"ayrıca erdemli; Ravan'ı öldürecek ve...""hän on virtuoosi, ja surmaa Ravan, ja..."
"ayrıca erdemli; Ravan'ı öldürecek ve..."Jest szlachetny, zabije Ravana.
"ayrıca erdemli; Ravan'ı öldürecek ve...""Och han är ärbar, och ska döda Ravan, och..."
"ayrıca erdemli; Ravan'ı öldürecek ve...""Ő erényes, ő kinyírja Rávanát, és..."
"ayrıca erdemli; Ravan'ı öldürecek ve...""şi e plin de virtuţi, şi-l va ucide pe Ravan, şi..."
"ayrıca erdemli; Ravan'ı öldürecek ve...""và chàng rất tốt, chàng sẽ giết Ravana và ..."
"ayrıca erdemli; Ravan'ı öldürecek ve...""и той е добродетелен, и ще убие Раван, и..."
"ayrıca erdemli; Ravan'ı öldürecek ve..."לבו טהור והוא יהרוג את רוואנה. זו אישה צמאת דם.
"ayrıca erdemli; Ravan'ı öldürecek ve..."血に飢えた女だ
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.C'est un cercle vertueux, et il pourrait être reproduit partout dans le monde en développement.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.Es ist ein positiver Kreislauf, und einer, der sich durch alle Entwicklungsländer ziehen könnte.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.Este un ciclu lăudabil care poate fi replicat în toată lumea a treia.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.Es un ciclo virtuoso, que podría reproducirse por todo el mundo desarrollado.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.É um ciclo virtuoso, que poderia ser reproduzido um pouco por todo o mundo em vias de desenvolvimento.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.É un circolo virtuoso, che potrebbe essere replicato in tutto il mondo in via di sviluppo.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.Het is een heilzame cyclus die in heel de derde wereld kan worden toegepast.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.Ini adalah lingkaran baik, yang dapat ditiru di seluruh negara berkembang.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.Je to účinný systém, ktorý by mohol byť použitý po celom svete.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.순선환이죠. 이건 개발도상 국가들에서 본받을 만한 것이에요.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.To spirala sukcesu, którą można powtórzyć we wszystkich krajach rozwijających się.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.Είναι ένας αγαθός κύκλος, ένας κύκλος που θα μπορούσε να αντιγραφεί σε όλο τον αναπτυσσόμενο κόσμο.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.Това е благороден цикъл, такъв, който може да се репродуцира в развиващия се свят.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.Це - спіраль успіху, і вона може бути повторена в країнах, що розвиваються.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.Это добродетельный круг, который может быть воспроизведён во всех развивающихся странах.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.זה מעגל ערכי,מעגל בר שכפול ברחבי העולם המתפתח.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.انها دائرة الفضيلة، ومن الممكن اعادة تنفيذها في اماكن اخرى في بلدان نامية اخرى.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.応用ができるはずです 1995年の異常な熱波の際に
Bunu çok erdemli bir şey olduğundan değil; kimlikte var olan güçten dolayı söylüyorum.Ich sage das nicht, weil ich glaube, dass es tugendhaft ist. Ich sage das, weil Identität Macht hat.
Bunu çok erdemli bir şey olduğundan değil; kimlikte var olan güçten dolayı söylüyorum.Ik zeg dat niet om heilig te doen. Ik zeg dat omdat er kracht schuilt in identiteit.
Bunu çok erdemli bir şey olduğundan değil; kimlikte var olan güçten dolayı söylüyorum.술 안마시는게 고결하다고 생각해서 이말을 하는게 아닙니다. 제가 이말을 하는 이유는 주체성은 파워를 주기 때문이죠.
Bunu çok erdemli bir şey olduğundan değil; kimlikte var olan güçten dolayı söylüyorum.Não digo isto por pensar que seja virtuoso. Digo isto porque existe poder na identidade.
Bunu çok erdemli bir şey olduğundan değil; kimlikte var olan güçten dolayı söylüyorum.Nem azért mondom, mert szerintem ez erényes, hanem azért, mert az identitásnak ereje van.
Bunu çok erdemli bir şey olduğundan değil; kimlikte var olan güçten dolayı söylüyorum.Neříkám to proto, že bych to považoval za nějakou ctnost; říkám to proto, že v identitě je síla.
Bunu çok erdemli bir şey olduğundan değil; kimlikte var olan güçten dolayı söylüyorum.Nie mówię tego, dlatego że jest to cnotliwe; Mówię to, ponieważ w tożsamości jest siła.
Bunu çok erdemli bir şey olduğundan değil; kimlikte var olan güçten dolayı söylüyorum.No digo esto pensando que sea una virtud; Lo digo por el poder que tiene la identidad.
Bunu çok erdemli bir şey olduğundan değil; kimlikte var olan güçten dolayı söylüyorum.Non lo dico perché penso che sia virtuoso; lo dico perché c'è potere nell'identità.
Bunu çok erdemli bir şey olduğundan değil; kimlikte var olan güçten dolayı söylüyorum.Δεν το λεώ επειδή πιστεύω ότι είναι κάτι ενάρετο· το λέω επειδή η ταυτότητα έχει δύναμη.
Bunu çok erdemli bir şey olduğundan değil; kimlikte var olan güçten dolayı söylüyorum.Не казвам това, защото мисля, че е добродетелно; Казвам това, заради силата на идентичността.
Bunu çok erdemli bir şey olduğundan değil; kimlikte var olan güçten dolayı söylüyorum.Я признаюсь не из-за добродетельности этого, а потому что считаю, что в индивидуальности — сила.
Bunu çok erdemli bir şey olduğundan değil; kimlikte var olan güçten dolayı söylüyorum.אני לא אומר את זה כי אני חושב שזו מעלה מוסרית; אני אומר את זה כי יש כוח בזהות.
Bunu çok erdemli bir şey olduğundan değil; kimlikte var olan güçten dolayı söylüyorum.ولا أقول هذا لكونه شيئآً أخلاقياً فاضلاً. ولكنني أقوله لأن فيه تميزٌ للهوية.
Bunu çok erdemli bir şey olduğundan değil; kimlikte var olan güçten dolayı söylüyorum.この禁酒の話に "アイデンティティ"の力が語られているからです 正しい"アイデンティティ"を作れば
(Ç.N.: Atticus Finch, 'Bülbülü Öldürmek' kitabındaki erdemli avukatın adıdır.)10歳児はM&Aのことを学ぶためにロースクールに行きはしません
(Ç.N.: Atticus Finch, 'Bülbülü Öldürmek' kitabındaki erdemli avukatın adıdır.)Atticusa Fincha.
(Ç.N.: Atticus Finch, 'Bülbülü Öldürmek' kitabındaki erdemli avukatın adıdır.)Atticus Finch -ről.
(Ç.N.: Atticus Finch, 'Bülbülü Öldürmek' kitabındaki erdemli avukatın adıdır.)하는 말을 "알아주라"는 겁니다.
(Ç.N.: Atticus Finch, 'Bülbülü Öldürmek' kitabındaki erdemli avukatın adıdır.)le nom du juge Falcone.
(Ç.N.: Atticus Finch, 'Bülbülü Öldürmek' kitabındaki erdemli avukatın adıdır.)על אטיקוס פינץ' (מות הזמיר).
(Ç.N.: Atticus Finch, 'Bülbülü Öldürmek' kitabındaki erdemli avukatın adıdır.)"أتيكوس فينش"
Dolayısıyla ben -- sanırım biz burada sizi erdemli, veri temelli virüsü size bulaştırmaya çalışıyoruz.그래서 저는, 아니 우리는 여기 모여 정보에 기반한 이로운 바이러스에 사람들을 감염시키고자 합니다.
Dolayısıyla ben -- sanırım biz burada sizi erdemli, veri temelli virüsü size bulaştırmaya çalışıyoruz.אז אני נמצא כאן כדי-- בעצם, אנחנו כאן כדי לנסות ולהדביק אתכם בנגיף הנתונים המוסרי,
Dolayısıyla ben -- sanırım biz burada sizi erdemli, veri temelli virüsü size bulaştırmaya çalışıyoruz.فأنا هنا بهدف - أعتقد أننا هنا بهدف حقن هذا الفيروس فيكم ، الفيروس القائم على البيانات
Dolayısıyla ben -- sanırım biz burada sizi erdemli, veri temelli virüsü size bulaştırmaya çalışıyoruz.感染させようと思って ここに来た ファクティビズムというウイルスだ
Eğer gerçekten de erdemliyseniz, bana parayı gösterin.Ak si taký počestný, ukáž mi peniaze.
Eğer gerçekten de erdemliyseniz, bana parayı gösterin.Als je zo deugdzaam bent, toon me dan het geld.
Eğer gerçekten de erdemliyseniz, bana parayı gösterin.Dacă ești virtous, arată-mi banii.
Eğer gerçekten de erdemliyseniz, bana parayı gösterin.Ha annyira erkölcsös vagy, mutasd a pénzt!
Eğer gerçekten de erdemliyseniz, bana parayı gösterin.Hvis du er så dydig, så vis mig pengene.
Eğer gerçekten de erdemliyseniz, bana parayı gösterin.Jeśli jesteś taki cnotliwy, to wyskakuj z kasy.
Eğer gerçekten de erdemliyseniz, bana parayı gösterin.Jestli jsi počestný, chci vidět prachy.