İnsanlar erdemli olmak için izinleri olsun istiyorlar.Ludzie chcą by pozwolono im być cnotliwymi.
İnsanlar erdemli olmak için izinleri olsun istiyorlar.Mennesker vil have lov til at være dydige.
İnsanlar erdemli olmak için izinleri olsun istiyorlar.Mensen willen de mogelijkheid hebben om virtuoos te zijn.
İnsanlar erdemli olmak için izinleri olsun istiyorlar.Mọi người mong muốn được chấp nhận sống có đạo đức.
İnsanlar erdemli olmak için izinleri olsun istiyorlar.Oamenii vor să fie lăsați să fie virtuoși.
İnsanlar erdemli olmak için izinleri olsun istiyorlar.Orang ingin diberikan keleluasaan agar menjadi bijak.
İnsanlar erdemli olmak için izinleri olsun istiyorlar.Οι άνθρωποι θέλουν να έχουν τη δυνατότητα να είναι ενάρετοι.
İnsanlar erdemli olmak için izinleri olsun istiyorlar.Люди хотят, чтобы им было позволено быть добродетельными.
İnsanlar erdemli olmak için izinleri olsun istiyorlar.Хората искат да им бъде позволено да бъдат добродетелни.
İnsanlar erdemli olmak için izinleri olsun istiyorlar.וקן ואנוכי מאמינים
İnsanlar erdemli olmak için izinleri olsun istiyorlar.الناس تحتاج ان تترك لكي تصبح ارتجالية
İnsanlar erdemli olmak için izinleri olsun istiyorlar.ありたいと思っています 適切なことをする資格を持ちたいとも思います
İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.Cred că oamenii vor să li se ofere posibilitatea să fie virtuoşi.
İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.Creo que las personas quieren permiso para ser virtuosos.
İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.Ich glaube Menschen wollen tugendhaft sein.
İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.Ik denk dat mensen de kans willen krijgen om deugdzaam te zijn.
İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.Jag tror att folk vill tillåtas att göra goda gärningar.
İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.Jeg tror, folk gerne vil have lov til at være dydige.
İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.Je pense que les gens veulent qu'on leur permette d'être vertueux.
İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.전 사람들이 선해질 권리가 있다고 믿습니다.
İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.Menurut saya orang-orang ingin diijinkan untuk berbuat kebajikan.
İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.Myślę, że ludzie chcą mieś prawo do bycia pełnymi cnoty.
İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.Myslím, že lidé chtějí, aby jim bylo umožněno být ctnostnými.
İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.Penso che le persone vogliano avere la possibilità di essere liberi.
İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.Penso que as pessoas querem poder ser virtuosas.
İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.TEDはまさにその象徴です
İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.Tôi nghĩ rằng mọi người muốn có cơ hội để trở nên đức hạnh.
İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.Úgy vélem az emberek szeretnének erényesek lenni.
İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.Verím, že ľudia chcú byť cnostní.
İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.Οι άνθρωποι θέλουν πιστεύω να τους δοθεί η ευκαιρία να είναι ενάρετοι.
İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.Мисля, че хората искат да им бъде позволено да бъдат добродетелни.
İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.Я гадаю люди бажають, щоб інші вірили в їхні чесноти.
İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.Я думаю, люди хотят иметь возможность быть добродетельными.
İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.לדעתי אנשים רוצים שיאפשרו להם להיות ערכיים.
İnsanların, erdemli olması için imkan istediklerini düşünüyorum.أعتقد أن الناس يريدون أن تتاح لهم الفرصة ليصبحوا أناسًا شرفاء.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Cô ấy thoát ra khỏi vòng luẩn quẩn và bước vào vòng phát triển
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Dia keluar dari lingkaran setan dan masuk ke dalam lingkaran yang baik.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Dostala se z bludného kruhu do cyklu funkčního.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Ea a trecut dintr-un ciclu vicios într-unul virtuos.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Elle a quitté un cercle vicieux et est entrée dans un cercle vertueux.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Kiszállt az ördögi körből és egy értékteremtő körbe lépett.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.그녀는 악순환에서 빠져나와 선순환으로 들어간 것입니다.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Pasó de un ciclo vicioso a un ciclo virtuoso.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Premaknila se je iz začaranega kroga v uspešen krog.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Sie entkam dem Teufelskreis und veränderte sich zum Guten.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Si è tolta da un circolo vizioso per entrare in circolo virtuoso.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Udało jej się wyrwać z błędnego koła i wkroczyć na drogę powodzenia.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Ze is vanuit een vicieuze cyclus in een positieve cyclus terechtgekomen.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Βγήκε από τον κακοπροαίρετο κύκλο και μπήκε στον καλοπροαίρετο κύκλο.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Она вырвалась из порочного круга в круг действенный.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.Тя излязла от един злополучен цикъл и влязла в един добронамерен цикъл.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.היא יצאה מהמעגל האכזרי ונכנסה לתוך המעגל הנעלה.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.تمكنت من الخروج من الحلقة المفرغة لتدخل في حلقة مثمرة.
Kısır bir döngüden, erdemli bir döngüye geçti.正のスパイラルに入ったのです いくつかの問題についてお話ししてきたので
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.Bezbožný človek je tvrdý vo svojej tvári; ale úprimný uváži a upraví svoju cestu.
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.Brezbožnik kaže predrznost na obličju, poštenjak pa sam uravnava pot svojo.
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.Cel rău ia o înfăţişare neruşinată, dar omul fără prihană îşi îmbunătăţeşte calea. -
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.Den gudløse optræder frækt, den retsindige overtænker sin Vej.
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.Der Gottlose fährt mit dem Kopf hindurch; aber wer fromm ist, des Weg wird bestehen.
Kötü kişi kendine güçlü bir görünüm verir, Erdemli insansa tuttuğu yoldan emindir.Een goddeloze doet zijn eigen zin, maar een oprecht mens leeft bewust met God.