Birlikte Aristo'nun ana erdem olduğunu düşündüğü sağduyuyu kapsar.Μαζί συνιστούν την πρακτική σοφία, που ο Αριστοτέλης πίστευε πως ήταν η ύψιστη αρετή.
Birlikte Aristo'nun ana erdem olduğunu düşündüğü sağduyuyu kapsar.Вместе они представляют собой житейскую мудрость, которую Аристотель считал главной добродетелью.
Birlikte Aristo'nun ana erdem olduğunu düşündüğü sağduyuyu kapsar.Заедно те съставят практическата мъдрост, която Аристотел е смятал за добродетел на добродетелите.
Birlikte Aristo'nun ana erdem olduğunu düşündüğü sağduyuyu kapsar.חשוב באותה מידה כמו היכולת המוסרית לאלתר ולמצוא את החריג.
Birlikte Aristo'nun ana erdem olduğunu düşündüğü sağduyuyu kapsar.فمعاً يشكلان الحكمة العملية والتي كان أرسطو خبيراً بها .. وعلامة باستقامته
Birlikte Aristo'nun ana erdem olduğunu düşündüğü sağduyuyu kapsar.構成するものはみな 優れた美徳です 実践的知の具体例を
Biz onun doğal koynunda emme, mükemmel birçok erdemleri için çokAm supt la sânul ei naturale găsi; Mulţi pentru multe virtuţi excelent,
Biz onun doğal koynunda emme, mükemmel birçok erdemleri için çokChúng tôi hút trên ngực tự nhiên của cô tìm thấy; Nhiều người cho nhiều đức tính tuyệt vời,
Biz onun doğal koynunda emme, mükemmel birçok erdemleri için çokKami mengisap payudara alami dia menemukan; banyak untuk banyak kebaikan yang sangat baik,
Biz onun doğal koynunda emme, mükemmel birçok erdemleri için çok우리가 찾는 그 자연의 가슴을 빨고있는, 훌륭한 많은 장점을 많은,
Biz onun doğal koynunda emme, mükemmel birçok erdemleri için çokMamy ssać jej naturalne piersi znaleźć; Wiele do wielu cnót, doskonała,
Biz onun doğal koynunda emme, mükemmel birçok erdemleri için çokMe imeskelee hänen luonnollinen povi löytää, monet useita hyveitä erinomainen,
Biz onun doğal koynunda emme, mükemmel birçok erdemleri için çokMi sesanju na njeni naravni naročju našli, veliko za mnoge vrline odlično,
Biz onun doğal koynunda emme, mükemmel birçok erdemleri için çokMi szopás az ő természetes keblén találni, sokan sok erények kiváló,
Biz onun doğal koynunda emme, mükemmel birçok erdemleri için çokMy sania na jej prírodné prsia nájsť, veľa pre mnoho cností vynikajúcich,
Biz onun doğal koynunda emme, mükemmel birçok erdemleri için çokMy sání na její přírodní ňadra najít, mnoho pro mnoho ctností vynikajících,
Biz onun doğal koynunda emme, mükemmel birçok erdemleri için çokNoi succhiare il suo seno naturale trovare, molti ottimi per molte virtù,
Biz onun doğal koynunda emme, mükemmel birçok erdemleri için çokNós chupar seu seio naturais encontrar; Muitos de muitas virtudes excelentes,
Biz onun doğal koynunda emme, mükemmel birçok erdemleri için çokNos chupar su seno natural de encontrar, y muchos de excelentes virtudes muchas,
Biz onun doğal koynunda emme, mükemmel birçok erdemleri için çokNous sucer sa poitrine naturelle à trouver; Beaucoup de nombreuses vertus excellentes,
Biz onun doğal koynunda emme, mükemmel birçok erdemleri için çokVi suger på hennes naturliga bröst finna, många till många dygder utmärkt,
Biz onun doğal koynunda emme, mükemmel birçok erdemleri için çokVi sutter på hendes naturlige bryst finde; Mange til mange dyder fremragende,
Biz onun doğal koynunda emme, mükemmel birçok erdemleri için çokWe zuigen op haar natuurlijke boezem te vinden; Veel voor vele deugden uitstekend,
Biz onun doğal koynunda emme, mükemmel birçok erdemleri için çokWir Saugen an ihren natürlichen Busen zu finden, viele viele Tugenden ausgezeichnet,
Biz onun doğal koynunda emme, mükemmel birçok erdemleri için çokΕμείς το πιπίλισμα φυσική αγκαλιά της βρει? Πολλά για πολλές αρετές εξαιρετική,
Biz onun doğal koynunda emme, mükemmel birçok erdemleri için çokМы сосали ее естественной груди найти; Многие для многих добродетелей отлично,
Biz onun doğal koynunda emme, mükemmel birçok erdemleri için çokНие смучене на природен пазвата си намерите; Много за много добродетели отличен,
Biz onun doğal koynunda emme, mükemmel birçok erdemleri için çokאנו מוצץ על החזה הטבעי שלה למצוא; רבים עבור מעלות רבות מעולה,
Biz onun doğal koynunda emme, mükemmel birçok erdemleri için çokونحن على امتصاص صدرها الطبيعية تجد ؛ لكثير من فضائل كثيرة ممتازة ،
Biz onun doğal koynunda emme, mükemmel birçok erdemleri için çokなしただし、一部のための、そしてまだすべて異なる。 O、ミクルはある強力な恵みです。
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.C'est un cercle vertueux, et il pourrait être reproduit partout dans le monde en développement.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.Es ist ein positiver Kreislauf, und einer, der sich durch alle Entwicklungsländer ziehen könnte.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.Este un ciclu lăudabil care poate fi replicat în toată lumea a treia.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.Es un ciclo virtuoso, que podría reproducirse por todo el mundo desarrollado.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.É um ciclo virtuoso, que poderia ser reproduzido um pouco por todo o mundo em vias de desenvolvimento.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.É un circolo virtuoso, che potrebbe essere replicato in tutto il mondo in via di sviluppo.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.Het is een heilzame cyclus die in heel de derde wereld kan worden toegepast.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.Ini adalah lingkaran baik, yang dapat ditiru di seluruh negara berkembang.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.Je to účinný systém, ktorý by mohol byť použitý po celom svete.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.순선환이죠. 이건 개발도상 국가들에서 본받을 만한 것이에요.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.To spirala sukcesu, którą można powtórzyć we wszystkich krajach rozwijających się.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.Είναι ένας αγαθός κύκλος, ένας κύκλος που θα μπορούσε να αντιγραφεί σε όλο τον αναπτυσσόμενο κόσμο.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.Това е благороден цикъл, такъв, който може да се репродуцира в развиващия се свят.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.Це - спіраль успіху, і вона може бути повторена в країнах, що розвиваються.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.Это добродетельный круг, который может быть воспроизведён во всех развивающихся странах.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.זה מעגל ערכי,מעגל בר שכפול ברחבי העולם המתפתח.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.انها دائرة الفضيلة، ومن الممكن اعادة تنفيذها في اماكن اخرى في بلدان نامية اخرى.
Bu erdemli bir döngü ve gelişmekte olan dünyada aynıları yapılabilir.応用ができるはずです 1995年の異常な熱波の際に
Bunu çok erdemli bir şey olduğundan değil; kimlikte var olan güçten dolayı söylüyorum.Ich sage das nicht, weil ich glaube, dass es tugendhaft ist. Ich sage das, weil Identität Macht hat.
Bunu çok erdemli bir şey olduğundan değil; kimlikte var olan güçten dolayı söylüyorum.Ik zeg dat niet om heilig te doen. Ik zeg dat omdat er kracht schuilt in identiteit.
Bunu çok erdemli bir şey olduğundan değil; kimlikte var olan güçten dolayı söylüyorum.술 안마시는게 고결하다고 생각해서 이말을 하는게 아닙니다. 제가 이말을 하는 이유는 주체성은 파워를 주기 때문이죠.
Bunu çok erdemli bir şey olduğundan değil; kimlikte var olan güçten dolayı söylüyorum.Não digo isto por pensar que seja virtuoso. Digo isto porque existe poder na identidade.
Bunu çok erdemli bir şey olduğundan değil; kimlikte var olan güçten dolayı söylüyorum.Nem azért mondom, mert szerintem ez erényes, hanem azért, mert az identitásnak ereje van.
Bunu çok erdemli bir şey olduğundan değil; kimlikte var olan güçten dolayı söylüyorum.Neříkám to proto, že bych to považoval za nějakou ctnost; říkám to proto, že v identitě je síla.
Bunu çok erdemli bir şey olduğundan değil; kimlikte var olan güçten dolayı söylüyorum.Nie mówię tego, dlatego że jest to cnotliwe; Mówię to, ponieważ w tożsamości jest siła.
Bunu çok erdemli bir şey olduğundan değil; kimlikte var olan güçten dolayı söylüyorum.No digo esto pensando que sea una virtud; Lo digo por el poder que tiene la identidad.
Bunu çok erdemli bir şey olduğundan değil; kimlikte var olan güçten dolayı söylüyorum.Non lo dico perché penso che sia virtuoso; lo dico perché c'è potere nell'identità.
Bunu çok erdemli bir şey olduğundan değil; kimlikte var olan güçten dolayı söylüyorum.Δεν το λεώ επειδή πιστεύω ότι είναι κάτι ενάρετο· το λέω επειδή η ταυτότητα έχει δύναμη.
Bunu çok erdemli bir şey olduğundan değil; kimlikte var olan güçten dolayı söylüyorum.Не казвам това, защото мисля, че е добродетелно; Казвам това, заради силата на идентичността.
Bunu çok erdemli bir şey olduğundan değil; kimlikte var olan güçten dolayı söylüyorum.Я признаюсь не из-за добродетельности этого, а потому что считаю, что в индивидуальности — сила.