Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Su nombre es Nostradamus, aunque en este caso el periódico lo hace parecer un poco a Sean Connery.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Volá sa Nostradamus, aj keď Sun z neho spravil skôr dvojníka Seana Conneryho.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Zijn naam is Nostradamus, hoewel de Sun hem hier een beetje op Sean Connery laat lijken.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Το όνομά του είναι Νοστράδαμος, αν και η εφημερίδα "The Sun" τον έχει κάνει να μοιάζει λίγο με τον Σον Κόνερι.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Его зовут Нострадамус, хотя здесь "Сан" [британская газета] изобразила его немного похожим на Шона Коннери.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Звати його Нострадамус, хоча тут газета "Сан" зобразила його більш схожим на Шона Коннері.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Казва се Нострадамус макар, че тук в Сън са го направили да прилича повече на Шон Конъри.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.שמו נוסטרדמוס, למרות שבתמונה הזו העיתון "סאן" גרם לו להיראות קצת כמו שון קונרי.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.اسمه نوستراداموس، رغم أنّ مجلة ذا سان جعلته يبدو كأنّه شان كونري.(ضحك)
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.サン紙では ショーン・コネリーのように見えますね (笑) 大半の人と同じく 私も未来のことがわかるとは思いません
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.첫 달에 100만 히트를 기록했고, 엄청난 관심을 받게 됩니다.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Am avut un milion de vizionări în prima lună și i s-a acordat multă atenție.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Binnen een maand hadden we een miljoen hits en heel veel aandacht.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Chúng tôi có một triệu người xem trong tháng đầu tiên và nhận được rất nhiều sự quan tâm từ video ấy.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Den blev set en million gange i den første måned og der var stor interesse for den.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Egymillióan látták az első hónapban, és ezért sok figyelmet kapott.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Ensimmäisen kuun aikana sitä oli katsottu miljoona kertaa, ja se keräsi paljon huomiota.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Kami mencapai satu juta hits selama bulan pertama dan mendapat banyak perhatian.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Měli jsme milión shlédnutí v prvním měsíci a vysloužili jsme si tím hodně pozornosti.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Milióny ľudí si ho pozreli v prvý mesiac. Video pútalo veľkú pozornosť.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Nel primo mese fu visto un milione di volte e questo gli portò ulteriore attenzione.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Nous avons eu un million de vues le premier mois et obtenu beaucoup d'attention grâce à elle.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Recibimos un millón de visitas el primer mes y eso suscitó mucha atención.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Vi hade en miljon träffar under den första månaden och fick mycket uppmärksamhet för denl.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Wir hatten eine Millionen Klicks im ersten Monat und bekamen eine Menge Aufmerksamkeit dafür.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.W pierwszym miesiącu mieliśmy milion wejść i narobiliśmy sporo szumu.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Είχαμε ένα εκατομμύριο προβολές τον πρώτο μήνα και έλαβα πολλή προσοχή απ' αυτό.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Имахме един милион посещения през първия месец, и получихме доста внимание за него.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.У нас было миллион просмотров в первый месяц и много внимания.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.היו לנו מיליון צפיות בחודש הראשון, וקיבלנו הרבה תשומת לב.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.حصلنا على مليون مشاهدة في الشهر الاول و حصلنا على الكثير من الاهتمام له
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.とても注目されました それで多くの歌手の人たちが言いました
İlk başta işler epey kolaydı.Al principio fué bastante razonable.
İlk başta işler epey kolaydı.Am Anfang lief alles noch ganz vernünftig.
İlk başta işler epey kolaydı.A princípio, foi bem razoável.
İlk başta işler epey kolaydı. British Airways ile Moskova'ya uçtuk.처음에는 모든 것이 잘 진행되었고 저희들은 BA편으로 모스코바로 갔지요.
İlk başta işler epey kolaydı. British Airways ile Moskova'ya uçtuk.En toute logique on a pris l'avion pour Moscou.
İlk başta işler epey kolaydı. British Airways ile Moskova'ya uçtuk.Първата част от експедицията бе съвсем обикновенна - - летяхме с British Airways до Москва.
İlk başta işler epey kolaydı. British Airways ile Moskova'ya uçtuk.טסנו בריטיש איירוייז למוסקבה.
İlk başta işler epey kolaydı. British Airways ile Moskova'ya uçtuk.في البداية، كان من الحكمة جداً، الطيران عبر الخطوط الجوية البريطانية إلى موسكو.
İlk başta işler epey kolaydı. British Airways ile Moskova'ya uçtuk.次はシベリアでクラスノヤルスクまで
İlk başta işler epey kolaydı.Đầu tiên .
İlk başta işler epey kolaydı.Eerst was het redelijk normaal.
İlk başta işler epey kolaydı.Egészen ésszerűen kezdődött.
İlk başta işler epey kolaydı.La început a fost destul de raţional.
İlk başta işler epey kolaydı.L'inizio è stato abbastanza tranquillo.
İlk başta işler epey kolaydı.Pada awalnya itu cukup masuk akal.
İlk başta işler epey kolaydı.Z początku wszystko było raczej dostrzegalne.
İlk başta işler epey kolaydı.Поначалу всё было очень логично.
İlk başta işler epey kolaydı.Спершу все ішло досить добре.
İpucu vereyim. Epey büyük bir sayı.힌트를 드리겠습니다. 매우 큰 숫자입니다.
İpucu vereyim. Epey büyük bir sayı.Nápověda: je to velké číslo.
İpucu vereyim. Epey büyük bir sayı.Podpowiem, że to ogromna liczba.
İpucu vereyim. Epey büyük bir sayı.Tôi sẽ cho các bạn một gợi ý.
İpucu vereyim. Epey büyük bir sayı.Я вам подскажу - это огромное число.
İpucu vereyim. Epey büyük bir sayı.אתן לכם רמז. זה מספר גדול.
İpucu vereyim. Epey büyük bir sayı.لإساعدكم قليلا. إنه رقم ضخم.
İşleri düzeltmek için epey bir diplomasi gerekti.A fost nevoie de ceva diplomaţie.
İşleri düzeltmek için epey bir diplomasi gerekti.Ci volle della diplomazia.
İşleri düzeltmek için epey bir diplomasi gerekti.Es bedurfte einiger Diplomatie.