
Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür.Sprostnost upřímých vodí je, převrácenost pak přestupníků zatracuje je.
Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür.Su integridad guiará a los rectos, pero la perversidad arruinará a los traicioneros
Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür.Sự thanh liêm của người ngay thẳng dẫn dắt họ; Còn sự gian tà của kẻ bất trung sẽ hủy diệt chúng nó.
Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür.Sự thanh_liêm của người ngay_thẳng dẫn_dắt họ ; Còn sự gian_tà của kẻ bất_trung sẽ hủy_diệt chúng_nó .
Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür.Szczerość ludzi cnotliwych prowadzi ich; ale przewrotność przestępców potraci ich.
Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür.Unschuld wird die Frommen leiten; aber die Bosheit wird die Verächter verstören.
Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür.Η ακεραιοτης των ευθεων θελει οδηγει αυτους η δε υπουλοτης των σκολιων θελει απολεσει αυτους.
Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür.Незлобието на справедливите ще ги ръководи, А извратеността на коварните ще ги погуби.
Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür.Непорочность прямодушных будет руководить их, а лукавство коварных погубит их.
Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür.תמת ישרים תנחם וסלף בוגדים ושדם׃
Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür.استقامة المستقيمين تهديهم واعوجاج الغادرين يخربهم.
Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür.正 直 人 的 純 正 、 必 引 導 自 己 . 奸 詐 人 的 乖 僻 、 必 毀 滅 自 己
Erdemlinin dürüstlüğü ona yol gösterir, Hainin yalancılığıysa yıkıma götürür.正直 人 的 純正 、 必 引 導 自己 . 奸詐人 的 乖僻 、 必毀滅 自己
"Erdemli olma ile boyun eğme arasındaki farkı bilmek önemlidir."Dijo: "Es importante distinguir entre la castidad y la impotencia".
"Erdemli olma ile boyun eğme arasındaki farkı bilmek önemlidir."El a zis, " Este întotdeauna important să facem diferența între castitate și impotență. "
"Erdemli olma ile boyun eğme arasındaki farkı bilmek önemlidir.""È sempre importante distinguere tra castità ed impotenza"
"Erdemli olma ile boyun eğme arasındaki farkı bilmek önemlidir.""Het is belangrijk om onderscheid te maken tussen kuisheid en impotentie."
"Erdemli olma ile boyun eğme arasındaki farkı bilmek önemlidir."Il dit : " Il est important de bien distinguer la chasteté de l'impuissance. "
"Erdemli olma ile boyun eğme arasındaki farkı bilmek önemlidir.""Istotnym jest, aby odróżnić wstrzemięźliwość od impotencji".
"Erdemli olma ile boyun eğme arasındaki farkı bilmek önemlidir.""정절과 발기부전의 차이를 분별하는것은 언제나 중요하다."
"Erdemli olma ile boyun eğme arasındaki farkı bilmek önemlidir."Ông nói, "Điều quan trọng là phân biệt giữa thanh tịnh và bất lực."
"Erdemli olma ile boyun eğme arasındaki farkı bilmek önemlidir.""Винаги е важно да правиш разлика между целомъдрие и импотентност."
"Erdemli olma ile boyun eğme arasındaki farkı bilmek önemlidir."Он сказал: "Очень важно различать целомудрие и импотенцию".
"Erdemli olma ile boyun eğme arasındaki farkı bilmek önemlidir.""זה תמיד חשוב להבחין בין צניעות לאימפוטנטיות."
"Erdemli olma ile boyun eğme arasındaki farkı bilmek önemlidir."" من المهم دائماً التفريق التفريق بين العفة والعجز الجنسي."
"Erdemli olma ile boyun eğme arasındaki farkı bilmek önemlidir."区別するのは重要である」 さて・・・ (笑)
Erdemli ve iyi govern'd bir gençlik için tüm şehrin zenginlik olmazAby być cnotliwym i dobrze govern'd młodzieży: nie będę za wiele wszystkie miasta
Erdemli ve iyi govern'd bir gençlik için tüm şehrin zenginlik olmazAhhoz, hogy egy erényes és jó govern'd ifjúsági: Én nem a gazdagság minden város
Erdemli ve iyi govern'd bir gençlik için tüm şehrin zenginlik olmazAtt vara dygdig och väl govern'd ungdom: Jag skulle inte för den rikedom av alla i staden
Erdemli ve iyi govern'd bir gençlik için tüm şehrin zenginlik olmazAt være et dydigt og godt govern'd ungdom: Jeg ville ikke for den rigdom af alle byens
Erdemli ve iyi govern'd bir gençlik için tüm şehrin zenginlik olmazBiti uspešen in dobro govern'd mladino: jaz ne bi za bogastvo vseh mesta